<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel>
    <title>Ekmeğin Sesi</title>
    <link>https://www.ekmeginsesi.com/</link>
    <description>Ekmek ve Unlu Mamuller Haber Portalı</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.ekmeginsesi.com/rss" type="application/rss+xml" rel="self"/>
    <language>tr_TR</language>
    <copyright>Copyright 2026, Ekmeğin Sesi</copyright>
    <lastBuildDate>Fri, 24 Apr 2026 17:28:52 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <item>
      <title><![CDATA[Ekşi maya ekmek üretimini atölyeye taşıdı]]></title>
      <link>https://www.ekmeginsesi.com/ekmek-cesitleri/eksi-maya-ekmek-uretimini-atolyeye-tasidi-h13729.html</link>
      <description><![CDATA[Mersin’de yaşayan Zübeyde Şahin, evinin mutfağında başladığı doğal ekşi maya ekmek üretimini, Mersin Büyükşehir Belediyesinin desteğiyle büyüterek şehir dışına açıldı. Şahin, kendi markasını oluşturarak restoran ve otellere de ürün tedarik etmeye başladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p data-end="893" data-start="544">Kadın girişimciliğini destekleyen projeleriyle dikkat çeken Mersin Büyükşehir Belediyesi, yerel üreticilere sağladığı katkılarla kadınların ekonomik hayata aktif katılımını desteklemeye devam ediyor. Bu desteklerden yararlanan isimlerden biri olan Zübeyde Şahin, yaklaşık beş yıl önce başladığı üretim yolculuğunu bugün kendi atölyesinde sürdürüyor.</p>

<p data-end="893" data-start="544"><img class="detayFoto" src="https://www.ekmeginsesi.com/images/upload/eksiekmek.jpg" /></p>

<p data-end="1166" data-start="895">Evinin bahçesine kurduğu üretim alanında, katkısız unlar ve geleneksel yöntemlerle ekşi mayalı ekmekler üreten Şahin, ev tipi taş tabanlı elektrikli fırın ile üretim yapıyor. Şahin, elde ettiği kazançla atölyesini kademeli olarak geliştirerek üretim kapasitesini artırdı.</p>

<p data-end="1520" data-start="1168">Büyükşehir Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanlığı’nın kurduğu üretici kadın stantları ve düzenlediği festivaller sayesinde daha geniş bir müşteri kitlesine ulaşan Şahin, şehir dışına da düzenli olarak ürün gönderiyor. Şahin ayrıca zaman zaman otellere ve restoranlara da ekmek tedarik ederek profesyonel satış ağını genişletmiş durumda.</p>

<h4 data-end="1584" data-start="1522"><strong data-end="1584" data-start="1522">“Bu işe mutfağımda başladım, şimdi atölyemde sürdürüyorum”</strong></h4>

<p data-end="1955" data-start="1586">Üretim sürecine ilişkin konuşan Zübeyde Şahin, “Bu işe mutfağımda başladım. Sonra bahçeme küçük bir atölye kurdum. Ev tipi taş tabanlı elektrikli fırın aldım ve üretimimi bu fırında gerçekleştiriyorum. Bir kadın olarak kendi kazancımı elde etmek çok güzel bir duygu. Büyükşehir Belediyesinin kurduğu stantlar ve festivaller sayesinde işimi büyütme fırsatı buldum” dedi.</p>

<h4 data-end="1999" data-start="1957"><strong data-end="1999" data-start="1957">“Mersin halkı kadın emeğini benimsedi”</strong></h4>

<p data-end="2360" data-start="2001">Mersinli tüketicilerin kadın üreticilere gösterdiği ilgiden memnuniyet duyduğunu belirten Şahin, “Mersin halkı artık kadın emeğine alıştı ve bizlere büyük destek veriyor. Her stantta yeni müşteriler kazanıyorum. Bu sayede satışlarımı artırdım. Şehir dışına bile ürün gönderiyorum. İsteyen herkese gönül rahatlığıyla bu işi öğretebilirim” ifadelerini kullandı.</p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.ekmeginsesi.com/ekmek-cesitleri/eksi-maya-ekmek-uretimini-atolyeye-tasidi-h13729.html</guid>
      <pubDate>Wed, 24 Sep 2025 22:28:18 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.ekmeginsesi.com/images/haberler/2025/09/eksi_maya_ekmek_uretimini_atolyeye_tasidi_h13729_2a83c.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>Ekmeğin Sesi</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Çavuşlu ekmeği coğrafi işaretle tescillendi]]></title>
      <link>https://www.ekmeginsesi.com/ekmek-cesitleri/cavuslu-ekmegi-cografi-isaretle-tescillendi-h13558.html</link>
      <description><![CDATA[Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından 2020 yılında coğrafi işaretle tescillenen &quot;Çavuşlu Ekmeği&quot;ne ilişkin Vakfıkebir Belediyesi&#039;nin açtığı itiraz davası sonuçlandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p data-end="438" data-start="82">Mahkeme, coğrafi işaret tescilini onaylayarak Çavuşlu ekmeğinin tescilini geçerli kıldı. Böylece coğrafi işaret hakkı Çavuşlu Beldesi’nin oldu.</p>

<h4 data-end="948" data-start="440"><strong data-end="489" data-start="440">Selim Hamzaoğlu: “Hak Ettiğimiz Değeri Aldık”</strong></h4>

<p data-end="948" data-start="440">Çavuşlu Belediye Başkanı Selim Hamzaoğlu, karar sonrası yaptığı açıklamada, Çavuşlu ekmeğinin uzun yıllardır süren isim tartışmalarının sona erdiğini belirtti. Hamzaoğlu, “Çavuşlu Beldemizin en hassas konularından biri olan Çavuşlu ekmeği, 2020 yılı Kasım ayında alınan coğrafi işaret kararı ile hak ettiği değeri buldu. Bu süreçte büyük emek veren Avukat Barış Duran’a beldem adına teşekkür ederim. Onun gayretleriyle, tescil bir kez daha onaylandı” dedi.</p>

<h4 data-end="1350" data-start="950"><strong data-end="1003" data-start="950">Avukat Barış Duran: “Korunan Ürün Değil, Yöredir”</strong></h4>

<p data-end="1350" data-start="950">Dava sürecinde Görele Belediyesi’ni temsil eden Avukat Barış Duran ise yaptığı açıklamada, “Coğrafi işaret tescili, ürünün kendisini değil, ürünün özdeşleştiği yörenin adını koruma altına alır. Bu sebeple Çavuşlu ekmeğinin, Çavuşlu Beldesi ile özdeşleşmiş olması tescili haklı kılmıştır. Bu durumdan büyük gurur duyuyoruz” ifadelerini kullandı.</p>

<h4 data-end="1601" data-start="1352"><strong data-end="1392" data-start="1352">Çavuşlu Ekmeği Artık Resmen Tescilli</strong></h4>

<p data-end="1601" data-start="1352">Kararın ardından Çavuşlu ekmeği, resmi olarak coğrafi işaretle koruma altına alınmış oldu. Bu tescille birlikte ekmek yalnızca Çavuşlu yöresinde üretilmesi şartıyla "Çavuşlu Ekmeği" adıyla pazarlanabilecek.</p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.ekmeginsesi.com/ekmek-cesitleri/cavuslu-ekmegi-cografi-isaretle-tescillendi-h13558.html</guid>
      <pubDate>Sun, 23 Mar 2025 12:11:13 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.ekmeginsesi.com/images/haberler/2025/03/cavuslu_ekmegi_cografi_isaretle_tescillendi_h13558_c21af.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>Ekmeğin Sesi</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ekmek küfleniyorsa çözümü çok basit!]]></title>
      <link>https://www.ekmeginsesi.com/ekmek-cesitleri/ekmek-kufleniyorsa-cozumu-cok-basit-h13500.html</link>
      <description><![CDATA[Ekmek, sofralarımızın vazgeçilmez besinlerinden biri. Ancak sıcak havalar, nem ve yanlış saklama koşulları nedeniyle hızla bayatlayabilir veya küflenebilir. Neyse ki, ekmeğin tazeliğini günlerce korumanın doğal ve pratik yöntemleri var. İşte ekmeğin küflenmesini önleyen ve daha uzun süre taptaze kalmasını sağlayan etkili çözümler!]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p data-end="460" data-start="126">Ekmeğin hızla küflenmesinin en büyük sebeplerinden biri yanlış saklama yöntemleridir. Çoğu kişi ekmeği buzdolabında saklamanın tazeliği koruyacağını düşünür, ancak bu tam tersine neden olur. Buzdolabındaki düşük sıcaklık, ekmeğin içindeki nemin kaybolmasına ve daha hızlı bayatlamasına yol açar.</p>

<h3 data-end="843" data-start="810"><strong data-end="841" data-start="814">Ekmek Nasıl Saklanmalı?</strong></h3>

<p data-end="949" data-start="844">Ekmeğin küflenmesini önlemenin en etkili yolu, onu doğru şekilde muhafaza etmektir. İşte bazı öneriler:</p>

<ul data-end="1441" data-start="950">
	<li data-end="1084" data-start="950"><strong data-end="975" data-start="952">Bez Torba Kullanımı</strong>: Ekmeği hava almasını sağlayan ancak nemi dengeleyen bez torbalarda saklamak en doğru çözümlerden biridir.</li>
	<li data-end="1223" data-start="1085"><strong data-end="1119" data-start="1087">Kağıt veya Pamuklu Bez Sarma</strong>: Ekmeği kese kâğıdına veya pamuklu bir beze sararak serin ve kuru bir ortamda muhafaza edebilirsiniz.</li>
	<li data-end="1441" data-start="1224"><strong data-end="1254" data-start="1226">Plastik Poşetten Kaçının</strong>: Plastik poşetler içinde biriken nem, küflenme sürecini hızlandırır. Eğer plastik poşet kullanmak zorundaysanız, içine bir parça kağıt havlu koyarak nemin emilmesini sağlayabilirsiniz.</li>
</ul>

<h3 data-end="1478" data-start="1443"><strong data-end="1476" data-start="1447">Sirke ile Küflenmeye Son!</strong></h3>

<p data-end="1779" data-start="1479">Sirke, doğal bir koruyucu olarak küf oluşumunu geciktirir. Ekmek kutusunun içini düzenli aralıklarla sirkeye batırılmış bir bezle silerseniz, küflenme sürecini önemli ölçüde yavaşlatabilirsiniz. Ayrıca, ekmek kutusuna küçük bir kap içinde elma sirkesi koyarak da küf sporlarını engelleyebilirsiniz.</p>

<h3 data-end="1825" data-start="1781"><strong data-end="1823" data-start="1785">Fazla Ekmeği Nasıl Saklamalısınız?</strong></h3>

<p data-end="1932" data-start="1826">Eğer fazla ekmek aldıysanız ve hemen tüketmeyecekseniz, en iyi yöntemlerden biri dondurarak saklamaktır:</p>

<ul data-end="2174" data-start="1933">
	<li data-end="2019" data-start="1933">Ekmeği dilimleyerek hava almayan bir saklama kabına veya buzdolabı poşetine koyun.</li>
	<li data-end="2048" data-start="2020">Dondurucuya yerleştirin.</li>
	<li data-end="2174" data-start="2049">Kullanmak istediğinizde oda sıcaklığında bekleterek veya fırında hafifçe ısıtarak ilk günkü tazeliğinde tüketebilirsiniz.</li>
</ul>

<h3 data-end="2216" data-start="2176"><strong data-end="2214" data-start="2180">Nem Düşmanı: Patates ve Pirinç</strong></h3>

<p data-end="2611" data-start="2217">Patates ve pirinç, nemi emme özellikleriyle bilinir. Ekmeğinizi sakladığınız ekmek kutusunun içine bir adet kabuklu patates koyarak fazla nemin emilmesini sağlayabilirsiniz. Aynı şekilde, küçük bir kese içinde birkaç kaşık pirinç koyarak da ekmeğin nemlenmesini ve küflenmesini önleyebilirsiniz. Ancak patatesin zamanla küflenmemesi için belirli aralıklarla yenilenmesi gerektiğini unutmayın.</p>

<p data-end="2735" data-is-last-node="" data-start="2613"><strong data-end="2735" data-is-last-node="" data-start="2613">Bu pratik yöntemleri uygulayarak ekmeğinizin daha uzun süre taze kalmasını sağlayabilir, israfın önüne geçebilirsiniz!</strong></p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.ekmeginsesi.com/ekmek-cesitleri/ekmek-kufleniyorsa-cozumu-cok-basit-h13500.html</guid>
      <pubDate>Mon, 17 Feb 2025 20:52:06 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.ekmeginsesi.com/images/haberler/2025/02/ekmek_kufleniyorsa_cozumu_cok_basit_h13500_31626.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>Ekmeğin Sesi</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Van tandır ekmeği: Gelenekten geleceğe uzanan lezzet]]></title>
      <link>https://www.ekmeginsesi.com/ekmek-cesitleri/van-tandir-ekmegi-gelenekten-gelecege-uzanan-lezzet-h13490.html</link>
      <description><![CDATA[Türkiye&#039;nin dört bir yanında birbirinden farklı ekmek çeşitleri bulunur, ancak Van tandır ekmeği, sahip olduğu eşsiz lezzeti ve geleneksel pişirme yöntemiyle öne çıkar. Van ve çevresinde yüzyıllardır yapılan bu özel ekmek, tandırda pişirilmesiyle farklı bir aroma ve kıvam kazanır.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p data-pm-slice="1 1 []">Tandır ekmeği, Van’ın köklü mutfak kültürünün en önemli unsurlarından biridir. Geçmişten günümüze büyük bir özenle yapılan bu ekmek, aile sofralarının vazgeçilmezleri arasındadır. Doğal malzemelerle hazırlanması, mayalanma sürecinin uzun tutulması ve tandırın yüksek ısısında pişirilmesi, ekmeğe dayanıklılık kazandırırken kendine has bir lezzet sunar.</p>

<h3><strong>Tandırda Pişirme Sanatı</strong></h3>

<p>Tandır, genellikle toprak veya taş malzemelerden yapılan, odun ateşiyle ısıtılan geleneksel bir fırındır. Van'da birçok evin bahçesinde veya avlusunda bulunan tandırlar, ekmek pişirme sürecini bir ritüele dönüştürür. Hamur, elle açıldıktan sonra tandırın iç yüzeyine ustalıkla yapıştırılır ve kısa sürede pişerek altın sarısı rengini alır. Bu yöntem, ekmeğin içinin yumuşak, dışının ise hafif çıtır olmasını sağlar.</p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.ekmeginsesi.com/images/upload/van.jpg" /></p>

<h3><strong>Tandır Ekmeğinin Özellikleri</strong></h3>

<ul data-spread="false">
	<li>
	<p><strong>Uzun Süre Bayatlamaz:</strong> Tandır ekmeği, doğal malzemelerle yapıldığı için uzun süre tazeliğini korur.</p>
	</li>
	<li>
	<p><strong>Katkısız ve Doğal:</strong> Geleneksel yöntemlerle üretildiği için katkı maddesi içermez.</p>
	</li>
	<li>
	<p><strong>Lezzeti Yoğun ve Doyurucudur:</strong> Yüksek sıcaklıkta pişirilmesi sayesinde aroması daha belirgin hale gelir.</p>
	</li>
	<li>
	<p><strong>Her Öğüne Uygundur:</strong> Kahvaltılardan akşam yemeklerine kadar her sofrada kendine yer bulur.</p>
	</li>
</ul>

<h3><strong>Van Sofralarında Tandır Ekmeği</strong></h3>

<p>Van’da tandır ekmeği, kahvaltı sofralarında otlu peynir ve kaymakla buluşur. Ayrıca Van çökeleği, kavut ve balla tüketildiğinde doyumsuz bir lezzet sunar. Geleneksel Van kahvaltısının en önemli unsurlarından biri olan bu ekmek, misafirperverlik kültürünün de bir parçasıdır.</p>

<h3><strong>Sonuç: Mirası Korumak</strong></h3>

<p>Van tandır ekmeği, sadece bir ekmek türü olmanın ötesinde, geçmişten günümüze taşınan bir kültürel mirastır. Modern yaşamın hızına rağmen tandır ekmeği geleneği, Van halkı tarafından yaşatılmaya devam ediyor. Bu eşsiz lezzeti korumak ve gelecek nesillere aktarmak, kültürel mirasımıza sahip çıkmanın en önemli adımlarından biridir.</p>

<p>Tandır ekmeğini tatmak ve bu benzersiz lezzetin keyfini sürmek için Van’a bir yolculuk planlamak kesinlikle harika bir fikir olacaktır!</p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.ekmeginsesi.com/ekmek-cesitleri/van-tandir-ekmegi-gelenekten-gelecege-uzanan-lezzet-h13490.html</guid>
      <pubDate>Sun, 16 Feb 2025 15:14:28 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.ekmeginsesi.com/images/haberler/2025/02/van_tandir_ekmegi_gelenekten_gelecege_uzanan_lezzet_h13490_64c97.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>Ekmeğin Sesi</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[D vitaminli ekmek üretilecek]]></title>
      <link>https://www.ekmeginsesi.com/ekmek-cesitleri/d-vitaminli-ekmek-uretilecek-h13213.html</link>
      <description><![CDATA[Türk toplumunda D vitamini eksikliğinin yaşandığına dikkat çeken Pamukkale Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Kutluhan, D vitaminli ekmek üretimi için çalışmalara başladıklarını açıkladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Pamukkale Üniversitesi (PAÜ) Rektörü Prof. Dr. Ahmet Kutluhan, üniversitenin öncülüğünde düzenlenen konferansta konuştu. Yapılan çalışmaların Türk toplumunda D vitamininin eksik olduğunu ortaya koyduğunu belirten Rektör Kutluhan, “Hastalarımıza, ‘her gün 20 damla ağzımıza vitamin damlatacağız’ demek biraz zor. Biz de ekmeği çok seven bir toplum olarak D vitaminli ekmek üretelim ve insanlar ekmek yiyerek bu ihtiyaçlarını gidersinler diye düşündük. Bunun çalışması başlıyor” dedi.</p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.ekmeginsesi.com/images/upload/pamukkale.jpg" /></p>

<h3><strong>BAŞARILI OLMASI DURUMUNDA SATIŞA SUNULACAK</strong></h3>

<p>D vitaminine en çok ihtiyacı olan bireylerin hastanede çalışıp güneş görmeyenler olduğuna dikkat çeken Rektör Kutluhan, çalışmanın ilk olarak bu kitle seçilerek yapılacağını ifade etti. Rektör Kutluhan; “Eğer D vitamini normal ilaç gibi bize faydalı olacaksa Denizli’de D vitaminli ekmek satışa sunulacak. Böyle bir çalışma yapıyoruz. Üniversitemiz elinden gelen rehberlik görevini üstlenmiş pozisyonda” diye konuştu.</p>

<p><span style="color:#d3d3d3;">Kaynak: yeniolay</span></p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.ekmeginsesi.com/ekmek-cesitleri/d-vitaminli-ekmek-uretilecek-h13213.html</guid>
      <pubDate>Thu, 07 Mar 2024 15:14:08 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.ekmeginsesi.com/images/haberler/2024/03/d_vitaminli_ekmek_uretilecek_h13213_2ac83.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>Ekmeğin Sesi</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[150 yıllık lezzet: Vakfıkebir ekmeği...]]></title>
      <link>https://www.ekmeginsesi.com/ekmek-cesitleri/150-yillik-lezzet-vakfikebir-ekmegi-h13201.html</link>
      <description><![CDATA[Uzun süre taze kalması özelliği nedeniyle yüzyılı aşkın süredir yöredeki fırınlarda üretilen ve bu özelliği ile coğrafi işaret almaya hak kazanan Vakfıkebir Ekmeği ve yine yörede üretilen külek peyniri bölgenin en önemli kültürel ve gastronomik değerleri arasında gösteriliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Konuyla ilgili bilgi veren Trabzon’un Vakfıkebir ilçe Belediye Başkanı Muhammet Balta, coğrafi tescili sağlanan Trabzon’un 150 yıllık lezzeti Vakfıkebir Ekmeği’nin ardından külek adlı ahşap kaplarda toprak altında olgunlaştırılıp uzun süre saklanmasıyla üretilen Vakfıkebir Külek Peyniri için de coğrafi işaret alındığını hatırlattı.</p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.ekmeginsesi.com/images/upload/baskanic2.jpg" /></p>

<p>COĞRAFİ İŞARET ALDI</p>

<p>Vakfıkebir Ekmeğinin tarihi geçmişi hakkında Osmanlı arşivlerinde belgelere rastladıklarını kaydeden Balta, “Coğrafi tescil sürecinde Osmanlı arşivlerinde belgelerine rastladık. İlçemiz yaylacılık kültürünün olduğu bir yerleşim yeridir. Şimdiki kadar ulaşım kolay değildi. Çarşıya haftada veya 15 günde bir inilirdi. Çarşıdan ilk alınan ürünler içerisinde de ekmek yer alıyordu. Yaylacılıkta uzun süre dayanmasından ötürü tercih edilen ekşi maya ile yapılan ekmek türlerinden birisidir. Zamanla bu ihtiyaçtan marka haline dönüştü. Uzun yolculuklar sırasında ve ikram olarak Vakfıkebir Ekmeği ününü sadece bölgemizde değil tüm Türkiye’de duyurdu .Göreve geldikten sonra Vakfıkebir Ekmeği hakkında farkındalığını ve bilinirliğini artırmak ve koruma altına amacıyla böyle bir girişimde bulunduk. Sonuçta Türk Patent ve Marka Kurumunca ekmeğimiz 2018 yılında tescillendi” dedi.</p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.ekmeginsesi.com/images/upload/BASANCI.jpg" /></p>

<p>36 FIRINDA ÜRETİLİYOR</p>

<p>Vakfıkebir Ekmeğinin kendine has yöreden kaynaklanan özelliği bulunduğunu kaydeden Balta, “Vakfıkebir Ekmeği ekşi maya ile yapılmaktadır. Büyüklüğü ve dayanıklılığı diğer etkenlerden birisidir. Kendine has yöreden kaynaklanan özelliği vardır. Diğer yerlerde yapılan ekmeğin lezzetinin bulamıyoruz deniyor. Ekmek ustaları ile görüştüğümüz zaman iklim koşullarının, suyun ve ustanın mahareti ön plana çıkmaktadır. Geçmişten geleceğe dair üretim tarzıdır. Vakfıkebir Ekmeğini doğru kullanıyorsanız hiçbir kırıntısını çöpe atmazsınız. İlçemizde 36 adet fırınımız mevcuttur. Fırınlarımızın kapasitesine göre ekmek üretilmektedir” diye konuştu.</p>

<p>Vakfıkebir Ekmeği gibi Külek Peyniri’nin de bölgenin önemli kültürel ve gastronomik coğrafi işaretli değerlerinden olduğunu kaydeden Balta, “Vakfıkebir Külek Peyniri, uzun yıllara yayılmış külekçilik zanaatının Vakfıkebir’e bir armağanıdır. Yörede geleneksel üretimin devam etmesinde önemli bir yeri vardır. Külek üretiminde peynire koku ve tat geçirmediği için ladin ağacı tercih edilir. Dedem yaylacıydı. Benim de çocukluğum yaylalarda geçti. Pazara inmenin kolay olmadığı, ulaşımın zor olduğu zamanlardı. Dolayısıyla büyüklerimiz peynirler biriktirirlerdi. Biriken peynirleri pişirirlerdi. Külek dediğimiz ahşap kaplara tuzlayarak yığarlardı. Daha sonra toprak altına konulur. Dinlenmeye alınan peynir çıkarılıp tüketilir. Vakfıkebir Ekmeği ve Külek Peyniri, bölgemizin en önemli kültürel ve gastronomik değerleridir. Bu ürünlerimizi korumak ve tanıtmak için çalışıyoruz” ifadelerini kullandı.</p>

<p><span style="color:#d3d3d3;">Kaynak: İHA</span></p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.ekmeginsesi.com/ekmek-cesitleri/150-yillik-lezzet-vakfikebir-ekmegi-h13201.html</guid>
      <pubDate>Tue, 05 Mar 2024 11:33:16 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.ekmeginsesi.com/images/haberler/2024/03/150_yillik_lezzet_vakfikebir_ekmegi_h13201_6aa9e.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>Ekmeğin Sesi</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[6 ay taze kalıyor, Türkiye’nin her ilinden talep yağıyor]]></title>
      <link>https://www.ekmeginsesi.com/ekmek-cesitleri/6-ay-taze-kaliyor-turkiyenin-her-ilinden-talep-yagiyor-h13176.html</link>
      <description><![CDATA[Siirt&#039;te 12 saat odun ateşinde pişirilen ve 6 ay boyunca bozulmadan tazeliğini koruyan ‘Siirt’in kuru ekmeği’ ülke genelinde ilgi görüyor. Tandırda odun ateşinde pişen bu lezzet birçok ilden talep görüyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından geçen yıl tescillenen ve bölgede 'Iğbeys keek' adıyla anılan Siirt'in kuru ekmeği, tandırda hava almadan, ateşte kuruyana kadar bekletilerek pişirilmesiyle diğerlerinden ayrılıyor.</p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.ekmeginsesi.com/images/upload/katki1.jpg" /></p>

<h3>6 AY TAZELİĞİNİ KORUYOR</h3>

<p>Geçmişi eskiye dayanan, tam buğday unu ve kepekli unla hazırlanan ekmek, 200 derecede pişiriliyor. Aydınlar Caddesi'nde üretici Adnan Elçi, küçük yaşlarda başladığı baba mesleğini sürdürdüğünü söyledi.&nbsp;</p>

<p>Elçi, "Katkı maddesi kullanmıyoruz. Bu ekmek uzun süre fırında pişirilerek hazırlanıyor. Eskiden kuru ekmeği annelerimiz ve ninelerimiz tandırda yapıyordu. Artık şehirde pek tandır kullanılmadığı için bu ekmeği şimdi fırıncılar yapıyor" dedi.&nbsp;</p>

<p>Ekmeğin su ve nem görmediği sürece tazeliğini 6 ay koruyabildiğini ifade eden Elçi, Siirt'teki fırıncılar olarak Türkiye'nin her bölgesinden gelen talepleri karşıladıklarını bildirdi.&nbsp;</p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.ekmeginsesi.com/images/upload/katki2.jpg" /></p>

<h3>TERCİH NEDENİ: ORGANİK OLMASI</h3>

<p>Kooperatif Mahallesi'nde üretici Yılmaz Atun da 20 yıldan beri bu işi sürdürdüğünü anlattı.&nbsp;<br />
&nbsp;<br />
Ekmeğin tescillenmesinin kendilerini mutlu ettiğini belirten Atun, "Bu ekmeğin tercih edilmesinin nedeni organik olmasıdır. Maya, tuz ve kepek unu kullanıyoruz. Katkı maddesinin olmaması ekmeğe kalite getiriyor. 200 gramlık ekmeği 7 liradan satışa sunuyoruz" diye konuştu.&nbsp;</p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.ekmeginsesi.com/images/upload/katki3_1.jpg" /></p>

<h3>“TEKRAR TALEPTE BULUNUYORLAR</h3>

<p>Tüketicilerden Ali Elinç ise ekmeği hem tükettiklerini hem il dışındaki yakınlarına gönderdiklerini söyledi.<br />
&nbsp;<br />
Tükettikçe ekmeğe ilginin arttığını bildiren Elinç, "Gönderdiğimiz yerlerde de ekmek beğeniliyor. Tekrar talepte bulunuyorlar" ifadesini kullandı.&nbsp;</p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.ekmeginsesi.com/images/upload/9043f6bc-aa-picture-20240222-33778646.jpeg" /></p>

<p>Ayhan Kılıçer de uzun süre tok tutan kuru ekmeğin şehrin vazgeçilmez lezzetleri arasında yer aldığını kaydetti.</p>

<p><span style="color:#d3d3d3;">Kaynak: İHA</span></p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.ekmeginsesi.com/ekmek-cesitleri/6-ay-taze-kaliyor-turkiyenin-her-ilinden-talep-yagiyor-h13176.html</guid>
      <pubDate>Thu, 22 Feb 2024 16:21:13 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.ekmeginsesi.com/images/haberler/2024/02/6_ay_taze_kaliyor_turkiyenin_her_ilinden_talep_yagiyor_h13176_705e3.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>Ekmeğin Sesi</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İstanbul&#039;da taksi, servis ve toplu ulaşıma zam]]></title>
      <link>https://www.ekmeginsesi.com/ekmek-cesitleri/istanbul-da-taksi-servis-ve-toplu-ulasima-zam-h13074.html</link>
      <description><![CDATA[İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Ulaştırma Koordinasyon Merkezi (UKOME) Ocak Ayı Toplantısı&#039;nda İstanbul&#039;da taksi, servis ücretlerine yüzde 28.09, İBB&#039;ye bağlı toplu ulaşım araçlarına ise yüzde 18 oranında zam yapılmasına karar verildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Ulaştırma Koordinasyon Merkezi (UKOME) Ocak Ayı Toplantısı’nda toplu ulaşıma zam yapılmasına karar verdi.</p>

<p>Buna göre İstanbul’da taksi, servis ücretlerine yüzde 28.09 zam uygulanırken, İBB’ye bağlı toplu ulaşım araçlarına ise yüzde 18 oranında zam yapılmasına karar verildi.</p>

<p>Düzenlemeyle tam elektronik 17.70 TL’ye, öğrenci bileti 8.62 TL'ye yükseldi. Marmaray tam parkur 33.20 TL’den 39.16 TL’ye çıktı.</p>

<h3><strong>İndi bindi 90 TL oldu</strong></h3>

<p>Taksi indi-bindi ücreti 70 TL’den 90 TL’ye çıkarıldı. Taksi açılış ücreti 19.17 TL’den 24.55 TL’ye yükseldi.</p>

<p>Minibüs ücretleri mesafeye göre 15.50 TL ile 20 TL arasında değişecek. Minibüste öğrenci ücreti ise 10 TL'ye yükeseldi.</p>

<h3><strong>En düşük servis ücreti 1665 TL olacak</strong></h3>

<p>İkinci yarıyıldan itibaren geçerli olmak üzere okul servisinde 1300 TL olan aylık 0-1 km ücreti 1665 TL’ye, personel servisinde 10-17 koltuk kapasiteli taşıtın 675 TL olan ilk kalkış ücreti 865 TL’ye yükseltildi.&nbsp;&nbsp;</p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.ekmeginsesi.com/ekmek-cesitleri/istanbul-da-taksi-servis-ve-toplu-ulasima-zam-h13074.html</guid>
      <pubDate>Mon, 08 Jan 2024 15:51:53 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.ekmeginsesi.com/images/haberler/2024/01/istanbul_da_taksi_servis_ve_toplu_ulasima_zam_h13074_cdc70.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>Ekmeğin Sesi</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Antik Kapadokya Ekmeğini Keşfediyoruz!]]></title>
      <link>https://www.ekmeginsesi.com/ekmek-cesitleri/antik-kapadokya-ekmegini-kesfediyoruz-h13070.html</link>
      <description><![CDATA[Kapadokya Üniversitesi ve Kapadokya Gastronomi Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi iş birliğinde &quot;Antik Kapadokya Ekmeğini Keşfediyoruz&quot; programı düzenlendi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Programa Nevşehir İl Milli Eğitim Müdürü&nbsp;Yusuf YAZICI, Dr. Öğr. Üyesi Şükran ÜNSER, Ürgüp İlçe Milli Eğitim Müdürü Savaş Özdemir, idareci, öğretmen ve öğrencilerimiz katıldı.x</p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.ekmeginsesi.com/images/upload/kapadokya3.jpg" /></p>

<p>Dr. Öğr. Üyesi Şükran ÜNSER'in konuşmasının ardından Kapadokya Üniversitesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü tarafından ekmek üretimi ile ilgili atölye çalışması yapıldı. Programın gerçekleştirilmesinde emeği geçen herkese teşekkür ederiz.</p>

<p><span style="color:#d3d3d3;">Kaynak: Fibhaber</span></p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.ekmeginsesi.com/ekmek-cesitleri/antik-kapadokya-ekmegini-kesfediyoruz-h13070.html</guid>
      <pubDate>Fri, 05 Jan 2024 17:18:19 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.ekmeginsesi.com/images/haberler/2024/01/antik_kapadokya_ekmegini_kesfediyoruz_h13070_f3466.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>Ekmeğin Sesi</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[100 yıldır tüm dünyaya gönderiliyor!]]></title>
      <link>https://www.ekmeginsesi.com/ekmek-cesitleri/100-yildir-tum-dunyaya-gonderiliyor-h12976.html</link>
      <description><![CDATA[Gümüşhane&#039;nin Kürtün ilçesindeki Araköy köyünde 100 yıllık ekşi maya ile üretilen ve uzun süre bozulmama özelliği taşıyan tamamen doğal Araköy Ekmeğinin ustaları, Araköy köyünden başka hiçbir yerde üretilemeyeceğini iddia ettikleri ekmekleri dünyaya ve Türkiye&#039;nin dört bir yanına gönderiyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Gümüşhane'nin Kürtün ilçesine 20 kilometre mesafede Kürtün Baraj Gölünün kıyısında bulunan Araköy köyünde, Ekmekçiler Mahallesi sakinleri tarafından bir asra yakın süredir taş fırında yapılan coğrafi işaret belgeli Araköy Ekmeği, siparişlerle Türkiye'nin dört bir yanına gönderiliyor.</p>

<p>Uzun süre bozulmama özelliği taşıyan ve bu özelliği sayesinde yıllar önce at sırtında Güvende, Kazıkbeli, Kadırga ve civar yaylalara götürülerek “Gara Ekmek” veya “Harç Ekmeği” adıyla satılan Araköy Ekmeği, köyde hayvancılık ve tarımın yıllar içerisinde azalmasıyla birlikte sektöre dönüşerek, köyün geçim kaynağı haline geldi.</p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.ekmeginsesi.com/images/upload/eksi1.jpg" /></p>

<p>Köyde ekmekçilik yapan ailelerde kadın erkek fark etmeksizin 7'den 70'e herkes bu işle meşgul olurken, günün 24 saati tüten bacalar nedeniyle mahalle ve köy buram buram ekmek kokuyor. Ünü git gide artan ekmek nedeniyle ise Doğuba Mahallesi olarak bilinen mahallenin adı zaman içerisinde ‘Ekmekçiler' Mahallesi olarak değiştirildi.</p>

<p>Yaklaşık 100 yıllık ekşi maya, su, un ve tuz kullanılarak yapılan Araköy Ekmeğinin her biri ortalama olarak 4 kilogram gelirken, bir tanesi normal bir ailenin 7 günlük ekmek ihtiyacını rahatlıkla karşılayabiliyor.</p>

<p>Bayatlamadan bir hafta durabilen ekmek ayrıca dolapta saklandığında bu süre 6 aya ulaşıyor. Odun ateşinde taş fırında pişirilen ekmekler Türkiye'nin dört bir tarafına hem yaş hem kuru olarak gönderiliyor.</p>

<p>Mekke'den Güney Kore'ye, ABD'den Almanya'ya kadar gönderilen ve 200 derecelik fırında yaklaşık 4 saat boyunca pişen ekmekler özellikle Doğu Karadeniz sahilindeki illerde yoğun olarak satılırken, Gümüşhane bölgesinde ise kuru ekmek diye tabir edilen el kırması peksimet şeklinde daha çok satılıyor.</p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.ekmeginsesi.com/images/upload/eksi2.jpg" /></p>

<h3><strong>“Bu ekmek Araköy'den başka bir yerde yapılamaz”</strong></h3>

<p>Araköy Ekmeğinin, Araköy'den başka hiçbir yerde yapılamayacağını söyleyen usta Ersoy Tozlu, “Araköy Ekmeği atalarımızdan, dedelerimizden bize kalan bir yadigar ve sadece Araköy'e özgüdür. Bu ürün Araköy'den başka yerde olmuyor, biz başka bir yerde yapmayı denedik tutturamadık. Ekşi maya, tuz, su başka bir madde yoktur içerisinde tamamen doğaldır. Biz bunu ‘kara fırın' dediğimiz taş fırınlarda yapıyoruz. İlk olarak 3-4 saat boyunca fırınımız yanar, temizlenir. Sonra ekmekleri fırına yerleştiririz 4 saatte pişer. Türkiye'nin her yerine kargolarla, otobüs firmalarıyla gönderebiliyoruz. Yurtdışına da gönderim yapabiliyoruz, bizim ekmeğimiz Hacca bile gitti. Biz bu ekmeği başka şehirlerde yapmayı denedik, fırınını kurduk, taşını götürdük, suyunu götürdük ama aynı ekmeği çıkaramadık, aynı lezzet olmuyor. Bu sadece Araköy'e özgü bir ekmektir, hadi ekmek yapayım demekle olacak bir şey değil” dedi.</p>

<h3><strong>“Bu ekmekler ortalama bir aileye 1 hafta yeter”</strong></h3>

<p>Araköy Ekmeğinin bozulmadan uzun süre saklanabildiğini söyleyen usta Erdal Tozlu, “Bu bizim dede mesleğimiz 3. Kuşak olarak devam ettirmeye çalışıyoruz mesleğimizi. Araköy Ekmeği katkısız doğal bir ekmektir. 1 hafta bozulmadan durabiliyor, buzdolabında da saklandığında bu süre daha da uzuyor. Ekmekler ortalama 4, 4 buçuk kilogram civarında ve ortalama bir aileye bir hafta rahatlıkla yetebilir. İnsanlar bu katkısız doğal ekmeklere hasret. Bu ekmeği yediklerinde evet biz ekmek yedik diyorlar" ifadelerini kullandı.</p>

<p><span style="color:#d3d3d3;">Kaynak: İHA</span></p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.ekmeginsesi.com/ekmek-cesitleri/100-yildir-tum-dunyaya-gonderiliyor-h12976.html</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Nov 2023 12:06:01 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.ekmeginsesi.com/images/haberler/2023/11/100_yildir_tum_dunyaya_gonderiliyor_h12976_82577.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>Ekmeğin Sesi</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Fırıncılar ekmeklere neden tek çizgi çeker? İşte Orhan Gazi&#39;nin o fermanı]]></title>
      <link>https://www.ekmeginsesi.com/ekmek-cesitleri/firincilar-ekmeklere-neden-tek-cizgi-ceker-iste-orhan-gazinin-o-fermani-h12842.html</link>
      <description><![CDATA[Ekmeklere neden tek çizgi çekilir? Osmanlı padişahı Orhan Gazi neden böyle bir karar aldı? İşte ayrıntılar]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Orhan Gazi Bursayı fethettikten sonra bir ferman yayınlayarak ekmeklere tek çizgi çekilmesini emreder. Peki neden böyle bir karar alındı? İşte ayrıntılar</p>

<p>Eski zamanlarda ekmeklere 3 çizgi çekiliyordu. Osmanlı Devleti'nin 2. padişahı Orhan Gazi Bursa'yı fethettikten sonra ekmek fırınlarını denetlemeye çıkar. Denetimler sırasında ekmeklere 3 çizgi çekildiğini fark eder ve bunu fırıncıya sorar...</p>

<p>Fırıncı, padişaha cevap olarak "Biz Hristiyanız. Yediğimiz ekmek Tanrı-Oğul ve kutsal ruhu hatırlatması için 3 çizgi çekiyoruz." der.</p>

<h4>'ÜZERİNE BİR ÇİZGİ ÇEKE...'</h4>

<p>Durumdan etkilenen Orhan Gazi bir ferman yayınlayarak " Bundan sonra bütün müslüman fırıncılar Allah'tan başka ilah olmadığına işaret etmek için ekmeğin üzerin bir çizgi çeke" fermanını yayınlar.</p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.ekmeginsesi.com/ekmek-cesitleri/firincilar-ekmeklere-neden-tek-cizgi-ceker-iste-orhan-gazinin-o-fermani-h12842.html</guid>
      <pubDate>Fri, 15 Sep 2023 15:49:54 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.ekmeginsesi.com/images/haberler/2023/09/firincilar_ekmeklere_neden_tek_cizgi_ceker_iste_orhan_gazi_nin_o_fermani_h12842_d667f.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>Ekmeğin Sesi</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ekmeğin bayatlamasını ve küflenmesini nasıl önlersiniz? Fark edilmeyen hatalar...]]></title>
      <link>https://www.ekmeginsesi.com/ekmek-cesitleri/ekmegin-bayatlamasini-ve-kuflenmesini-nasil-onlersiniz-fark-edilmeyen-h12818.html</link>
      <description><![CDATA[Gelecekte kullanmak üzere ekmek stoklamaya alışkın olan insanlar iki sorunla karşı karşıyadır; ekmek hızlı bayatlar ya da küflenir.Ürünün raf ömrünü uzatabilecek unlu ürünleri saklamanın popüler yöntemlerinden ve raf ömrünü kısaltan hatalardan bahsedelim.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ekmek ve hamur işlerinin farklı malzemelerden yapılmış ekmek kaplarında farklı şekilde saklandığı uzun zamandır bilinmektedir. Bazı kaplarda hızla küflenir ve bayatlaşır. (örneğin metal ve plastik kaplarda)</p>

<p>Farklı ekmek türlerinin bir arada saklanamayacağı ortaya çıktı. En azından birbirlerinin tadını etkileyebilir ve farklı pişirme teknolojileri farklı saklama koşulları gerektirir. Aksi takdirde küf hızla ortaya çıkacaktır.</p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.ekmeginsesi.com/images/upload/ekmek1.jpg" /></p>

<h4><strong>Folyo ve polietilen</strong></h4>

<p>Her iki malzeme de nem kaybını önle, ancak yalnızca halihazırda soğutulmuş, kuru ve temiz ürünlerle çalışmaya dikkat edelim...</p>

<h4><strong>Buzdolabı</strong></h4>

<p>En kolay yoldur. Ekmek üç haftaya kadar bozulmayacak ve küflenmeyecektir. Parçalara bölerek mikrodalgada ısıtabilirsiniz. Un ürünlerini buzdolabına koyarken plastik bir torbaya koyun veya folyoya sarın.</p>

<p>Ve son olarak ekmeğinizi ekmek kutusunda, özel olarak belirlenmiş bir çekmecede veya dolapta saklıyorsanız bu dolabı sık sık temizlemeyi unutmayın.</p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.ekmeginsesi.com/ekmek-cesitleri/ekmegin-bayatlamasini-ve-kuflenmesini-nasil-onlersiniz-fark-edilmeyen-h12818.html</guid>
      <pubDate>Tue, 29 Aug 2023 14:04:16 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.ekmeginsesi.com/images/haberler/2023/08/ekmegin_bayatlamasini_ve_kuflenmesini_nasil_onlersiniz_fark_edilmeyen_hatalar_h12818_355c4.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>Ekmeğin Sesi</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Tadına doyamayacağınız lezzet! Hatay usulü biberli ekmek]]></title>
      <link>https://www.ekmeginsesi.com/ekmek-cesitleri/tadina-doyamayacaginiz-lezzet-hatay-usulu-biberli-ekmek-h12765.html</link>
      <description><![CDATA[Pek çok kişi lahmacun ve pide tarzı yemekleri bayılarak tüketiyor. Fakat son dönemlerde dışarıdaki restoranlarda ve lokantalarda bir şeyler sipariş etmek biraz masraflı hale geldi. Biz de bu nedenle Hatay’ın meşhur yemeğinin tarifini sizler için derledik. İşte meşhur Hatay usulü biberli ekmek tarifi…]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Restoranlarda sipariş ettiğimiz yemeklerin&nbsp;<strong>tarif</strong>lerini genellikle merak etmişizdir. O yemekleri evlerde nasıl hazırlarız sorusu aklımızın bir köşesinde hep duruyor. Pek çok kişi ya doğru tarifi bulamaz ya da bulduğu tarifi yapmaya üşenir. İşte biz de bu nedenle sizler için harika derecede&nbsp;<strong>lezzet</strong>li Hatay biberli ekmek tarifi hazırladık. Tarifin ayrıntıları haberimizin devamında.</p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.ekmeginsesi.com/images/upload/hatayekmek.jpg" /></p>

<h4>MALZEMELER</h4>

<ul>
	<li>500 gram un</li>
	<li>1 paket kuru maya</li>
	<li>2 çay kaşığı toz şeker</li>
	<li>2 çay kaşığı toz şeker</li>
	<li>1 tatlı kaşığı tuz</li>
	<li>400 ml su</li>
	<li>1 su bardağı Çökelek peyniri</li>
	<li>1 yemek kaşığı Biber salçası</li>
	<li>1 yemek kaşığı Çörek otu</li>
	<li>1 adet soğan</li>
	<li>1 tutam Zahter</li>
	<li>1 yemek kaşığı Susam</li>
	<li>1 tatlı kaşığı tuz (üst harcı için)</li>
	<li>1/2su bardağı Zeytinyağı</li>
</ul>

<h4>HAZIRLANIŞI</h4>

<p>Yapmamız gereken ilk şey mayayı şeker ile ılık suda bir süre erittikten sonra 5 dakika bekleyin. Daha sonra da unu yoğurma kabının içerisine alın üzerine tuzu ekleyip güzelce karıştırın. Ardından unun ortasını havuz şeklinde açın.</p>

<p>Hazırladığımız mayalı karışımı hamurun ortasına dökün ve güzelce yoğurun. Hamuru 1 saat kadar ılık bir ortamda mayalanmaya bırakın.</p>

<p>Daha sonra soğanlarımızı çok ince bir şekilde doğrayın ve içerisine çökelek, susam, çörek otu, zahter, biber salçası, zeytinyağı, ve tuzu ekleyerek güzelce yoğurun.</p>

<p>Ardından hazırladığımız hamurdan mandalina büyüklüğünde parçalar kopartın ve elinizi kullanarak biraz açın.</p>

<p>Açtığınız hamurların ortasına hazırlanan harçtan koyun. Bu işlemi yaparken elinize bir miktar zeytinyağı sürün ki hem hamura kolay şekil verebilin hem de harcı hamura tam olarak yapıştırabilin.</p>

<p>Daha sonra hazırlanan ekmeklerimizi daha önceden 200 derece ısıttığımız fırından yaklaşık 15 dakika kadar pişirelim.</p>

<p>Bu sürenin sonunda hazırladığımız ekmeklerimiz servise hazır. Hatay usulü biberli ekmek tarifimizi deneyen herkese şimdiden afiyet olsun.</p>

<h4>PÜF NOKTALARI</h4>

<p>Hamurları açma aşamasında kendisini tam anlamıyla salmasını önlemek için bir miktar altına ve üstüne un serpilebilir.</p>

<p><span style="color:#d3d3d3;">Kaynak: yemek.com</span></p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.ekmeginsesi.com/ekmek-cesitleri/tadina-doyamayacaginiz-lezzet-hatay-usulu-biberli-ekmek-h12765.html</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Aug 2023 11:16:02 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.ekmeginsesi.com/images/haberler/2023/08/tadina_doyamayacaginiz_lezzet_hatay_usulu_biberli_ekmek_h12765_1b280.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>Ekmeğin Sesi</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Son dakika! TÜİK Temmuz ayı enflasyon rakamlarını duyurdu]]></title>
      <link>https://www.ekmeginsesi.com/ekmek-cesitleri/son-dakika-tuik-temmuz-ayi-enflasyon-rakamlarini-duyurdu-h12757.html</link>
      <description><![CDATA[Türkiye İstatistik Kurumu temmuz ayına ilişkin enflasyon rakamlarını saat 10:00&#039;da açıkladı. TÜİK tarafından açıklanan verilere göre enflasyon temmuz ayında yüzde 9,49 artış göstererek yıllık bazda yüzde 47,83 oldu]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p fragment="11edd5212de">Türkiye İstatistik Kurumu yılın 7. enflasyon verilerini oluşturacak olan temmuz ayı enflasyon rakamlarını açıklandı.</p>

<p><strong fragment="12a2ea48f49">TÜFE'deki değişim 2023 yılı Temmuz ayında bir önceki aya göre %9,49, bir önceki yılın Aralık ayına göre %31,14, bir önceki yılın aynı ayına göre %47,83 ve on iki aylık ortalamalara göre %57,45 olarak gerçekleşti.</strong></p>

<p><strong fragment="12a2ea48f49"><img class="detayFoto" src="https://www.ekmeginsesi.com/images/upload/44bc20f8-yb24u7mrhks3j1s8u2jmt6.jpg" /></strong></p>

<figure fragment="fd514dffef">
<figcaption>TÜFE değişim oranları (%), Temmuz 2023</figcaption>
</figure>

<h4><strong fragment="cde2584a1b">En az artış konutta</strong></h4>

<p>Bir önceki yılın aynı ayına göre en az artış gösteren ana grup %19,31 ile konut oldu. Buna karşılık, bir önceki yılın aynı ayına göre artışın en yüksek olduğu ana grup ise %82,62 ile lokanta ve oteller oldu.</p>

<p>Ana harcama grupları itibarıyla 2023 yılı Temmuz ayında bir önceki aya göre en az artış gösteren ana grup %2,67 ile eğitim oldu. Buna karşılık, 2023 yılı Temmuz ayında bir önceki aya göre artışın en yüksek olduğu ana grup ise %17,75 ile ulaştırma oldu</p>

<p>Endekste kapsanan 143 temel başlıktan (Amaca Göre Bireysel Tüketim Sınıflaması-COICOP 5'li Düzey) 2023 yılı Temmuz ayı itibarıyla, 4 temel başlığın endeksinde düşüş gerçekleşirken, 4 temel başlığın endeksinde değişim olmadı. 135 temel başlığın endeksinde ise artış gerçekleşti.</p>

<p><strong fragment="17c48f89692">İşlenmemiş gıda ürünleri, enerji, alkollü içkiler ve tütün ile altın hariç TÜFE'deki değişim, 2023 yılı Temmuz ayında bir önceki aya göre %8,92, bir önceki yılın Aralık ayına göre %34,66, bir önceki yılın aynı ayına göre %54,32 ve on iki aylık ortalamalara göre %58,08 olarak gerçekleşti.</strong></p>

<p>Tüketici Fiyat Endeksi haziranda aylık bazda yüzde 3.92 artış göstermişti. Yıllık enflasyon tüketici fiyatlarında yüzde 38,21 olarak kaydedilmişti. Tüketici Fiyat Endeksi, ocakta yüzde 6,65, şubatta 3,15, martta 2,29, nisanda 2,39, mayısta yüzde 0,04, haziranda 3,91 olarak gerçekleşti.</p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.ekmeginsesi.com/ekmek-cesitleri/son-dakika-tuik-temmuz-ayi-enflasyon-rakamlarini-duyurdu-h12757.html</guid>
      <pubDate>Thu, 03 Aug 2023 10:10:33 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.ekmeginsesi.com/images/haberler/2023/08/son_dakika_tuik_temmuz_ayi_enflasyon_rakamlarini_duyurdu_h12757_8e938.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>Ekmeğin Sesi</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Anadolu’dan Kültürel Mirası 10 ekmek çeşidi…]]></title>
      <link>https://www.ekmeginsesi.com/ekmek-cesitleri/anadoludan-kulturel-mirasi-10-ekmek-cesidi-h12609.html</link>
      <description><![CDATA[İnsanoğlunun bilinen en eski, en temel gıda maddelerinden buğday, zahmetli bir yolculuğun ardından tarladan sofraya ekmek olarak geliyor. Kimi zaman pişirme tarzına, kimi zaman şekline, kimi zaman da yöresine özgü isimler alan ekmekler Anadolu mutfak kültürünün vazgeçilmez parçaları. Peki bu ekmeklerden yufka ve lavaşın UNESCO tarafından Somut Olmayan Kültürel Miras listesine alındığını biliyor muydunuz? İşte Anadolu’dan Kültürel Miras 10 ekmek çeşidi…]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Anadolu’nun köylerinde pişirme tekniğinden içeriğine, sahip olduğu raf ömründen şekline farklı kategorilerde hepsi birer kültürel değer olan çeşit çeşit ekmek üretilir. Bu nedenle Anadolu’da kültürel bir öge olarak kabul edilen ekmeği üretmek için gösterilen emek de saygı görür. İşte Anadolu’dan Kültürel Miras 10 ekmek çeşidi…</p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.ekmeginsesi.com/images/upload/yufka_1.jpg" /></p>

<h4>1- YUFKA EKMEK</h4>

<p>Bin yıldan fazla bir süredir Anadolu sofralarını taçlandıran yufka ekmek, genellikle buğday un, su ve tuzdan yapılmaktadır. Uzun süre dayanabildiği için Anadolu’da göçebelik döneminde sıklıkla tercih edilen bu yuvarlak ekmek türü, günümüzde genellikle gözleme ve börek gibi ürünlerin ana malzemesi olarak kullanılmaktadır. UNESCO listesinde de sadece yapımı değil insanlığı besleyen bu, paylaşma kültürü ile yer alıyor.</p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.ekmeginsesi.com/images/upload/lavas_1.jpg" /></p>

<h4>2- LAVAŞ</h4>

<p>Lavaş, yufkanın aksine mayalı hamurdan elde edilir. Yufka sac üzerinde pişirilirken, lavaş tandır duvarına yapıştırılarak pişirilir. Bildiğiniz gibi tandır yere çukur açılarak yapılan bir fırın çeşididir. Bazı bölgelerde bu fırınlarda pişirilen lavaşa tandır ekmeği de denir.</p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.ekmeginsesi.com/images/upload/bazlama_1.jpg" /></p>

<h4>3- BAZLAMA</h4>

<p>Bazlama, yuvarlak ve düzgün bir şekle sahip olan mayalı bir ekmek çeşididir. Yöreye göre adı farklılık gösterir. İyice yoğurulan mayalı hamur üstü kapatılarak bir süre bekletilir. Kabaran hamur küçük bezelere bölünür ve her biri oklava ile parmak kalınlığında açılır. Sac ya da ocak üstünde önlü arkalı pişirilir.</p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.ekmeginsesi.com/images/upload/kete_1.jpg" /></p>

<h4>4- KETE</h4>

<p>Ketenin en belirgin özelliği tereyağı ile unun kavrulmasıdır. İç harçlı ya da harçsız yapılabilir. Özellikle Doğu Anadolu’nun şehirlerinde farklı usullerde yapılan ve adı yöreye göre değişebilen kete bu bölgede bilhassa kahvaltıda tüketilir.</p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.ekmeginsesi.com/images/upload/kebir_1.jpg" /></p>

<h4>5-VAKFIKEBİR EKMEĞİ</h4>

<p>Adını Trabzon’un ilçesi Vakfıkebir’den alsa da Anadolu’nun hemen her köşesinde beğeniyle tüketilen ekmek, geçmişte yaylalara çıkan ailelerin her zaman taze ekmek bulamadıkları için bayatlamayan ekmeğe ihtiyaç duymaları üzerine üretilmiştir. Sırrı, ekşi maya kullanılıp ve mayalanan hamurun iyice dinlendirilmesidir. Ortalama 2 -3 kilogram ağırlığındadır.</p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.ekmeginsesi.com/images/upload/misirekmek_1.jpg" /></p>

<h4>6- MISIR EKMEĞİ</h4>

<p>Mısır ekmeği denince akla Karadeniz gelir fakat günümüzde ülkemizin farklı bölgelerinde de yapılan bir ekmek çeşididir. Mısır unundan yapılan ekmek genellikle mayasız hamurdan elde edilir ama bazı yörelerde mayalı da yapılır. Bir tepsiye dökülen hamur fırında pişirilir. Rengi sarıdır ve pütür pütür olan yapısı erken bozulmaya müsaittir.</p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.ekmeginsesi.com/images/upload/pide_1.jpg" /></p>

<h4>7-&nbsp; PİDE</h4>

<p>Ramazan ayının sembollerinden biri olan pide, fırın kapısında iftar vaktinden saatler önce sıraya girenlerin oluşturduğu uzun kuyrukların nedeni olarak da nitelendirilebilir. Anadolu mutfak kültüründe önemli bir yeri bulunan pidelerin ideal yapıda olması beklenir.</p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.ekmeginsesi.com/images/upload/okkaliekmek_1.jpg" /></p>

<h4>8- OSMANLI OKKALI EKMEK</h4>

<p>Çeşitli baharat ve unların kullanılmasıyla yapılan ekmeğe Osmanlı ekmeği deniyor. Mayalı hamurun taş fırında pişirilmesiyle üretilen ekmekler bazen o kadar büyük oluyor ki tane hesabıyla değil kilo ile satılıyor. Bu kocaman ekmek dilimlenirken zorluk çekilmesin diye pişmeden önce üzerine çizikler atılıyor. Buzdolabında saklandığında 6 ay bayatlamıyor.</p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.ekmeginsesi.com/images/upload/somun_1.jpg" /></p>

<h4>9- SOMUN EKMEK</h4>

<p>Anadolu mutfağının en yaygın ekmek türü olan somun ekmek, en çok tüketilen ekmeklerden biri olduğu için hemen her fırında üretilmektedir. Üzeri kabarık ve altın sarısı renginde karakteristik bir görünüme sahip olan somun ekmek, günümüzde buğday ununa alternatif olarak kepekli undan da yapılabilmektedir.</p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.ekmeginsesi.com/images/upload/tasfirin_1.jpg" /></p>

<h4>10- TAŞ FIRIN EKMEĞİ</h4>

<p>En çok köylerde yapılan ve kentlerin tarihi fırınlarından da eksik olmayan mis kokulu ve son derece lezzetli taş fırın ekmeği, dışı sert ama içi yumuşak bir dokuya sahiptir. Un, ılık su, tuz ve mayadan yapılan taş fırın ekmeği, uzun süre yoğrulması ve taş fırında pişirilmesi bakımından diğer ekmek türlerinden ayrılır. Taş fırın ekmeğinde kullanılacak un, isteğe bağlıdır.&nbsp;</p>

<p></p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.ekmeginsesi.com/ekmek-cesitleri/anadoludan-kulturel-mirasi-10-ekmek-cesidi-h12609.html</guid>
      <pubDate>Thu, 04 May 2023 10:20:13 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.ekmeginsesi.com/images/haberler/2023/05/anadoludan_kulturel_miras_10_ekmek_cesidi_h12609_163a8.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>Ekmeğin Sesi</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ekmeğin bayatlamaması için aşçıların uyguladığı 6 yöntem]]></title>
      <link>https://www.ekmeginsesi.com/ekmek-cesitleri/ekmegin-bayatlamamasi-icin-ascilarin-uyguladigi-6-yontem-h12564.html</link>
      <description><![CDATA[Ekmek çabuk bayatlıyorsa aşçıların uyguladığı bu sırları mutlaka uygulayın. Ekmek ne bayatlıyor ne küfleniyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ekmek küflendiği veya bayatladığı zaman bir çok kişi çöpe atıyor. Gıda israfı sadece Türkiye'de değil Dünya genelinde de büyük bir sorun. Ekmeğin bayatlamasını önlemek ise sanıldığı kadar zor değil. Aşçıların ekmeğin bayatlamaması için uyguladığı 6 yöntem var. Öğreneceğiniz bu yöntemler sayesinde artık marketten veya fırından aldığınız ekmekler bayatlamayacak.</p>

<p>Mynet'te yer alan bir içerikte; Ekmeklerin bayatlamaması için bilinmesi gereken 6 yöntem paylaşıdlı. İşte ekmeğin bayatlamasını önleyen yöntemler.</p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.ekmeginsesi.com/images/upload/ek1.jpg" /></p>

<h4>DİLİMLENEREK TÜKETİLMELİ</h4>

<p>Ekmeğin dilimlenerek tüketilmesi bayatlamayı geciktiren en önemli unsurlardandır.</p>

<h4>SOĞUK EKMEK BAYAT EKMEK DEĞİLDİR</h4>

<p>Her zaman soğuk olan ekmek bayat ekmek olduğu anlamına gelmez. Ekmek ısıtıldığı zaman tekrar yumuşaklığını ve lezzetini kazanacaktır.</p>

<h4>EKMEK AÇIKTA KALMAMALI!</h4>

<p>Ekmeğin kesinlikle açıkta kalmamasına ve hava almamasına dikkat edilmelidir. Sıcak olduğu zaman ise yeterince soğumadan torbaya konulmaması gerekir çünkü buhar nedeniyle küflenir.&nbsp;</p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.ekmeginsesi.com/images/upload/ek3.jpg" /></p>

<h4>EKMEĞİN KAPUĞU KOPATIRLAMAMALI</h4>

<p>Ekmek tüketilirken, bazı kişiler kabuğunu sevdikleri için veya ekmek içi sıcakken hamur olduğundan, önce ekmeğin kabuğunu koparıp yerler. Bu durumda ekmek daha kolay bayatlar, çünkü böyle durumda su kaybı kolaylaşır, kurur ve kolayca ufalanır.</p>

<h4>EKMEK DERİN DONDURUCUDA BEKLETİLMEMELİ</h4>

<p>Ekmeği bekletmemiz gerektiğinde buzdolabı poşeti içerisinde derin dondurucu da bozulmadan saklayabiliriz. Böylece ekmeğin küflenmesini önlemiş oluruz. Daha sonra muhafaza ettiğimiz bu ekmekler eski tazeliği kadar olmasa da yenebilecek yumuşaklığa kavuşacaktır. Arzunuza göre kızartılarak ya da buhar sayesinde nem kazandırılarak tekrar normal olarak tüketilebilir.</p>

<h4>SERTLEŞMİŞ EKMEĞİ SU BUHARI SAYESİNDE YENECEK KIVA GETİREBİLİRSİNİZ</h4>

<p>Ekmek nemini kaybettikçe sertleşmeye ve zamanla küflenmeye başlar. Sertleşmeye başlayan ekmeği tekrar yenilecek kıvama getirebilmek için bir kaba su koyarak kaynatılır daha sonra bu kaynatılan suyun üzerine bir süzgeç ve içine sertleşmiş-kurumuş ekmekleri koyulur. Su buharı ekmeğin içine yavaş yavaş nüfus edeceğinden kaybettiği nemi kazanacak ve tekrar yenilecek kıvama gelecektir.</p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.ekmeginsesi.com/ekmek-cesitleri/ekmegin-bayatlamamasi-icin-ascilarin-uyguladigi-6-yontem-h12564.html</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Mar 2023 14:15:15 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.ekmeginsesi.com/images/haberler/2023/03/ekmegin_bayatlamamasi_icin_ascilarin_uyguladigi_6_yontem_h12564_17234.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>Ekmeğin Sesi</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bu ekmek bayatlamıyor! Bakın içine ne konuluyor]]></title>
      <link>https://www.ekmeginsesi.com/ekmek-cesitleri/bu-ekmek-bayatlamiyor-bakin-icine-ne-konuluyor-h11846.html</link>
      <description><![CDATA[İzmir&#039;in Tire ilçesinde, adını üretildiği Kahrat Mahallesi&#039;nden alan köy ekmeği sıradışı bir tarife sahip. Bu ekmek içine katılan bir malzeme sayesinde bayatlamıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İzmir'in Tire ilçesinde, adını üretildiği Kahrat Mahallesi'nden alan köy ekmeği sıradışı bir tarife sahip. Bu ekmek içine katılan bir malzeme sayesinde bayatlamıyor.</p>

<p>Geçmişte mahalledeki tüm evlerde üretilen Kahrat ekmeği, son yıllarda mahalledeki 2 fırında üretiliyor. Su, un, tuz ve maya karıştırılarak yoğrulan hamura, önceden hazırlanan nohut mayası katılıyor.</p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.ekmeginsesi.com/images/upload/bayat3.jpg" /></p>

<p>Yaklaşık bir saatlik dinlenme sürecinin ardından hamurlar taş fırında pişiriliyor. Uzun süredir fırıncılık yapan 66 yaşındaki Melahat Mermer, eşini ikna ederek 38 yıl önce bu işe başladığını söyledi.</p>

<p>Başlarda biraz sıkıntı yaşadıklarını ama buna rağmen vazgeçmediklerini anlatan Mermer, "Önce normal ekmek yaptık. Mahalleden Kahrat ekmeği pişirmek için fırına geliyorlardı. Eskiden komşular birbirinden alır verirdi. Sonra bu ekmeği yapmaya başladım. Kayınvalidemle başladık, sipariş ala ala bunu yaygınlaştırdık. Ondan sonra normal ekmeği yapmayı bıraktık. Bu sefer eşim de destek oldu. Bayramlarda, düğünlerde, asker yemeklerinde, mevlitlerde, toplantılarda yoğun sipariş almaya başladık ve bugünlere geldik." dedi.</p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.ekmeginsesi.com/images/upload/bayat5.jpg" /></p>

<h4>"Günlük maya olması önemli özelliklerinden biri"</h4>

<p>Özellikle yazın çok müşterisinin olduğunu dile getiren Mermer, katkısız olması ve nohut mayasının ekmeği farklı kıldığını anlattı.</p>

<p>Ekmeğin yapılışını oğlu ve kızına da öğrettiğini belirten Mermer, "Sabah yaptığım maya gece 12'de hazır oluyor, yoğuracak hale geliyor. Onu kazana alıp un ekleyip karıştırıyoruz. Yaklaşık 1 saat orada bekliyor. Sonra tavada kabarmaya bırakıyoruz. Günlük maya olması önemli özelliklerinden biri. Ekmek bayatlamaz, 1 haftaya kadar rahatlıkla tüketilebilir. Uzaklara da gidiyor Almanya'ya, yakın zamanda Kıbrıs'a paketledim." diye konuştu.&nbsp;Melahat Mermer, havaların ısınmaya başlamasıyla yoğunluklarının arttığını, gücü yettiğince kadar bu işi sürdürmeyi amaçladığını sözlerine ekledi.</p>

<p><span style="color:#a9a9a9;">Kaynak: Anadolu Ajansı</span></p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.ekmeginsesi.com/ekmek-cesitleri/bu-ekmek-bayatlamiyor-bakin-icine-ne-konuluyor-h11846.html</guid>
      <pubDate>Fri, 29 Apr 2022 15:55:45 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.ekmeginsesi.com/images/haberler/2022/04/bu_ekmek_bayatlamiyor_bakin_icine_ne_konuluyor_h11846_0f16b.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>Ekmeğin Sesi</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bu ekmek &#039;yok&#039; satıyor]]></title>
      <link>https://www.ekmeginsesi.com/ekmek-cesitleri/bu-ekmek-yok-satiyor-h11831.html</link>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Pınarhisar’ın İslambeyli köyünde kadınlar tarafından asırlık tariflerle mayalanıp taş fırında pişen ekşi mayalı tam buğday ekmekleri almak için köye her gün onlarca kişi geliyor. Ekmeği üretip satanlardan Kıymet Güler; “İyi ki ekmek yapmasını öğrenmişiz, geçimimizi ekmek yaparak sağlıyoruz. Bazen müşterilerimiz geliyor ama ekmek olmuyor, 'yok' satıyoruz” dedi.</p>

<p>Balkan sınırındaki köylerde kadınlar tarafından geleneksel yöntemlerle hazırlanan ve tadını taş fırından alan köy ekmeği lezzetiyle öne çıkıyor.</p>

<p>Yıldız Dağları eteklerindeki İslambeyli köyünde yaşayan kadınlar, yörede "tok acıktıran" diye anılan köy ekmeğini binbir zahmetle hazırlıyor.</p>

<p>Hemen hemen her evin bahçesinde kil, kiremit ve tuğladan yapılan taş fırınlar bulunan İslambeyli'de kadınlar, hem aile tüketimleri hem de satış yapmak maksadıyla geleneksel ekmek üretimine "anne usulü" devam ediyor.</p>

<p>Her gün üretilen ve köy meydanında satılan ekşi mayalı tam buğday ekmekleri almak için köye civar il ve ilçelerden onlarca kişi geliyor.</p>

<h3><strong>ASIRLIK TARİFLE HAZIRLANIYOR</strong></h3>

<p>Her ev kendi sofrası için üretirken 3 kadın ise ekmek satışından aile bütçesine katkı sağlıyor. Asırlık tarifle mayalanan ve pişen ekmeği üretip satanlardan biri de 49 yaşındaki Aysen Güler. Gün ağarmadan zorlu mesaisine başlayan Güler, unu eleme işleminin ardından su, tuz ve maya katarak hamuru yoğuruyor.</p>

<p>Bu arada şarkı ve türküler seslendiren Güler, hazırladığı hamuru yaklaşık iki saat dinlendiriyor. Daha sonra 900 gramlık bezeler haline getirilen hamur, kabarması için bir saat daha bekletiliyor. Taş fırını yakan Güler, fırında odun ateşine bıraktığı hamurlarını iki saat sonra ekmek olarak çıkarıyor. Güler, günde 60 adet ürettiği ekmeklerini köy meydanında satıyor.</p>

<p>Geleneksek yöntemlerle üretilen ekmekler, 15 gün boyunca evlerde tüketiliyor.</p>

<h3><strong>"EKMEĞİN LEZZET SIRRI, TAŞ FIRINDA"</strong></h3>

<p>Güler, AA muhabirine, ekmeğin lezzet sırrının taş fırında olduğunu söyledi.</p>

<p>Köye 22 yıl önce gelin geldiğini ve ekmek yapmayı kayınvalidesinden öğrendiğini belirten Güler, "İyi ki ekmek yapmasını öğrenmişiz, geçimimizi ekmek yaparak sağlıyoruz." dedi.</p>

<p>Köy ekmeği yapımının zor fakat eğlenceli de olduğunu anlatan Güler, ekmeklerin 5 saatte üretildiğini ifade etti.</p>

<p>Ekmeğin lezzetinin dilden dile dolaştığını, ekmeği almak için kilometrelerce yol kat edenler olduğunu ifade eden Güler, "Ekmeği alanlar hep, 'Abla çok lezzetli olmuş.' diyor. İlgiden çok memnunum. Bizim geçim kaynağımız ekmek. Allah'ıma binlerce şükür olsun bu kapıyı açtı bize. Siparişlere yetişmekte zaman zaman sıkıntı yaşıyoruz. Köy ekmeği normal ekmeğe göre çok daha fazla dayanır. Bir ekmeği 20 günde tüketebilirsin. Bazen müşterilerimiz geliyor ama ekmek olmuyor, 'yok' satıyoruz. Ekmeğin lezzet sırrı, taş fırında." diye konuştu.</p>

<p><span style="color:#a9a9a9;">Kaynak: Anadolu Ajansı</span></p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.ekmeginsesi.com/ekmek-cesitleri/bu-ekmek-yok-satiyor-h11831.html</guid>
      <pubDate>Wed, 27 Apr 2022 14:19:09 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.ekmeginsesi.com/images/haberler/2022/04/bu_ekmek_yok_satiyor_h11831_edd5f.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>Ekmeğin Sesi</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Buzdolabında 10 gün tazeliğini koruyor]]></title>
      <link>https://www.ekmeginsesi.com/ekmek-cesitleri/buzdolabinda-10-gun-tazeligini-koruyor-h11803.html</link>
      <description><![CDATA[Gümüşhane&#039;de bir asırdır aynı mayadan üretilen ve 7 gün tazeliğini korumasıyla dikkati çeken &#039;Kürtün Araköy ekmeği&#039;, tartıldıktan sonra satışa sunuluyor. Köyde fırın işletmeciliği yapan Salih Bodur, ekmeğin köyün tarihi gibi çok eskiye dayandığını söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kürtün ilçesine bağlı Araköy'ün adıyla ünlü ekmek, Ekmekçiler Mahallesi'ndeki 15 fırında yaklaşık 4 ile 4,5 kilogram arasında değişen gramajlarda üretiliyor. Bir asırdır kullanılan ekşi mayadan yapılan ekmek, doğal koşullarda 7 gün, buzdolabında ise 10 gün tazeliğini koruyor.</p>

<p>Odun ateşiyle ısıtılmış fırında yaklaşık 4 saat pişmesinin ardından satışa sunulan ekmekler, İstanbul, Ankara, Bursa ve İzmir başta olmak üzere Türkiye'nin dört bir yanına otobüslerle gönderiliyor.</p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.ekmeginsesi.com/images/upload/eksimaya4.jpg" /></p>

<p>Köyde fırın işletmeciliği yapan Salih Bodur, AA muhabirine, ekmeğin köyün tarihi gibi çok eskiye dayandığını söyledi.</p>

<p>Ekşi maya ve tam buğday ununun kullanıldığı ekmeğe tuz ve suyun dışında bir katkı malzemesi konulmadığına işaret eden Bodur, "Yoğurulan hamur belirli bir süre dinlendikten sonra 4 saat fırında pişiyor. Bölge illeri başta olmak üzere her yerden güzel talep var. Şimdi ürettiğimiz ekmekleri İstanbul'a göndereceğiz. Trabzon'a ise her gün sevkiyat yapıyoruz. İnsanlar tamamen doğal olmasından dolayı tercih ediyor." diye konuştu.</p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.ekmeginsesi.com/images/upload/eksimaya5.jpg" /></p>

<p>Bodur, yoğurdukları hamurun bir parçasını sonraki gün için ayırdıklarını, böylece asırlık mayanın aslı bozulmadan bugüne taşındığını söyledi.</p>

<p>Mayaya hiçbir katkı maddesi eklemediklerini vurgulayan Bodur, dedelerinden kalan bu geleneği aslına sadık kalarak sürdürmeye çalıştıklarını dile getirdi.</p>

<h3>TÜKETİLMEYEN EKMEKLER PEKSİMET OLUYOR</h3>

<p><b>Ekmeğin lezzeti kadar geç bayatlamasının da tercih sebeplerinin başında geldiğini anlatan Bodur, şöyle devam etti:</b></p>

<p>"Aynı zamanda tüketilmeyen veya bayatlayan ekmekleri keserek yeniden fırına atıp peksimet (kurutulmuş ekmek) yapıyoruz. Peksimetler de yaklaşık 1 sene dayanıyor. İsteğe bağlı olarak 6 kilograma kadar da ekmek yapabiliyoruz. Ekmeğimizin bir özelliği de hamurları tarttıktan sonra fırına koymuyoruz. Ustalarımız alışkın oldukları için ortalama 4 kilogram hamurdan ekmeği yapıyor ve fırından çıktıktan sonra tartarak satıyoruz."</p>

<p>Bodur, satışlardan gayet memnun olduklarını dile getirerek, "Bir aile için bu ekmeğin yarısı en az 3 gün yeter. Ekonomik açıdan da daha iyi olduğunu düşünüyorum." dedi.</p>

<h3>"EKMEĞİMİZİ ÖN PLANA ÇIKARAN MAYASI"</h3>

<p><b>Köyde 14 yıldır fırın ustası olarak çalışan Mehmet Karaman ise ekmeğin yapım aşamasını şöyle anlattı:</b></p>

<p>"İlk önce fırınımızı yakıyoruz ve odunları fırının içerisinde dağıtıyoruz. Daha sonra hamuru maya, tuz, un ve su ile yoğuruyoruz. Yaklaşık 3 saat süreyle hamur dinleniyor. Fırına atılan odunlar köz haline geliyor ve tamamen közleri temizliyoruz. Fırının kendine ait ısısında başka bir ateş daha olmadan yaklaşık 4 saat pişen ekmekler hazır hale geliyor. Ekmeğimizin en büyük özelliği 1 hafta boyunca taze kalması. Normal ekmek gibi ertesi gün hemen bayatlamıyor ayrıca israf gibi bir durum da yaşanmıyor. Satılmayan ya da bayatlayan ekmekleri peksimet için yeniden fırına atarak kurutuyor, yeniden satışa sunuyoruz. Ekmeğimizi ön plana çıkaran mayası, havası ve suyudur. Mayasının yanı sıra suyumuz kireçli değil ve doğal, bunun da etkisi büyük."</p>

<p></p>

<p>Karaman, yurt içinin yanı sıra ABD ve Fransa gibi ülkelere gurbetçiler aracılığıyla ekmek gönderdiklerini sözlerine ekledi.</p>

<p><span style="color:#a9a9a9;">Kaynak: Anadolu Ajansı</span></p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.ekmeginsesi.com/ekmek-cesitleri/buzdolabinda-10-gun-tazeligini-koruyor-h11803.html</guid>
      <pubDate>Wed, 13 Apr 2022 12:09:45 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.ekmeginsesi.com/images/haberler/2022/04/buzdolabinda_10_gun_tazeligini_koruyor_h11803_b281a.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>Ekmeğin Sesi</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Mezun olduğu okulda usta öğretici oldu]]></title>
      <link>https://www.ekmeginsesi.com/ekmek-cesitleri/mezun-oldugu-okulda-usta-ogretici-oldu-h11762.html</link>
      <description><![CDATA[Aksaray&#039;da Uluırmak Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi&#039;nin pastane bölümünden 2 yıl önce mezun olan Asiye Dilara Dalkılıç (24), aynı okulun uygulama otelinde usta öğretici olarak çalışıyor. Dalkılıç, &quot;Teyzemden esinlenerek girdiğim okuldan mezun oldum. 8 ay önce ise usta öğretici olarak göreve başladım. Şu an da mutfağımızda 11 erkek ve 2 kadın olarak çalışıyoruz. Ben pastane bölümünde tek kadın çalışanım. Mezun olduğum yerde çalışmak benim için büyük bir mutluluk ve ailem için de büyük bir gurur&quot; dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Aksaray'da yaşayan Asiye Dilara Dalkılıç, 2016 yılında Uluırmak Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nin pastane bölümünden mezun oldu. Ardından Aksaray Güzelyurt Meslek Yüksek Okulu’nda 2 yıl aşçılık eğitimi aldı.</p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.ekmeginsesi.com/images/upload/usta3_1.jpg" /></p>

<section data-left-id="2045391_1">
<p>Daha sonra Antalya'da otellerde çalışan Dalkılıç, yaklaşık 8 ay önce de mezun olduğu lisenin uygulama otelinde usta öğretici olarak işe başladı. Hem öğrencilere pastanın yapımını öğreten hem de okulun uygulama otelindeki müşterilere ikram için pasta yapan Dalkılıç, şunları söyledi:</p>

<p>''Teyzem&nbsp;aşçı&nbsp;olduğu için bende turizm meslek lisesinde okumaya karar verdim. Lise ikinci sınıfta pastane bölümünü stajımda seçmiştim. Pastane bölümünde çalışınca tatlı ve pastalarla bir oldum. Turizm meslek lisesinde 4 yıl okudum.&nbsp;Daha sonra Aksaray Güzelyurt Meslek Yüksek Okulunda 2 yıllık aşçılık bölümünden mezun oldum. Sonra okuduğum okula 8 ay önce usta öğretici olarak tekrar gelerek çalışmaya başladım. Şu an da mutfağımızda 11 erkek ve 2 kadın olarak çalışıyoruz. Ben pastane bölümünde tek kadın çalışanım. Diğer kadın arkadaşımda yemek işiyle uğraşıyor."</p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.ekmeginsesi.com/images/upload/ustayeni.jpg" /></p>

<h4>'KADINLAR İSTERSE HER ŞEYİ BAŞARABİLİR'&nbsp;</h4>

<p>Dalkılıç, “Anadolu’da genelde ağırlık olarak erkeklerin tatlı ve hamur işlerini yaptığı bir dönemde, erken yaşta işimi elime aldım. Antalya’da otellerde bir süre çalışarak tecrübe edinmiştim. Şu an da mezun olduğum okulun mutfağında kendi başıma pastacı olarak çalışıyorum. Bu benim için büyük bir mutluluk ve ailem içinde büyük bir gurur.&nbsp;İlerleyen zamanda ise hayalim olan pastaneyi açmayı düşünüyorum. Şu an da bende okulumuzda okuyan kız öğrencilerimizin mesleğe olan ilgilerini artırmaya çalışıyorum” diye konuştu.</p>

<p>Kaynak: DHA</p>
</section>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.ekmeginsesi.com/ekmek-cesitleri/mezun-oldugu-okulda-usta-ogretici-oldu-h11762.html</guid>
      <pubDate>Mon, 28 Mar 2022 12:42:08 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.ekmeginsesi.com/images/haberler/2022/03/mezun_oldugu_okulda_usta_ogretici_oldu_h11762_5a2a3.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>Ekmeğin Sesi</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Şeker hastaları için zerdeçallı ekmek üretti, taleplere yetişemiyor]]></title>
      <link>https://www.ekmeginsesi.com/ekmek-cesitleri/seker-hastalari-icin-zerdecalli-ekmek-uretti-taleplere-yetisemiyor-h9362.html</link>
      <description><![CDATA[Bursa&#39;da fırıncılar şeker hastalarının talebi üzerine zerdeçallı ekmek üretti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[ <p>Osmangazi ilçesinde fırıncılık yapan Kenan Boran ve Sedat Eren, ürettikleri 15 çeşit ekmeğin içine zerdeçallı ekmeği de ilave etti. Zerdeçallı ekmek şeker ve tansiyon hastaları tarafından büyük rağbet gördü. Aldıkları özel makinede yapacakları zerdeçallı ekmeği 36 saat boyunca yoğuran fırıncılar elde ettikleri ekşi maya hamuruyla zerdeçalı karıştırıyor. Hazırladıkları hamuru taş fırında pişiriyor. Fırından 700 gram çıkan zerdeçallı ekmeği ise 12 lira 500 kuruşa satıyor. Büyük ilgi gören bu ekmeği şehir dışından da almak isteyenler oluyor. Fırıncı, zerdeçallı ekmeği şehir dışına kargoyla gönderiyor.</p> <!-- wp:image --> <figure class="wp-block-image"><img src="https://foto.sondakika.com/haber/2021/11/02/seker-hastalari-icin-zerdecalli-ekmek-uretti-14501359_osd.jpg" alt="Şeker hastaları için zerdeçallı ekmek üretti, taleplere yetişemiyor"/></figure> <!-- /wp:image --> <p>Şeker ve tansiyon hastaları için zerdeçallı ekmek imal ettiklerini anlatan Kenan Boran ve Sedat Eren, "Biz doğal ekmekler üretiyoruz. Bu iş için özel makine aldık. Aldığımız makinede hamuru 36 saat boyunca yoğuruyoruz. Bu şekilde ekşi mayalı hamur elde ediyoruz. Hazırladığımız bu maya ile 15 çeşit ekmek imal ediyoruz. En son çeşitlerimize zerdeçallı ekmeği ekledik. Bu ekmek şeker ve tansiyon hastalarına iyi geliyor. ok talep görmeye başladı. Şehir dışından da isteyenler oluyor. Şehir dışına kargoyla gönderiyoruz. 700 gram zerdeçallı ekmeği 12 lira 50 kuruşa satıyoruz" dedi. (İHA)</p> <!-- wp:image --> <figure class="wp-block-image"><img src="https://foto.sondakika.com/haber/2021/11/02/seker-hastalari-icin-zerdecalli-ekmek-uretti-2-14501359_osd.jpg" alt="Şeker hastaları için zerdeçallı ekmek üretti, taleplere yetişemiyor"/></figure> <!-- /wp:image --> <!-- wp:image --> <figure class="wp-block-image"><img src="https://foto.sondakika.com/haber/2021/11/02/seker-hastalari-icin-zerdecalli-ekmek-uretti-4-14501359_osd.jpg" alt="Şeker hastaları için zerdeçallı ekmek üretti, taleplere yetişemiyor"/></figure> <!-- /wp:image --> <!-- wp:image --> <figure class="wp-block-image"><img src="https://foto.sondakika.com/haber/2021/11/02/seker-hastalari-icin-zerdecalli-ekmek-uretti-5-14501359_osd.jpg" alt="Şeker hastaları için zerdeçallı ekmek üretti, taleplere yetişemiyor"/></figure> <!-- /wp:image -->]]></content:encoded>
      <guid>https://www.ekmeginsesi.com/ekmek-cesitleri/seker-hastalari-icin-zerdecalli-ekmek-uretti-taleplere-yetisemiyor-h9362.html</guid>
      <pubDate>Tue, 02 Nov 2021 09:40:03 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.ekmeginsesi.com/images/haberler/2021/11/seker2.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>Ekmeğin Sesi</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Vatandaşlar, fırında uzun kuyruk oluşturdu]]></title>
      <link>https://www.ekmeginsesi.com/ekmek-cesitleri/vatandaslar-firinda-uzun-kuyruk-olusturdu-h9087.html</link>
      <description><![CDATA[ Parmak çörek yoğun ilgi görüyor. Yozgatlılar, sabah kahvaltısında normal ekmek yerine parmak çöreği tercih etmesi, fırında uzun kuyruklar oluşmasına neden oluyor.  ]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[ <p>Türk Patent Enstitüsü tarafından tescillenen ve 115 yıldır tüketilen Yozgat parmak çöreği, sabah kahvaltısının vazgeçilmezleri arasında yer alıyor. Sadece Yozgat&#39;ta üretilen ve şehre has bir ekmek türü olan parmak çörek, Yozgatlı&#39;nın misafirlerine ikram edilirken, il dışına da hediye olarak götürüyor.</p> <!-- wp:image --> <figure class="wp-block-image"><img src="https://yeniufukgazetesi.com.tr/wp-content/uploads/2020/01/parmak-%C3%A7%C3%B6rek5.jpg" alt="Parmak çöreğini seviyoruz « Yeniufuk Gazetesi – Yozgat Haberleri"/></figure> <!-- /wp:image --> <p>İlde uzun yıllar deden kalma mesleği devam ettiren fırın işletmecisi Bekir Kırdemir, parmak çöreğin şehre has bir ekmek türü ve diğer ekmeklerden ayıran en önemli özelliğinin katkısız olarak üretilmesi olduğunu söyledi. </p> <!-- wp:image --> <figure class="wp-block-image"><img src="https://imgrosetta.mynet.com.tr/file/11602312/11602312-1200x675.jpg" alt="Parmak çörek Yozgat&#39;ta askıya çıktı"/></figure> <!-- /wp:image --> <!-- wp:heading {"level":4} --> <h4>PARMAK ÇÖREK OLMADAN OLMAZ</h4> <!-- /wp:heading --> <p>Türkiye&#39;nin hiçbir ilinde bulunmayan parmak çöreği, vatandaşlar gittikleri şehre hediye olarak götürdüklerini anlatan Kırdemir, "Parmak çörek, parmağa benzediği için adına parmak çörek denilmiştir. Hazırlanışı ise, hamur dört parçaya bölünür. Daha sonra taş fırında özel köz ateşi içinde pişirilir. Tamamen doğal olduğundan lezzeti bir başkadır. Yozgat&#39;ta en çok sabah kahvaltısı olmuyor. Parmak çöreğin diğer bir özelliği de bayatlamaması, uzun süre durması, 3-4 gün durabiliyor ve bayatlamadan tüketilebiliyor olması... Parmak çörek, Türk Patent Enstitüsü tarafından tescillenmiştir. Parmak çöreğin Yozgatımız&#39;da 110 yıllık bir geçmişi var" dedi. (Sürmelihaber)</p> ]]></content:encoded>
      <guid>https://www.ekmeginsesi.com/ekmek-cesitleri/vatandaslar-firinda-uzun-kuyruk-olusturdu-h9087.html</guid>
      <pubDate>Sun, 10 Oct 2021 22:11:52 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.ekmeginsesi.com/images/haberler/2021/10/kuyruk2.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>Ekmeğin Sesi</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Görele pidesi tescil yolunda]]></title>
      <link>https://www.ekmeginsesi.com/ekmek-cesitleri/gorele-pidesi-tescil-yolunda-h9001.html</link>
      <description><![CDATA[Giresun’un Görele İlçesinin marka değeri olan Görele pidesi’nin coğrafi işaret alarak tescillenmesi yolunda çalışmaların devam ettiği bildirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[ <p>Görele Belediyesi tarafından Görele pidesi’nin coğrafi işaret alarak tescillenmesi yolunda Görele Belediyesi, Giresun İl Tarım ve Orman Müdürlüğü’nce ortaklaşa çalışmalar yürüttükleri belirtilirken Belediye Başkanı Tolga Erener, Görele pidesinin Türkiye çapında hak ettiği yere ulaşacağını söyledi.</p>  <p>Erener, “İlçemizin değerlerinden olan Görele pidesinin coğrafi işareti alınması için Giresun Tarım il müdürlüğü ile beraber yapmış olduğumuz ortak çalışma sonucu Türkiye patent enstitüsüne başvurumuzu yaptık. Daha evvelde aynı şekilde ilçemizin ait olan Görele dondurmasını ve Çavuşlu ekmeğimizin coğrafi işaretini almıştık eminim ki, yapmış olduğumuz başvuru Görele pidesi içinde geçerli olacaktır ve gerçekten bu namı olan Görele pidesinin Türkiye çapında hak ettiği yere ulaşacaktır” dedi.</p>  <p>Pide ustası Kadir İmancı ise, “Görele pidesinin tescilleme konusunda tanıtımını yapacağız, pidelerimizi fırına attık. Görele pidesini her yerde yapmaya çalışırlar ancak, Görele pidesi özel sadece Görele’ye has bir pidedir. Peynirli pideye tat veren yöresel peynirimiz var. Kıymalı, kavurmalı ve birçok pide çeşitleriyle tescilleme yolunda ilerliyoruz” diye konuştu.<br>Görele pidesinin özelliklerini anlatan pide ustası Asım Alaca&#39;da “Görele pidesinin özelliği, pideden ziyade kullanılan malzemeden kaynaklanıyor. Bu konuda tescilleme yolunda ilerliyoruz. Kıymamız, yöremizde yetişen hayvanlarımızdan sağlanmaktadır. Ayrıca imansız peynir dediğimiz yayla peyniri ve tereyağını kullanıyoruz dolayısıyla bunlar pidemize ayrı bir lezzet katıyor” dedi. (İHA)</p> ]]></content:encoded>
      <guid>https://www.ekmeginsesi.com/ekmek-cesitleri/gorele-pidesi-tescil-yolunda-h9001.html</guid>
      <pubDate>Thu, 07 Oct 2021 16:51:59 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.ekmeginsesi.com/images/haberler/2021/10/gorele2.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>Ekmeğin Sesi</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bayat ekmekleri değerlendirmenin 10 yolu]]></title>
      <link>https://www.ekmeginsesi.com/ekmek-cesitleri/bayat-ekmekleri-degerlendirmenin-10-yolu-h8896.html</link>
      <description><![CDATA[Araştırmalara göre, Türkiye’de her gün milyonlarca adet ekmek israf ediliyor. İşte bayak ekmekleri değerlendirmenin 10 yolu… ]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<!-- wp:heading {"level":3} --> <h3>Bayat ekmekle galeta unu</h3> <!-- /wp:heading --> <p>Fırınlayarak ya da kurutarak, robottan geçirip galeta unu yapabilirsiniz.</p> <!-- wp:image --> <figure class="wp-block-image"><img src="https://i2.cnnturk.com/i/cnnturk/75/0x0/5672840404207c26947aae1c" alt=""/></figure> <!-- /wp:image --> <!-- wp:heading {"level":3} --> <h3>BAYAT EKMEK MAYASI</h3> <!-- /wp:heading --> <p>Islatarak ve una ilave ederek maya olarak kullanabilirsiniz. Mayalı yaptığınız hamuru, pizza, börek ve pastalarda kullanabilirsiniz.</p> <!-- wp:image --> <figure class="wp-block-image"><img src="https://i2.cnnturk.com/i/cnnturk/75/0x0/56728405402011c6702895d6" alt=""/></figure> <!-- /wp:image --> <!-- wp:heading {"level":3} --> <h3>BAYAT EKMEK PİZZASI</h3> <!-- /wp:heading --> <p>Ekmekleri küp şeklinde doğrayıp süt ve yumurta ile karıştırarak pizza tabanı yapabilirsiniz.</p> <!-- wp:image {"width":638,"height":425} --> <figure class="wp-block-image is-resized"><img src="https://i2.cnnturk.com/i/cnnturk/75/0x0/56728405ae78493868b19142" alt="" width="638" height="425"/></figure> <!-- /wp:image --> <!-- wp:heading {"level":3} --> <h3>Bayat ekmek dilimlerinden lezzetli kanapeler</h3> <!-- /wp:heading --> <p>Ekmek dilimlerinin üzerilerine çeşitli malzemeler koyarak kahvaltılarda tüketebileceğiniz ızgara ekmekler ya da misafirlerinize ikram edebileceğiniz kanepeler yapabilirsiniz.</p> <!-- wp:image --> <figure class="wp-block-image"><img src="https://i2.cnnturk.com/i/cnnturk/75/0x0/5672840404207c26947aae1e" alt=""/></figure> <!-- /wp:image --> <!-- wp:heading {"level":3} --> <h3>Çıtır çıtır krutonlar</h3> <!-- /wp:heading --> <p>Küp şeklinde doğrayıp, çeşitli baharatlarla ve sarımsakla birlikte, fırında veya yağda kızartarak, çorbalarla birlikte tüketebileceğiniz lezzetli krutonlar yapabilirsiniz.</p> <!-- wp:image --> <figure class="wp-block-image"><img src="https://i2.cnnturk.com/i/cnnturk/75/0x0/56728405f0dc1e0da064a81f" alt=""/></figure> <!-- /wp:image --> <!-- wp:heading {"level":3} --> <h3>Bayat ekmek köftesi</h3> <!-- /wp:heading --> <p>Yumurta, kaşar peynir ve baharatlarla karıştırarak ekmek köftesi yapabilirsiniz.</p> <!-- wp:image --> <figure class="wp-block-image"><img src="https://i2.cnnturk.com/i/cnnturk/75/0x0/56728405cbbf34230cf5f875" alt=""/></figure> <!-- /wp:image --> <!-- wp:heading {"level":3} --> <h3>Yumurtalı ekmek</h3> <!-- /wp:heading --> <p>Bayat ekmekleri dilimleyerek yumurtaya bulayıp kızartabilirsiniz. Kahvaltılar için nefis bir seçim.</p> <!-- wp:image --> <figure class="wp-block-image"><img src="https://i2.cnnturk.com/i/cnnturk/75/0x0/567284056ce436145c22b000" alt=""/></figure> <!-- /wp:image --> <!-- wp:heading {"level":3} --> <h3>Her türlü köfte</h3> <!-- /wp:heading --> <p>Bayat ekmek içini her türlü köfte yapımında kullanabilirsiniz.</p> <!-- wp:image --> <figure class="wp-block-image"><img src="https://i2.cnnturk.com/i/cnnturk/75/0x0/56728405ac1fe32c78f0a8ad" alt=""/></figure> <!-- /wp:image --> <!-- wp:heading {"level":4} --> <h4>Ekmek tatlısı</h4> <!-- /wp:heading --> <p>Çırpılmış yumurtaya bulayıp kızarttıktan sonra şerbetleyip ekmek tatlısı yapabilirsiniz.</p> <!-- wp:image --> <figure class="wp-block-image"><img src="https://i2.cnnturk.com/i/cnnturk/75/0x0/5672840561361f1d04fee625" alt=""/></figure> <!-- /wp:image --> <!-- wp:heading {"level":3} --> <h3>Tavada bayat ekmek böreği</h3> <!-- /wp:heading --> <p>Küp şeklinde doğradığınız bayat ekmekleriniz ile yumurta, peynir, közlenmiş kırmızı biber ve istediğiniz baharatları karıştırarak enfes bir tava böreği yapabilirsiniz.</p> <!-- wp:image --> <figure class="wp-block-image"><img src="https://i2.cnnturk.com/i/cnnturk/75/0x0/56728405402011c6702895d8" alt=""/></figure> <!-- /wp:image -->  ]]></content:encoded>
      <guid>https://www.ekmeginsesi.com/ekmek-cesitleri/bayat-ekmekleri-degerlendirmenin-10-yolu-h8896.html</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Sep 2021 14:58:28 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.ekmeginsesi.com/images/haberler/2021/09/bayatlarimiz2.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>Ekmeğin Sesi</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Tarihi handaki Osmanlı fırınında çeyrek asırdır talaşla pide pişiriyor]]></title>
      <link>https://www.ekmeginsesi.com/ekmek-cesitleri/tarihi-handaki-osmanli-firininda-ceyrek-asirdir-talasla-pide-pisiriyor-h8794.html</link>
      <description><![CDATA[Dedesinden yapmayı öğrendiği Osmanlı usulü fırında 36 yıldır talaş ateşiyle pide pişiren Ahmet Alagöz, İstanbul Eminönü&#39;ndeki tarihi Kuveloğlu Han içerisinde icra ettiği mesleğini "Tam teşekküllü bir sanat" olarak tanımlıyor.  ]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[ <p>Eminönü Küçük Pazar&#39;da tarihi Kuveloğlu Han&#39;a doğru ilerlerken fırın kokusuyla harmanlanmış pide kokusu etrafa yayılıyor.</p>  <p>Küçük bir çay ocağının yanından geçtikten sonra hana girenleri buram buram pide kokan otantik bir fırın karşılıyor. Ahmet Alagöz, bu fırında 36 yıldır talaş ateşinde pide pişiriyor.</p> <!-- wp:image --> <figure class="wp-block-image"><img src="https://admin.aa.com.tr/uploads/userFiles/de89f914-66b1-4a0b-9347-13c0eafe70cc/2021%2F09%2Fhan-1-.jpg" alt=""/></figure> <!-- /wp:image --> <p>Fırını yakmanın püf noktalarını dedesinden öğrenen Alagöz, pide pişirmeyi de babasından öğrendi.</p>  <p>Pideler için hamur yoğuran ve mayalayarak, iç malzemesini hazırlayan Alagöz, ardından pideleri fırına veriyor.</p>  <p>Fırının alt bölümüne talaş koyarak tutuşturan ve ateş bittikçe talaş ilave eden Alagöz, hazırladığı pideleri fırının çeşitli gözlerine yerleştirerek kısa sürede pişirmeyi sağlıyor.</p> <!-- wp:heading {"level":4} --> <h4>Dededen kalan bir meslek</h4> <!-- /wp:heading --> <p>Tarihi bir yerde çalışmayı sevdiğini dile getiren Alagöz, "Fırın geleneği dedemden babama, babamdan da bana kalan bir meslek. 8 yaşında fırında çalışmaya başladım, 36 yıldır da bu işi yapıyorum. Bu fırına Osmanlı fırını deniliyor. Özelliği talaşla yanıyor olması. Dedem bu fırını yapabiliyordu, ben fırın yapmayı ondan öğrendim. Pide yapmayı ise babamdan öğrendim. Osmanlı döneminde samanla kuru ot yakılırmış ve padişahlara özel ekmek hazırlanırmış. 400 yıl önce bulunan bir fırın türü ancak günümüze gelene kadar bazı bölümleri değişti." diye konuştu.</p>  <p>Fırında kendisinin tek çeşit hamur yaptığını, kepeği alınmış tam buğday unu kullandığını aktaran Ahmet usta, çırak olarak yanında oğlunu ve yeğenlerini yetiştirdiğini söyledi.</p> <!-- wp:image --> <figure class="wp-block-image"><img src="https://admin.aa.com.tr/uploads/userFiles/de89f914-66b1-4a0b-9347-13c0eafe70cc/2021%2F09%2Fhan-2-.jpg" alt=""/></figure> <!-- /wp:image --> <!-- wp:heading {"level":4} --> <h4>"Talaşla ısıyı kontrol edebiliyorsunuz"</h4> <!-- /wp:heading --> <p>Ateşin zamanla fırının içindeki tuğlayı erittiğini, bu yüzden belirli dönemlerde fırının bakımlarını yaptıklarını dile getiren Alagöz, şunları anlattı:</p>  <p>"Bu fırının zor olan kısmı günlük bakımı var, haftalık ve aylık bakımı var. Bir de yıllık genel bakımı var. Fırının içinde 16 tane gözenek bulunuyor. Belli bir süre sonra talaşın tozundan dolayı o gözenekler kapanıyor. Belirli dönemlerde fırının temizlenmesi gerekiyor. Yani sadece bunda pide pişirmek yetmiyor. Bakımını da bilmek gerekiyor. Bu tam teşekküllü bir sanat. Talaşla ısıyı kontrol edebiliyorsunuz. Bizim uzmanlık alanımız talaş. Ani köz olursa ürünleri yakar. Odun fırını da meşhurdur. Ancak odun fırınında ateşin isi ekmeğe sinebiliyor. Talaşlı fırında ise pide ısıyla pişiyor, herhangi bir duman ya da alev görmüyor. Duman gözeneklerden çıkıyor."</p> <!-- wp:heading {"level":4} --> <h4>Pidenin müdavimi çok</h4> <!-- /wp:heading --> <p>Fırının müdavimleri arasında Kapalı Çarşı ve Mısır Çarşısı esnafının bulunduğunu bunun yanı sıra sosyal medya üzerinden görüp gelen yerli ve yabancı turistlerin de yoğun olduğunu söyleyen Alagöz, tat bilirlerin de gelerek pidelerin tadına baktıklarını kaydetti.</p>  <p>Alagöz, sözlerini şöyle tamamladı:</p>  <p>"Burası tarihi bir fırın, herkesin yemek yiyebileceği bir yer. Ortam küçük olduğu için samimi buluyorlar. Sanat dünyasından isimler geliyor, bu bize daha büyük moral oluyor. O paradan da önemli. Biz daha iyisini yapmaya çalışıyoruz. Yaptığımız pideler büyük boyutta. Pide fiyatları 25-30 TL arasında değişiyor. Buraya toplu halde gelenler de oluyor, maddi durumu iyi olmayan da. Parası olmayana biz ısmarlıyoruz. Herkesin gelip yemek yiyebileceği bir yer."</p> <!-- wp:paragraph {"textColor":"cyan-bluish-gray"} --> <p class="has-cyan-bluish-gray-color has-text-color"><strong>Kaynak: Anadolu Ajansı</strong> <strong>(Kübra Kara)</strong></p> ]]></content:encoded>
      <guid>https://www.ekmeginsesi.com/ekmek-cesitleri/tarihi-handaki-osmanli-firininda-ceyrek-asirdir-talasla-pide-pisiriyor-h8794.html</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Sep 2021 21:36:12 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.ekmeginsesi.com/images/haberler/2021/09/asir2.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>Ekmeğin Sesi</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bu ekmek başka, 1 yıl bayatlamadan tüketilebiliyor]]></title>
      <link>https://www.ekmeginsesi.com/ekmek-cesitleri/bu-ekmek-baska-1-yil-bayatlamadan-tuketilebiliyor-h8702.html</link>
      <description><![CDATA[Sivas&#39;ta bir araya gelen kadınların yardımlaşarak yaptıkları ve ateş üzerindeki saçta pişirdikleri yufka ekmekler, yaklaşık bir yıl bayatlamadan tüketilebiliyor. ]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[ <p>Kış aylarının yaklaşmasıyla köydeki kadınlar da kolları sıvadı. Sivas&#39;ın Güney köyündeki kadınlar kışlık ekmeklerini yapmak için sabahın erken saatlerinde uyanıyorlar. Bir araya gelen kadınlar yardımlaşarak her gün birinin kışlık yufka ekmeğini yapıyorlar. Hiçbir katkı maddesi kullanmadan tamamen organik olarak un, tuz ve su ile yoğurulan hamurlar bir kadının elinde yuvarlanarak yumak oluyor. Ardından diğer kadınlar hazırlanan yumağı açarak incecik yufka haline getiriyorlar. Daha sonra ateş üstündeki saçta pişirilen hamurlar yufka ekmek halini alıyor. Gün boyu binden fazla kışlık ekmek yapan kadınlar, ekmekleri evlerin deposunda muhafaza ediyor. Hazırlanan yufka ekmekleri diğer ekmeklerden ayıran en büyük özelliği ise bayatlamaması. Yaklaşık bir yıl boyunca tüketilebilen ekmekler kış ayında suyla ıslatılıp bohça yapılarak yumuşatılıyor. Lezzetiyle damak çatlatan yufka ekmekler her yemeğin yanına da tüketiliyor.</p> <!-- wp:image --> <figure class="wp-block-image"><img src="https://foto.sondakika.com/haber/2021/09/15/bu-ekmek-baska-1-yil-bayatlamadan-tuketilebil-2-14396302_osd.jpg" alt="Bu ekmek başka, 1 yıl bayatlamadan tüketilebiliyor"/></figure> <!-- /wp:image --> <!-- wp:heading {"level":4} --> <h4 id="inpage_reklam">"Senelerce yeriz"</h4> <!-- /wp:heading --> <p>Yufka ekmek yapan Döndü Toy, "Kışa hazırlık. Hamuru yoğururuz erken kalkıp otururuz. 8 de kalkarız ikindi kalkarız. Bitiririz bu işleri senesine göre yeriz. Ekmeği kışın sularız. Ondan sonra dürer bohça yaparız. Sepetlere basar ağzını örteriz. Yumuşacık olur her yemeğe yakışır. Her iş yalnız görülür ama bu görülmez. Bunu ortaklaşa yaparız. Serin yere koyar senelerce yeriz. Hiç bir şey olmaz, bayatlamaz" dedi.</p> <!-- wp:image --> <figure class="wp-block-image"><img src="https://foto.sondakika.com/haber/2021/09/15/bu-ekmek-baska-1-yil-bayatlamadan-tuketilebil-3-14396302_osd.jpg" alt="Bu ekmek başka, 1 yıl bayatlamadan tüketilebiliyor"/></figure> <!-- /wp:image --> <!-- wp:heading {"level":4} --> <h4>Saçta pişiriliyor, tüm malzemeleri organik</h4> <!-- /wp:heading --> <p>Esme Cebeci ise, "Yufka ekmek yapıyoruz yardımlaşarak. Onlar benimkini yapıyor ben onlarınkini yapıyorum. Şimdi annemin yufkasını yapıyoruz. Tek başına yapılmaz. Yardımlaşmadan yapılmaz. Önce suya tuzu koyuyoruz tuzu eritiyoruz. Ununu atıp yoğuruyoruz. Ondan sonra yumak alıyoruz. Açıyoruz saça atıp pişiriyoruz. Islıyoruz. Fazla olursa dolaba koyuyoruz. Fazla olmazsa yiyoruz. Geri bu vakte kadar tüketiliyor. Kısmetimiz olursa 1 sene yiyoruz. Yoruluyoruz, akşama haşat oluyoruz. Tarlamızdan çıkıyor elimizde yapıyoruz. Her şeyimiz organik." diye konuştu. (İHA)</p> <!-- wp:image --> <figure class="wp-block-image"><img src="https://foto.sondakika.com/haber/2021/09/15/bu-ekmek-baska-1-yil-bayatlamadan-tuketilebil-6-14396302_osd.jpg" alt="Bu ekmek başka, 1 yıl bayatlamadan tüketilebiliyor"/></figure> <!-- /wp:image -->]]></content:encoded>
      <guid>https://www.ekmeginsesi.com/ekmek-cesitleri/bu-ekmek-baska-1-yil-bayatlamadan-tuketilebiliyor-h8702.html</guid>
      <pubDate>Wed, 15 Sep 2021 10:49:08 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.ekmeginsesi.com/images/haberler/2021/09/baska2.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>Ekmeğin Sesi</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Söke'nin tatlı maya ekmeği tescillendi]]></title>
      <link>https://www.ekmeginsesi.com/ekmek-cesitleri/sokenin-tatli-maya-ekmegi-tescillendi-h8697.html</link>
      <description><![CDATA[AYDIN&#39;nın Söke ilçesine özgü tatlı maya ekmeği ile şevketi bostan yemeği, Türk Patent ve Marka Kurumu&#39;ndan coğrafi işaret verilerek tescillendi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[ <p>Söke Ticaret Odası Başkanı Haluk Kutlay&#39;ın Söke&#39;ye özgü olarak üretilen tatlı maya ekmeği ve kış yemeği olarak bilinen şevketi bostan için geçen ekim ayında Türk Patent ve Marka Kurumu&#39;na Coğrafi İşaret Tescil Belgesi için yaptığı başvuru sonuçlandı. 9 Ağustos 2021 tarihinde tescillenen iki ürünün de &#39;coğrafi işaret&#39; alarak belgelenmesi ilçede sevinçle karşılandı.</p> <!-- wp:image --> <figure class="wp-block-image"><img src="https://www.haberaydin.com/sites/279/uploads/2021/09/14/65660847-1631620022.jpg?" alt="Söke&#39;nin tatlı maya ekmeği ve şevketi bostan yemeği tescillendi - Haber  Aydın"/></figure> <!-- /wp:image --> <p>Söke&#39;de birkaç fırında tatlı maya ekmeği 350 gram ve 1 kilo 200 gram olarak üretiliyor. Küçük ekmek 5 liradan büyük ekmek ise 20 liradan alıcı bulurken, adeta fırıncılar gün içinde ürettikleri ekmeği tüketerek talebe yetişemiyor. Söke dışında başta turizm bölgeleri olmak üzere <strong>Türkiye</strong>&#39;nin tüm illerine sipariş üzerine kargoyla gönderiliyor. Nohuttan yapılan maya ile su un ve çok az karbonat katılarak yapılan tatlı maya ekmeği nem ve rutubet görmediği şekilde saklanırsa 6 ay bayatlamama özelliğine sahip olduğu belirtildi.</p> <!-- wp:heading {"level":4} --> <h4>&#39;HEDEFİMİZİ SÖKE&#39;NİN TANITIMI&#39;</h4> <!-- /wp:heading --> <p>Söke Ticaret Odası Başkanı Haluk Kutlay, "Bugün çok sevinçliyiz. Söke&#39;nin tatlı maya ekmeği ve geleneksel ürünlerimizden yapılan şevketi bostan yemeğimizin tescilini aldık. Amacımız Söke&#39;nin Türkiye çapında bilinirliğini artırmak, herkes tarafından sadece pamuğuyla değil kültürüyle, Priene Antik Kenti&#39;yle doğal güzellikleriyle kültürel zenginlikleriyle bilinir olması için tanıtmak olacak. Bundan sonra da bu tanıtım konusundaki çabalarımız sürecek. Amacımız Söke&#39;yi layık olduğu yerlere taşımaktır" dedi.</p> <!-- wp:image --> <figure class="wp-block-image"><img src="https://www.haberaydin.com/sites/279/uploads/2021/09/14/65660843-1631620021.jpg?" alt="Söke&#39;nin tatlı maya ekmeği ve şevketi bostan yemeği tescillendi - Haber  Aydın"/></figure> <!-- /wp:image --> <!-- wp:heading {"level":4} --> <h4>&#39;BABA MESLEĞİNİ SÜRDÜRÜYORUM&#39;</h4> <!-- /wp:heading --> <p>Tatlı maya ekmeği üretimi yapan fırın işleten Hakan Kunduz, "Fırıncılık, 57 yıllık baba mesleğimiz. 8 yaşından babamın yanında bu mesleğe başlayıp, onun yanında yetiştim. 1978 yılında babamı kaybettikten sonra tek başıma üretimi sürdürdüm. Ürettiğimiz tatlı maya ekmeğini Söke&#39;nin haricinde Türkiye&#39;nin her iline yolluyoruz. Özellikle kahvaltıda daha çok yenir ve tuzsuzdur. Peksimet haline de getiriyoruz ve isteyenlere gönderiyoruz. Çok uzun ömürlüdür nem ve rutubet görmediği sürece 6 ay dayanıklılık süreci var. İçerisinde nohut, çok az karbonat, su ve un hepsi bu kadar. Tescillenmesi bizi çok mutlu etti. Tescil için uzun zamandır uğraşılıyordu. Ege Bölgesi&#39;ne has bir üründür. Damak tadını alan bu ekmekten vazgeçemez" diye konuştu.</p> <!-- wp:image --> <figure class="wp-block-image"><img src="https://www.haberaydin.com/sites/279/uploads/2021/09/14/65660837-1631620019-1631620079.jpg?" alt="Söke&#39;nin tatlı maya ekmeği ve şevketi bostan yemeği tescillendi - Haber  Aydın"/></figure> <!-- /wp:image --> <!-- wp:heading {"level":4} --> <h4>&#39;50 YILDIR BU EKMEĞİ TÜKETİYORUZ&#39;</h4> <!-- /wp:heading --> <p>Müşterilerden 61 yaşındaki Halil İşbilen ise, "Kuşadası, Davutlar Mahallesi&#39;nde yaşıyorum. 50 yıldır Söke&#39;ye gelip, giderim. Tatlı maya ekmeğini sürekli tüketiyorum. Söke&#39;de özel yapılan bir üründür. Severek tüketiyoruz. Ekmeyin çabuk bayatlamaması en çok tercih ettiğimiz yanıdır. Bayatlasa bile farklı şekilde tüketme olanağının çok olması ve peksimete dönüştürülüp ziyan olmadığından dolayı tercih ediyoruz" diye konuştu. <strong>(DHA)</strong></p> ]]></content:encoded>
      <guid>https://www.ekmeginsesi.com/ekmek-cesitleri/sokenin-tatli-maya-ekmegi-tescillendi-h8697.html</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Sep 2021 18:02:34 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.ekmeginsesi.com/images/haberler/2021/09/soke2.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>Ekmeğin Sesi</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Anadolu'nun ekmek kültürü kitaplaştırıldı]]></title>
      <link>https://www.ekmeginsesi.com/ekmek-cesitleri/anadolunun-ekmek-kulturu-kitaplastirildi-h8636.html</link>
      <description><![CDATA[Ankara Halk Ekmek Fabrikası, Anadolu’nun unutulmaya yüz tutmuş ekmek kültürünü yaşatmak ve gelecek nesillere aktarmak için 200 sayfalık ‘Geleneksel Ekmeklerimiz’ adlı kitabı ücretsiz olarak kamuoyuna sundu.  ]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[ <p>Ankara Büyükşehir Belediyesi Halk Ekmek Fabrikası, Anadolu’da geleneksel yöntemlerle üretilen yöresel ekmek ve unlu mamullerin tespit edilerek kayıt altına alınması için 81 ilin Belediye Başkanlıklarına, İl Kültür ve Turizm Müdürlüklerine, Ticaret ve Sanayi Odalarına, bazı illerde ise üniversiteler ve Ziraat Odaları’na resmi yazılar göndererek ‘Geleneksel Ekmeklerimiz’ adlı kitabı hazırladı.</p> <!-- wp:image --> <figure class="wp-block-image"><img src="https://static.daktilo.com/sites/126/uploads/2021/09/11/65376838-1631353072.jpg" alt=""/></figure> <!-- /wp:image --> <p>Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, ‘Geleneksel Ekmeklerimiz’ adlı kitabın önsözünde ekmeğin nimet ve bereketin simgesi olduğuna vurgu yaparak, “Hazırlanan bu eserin geleneksel ekmeklerimizle ilgili bilgilerin korunmasına ve gelecek nesillere aktırılmasına vesile olmasını diliyorum” dedi.</p> <!-- wp:heading {"level":4} --> <h4>‘Gelecek nesiller için kaynak eser olması amaçlanıyor’</h4> <!-- /wp:heading --> <p>Halk Ekmek Fabrikası öncülüğünde 5 yıllık uzun soluklu bir çalışmanın ardından Prof. Dr. Hamit Köksel ve Prof. Dr. Nevin Şanlıer’in katkıları ile ilk kez geniş kapsamda hazırlanan ‘Geleneksel Ekmeklerimiz’ adlı kitabının basımı tamamlandı. Kitap parayla satılmayacak bir kültür mirası olarak arşivlerde yerini alacak. Gelecek nesiller için kaynak eser ortaya çıkartmayı hedefleyen kitap projesine kamu ve yerel yönetimler paydaş olarak dahil edildi. Kitabın yayınlanmasında katkı sunan Köksel ve Şanlıer bazı illere giderek geleneksel ekmeklerin yapımını bizzat yerinde inceledi. Halk Ekmek Genel Müdürlüğü’nün yazısına cevap veren illerden gelen yöresel ekmek bilgileri, tarifleri ve görselleri Yayın Kurulu’nca titizlikle değerlendirildi.</p> <!-- wp:image --> <figure class="wp-block-image"><img src="https://static.daktilo.com/sites/126/uploads/2021/09/11/65376836-1631353070.jpg" alt=""/></figure> <!-- /wp:image --> <p><strong>Ankara Halk Ekmek ve Un Fabrikası A.Ş. Genel Müdürü Dr. Hüseyin Velioğlu, Anadolu’da unutulmaya yüz tutmuş ekmek kültürünü yaşatmak amacıyla bu kitabı hazırladıklarına dikkat çekerek şöyle konuştu:</strong></p>  <p>“Kaynak eser niteliğindeki bu kitap ile Anadolu’daki geleneksel ekmek ve çeşitlerini kayıt altına almayı öngördük. Bu eser ile geleneksel ekmeklerimize ve kültürümüze sahip çıkmış olacağız. Geleceğimizin teminatı olan gençler atalarının mirasını unutmamış olacak. Ücretsiz olarak ‘Geleneksel Ekmeklerimiz’ kitabını Ankara ve Türkiye’nin hizmetine sunduk. Ekmek kültürü Anadolu’nun temel değerlerinden biridir. Bu kültürün korunması, geliştirilmesi gerekiyor. Kooperatiflerimizi de yönlendiriyoruz, onlar bu ekmekleri yapsınlar biz de Halk Ekmek olarak alıp satmak istiyoruz. Tamamen el emeği göz nuru ve binlerce yıllık kültür, bu işler kolay yürümüyor. Siz sahiplenmezseniz bu insanlar üretimde yapamazlar ve bizim gençlerimiz de bu değerlerin olduğunu bilmezler. Emeği geçen bütün arkadaşlarıma çok teşekkür ediyorum."</p> <!-- wp:image --> <figure class="wp-block-image"><img src="https://static.daktilo.com/sites/126/uploads/2021/09/11/65376837-1631353071.jpg" alt=""/></figure> <!-- /wp:image --> <p>Kitapta; tahıllar hakkında genel bilgiler, ekmeğin tarihçesi, ekmek ve beslenmedeki yeri, ekmeğin bayatlamaması ve ekmek israfına dair bilgiler de yer aldı. Afyonkarahisar, Aksaray, Amasya, Ankara, Balıkesir, Bartın, Bayburt, Bolu, Bursa, Burdur, Çanakkale, Çorum, Elazığ, Erzincan, Giresun, Isparta, Kahramanmaraş, Karabük, Kars, Kırklareli, Kilis, Kocaeli, Kütahya, Malatya, Muğla, Nevşehir, Niğde, Osmaniye, Sakarya, Samsun, Tokat, Trabzon, Van’da yapılan geleneksel ekmekler enerji ve besin öğesi değerleri ve tarifleri ile anlatıldı. Bunun yanı sıra Girit’te yapılan geleneksel ekmekler ve Nogay ekmeklerine de yer verildi. Ankara Halk Ekmek Fabrikası’nın geleneksel ekmekleri ve unlu mamuller konusundaki bazı çalışmalarının yer aldığı kitapta, ekmekle ilgili atasözü-deyimler, güzel sözler ile batıl inançlar, dualar ve beddualar da anlatıldı. Ücretsiz olarak basılan “Geleneksel Ekmeklerimiz” adlı kitabı başta Milli Kütüphane Başkanlığı olmak üzere; 81 İl Valiliği, 81 İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, Tarım ve Orman Bakanlığı, devlet üniversitelerinin Ziraat Fakültelerine, Gıda Mühendisliği bölümlerine, belediye başkanlıklarına, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’ne, Türkiye Ziraat Odaları Birliğine, Türkiye Fırıncılar Federasyonuna, Fırıncılar Odasına, Halk Ekmek Fabrikalarına, Gıda Mühendisleri ve Ziraat Mühendisleri Odalarına, Türk Ziraat Yüksek Mühendisleri Birliğine ve Türkiye Ekmek Üreticileri Birliği ile ilgili sivil toplum kuruluşlarına dağıtılmaya başlandı.<strong> (İHA)</strong></p> ]]></content:encoded>
      <guid>https://www.ekmeginsesi.com/ekmek-cesitleri/anadolunun-ekmek-kulturu-kitaplastirildi-h8636.html</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Sep 2021 14:59:10 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.ekmeginsesi.com/images/haberler/2021/09/kulturkitap2.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>Ekmeğin Sesi</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Şifa deposu 'ekşi mayalı ekmek']]></title>
      <link>https://www.ekmeginsesi.com/ekmek-cesitleri/sifa-deposu-eksi-mayali-ekmek-h8369.html</link>
      <description><![CDATA[Dumanı üzerinde, çıtır çıtır bir ekmeğe kim hayır diyebilir? Peki ya, anne eli değmişçesine ekşi maya kokusu etrafa yayılmış enfes bir ekşi mayalı ekmeğe… ]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[ <p>Dumanı üzerinde, çıtır çıtır bir ekmeğe kim hayır diyebilir? Peki ya, anne eli değmişçesine ekşi maya kokusu etrafa yayılmış enfes bir ekşi mayalı ekmeğe… 165 yılı aşkın tecrübesi, dünya üzerinde 5 kıtaya yayılmış üretim tesisleri ve kaliteli ürünleriyle maya endüstrisinde global referans olan Lesaffre Türkiye’nin Baking Center ve İnovasyon Direktörü Kerem Çetin, binlerce yıldır sofralarımızda yer alıp onlarca çeşidiyle yemeklerimize eşlik eden ve faydaları saymakla bitmeyen ekşi mayalı ekmeği anlattı.</p>  <p>Türk kültüründe daima önemli bir yeri olan ekmek, göçebe dönemde daha uzun süre dayanabilmesi amacıyla mayasız ve lavaş şeklinde yapılırken, yerleşik hayata geçilmesiyle yerini birbirinden lezzetli, pek çok farklı çeşide bıraktı. </p>  <p>Binlerce yıldır sofralarımızda yer alan ve onlarca çeşidiyle yemeklerimize eşlik eden ekmek, beslenme uzmanlarının çağrısıyla mesafeli durulmaya çalışılan bir besin olsa da, sağlıklı çeşitleriyle hem beslenme trendlerine hem de diyet listelerine girmeye başladı.</p> <!-- wp:heading {"level":4} --> <h4> Sindirim ve bağırsak dostu</h4> <!-- /wp:heading --> <p>Ekmeğin Türk kültüründeki önemine dikkat çeken Lesaffre Türkiye’nin Baking Center ve İnovasyon Direktörü Kerem Çetin, eski bir ekmek mayası olan ekşi mayalı ekmeğin faydalarını anlattı.  Geleneksel bir mayalama yöntemi olan ekşi maya ile hazırlanan ekmeğin protein ve vitamini yönünden oldukça zengin olduğunu belirten Çetin, sözlerine şöyle devam etti: “Ekşi mayalı ekmek, normal ekmeğe göre daha düşük glisemik indekse sahip olduğundan, kan şekerinin aniden yükselmesini önler. Kan şekerinin ve insülin düzeyinin normal seyretmesi ise, sık sık hissedilen açlık hissinin ortadan kalkmasına yardımcı olur.”</p>  <p>Yuva Ekşi Ekmek Mayası ile artık siz de evinizde tadına doyulmaz ekşi mayalı ekmekleri kolaylıkla yapabilirsiniz. Bağırsak dostu ekmekler üretmenize yardımcı olacak Yuva Ekşi Ekmek Mayası ile mutfağınızda harikalar yaratmanın keyfini çıkarın. (Hibya)</p> ]]></content:encoded>
      <guid>https://www.ekmeginsesi.com/ekmek-cesitleri/sifa-deposu-eksi-mayali-ekmek-h8369.html</guid>
      <pubDate>Wed, 25 Aug 2021 17:39:12 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.ekmeginsesi.com/images/haberler/2021/08/eksimayali3.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>Ekmeğin Sesi</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yufkalarını artık hamur yoğurma makinesinden elde ettikleri hamurla yapıyorlar]]></title>
      <link>https://www.ekmeginsesi.com/ekmek-cesitleri/yufkalarini-artik-hamur-yogurma-makinesinden-elde-ettikleri-hamurla-yapiyorlar-h7917.html</link>
      <description><![CDATA[Mersinli kadınlar yufkalarını artık, Büyükşehir Belediyesinin sağladığı hamur yoğurma makinesinden elde ettikleri hamurla yapıyorlar. ]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[ <p>Bağcılığın yoğun olduğu bölgede üzüm sıkma makinesi dağıtarak yöresel tatlıları yapan kadınların işlerini kolaylaştıran Mersin Büyükşehir Belediyesi, bir taraftan da kokusu ve tadı ile vazgeçilmezler arasında yer alan yufka ekmek yapım işini oldukça kolaylaştıran hamur yoğurma makinelerini kadınlarla buluşturuyor.</p> <!-- wp:image --> <figure class="wp-block-image"><img src="https://foto.haberler.com/haber/2021/07/22/yufkalarini-artik-hamur-yogurma-makinesinden-3-14282255_o.jpg" alt="Yufkalarını artık hamur yoğurma makinesinden elde ettikleri hamurla yapıyorlar"/></figure> <!-- /wp:image --> <p>Tarımsal ve Veteriner Hizmetleri Dairesi tarafından geçtiğimiz haftalarda yapılan dağıtımlarla <strong>Tarsus</strong>&#39;ta 58 hamur yoğurma makinası teslim edildi. Gece saatlerinde kalkarak hamur yoğuran kadınları büyük zahmetten kurtaran hamur yoğurma makinelerinden biri daha Tarsus&#39;a bağlı Hacıhamzalı Mahallesi&#39;ne verildi. 1.5 saate yakın süren ve bedeni oldukça yoran hamur yoğurma işlemini makine sayesinde 15 dakikada istenilen kıvamda yapabilen Hacıhamzalı kadınlar, açtıkları hamurları tandır ateşinde pişirerek mis kokulu ekmeklerini zahmetsizce elde etmenin sevincini yaşıyor. Teslim edilen hamur yoğurma makineleri, yaş almış kadınların işlerini de oldukça kolaylaştırıyor.</p> <!-- wp:image --> <figure class="wp-block-image"><img src="https://foto.haberler.com/haber/2021/07/22/buyuksehir-in-dagittigi-hamur-yogurma-makinel-14282255_o.jpg" alt="Yufkalarını artık hamur yoğurma makinesinden elde ettikleri hamurla yapıyorlar"/></figure> <!-- /wp:image --> <!-- wp:heading {"level":4} --> <h4>Hamur işine artık genç kızlar da yardım ediyor</h4> <!-- /wp:heading --> <p>Geleneksel yöntemlerin zorluğu nedeniyle hamur yoğurma ve ekmek pişirme işlemine pek yanaşmayan genç kızlar, makinelerin işleri kolaylaştırmasından dolayı hamur tahtasının kenarına oturarak açma işlemine yardım ediyor. Mahallenin genç kızlarından Şeyma Güzel, hamur yoğurma işleminin zahmetli olmasından dolayı zorlandıklarını ve hamur makinesinin gelmesiyle bu zorluğun ortadan kalktığını belirterek, "Belediye Başkanımız <strong>Vahap Seçer</strong> köyümüze hamur yoğurma makinesi gönderdi, bunun için teşekkürler. Annem, yengem, teyzelerim olsun çok yoruluyorlardı. Gece erken saatlerde kalkarak hamur yoğuruyorlardı. Ekmek meselesi gerçekten çok önemli bu köyde. Ben girişmiyordum bu hamur konularına. Çünkü yorucu bir işti. Bel ağrısı, bacak ağrısı, beceremiyordum doğrusu. Büyük bir meseleydi. Makine geldi ve annemlere daha fazla yardım edeceğim" dedi.</p> <!-- wp:heading {"level":4} --> <h4>"Gece 3&#39;te kalkardık, hamur yoğururduk"</h4> <!-- /wp:heading --> <p>Zahmetli olan hamur yoğurma işlemi için ekmek açacakları günlerde gece saat 03.00 gibi uyanmak zorunda olduklarını vurgulayan Hatice Aytaş, "Allah razı olsun, teşekkür ederiz. Bizler gece 03.00&#39;te kalkardık, hamur yoğururduk, zorlanırdık. Belimiz, kollarımız ağrırdı. Allah razı olsun Vahap Seçer&#39;den hamur yoğurma makinesi gönderdi. Çocuklarımıza, kızlarımıza çok kolaylık oldu" diye konuştu.</p>  <p>Bölgede &#39;yufka&#39; olarak tabir edilen açık ekmeğin hamurunu yoğurmak için parayla da olsa kimseyi bulamadığını kaydeden 67 yaşındaki Havva Kara ise "Ramazan geliyor diye bir yufka ekmek yapalım dedik. Yoğuracak adam bulamadık. Allah Belediye Başkanımızdan razı olsun" ifadelerini kullandı. (İHA)</p> ]]></content:encoded>
      <guid>https://www.ekmeginsesi.com/ekmek-cesitleri/yufkalarini-artik-hamur-yogurma-makinesinden-elde-ettikleri-hamurla-yapiyorlar-h7917.html</guid>
      <pubDate>Thu, 22 Jul 2021 17:59:11 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.ekmeginsesi.com/images/haberler/2021/07/yufka2.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>Ekmeğin Sesi</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kırmızı patatesten ekmek, tatlı ve makarna yaptılar]]></title>
      <link>https://www.ekmeginsesi.com/ekmek-cesitleri/kirmizi-patatesten-ekmek-tatli-ve-makarna-yaptilar-h7807.html</link>
      <description><![CDATA[Muğla&#39;nın Datça ilçesinde, kırmızı patates yetiştiren üreticiler ürünün bilinirliğini artırmak için alternatif gıdalar hazırlamaya başladı. ]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[ <p>Aroması dolayısıyla "tatlı patates" olarak da bilinen kırmızı patates, Datça topraklarına uyum sağladı.</p>  <p>Tarım ve Orman İl Müdürlüğünün katma değeri yüksek sebze üretim programı kapsamında bölgede yürütülen çalışmalara katılan üretici Hüseyin Harıpçı da kırmızı patatesten yüksek verim aldı.</p>  <p>Harıpçı, annesi Pakize ve ailesinin yardımıyla patatesten ekmek, makarna, tatlı, pişi, börek, yapraklarından ise salata ve ot kavurması yaptı. Bu yiyecekler, bölgedeki tatilcilerden de ilgi gördü.</p> <!-- wp:image --> <figure class="wp-block-image"><img src="https://www.trthaber.com/dosyalar/images/aa_picture_20210710_25039024.jpg" alt="Kırmızı patatesten ekmek, tatlı ve makarna yaptılar"/></figure> <!-- /wp:image --> <p>Muğla Tarım ve Orman Müdürü Barış Saylak, tarımsal üretimi çeşitlendirmek ve çiftçi gelirlerinin artmasını sağlamak amacıyla çalışma yürüttüklerini söyledi.</p>  <p>Kırmızı patates üreticisi Hüseyin Harıpçı ve annesi Pakize Harıpçı tarafından hazırlanan ürünlerin, diğer üreticiler tarafından da görülerek geliştirilmesi gerektiğini belirten Saylak, "Tüketim anlamında müthiş bir mineral deposu olan kırmızı patates, önümüzdeki dönemde oluşabilecek kuraklık ve gıda sıkıntısına çok önemli alternatif bir ürün. Hem üreticimizin cebine biraz daha fazla para girsin hem de gelecek kuşaklara iyi bir ürün bırakarak yaygınlaştırmak hedefindeyiz." diye konuştu.</p> <!-- wp:image --> <figure class="wp-block-image"><img src="https://www.trthaber.com/dosyalar/images/aa_picture_20210710_25039019.jpg" alt="Kırmızı patatesten ekmek, tatlı ve makarna yaptılar"/></figure> <!-- /wp:image --> <!-- wp:heading {"level":4} --> <h4><strong>Yüksek kar sağlıyor</strong></h4> <!-- /wp:heading --> <p>Muğla&#39;nın her noktasında artık klasik ürünler yerine katma değeri yüksek ürünler yetiştirmek için çaba gösterdiklerini vurgulayan Saylak, "Kırmızı patates diğer türlere kıyasla hem zahmetsiz hem düşük maliyetli hem de yüksek kar sağlıyor." dedi.</p>  <p>Saylak, kırmızı patatesin gelecek yıllarda aranan bir ürün haline geleceğini, üründen çok çeşitli yemek ve tatlılar yapılacağını dile getirdi.</p> <!-- wp:image --> <figure class="wp-block-image"><img src="https://www.trthaber.com/dosyalar/images/patateskirmimizvv.jpg" alt="Kırmızı patatesten ekmek, tatlı ve makarna yaptılar"/></figure> <!-- /wp:image --> <p>Eşi ile oğlunun üç yıldır kırmızı patates ektiğini ve yüksek verim elde ettiklerini söyleyen Pakize Harıpçı da "Ben de yetiştirilen ürünlerden çeşitli yemek ve tatlılar yapmaya başladım. Öncelikle ekmeğini yaptım ve herkes sormaya, istemeye başladı. Belirli günlerde yapıyorum. Daha sonra çeşidi artırdım." dedi.</p> <!-- wp:image --> <figure class="wp-block-image"><img src="https://www.trthaber.com/dosyalar/images/Kirmizipatatas.jpg" alt="Kırmızı patatesten ekmek, tatlı ve makarna yaptılar"/></figure> <!-- /wp:image --> <p>Hüseyin Harıpçı ise önceki yıllarda yaptığı deneme ekiminden de ekili alanı az olmasına rağmen iyi kazanç sağladığını belirterek şunları söyledi</p>  <p>Bu ürünün maliyeti düşük, masrafı az. Bu yıl yüksek verim aldım ve çok mutluyum. Patatesleri tanıtım için bazen ücretsiz veriyorum. Tamamen doğal yöntemler kullanıyoruz. <a rel="noreferrer noopener" href="https://www.trthaber.com/etiket/ilac/" target="_blank">İlaç</a> ve gübre yok. Datça&#39;nın iklimi sayesinde toprakta bir yıla yakın kalabiliyor. Ailemle ürünün yemek ve tatlılarını geliştirerek önümüzdeki yıllarda Datça&#39;ya özgü ürünler geliştirmek hedefindeyiz. Kırmızı patatesten yaptığımız ürünler, hem bölge halkı hem de tatilcilerden ilgi görüyor.</p>  <p>(AA)</p> ]]></content:encoded>
      <guid>https://www.ekmeginsesi.com/ekmek-cesitleri/kirmizi-patatesten-ekmek-tatli-ve-makarna-yaptilar-h7807.html</guid>
      <pubDate>Sun, 11 Jul 2021 20:51:41 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.ekmeginsesi.com/images/haberler/2021/07/patates2.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>Ekmeğin Sesi</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Küflenmeyen ekmek projesiyle TÜBİTAK'dan ödül aldı]]></title>
      <link>https://www.ekmeginsesi.com/ekmek-cesitleri/kuflenmeyen-ekmek-projesiyle-tubitakdan-odul-aldi-h7429.html</link>
      <description><![CDATA[İTÜ ETA Vakfı Doğa Koleji öğrencilerinin TÜBİTAK Türkiye finallerinde ilk 5 sırada yer alan 4 projesi ödüle layık görüldü. Finale kalan çalışmalar arasında defne yaprağı ile küflenmeyen ekmek projesi dikkat çekti. Sürdürebilirlik bilinci ile geliştirilen proje ile uzun süre küflenmeyen ekmekler vasıtasıyla hem gıda israfının hem de ekmek yapımında kullanılan kimyasal katkı maddelerinin yol açtığı sağlık problemlerinin önüne geçilmesi hedefleniyor.  ]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[ <p>İTÜ ETA Vakfı Doğa Koleji öğrencilerinin TÜBİTAK Türkiye finallerinde ilk 5 sırada yer alan 4 projesi ödüle layık görüldü. Finale kalan çalışmalar arasında defne yaprağı ile küflenmeyen ekmek projesi dikkat çekti. Sürdürebilirlik bilinci ile geliştirilen proje ile uzun süre küflenmeyen ekmekler vasıtasıyla hem gıda israfının hem de ekmek yapımında kullanılan kimyasal katkı maddelerinin yol açtığı sağlık problemlerinin önüne geçilmesi hedefleniyor.</p>  <p>İTÜ ETA Vakfı Doğa Koleji öğrencileri, TÜBİTAK Türkiye finallerinden gururla döndü. Türkiye finallerinde ilk 5 sırada yer alan 4 proje, hem takdir topladı hem de gelecek yılların çalışmalarını teşvik etti. Finalde psikoloji, coğrafya, biyoloji ve kimya alanlarında İTÜ ETA Vakfı Doğa Koleji öğrencilerinin 4 ayrı projesi ödüle layık görüldü.</p> <!-- wp:heading {"level":4} --> <h4>“Teknoloji bağımlılığı-psikolojik sağlamlık ilişkisi” incelendi</h4> <!-- /wp:heading --> <p>Kolejin Giresun Kampüsü öğrencisi Buğra Kemal Korkut, Danışman Öğretmen Tuğçe Peker mentörlüğünde psikoloji alanındaki projesi ile üçüncü oldu. “Covid-19 döneminde lise öğrencilerinin teknoloji bağımlılıkları ile psikolojik sağlamlıkları arasındaki ilişki” projesi güncel sorunlara duyarlı bir gencin bilimsel vizyonu olarak alkışlandı.</p> <!-- wp:heading {"level":4} --> <h4>Kentleşmenin çevreye etkisi</h4> <!-- /wp:heading --> <p>Çanakkale-Biga Kampüsü öğrencisi Ecem Rabia Kaplan, Coğrafya Öğretmeni Sevcan Uçar mentörlüğünde Bursa üzerinde bir araştırma gerçekleştirdi. “Bursa’daki yapılaşma biçimi ve şehir dokusunun kentsel ısı adalarının oluşumuna etkisi” projesi, Türkiye dördüncüsü oldu. Bursa’daki bina yapısı ve yüksekliği, yapılaşma yoğunluğu, yeşil alanların kent merkezindeki konumu, zemin malzemesi ve bitki örtüsü gibi unsurların kentsel ısı adaları oluşturduğu tespit edildi. "Bu etkenler, kentsel termal çevre üzerinde olumsuz etkiler bırakıyor” sonucuna ulaşıldı.</p> <!-- wp:heading {"level":4} --> <h4>Defne yaprağı ile “küflenmeyen ekmek”</h4> <!-- /wp:heading --> <p>İTÜ ETA Vakfı Doğa Koleji Eryaman Kampüsü öğrencileri Asrın Deniz Akdal ve İsmail Şenay, Kimya Öğretmeni Duygu Yavuzkan Danacı’nın danışmanlığında uzun süre küflenmeyen ekmek üretmeyi amaçladılar. Öğrenciler, projeyi sürdürülebilirlik bilinciyle geliştirdi. “Ekmekteki kimyasal katkı maddeleri yerine küf önleyici doğal bir alternatif: defne yaprağı” projesi, gıda israfını azaltmayı da hedefliyor. Ekmek yapımında kullanılan kimyasal katkı maddelerinin aşırı tüketildiklerinde sağlık problemlerine neden olduğunu ifade eden öğrenciler, katkı maddelerinin olumsuz etkilerini ortadan kaldırırken ekmeğin de uzun süre küflenmeden kalmasını sağlamayı amaçladıklarını dile getirdiler.</p>  <p>Dijital biyoloji laboratuvarıAtaşehir-1 Kampüsü öğrencisi Caner Yılmaz ise Biyoloji Öğretmeni Emine Er Yılmaz mentörlüğünde “Dijital biyoloji laboratuvarı” projesini geliştirdi. Dijital biyoloji laboratuvarıyla 3 boyutlu deney uygulamalarına imkan tanıyan proje, ülke genelindeki okullardaki laboratuvar yetersizliği, sınıf mevcudunun fazla oluşu, ders saatlerinin kısıtlı olması gibi olumsuzluklara da çözüm olmayı hedefliyor. (AA)</p> ]]></content:encoded>
      <guid>https://www.ekmeginsesi.com/ekmek-cesitleri/kuflenmeyen-ekmek-projesiyle-tubitakdan-odul-aldi-h7429.html</guid>
      <pubDate>Fri, 11 Jun 2021 13:32:29 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.ekmeginsesi.com/images/haberler/2021/06/kuf2.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>Ekmeğin Sesi</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Dünyanın ilk yenilebilir maskesini ürettiler]]></title>
      <link>https://www.ekmeginsesi.com/ekmek-cesitleri/dunyanin-ilk-yenilebilir-maskesini-urettiler-h7390.html</link>
      <description><![CDATA[Japonya’da bir firma dünyanın ilk yenilebilir maskesini üretti. Meşhur Japon çöreği &#39;melonpan&#39;dan (kavun ekmek) üretilen ürünün en az piyasada satılan diğer maskeler kadar koruyucu olduğu açıklandı. ]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[ <p>Japonya’da özel bir şirket, dünyanın ilk yenilebilir maskesini üretti. Corona virüsü salgınının ardından maskelerin moda sektörüne de yön verdiği ülkede meşhur “melonpan” (kavun ekmek) adı verilen çörekten üretilen maske sosyal medyada yoğun ilgi gördü.</p>  <p>“Goku no Kimochi” adlı bir masaj ve güzellik merkezinin ürün geliştirme departmanı tarafından üretilen maskenin, kavun ekmeğin kokusunu her daim içlerine çekebilmeyi hayal eden 3 üniversite öğrencisinin talebine yanıt olarak ortaya çıktığı kaydedildi. Maskede kullanılan çörekleri Japonya&#39;nın ünlü “kavun ekmek” satış zinciri “Melon de Melon”un sağladığı açıklandı.</p>  <p>Maskenin kalitesini laboratuvar ortamında test ettiren üretici firma, sıra dışı ürünün en az piyasada satılan endüstriyel maskeler kadar koruyucu olduğunu duyurdu.</p> <!-- wp:heading {"level":4} --> <h4><strong>FİYATI 140 TL</strong></h4> <!-- /wp:heading --> <p>Kullanıcısının karnını doyurmayı vadeden maskenin 10 Haziran’dan itibaren çevrimiçi ortamda Japonya&#39;da satışa sunulacağı öğrenilirken, 5’li paketin fiyatının ise bin 800 yen (yaklaşık 140 lira) olacağı belirtildi.</p>  <p>Japonya’da “Melonpan” (kavun ekmek) olarak bilinen meşhur şekerli çörekler, adını kavunu andıran şeklinden alıyor. Sanılanın aksine genelde içinde kavun bulunmasa da, son zamanlarda bazı üreticiler kavun aromalı melonpan’ları da sevenlerin beğenisine sunuyor. (Sözcü)</p> ]]></content:encoded>
      <guid>https://www.ekmeginsesi.com/ekmek-cesitleri/dunyanin-ilk-yenilebilir-maskesini-urettiler-h7390.html</guid>
      <pubDate>Wed, 09 Jun 2021 18:13:13 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.ekmeginsesi.com/images/haberler/2021/06/kavun2.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>Ekmeğin Sesi</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[UNO, Kavılca Buğdayı ile ekmek üretimi yapmaya hazırlanıyor]]></title>
      <link>https://www.ekmeginsesi.com/ekmek-cesitleri/uno-kavilca-bugdayi-ile-ekmek-uretimi-yapmaya-hazirlaniyor-h7301.html</link>
      <description><![CDATA[UNO Kavılca Buğdayı Projesi ile hem doğal beslenmeye hem de sürdürülebilir çevreye sahip çıkıyor.  ]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[ <p>Tarım ve Orman Bakanlığı ile iş birliği içinde olan UNO, bakanlık liderliğinde hayata geçen Ata Tohum Projesi ile Kars ve Ardahan bölgesinde 2 bin 500 dekarlık alanda 160 çiftçinin ekimini yaptığı Kavılca Buğdayı ile ekmek üretimi yapmaya hazırlanıyor.</p>  <p>Kurulduğu ilk günden bu yana sağlıklı ve besin değeri yüksek gıdaya erişimi önceliklendiren UNO, Ata Tohumu Projesi ile, besin değeri yüksek Kavılca Buğdayı ile üreteceği ekmekleri Türkiye çapında tüketicilerle buluşturmak için çalışmalarına devam ediyor. Kavılca Buğdayı aynı zamanda iklim değişikliğine ve kuraklığa dayanıklılığı sayesinde sulama gerektirmiyor böylece kaynaklarının verimli kullanılması ve alternatif tarım alanlarının oluşması açısından büyük önem taşıyor.</p>  <p>Anadolu&#39;daki ilk izleri 13 bin yıl öncesine uzanan Kavılca Buğdayı, genetiğini ilk günkü gibi muhafaza ederken vitamin, mineral, yağ asitleri ve protein açısından daha zengin olması nedeniyle besleyicilik açısından da dikkat çekiyor.</p>  <p>Proje kapsamında T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından çiftçilere dağıtılan atalık tohum Kavılca Buğdayının ekimi için gerçekleştirilen imza törenine T.C. Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Ayşe Ayşin Işıkgece, Ardahan Valisi Hüseyin Öner, Tarım ve Orman Bakanlığı Bitkisel Üretim Genel Müdürü Mehmet Hasdemir ve UNO CEO Vekili Evin Pehlivanlı katıldı.</p> <!-- wp:heading {"level":4} --> <h4>"Kavılca Buğdayı gelecek kuşaklara aktarılması gereken değerli bir ürün"</h4> <!-- /wp:heading --> <p>Projenin sürdürülebilir üretim, alternatif tarım alanlarının oluşturulması ve bölgenin kalkınması için çok önemli olduğunun altını çizen T.C. Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Ayşe Ayşin Işıkgece, bölgenin sahip olduğu değerlerin pazarda hak ettiği değeri bulması adına Bakanlık olarak önemli çalışmalar gerçekleştirdiklerini paylaştı:</p>  <p>"Bölgede yetişen ürünlerin pazara giderken hak ettiği değeri bulması, ürünlerin katma değerli, daha fazla gelir getiren, çiftçilerimizin emeklerinin karşılığını verecek ürünlere dönüşümü için farklı mesafeler almamız gerektiğini gördüm. Burada birçok zenginliğin yanında kavılca buğdayımız, gelecek kuşaklara aktarmamız gereken, pazarda değerini daha farklı bulması gereken bir ürün. Özel sektör de bir taleple gelince Kars ve Ardahan&#39;da bölgelerimizde 2.500 dönümden daha fazla bir alanda özel sektörümüzün istediği miktarda buğdayı üretecek şekilde bu projeye ev sahipliği yapıp tarafları buluşturduk."</p>  <p>Bölgede yetişecek kavılca buğdayının ekmek üretimine girerek Türkiye&#39;deki her sofranın misafiri olacağını belirten Işıkgece, kamu, özel sektör, STK&#39;lar ve üreticilerin bir araya getiren bu iş birliğinin, emeğin karşılığını bulması açısından çok kıymetli olduğunu ekledi.</p>  <p>T.C Tarım ve Orman Bakanlığı&#39;nın liderliğinde gerçekleşen projeye dahil olmaktan mutluluk ve gurur duyduklarını ifade eden UNO CEO Vekili Evin Pehlivanlı, "Tarım ve Orman Bakanlığımızın öncülüğünde hayata geçen Ata Tohumu Projesi, Türkiye&#39;nin gelecek nesillerinin sürdürülebilir bir yaklaşımla sağlıklı ve besin değeri yüksek ürünlere ulaşması için çok kıymetli. UNO olarak böyle bir projenin paydaşı olduğumuz için çok gururluyuz. Kadim topraklarımızdaki ata tohumlarımızdan olan kavılca, yüksek besin değerinin yanı sıra iklim değişikliğine dayanıklı olma özelliği ile, gelecek kuşaklarımıza iyi beslenmeye sürdürülebilir erişim şansı sunacak. Bu proje sayesinde Ata Tohumu Kavılca&#39;nın üretimini Bakanlık destekliyor, arttırıyor, biz de alım garantisi vererek, bu tahıllardan ekmek üretip bu kıymetli besin kaynağını 81 ile dağıtarak daha geniş kitlelerin erişimine imkân tanımayı hedefliyoruz" dedi.</p>  <p>Pehlivanlı, yaz sonu gerçekleştirilmesi beklenen hasat döneminin ardından Kavılca Buğdayı&#39;ndan üretilecek ürünleri tüketicileri ile buluşturmayı hedeflediklerini ekledi. (ideal)</p> ]]></content:encoded>
      <guid>https://www.ekmeginsesi.com/ekmek-cesitleri/uno-kavilca-bugdayi-ile-ekmek-uretimi-yapmaya-hazirlaniyor-h7301.html</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Jun 2021 10:31:15 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.ekmeginsesi.com/images/haberler/2021/06/unouretim2.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>Ekmeğin Sesi</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hamurla can bulan renkli bir dünya]]></title>
      <link>https://www.ekmeginsesi.com/ekmek-cesitleri/hamurla-can-bulan-renkli-bir-dunya-h7286.html</link>
      <description><![CDATA[Hobisi olan pastacılıkta kendini zamanla geliştirip eğitimlerle yoluna devam eden Devlet Sönmez, Lalin Pasta Bodrum markasıyla adım attığı sektörde, hazırladığı özel tasarımların yanında çikolata ve kekleriyle de adından söz ettiriyor ]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[ <p><strong>Selen Deniz / Marka Portresi -</strong> <em>Ailesi fırıncı olan Devlet Sönmez, kızının dünyaya gelmesiyle evde geçirdiği zamanı özel ilgisi olan pastalar hakkında eğitimler alarak geçirdi. Pasta Tasarımcıları Derneği’ndeki (PASTAD) serüvenini, Bodrum’daki hocasının teşvikiyle kendi markasını kurarak bir adım ileriye taşıyan Sönmez, “Başarının üç sırrı var; yetenek, hayal gücü ve işini sevmek” dedi.</em></p>  <p><strong>Bize biraz kendinizden bahseder misiniz?</strong></p>  <p>1979, Bodrum doğumluyum. Evliyim, bir kızım var. El sanatları mezunuyum, ama asıl mesleğim muhasebe. Kızımın doğumuyla çalışma hayatımı bırakmak zorunda kaldım.</p>  <p><strong>Pastacılığa başlamanız nasıl oldu?</strong></p>  <p>Her zaman bir ilgim vardı, mutfakta olmayı çok seviyorum. Evimde daima yeni tatlar keşfetmekten çok hoşlanırım, özellikle pasta yapımına ilgim diğer konulara göre her zaman daha ağır basıyordu. Kızımın doğumuyla birlikte pasta işlerine daha çok zaman ayırmaya başladım.</p>  <p>“Aman dışarıdan bir şey yemesin, ev yapımı olsun” derken mutfağımdaki çeşitliliğe her gün bir yenisini kattım. Kızımın doğum günü pastasını, ikramlıklarını düşünürken “Neden ben yapmıyorum” dedim ve kendimi işin içinde buldum. Kendi kendimi geliştirdim, eğitimler aldım hala da almaktayım… Eğitim asla bitmiyor her gün yeni şeyler öğreniyorsun. İzmir’de güzel bir derneğimiz var; Pasta Tasarımcıları Derneği (PASTAD). Derneğin üyesi olmak benim için ayrı bir mutluluk.  Birbirinden yetenekli, bilgili hocalarımız var. Devamlı onlardan kıymetli bilgiler alıyoruz. Sımsıcak bir dernek, bu dernekte olduğum için çok şanslıyım. Bodrum’daki hocamın “E hadi daha ne bekliyorsun?” demesiyle de sektöre girdim. Pasta hayatım bu şekilde başladı. Her şey renkli renkli… Hamurlar renkli, kremalar, figürler çalışıyorsun, minnoş kalıpların içerisindesin. Bence bir nevi içindeki çocukluğu yaşıyorsun, yaratıyor ve üretiyorsun.</p> <!-- wp:image --> <figure class="wp-block-image"><img src="https://i2.milimaj.com/i/milliyet/75/770x0/60b4e6935542802514cc6888" alt="Hamurla can bulan renkli bir dünya"/></figure> <!-- /wp:image --> <p><strong>Ailelerimize yardım ederdik</strong></p>  <p><strong>Bodrum’un ilk fırınlarından biri ailenize aitmiş ama sonra devretmişsiniz. Pastacılık sizin için aile mesleği diyebiliriz. Fırının hikayesini anlatır mısınız?</strong></p>  <p>Evet, Bodrum’da taş fırın ekmek fırınlarından Yörük Ali Fırını’nı amcalarım ve babam işletiyorlardı. Ben çok küçüktüm, babam ve diğer kardeşlerim ile birlikte fırında çok vakit geçirirdik, ailelerimize yardım ederdik. Ekmek hamurlarının kocaman hamur yoğurma kazanlarında nasıl yoğrulduklarına bakar, kocaman uzun küreklerle fırına ekmekleri verdiklerini izlerdik. Geceden sabaha kadar çalışılıp ekmekler hazırlanırdı. Sabaha karşı çıkan ekmekler kasalara doldurulur, Bodrum ve çevre köylere dağıtıma çıkılırdı. Uzun süre sonra fırınımızı devrettik. Geleneksel fırıncılığın yerini artık daha çok modern fırınlar almaya başladı.</p>  <p><strong>Görünüşü birbirinden harika pastalar hazırlıyorsunuz peki pastacılıkta el yeteneği mi önemli yoksa hayal gücü mü?</strong></p>  <p>Her ikisi de önemli. Yeteneğin var ise başarıyorsun. Eğer sevdiğin işi yapıyorsan ve gerçekten istiyorsan başarırsın. Hayal gücü de mutlaka önemli, hayal edebiliyorsan üretiyorsun.</p>  <p><strong>Sadece pasta mı üretiyorsunuz yoksa ürün yelpazenizde farklı ürünler var mı?</strong></p>  <p>Sadece butik pasta üretmiyorum. Ürün seçkimize devamlı yeni ürünler katılıyor. Bu dönem pinyata çikolatalar ve butik çikolata daha ön planda. Cakepopslar, magnumcake, browniler revaçta. Gündemi devamlı takip ediyor, ürün yelpazemizi genişletiyoruz. (Milliyet)</p> ]]></content:encoded>
      <guid>https://www.ekmeginsesi.com/ekmek-cesitleri/hamurla-can-bulan-renkli-bir-dunya-h7286.html</guid>
      <pubDate>Sat, 05 Jun 2021 23:23:12 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.ekmeginsesi.com/images/haberler/2021/06/hamur2.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>Ekmeğin Sesi</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Çocuk yaşlarda pişirmeyi öğrendiği tandır ekmeği gelir kapısı oldu]]></title>
      <link>https://www.ekmeginsesi.com/ekmek-cesitleri/cocuk-yaslarda-pisirmeyi-ogrendigi-tandir-ekmegi-gelir-kapisi-oldu-h7243.html</link>
      <description><![CDATA[Çocuk yaşlarda pişirmeyi öğrendiği tandır ekmeği gelir kapısı oldu Iğdır&#39;da yaşayan Necife Karakuş, çocuk yaşlarda annesinden ve ninesinden öğrendiği ekmek pişirme işi sayesinde 5 yıldır ailesini geçindiriyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[ <p><strong>Iğdır</strong>&#39;da yaşayan Necife Karakuş, çocuk yaşlarda annesinden ve ninesinden öğrendiği ekmek pişirme işi sayesinde 5 yıldır ailesini geçindiriyor.</p>  <p>Iğdır&#39;da 5 yıl önce, kocası karşı çıkmasına rağmen iş yeri açmak için KOSGEB&#39;e başvuran Necife Karakuş, çocuk yaşlarda annesinin ve ninesinin yanında öğrendiği tandırda ekmek pişirme işiyle şimdi ailesine bakıyor. Havanın ve tandır ateşinin sıcaklığına rağmen işini yapmaktan geri durmayan Karakuş&#39;un şu anda en büyük destekçisi ise kocası. Tek başına başladığı çalışma serüveninde şu anda yanında birçok kişiyi çalıştırdığını söyleyen Karakuş, hem cinslerine çalışmaları konusunda çağrıda bulunmayı da ihmal etmedi.</p> <!-- wp:image --> <figure class="wp-block-image"><img src="https://foto.haberler.com/haber/2021/06/04/cocuk-yaslarda-ogrendigi-tandirda-ekmek-pisir-3-14177744_o.jpg" alt="Son dakika haber! Çocuk yaşlarda pişirmeyi öğrendiği tandır ekmeği gelir kapısı oldu"/></figure> <!-- /wp:image --> <!-- wp:heading {"level":4} --> <h4>&#39;İlk başlarda çalışmama karşı çıkan eşim daha sonra bana destek çıkmaya başladı&#39;</h4> <!-- /wp:heading --> <p>4-5 yıldır ekmek pişirme dükkanı açtığını belirten Necife Karakuş, "Eşim ilk başlarda çalışmama karşı çıkıyordu. Ama benim aklımda hep bir iş kurma hayali vardı. Ancak eşim çalışmamı istemediği için ilk başlarda biraz zorlandım fakat daha sonra onu da ikna ederek ekmek pişirmek için iş yeri açmayı düşündüm ve KOSGEB&#39;e başvuru da bulundum. Daha sonra işyeri açma belgesini aldım. İlk başlarda çalışmama karşı çıkan eşim daha sonra bana destek çıkmaya başladı ve şimdi 4-5 yıldır ben bu işi yapıyorum eşim de bu durumdan memnun kaldığı için bana yardım etmeye bile geliyor. Bugün burada değil ancak iki günde bir muhakkak buraya uğrar ve gelir bana yardım eder." dedi.</p> <!-- wp:image --> <figure class="wp-block-image"><img src="https://foto.haberler.com/haber/2021/06/04/cocuk-yaslarda-ogrendigi-tandirda-ekmek-pisir-5-14177744_o.jpg" alt="Son dakika haber! Çocuk yaşlarda pişirmeyi öğrendiği tandır ekmeği gelir kapısı oldu"/></figure> <!-- /wp:image --> <!-- wp:heading {"level":4} --> <h4>&#39;Hava sıcaklığı bazen 40-43 derecelere kadar çıkabiliyor&#39;</h4> <!-- /wp:heading --> <p>Ekmek pişirme işinde özellikle sıcak havaların kendilerini zorladığına dikkat çeken Karakuş, "Ben burada çalışarak hem zamanımı değerlendiriyorum hem de ev ekonomisine katkıda bulunuyorum. İşimiz zor ve ağır bir iştir ama üstesinden gelebiliyorum. Iğdır&#39;da havalar şu anda oldukça sıcak. Hava sıcaklığı bazen 40-43 derecelere kadar çıkabiliyor. İçeride de iki tandırın arasında çalışıyoruz ve ekmekleri odun ateşinde pişiriyoruz. Hem içerisi hem de dışarısı sıcak oluyor. Bu da bizi ister istemez zorluyor. Ama bu zorluklara katlanamazsak çocuklarımızı da okutamayız, geçimimizi de sağlayamayız. Bu bizim işimiz ve biz bu işi yapmaya devam ediyoruz. Rahmetli annem ve ninem bu işi yapıyordu. Ben de onlardan öğrendim. ve şimdi onlardan öğrendiğim bu iş bana ekmek kapısı oldu. Küçük yaşlardan beri de ekmek pişirdiğim için pek zorlandığım söylenemez." ifadelerini kullandı.</p> <!-- wp:image --> <figure class="wp-block-image"><img src="https://foto.haberler.com/haber/2021/06/04/cocuk-yaslarda-ogrendigi-tandirda-ekmek-pisir-6-14177744_o.jpg" alt="Son dakika haber! Çocuk yaşlarda pişirmeyi öğrendiği tandır ekmeği gelir kapısı oldu"/></figure> <!-- /wp:image --> <!-- wp:heading {"level":4} --> <h4>&#39;Kadınların çalışmasını istiyorum&#39;</h4> <!-- /wp:heading --> <p>Kadınlara çalışmaları noktasında da çağrıda bulunan ekmek pişirme ustası Necife Karakuş, konuşmasının devamında şunları söyledi:</p>  <p>"Kadınların çalışmasını istiyorum. Şu iş kolay, bu iş zor demesinler. İnsan çalıştıkça öğreniyor, öğrendikçe daha çok çalışıyor. Kadınlar çalışarak ev ekonomilerine de katkıda bulunabilirler. Çalışmak güzeldir. Ne iş yaparsanız yapın çalıştığınız sürece her şey güzel oluyor. Çalıştığınız zaman hayatın tadı ve anlamı oluyor."</p> <!-- wp:image --> <figure class="wp-block-image"><img src="https://foto.haberler.com/haber/2021/06/04/cocuk-yaslarda-pisirmeyi-ogrendigi-tandir-ekm-3-14177744_o.jpg" alt="Son dakika haber! Çocuk yaşlarda pişirmeyi öğrendiği tandır ekmeği gelir kapısı oldu"/></figure> <!-- /wp:image --> <!-- wp:heading {"level":4} --> <h4>&#39;4 senedir burada bu işi yapıyorum&#39;</h4> <!-- /wp:heading --> <p>Necife Karakuş&#39;un açtığı iş yerinde çalışarak ev ekonomisine katkıda bulunduğuna vurgu yapan ekmek pişirme ustası Aynur Demir, "4 senedir burada bu işi yapıyorum. Ateşin başında ekmek pişiriyoruz. Bu işi yapmaya mecburuz. Necife ablanın yanında çalışarak hem eşime hem de çocuklarıma ekonomik yönden destek çıkabiliyorum. Bir oğlum şu anda Ankara&#39;da askerlik görevini yapıyor. Ben de burada çalışarak arada oğluma harçlık gönderiyorum. Bu durum da beni oldukça mutlu ediyor." açıklamasında bulundu. </p>  <p>Kaynak: İHA</p> ]]></content:encoded>
      <guid>https://www.ekmeginsesi.com/ekmek-cesitleri/cocuk-yaslarda-pisirmeyi-ogrendigi-tandir-ekmegi-gelir-kapisi-oldu-h7243.html</guid>
      <pubDate>Fri, 04 Jun 2021 12:13:12 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.ekmeginsesi.com/images/haberler/2021/06/cocukluk2.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>Ekmeğin Sesi</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ekmek ve çörek artık tescilli]]></title>
      <link>https://www.ekmeginsesi.com/ekmek-cesitleri/ekmek-ve-corek-artik-tescilli-h3699.html</link>
      <description><![CDATA[Kalecik Belediyesi, ilçenin ünlü ekmeği ve çöreği için coğrafi işaret aldı. Belediye Başkanı Duhan Kalkan, “Kasnak böreğimizle, Kalecik ayvası için başvuru yapacağız” dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<!-- wp:heading {"level":4} --> <h4>Kalecik karası üzümü için daha önce coğrafi işaret alındığını hatırlatan Kalecik Belediye Başkanı Duhan Kalkan, “Artık üç ürün ile Ankara’da en fazla coğrafi işarete sahip ilçeyiz” dedi.</h4> <!-- /wp:heading --> <p>Kasnak böreği ile Kalecik ayvası için de Türk Patent ve Marka Kurumu’na başvuru yapacakları bilgisini veren Başkan Kalkan şunları söyledi: “Kalecik karası üzümü için 2007’de coğrafi işaret alınmıştı. Biz de Kalecik ekmeği Kalecik çöreği için coğrafi işaret aldık. Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından belgelerimiz teslim edildi. Kalecik çöreğimiz cevizlidir. Kalecik ekmeği de uzun ömürlüdür. Ekmek, dolapta muhafaza edilerek bir iki ay rahatlıkla tüketilebiliyor. Kalecik’te üretimini yaparak satışını yapan ticari işletmelerimiz var. Belediyemizin Pursaklar’da bulunan tanzim satış merkezinde de satışını yapıyoruz."</p> <!-- wp:image {"id":3702,"sizeSlug":"large"} --> <figure class="wp-block-image size-large"><img src="https://ekmeginsesi.com/images/uploads/2020/12/kalecik1.png" alt="" class="wp-image-3702"/></figure> <!-- /wp:image --> <!-- wp:heading {"level":4} --> <h4><strong>AMAÇ DEĞERLERİN KORUNMASI</strong></h4> <!-- /wp:heading --> <p>Son iki ürünün tesciliyle Ankara’nın ilçeleri arasında Kalecik’in coğrafi işaretli üç ürünü oldu. Artık üç ürün ile Ankara’da en fazla coğrafi işarete sahip ilçeyiz. Yakın zamanda da kasnak böreğimizle, Kalecik ayvası için başvuru yapacağız. Amacımız Kalecik’e ait değerlerin korunması, gelecek kuşaklara aktarılması ve tanıtımının yapılması.”</p> <!-- wp:heading {"level":4} --> <h4><strong>ANKARA’NIN TESCİLLİ 14 ÜRÜNÜ VAR</strong></h4> <!-- /wp:heading --> <p>Türk Patent ve Marka Kurumu’nun Kalecik’e ait iki ürüne daha coğrafi işaret vermesinin ardından Başkent’in coğrafi işaretli ürün sayısı toplamda 14 oldu. Bu ürünler ise şöyle: Ankara döneri, Ankara erkeç pastırması, Ankara simidi, Ankara tava, Beypazarı kurusu, Çubuk agat taşı, Çubuk turşusu, Gölbaşı sevgi çiçeği, Kalecik çöreği, Kalecik ekmeği, Kalecik karası üzümü, Kızılcahamam bazlaması, Nallıhan örtmesi, Nallıhan iğne oyası. (Hürriyet)</p> ]]></content:encoded>
      <guid>https://www.ekmeginsesi.com/ekmek-cesitleri/ekmek-ve-corek-artik-tescilli-h3699.html</guid>
      <pubDate>Sun, 27 Dec 2020 22:17:48 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.ekmeginsesi.com/images/haberler/2020/12/kalecik3.png" type="image/jpeg"/>
      <author>Ekmeğin Sesi</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Buğdayın 12 bin yıllık öyküsü]]></title>
      <link>https://www.ekmeginsesi.com/ekmek-cesitleri/bugdayin-12-bin-yillik-oykusu-h2889.html</link>
      <description><![CDATA[İnsanoğlunun buğdayla tanışıklığı yeryüzü macerasının başladığı ilk günlere kadar uzanır. Kimi dini söylencelere göre insanoğlunun atası Adem’e yasaklanan meyve, buğdaydır.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<!-- wp:heading {"level":4} --> <h4>Buğday ilk kez Harran’da toprağa düştü, ilk yerleşik toplumlar ve en eski şehirler Anadolu’da kuruldu. Bu nedenle buğdayın tarihi, Türkiye’nin tarihidir.</h4> <!-- /wp:heading --> <p>İnsanın işlediği ilk günah yasak meyveye el uzatmak olduğu için bunca savaşın, bunca acının yaşandığı dünya sürgününün görünürdeki sebebidir, buğday. Yine dini söylencelere göre dünya sürgününe çıkan Adem’e, kendisinin ve soyunun binlerce yıl sürecek trajedisine sebep olan buğdayın üretimi bilgisi öğretilmişti. Bu bilgiyle saban ilk defa Harran’da toprak ile buluştu ve cennetten getirilen buğday taneleri burada başağa dönüştü. Başlancıçta her bir başağında deve dişi büyüklüğünde yüzlerce tane olan buğday, Adem’in günahkâr çocuklarının elinde azalıp küçüldü. Kimi zaman sadece bire iki verdi. Kimi zaman bire on, bire yüz… Bu sebeple binlerce yıl boyunca buğdayın çokluğu zenginlik ve tokluk, azlığı kıtlık ve kaos anlamına geldi.</p>  <p>Adem’in çocukları Habil ve Kabil’in arasındaki anlaşmazlığın bir tarafında yine buğday vardır. Kabil, yetiştirdiği buğday başaklarından bir tutam sunmuştu Tanrı’ya; Habil ise koyunlarından birini… Kurbanı kabul edilmeyen Kabil’in öfkesi, yeryüzünde ilk cinayetin işlenmesine sebep olmuştu.</p>  <p>Yine kutsal metinlere göre firavunun rüyasını yorumlayan Yusuf Peygamber, yedi bolluk yılı süresince Mısır’ın mahsulünü depolamış ve halkın yedi kıtlık yılını atlatmasını sağlamıştı. İncil, toprakla buluşmayan buğdayın yeşeremeyeceğini anlatarak örnek veriyordu, insanoğlunun olgunluk arayışını. Tevrat’taki dualarda “bol buğday başaklarının dalgalanması” temennisi dile getiriliyordu. Kur’an, mallarını Allah yolunda harcayanları her bir başağında yüz buğday tanesi olan, yedi ayrı başağa tohumluk eden bir tek taneye benzetiyordu. Bu sebeple bazı Kur’an araştırmacıları, bir buğday tanesinden yedi ayrı başak bitirmenin mümkün olabileceğini ileri sürüyordu. Yine Kur’an dünya nimetlerini anlatırken ekine atıf yapıyor, helak olmuş kavimleri ezilmiş ekine benzetiyordu. Tüm bu anlatılar dolayısıyla semavi inançların hepsinde buğdayın temel motiflerden biri olduğunu söylemek mümkündür.</p>  <p>Yazılı kaynaklarda buğday, yetiştiği coğrafyanın iklimiyle, toprağıyla uyum sağlayan bir bitkiydi. Hasat edildikten sonra uzun süre bozulmadan durabiliyor, suyla buluştuğunda çoğalıp doyurucu oluyordu. Çok çeşitli gıdalarla birlikte tüketilebiliyor, sapı samanı hem hayvan gıdası olarak kullanılıyor hem de yakacak olarak iş görüyordu. Tanelerinin küçüklüğü dolayısıyla taşınması kolaydı. Yetişmesi için başında beklemek ve estradan sulamak gerekmiyordu. Sürekli bir ticari değer taşıyordu. Bu sebeple varlığı yaşamla eş anlamlıydı.</p> <!-- wp:image {"align":"left","id":971} --> <div class="wp-block-image"><figure class="alignleft"><img src="http://trdergisi.com/wp-content/uploads/2015/11/Amerika_bicer_dover-300x174.jpg" alt="Amerika_bicer_dover" class="wp-image-971"/></figure></div> <!-- /wp:image --> <p>İnsanoğlu ektiği buğdayın hasat mevsimini beklemek için yerleşik hayata geçti. Yerleşik hayat, barınma ve savunma imkânlarını geliştirmeyi zorunlu kıldı. İnsanoğlu, yerleştiği yerde önce kulübeler, sonra köyler, sonra şehirler kurdu. Ürettiği ürünün fazlasını kendisinde olmayan ürünlerle takas etmek suretiyle ticareti başlattı. Evvelce korkup uzak durduğu diğer insan topluluklarıyla iletişime geçti. Ürettiği ve alıp sattığının çetelesini tutmak ihtiyacı dolayısıyla taşa, kil tablete ve deri parçalarına çizgiler çizdi. Bu çizgiler evrilip sesleri ifade etmeye başladı. İnsanoğlu yazının keşfi ile tarihin karanlıklarından dışarı çıktı.</p>  <p>Dolayısıyla buğday sadece insanın yeryüzü macerasının başlamasına sebep olan yasağın adı değil, aynı zamanda uygarlığa geçiş sürecinin de en temel dinamiğidir. Arkeolojik kaynaklar buğday tarımının Anadolu, Azerbaycan, Batı İran ve Güney Kafkasya bölgelerinde başlamış olduğunu doğruluyor. Şeria nehri yakınlarındaki Jeriko ve Şam’ın güneyindeki Tell Esved adlı yerleşim yerlerinde buğday tarımı yapıldığına ilişkin somut arkeolojik veriler bulunmaktadır. Bu bölge gerçekten Adem’in cennetten kovulup indiği coğrafya mıdır bilinmez, ama insanoğlunun uygarlık süreci burada başlamıştır. Evet, buğday tarımının ilk kez bu coğrafyada yapıldığını, eski medeniyetlerin temel gıda maddesinin buğday olduğunu hem tarihi hem dini kayıtlar doğruluyor.</p> <!-- wp:image {"align":"left","id":975,"linkDestination":"custom"} --> <div class="wp-block-image"><figure class="alignleft"><a href="http://trdergisi.com/wp-content/uploads/2015/11/Gilgamesh1.jpg"><img src="http://trdergisi.com/wp-content/uploads/2015/11/Gilgamesh1-187x300.jpg" alt="Gilgamesh" class="wp-image-975"/></a></figure></div> <!-- /wp:image --> <p>Mezopotamya uygarlıklarından kalan yazılı kayıtlarda buğdayın temel ticaret ürünlerinden birisi olduğu görülmektedir. Gılgamış Destanı’nda buğday motifi sıklıkla işlenir ve tasvirlerde kullanılır. Mezopotamya’dan Arap çöllerine ve Asya içlerine, deniz yoluyla körfez civarına gönderilen temel ürün de buğdaydır. Eski Mısır ve Fenikelilerde buğday narh uygulanan ve vergi kesilen ürünlerdendir. Devrin askeri güçlerinin ve dini otoritelerin temel ihtiyaç malzemesinin buğday olduğuna dair kayıtlar da mevcuttur.</p>  <p>Hititlerin Anadolu’da tarım kültürünü geliştirdikleri, hâlâ kullanılan geniş ekim alanlarını onların açtığı bir başka tarihi kayıttır. Buğday, Hititlerin elinde çeşitli formlar almış; bulgura, bozaya, irmiğe dönüşmüştür. Günümüz Türkçesinde kullanılan “kalbur” sözcüğünün etimolojik kökünün Hitit dillerine uzanması enteresandır. Bugüne ulaşan kabartmalarda Hitit tanrısı Tarhuna bir elinde buğday başağı, bir elinde üzüm salkımı ile resmedilmiştir.</p>  <p>Binlerce yıl sonra bile buğday Türkiye’de yaşayan insanlar için tokluk, varsıllık ve yaşamı çağrıştırmaktadır. Tıpkı Orta Amerika yerlileri için mısırın, Çinliler için pirincin, Güney Amerikalılar için patatesin taşıdığı kutsal anlam gibi… Bu nedenle dini gelenekler buğdayı tanrının en kutsal ikramı kabul edip saygı duymayı buyurur. Bu nedenle Türkiye’de ekmek öpülüp, baş üstüne konur. Bir tuzun bir de ekmeğin hatırı güdülür ki bu en temel ihtiyaçların karşılanmasına duyulan vefadır. Sonra kahve hatırı vardır. Bu ise dostluğa, ahbaplığa, arkadaşlığa duyulan hürmettir.</p>  <p>Öte yandan buğday, tabiatın süsü niteliğindedir. Kışın eriyen karla birlikte yeşerir, nisan yağmurlarıyla boy verir. Rüzgârda yeşil bir deniz gibi dalgalanır. Başak verdiğinde gönence dönüşür, sarardığında yaz ortasıdır artık. Biçildiğinde tatlı bir zafer yorgunluğu yaşatır. Türk çiftçisinin dilinde atasözüne evrilen “Buğday ile koyun, gerisi oyun.” sözü buğdayın tarımla uğraşan kesim için temel geçim kaynaklarından biri olduğunu ortaya koymaktadır. Anadolu’da, Balkanların bir kısmında ve İran’da zifaf evine getirilen gelinin başından buğday dökülmesi geldiği eve bereket ve zenginlik getirmesi dileğini ifade eden bir seremonidir.<br>Hasat edilen buğdayın daha uzun süre dayanması, çeşitli yemekler haline gelmesi, farklı tatlara dönüşmesi ve daha rafine bir ticari materyal haline gelmesinin yollarını arayan insanoğlu, daha önce su ile ıslatıp yenilebilir hale getirdiği buğdayı bir sonraki aşamada kavurarak tüketmeyi akıl etti. Ardından düz iki taş arasında ezdiğinde büyüleyici bir toza dönüştüğünü keşfetti. Bu işlemin ilk önce Eski Mısır’da gerçekleştirildiği düşünülmektedir. Elde edilen toz haline gelmiş buğday özünün ilk pişirme şeklinin bulamaç olduğu düşünülmektedir. Buna göre, deri kırbalar içinde suyla karıştırılan un, sıcak taşlar yardımıyla kıvamlandırılıyor olmalıydı. Bu pişirme metodu aynı zamanda boza ve biranın keşfine de yol açmış olmalı. Günümüzde hâlâ Avrupa’nın eski kolonileri olan bazı Afrika ülkelerinde un, bulamaç yapılmak suretiyle pişirilmektedir.</p>  <p>Hamurun önce kızgın taş, sonra demirin işlenmesi suretiyle geliştirilen saçlar üzerinde pişirildiği kabul edilir. Tandır, Orta Doğu ve Ön Asya’da kullanılan temel metot olarak hâlâ varlığını sürdürür. Ekmek ne kadar modern ve kolay tekniklerle pişirilirse pişirilsin Ön Asya’da tandır vazgeçilmezdir. Fırın ise tandır tekniğinin gelişmiş halidir.</p>  <p>Unu bambaşka bir şekle dönüştüren mayalama işleminin Mısırlılar tarafından bulunduğu kabul edilmektedir. Yaklaşık 4 bin yıl önce keşfedilen bu teknikle daha az oranda buğday ile daha fazla ölçüde ve daha lezzetli ekmek elde etme<br>imkânına kavuşulmuştur. Günümüzde mayasız ekmek üretimi yok denecek kadar azdır.</p>  <p>Daha sonraki çağlarda buğday sadece ekmek yapımında değil, çok muhtelif ürünlerde kullanılmaya başlanmıştır. Daha dayanıklı hale gelmesi için kaynatılıp kurutulmuş, elde edilen malzeme farklı ölçülerde kırılarak bulgur, yarma, ince bulgur, irmik gibi formlara dönüşmüştür. Binlerce yıldır bu ürünleri işleyen, üreten, saklayan sihirli kadın eli, sanatıyla taşa şekil veren bir heykeltraş maharetiyle her bir üründen sayılmayacak kadar çok miktarda yemek çeşidi, hamur işi, tatlı, tuzlu, çorba ve çerez elde etmiştir.</p>  <p><em>Kaynak: Hulusi Üstün (TRDergisi)</em></p> ]]></content:encoded>
      <guid>https://www.ekmeginsesi.com/ekmek-cesitleri/bugdayin-12-bin-yillik-oykusu-h2889.html</guid>
      <pubDate>Tue, 03 Nov 2020 14:38:55 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.ekmeginsesi.com/images/haberler/2020/11/bugday2.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>Ekmeğin Sesi</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Mor ekmekten sonra mor hamurdan ürünler giderek yaygınlaşıyor]]></title>
      <link>https://www.ekmeginsesi.com/ekmek-cesitleri/mor-ekmekten-sonra-mor-hamurdan-urunler-giderek-yayginlasiyor-h2026.html</link>
      <description><![CDATA[Japonya’da vatandaşların zorunlu tüketimi olan Mor Ekmek, Türkiye’de de ilgi görmeye başladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<!-- wp:heading {"level":4} --> <h4>Düzce’de bir firma ekmeğin dışında Türkiye’de bir ilki yaparak mor yaş pasta, mor baklava, mor pide, mor kurabiye, mor pizza, mor lahmacun ve mor simit yapmaya başladı.</h4> <!-- /wp:heading --> <p>Japonya’da vatandaşların sağlıklı yaşam için vazgeçilmezlerinden olan mor ekmek, Türkiye’de de ilgi görmeye başladı. Düzce’de bir fırın mor ekmek başta olmak üzere, mor baklava, mor pasta, mor simit ve mordan farklı ürün çeşitleri üretimine başladı. Birçok hastalığa iyi geldiği belirlenen mor hamurdan elde edilen ürünler ise vatandaşlar tarafından yoğun ilgi görüyor. Mor hamurdan çok sayıda unlu mamul ürettiklerini belirten Düzceli fırın işletmecisi İbrahim Korkmaz, ürünlerin sahtelerinin olduğu konusunda vatandaşları uyararak dikkatli olmaları gerektiğini söyledi.</p> <!-- wp:image {"id":2028,"sizeSlug":"large"} --> <figure class="wp-block-image size-large"><img src="https://ekmeginsesi.com/images/uploads/2020/09/morekmek2.jpg" alt="" class="wp-image-2028"/></figure> <!-- /wp:image --> <!-- wp:heading {"level":4} --> <h4>BİRÇOK HASTALIĞA İYİ GELİYOR</h4> <!-- /wp:heading --> <p>Böğürtlen, ekşi mor dut, yaban mersini, vişne, nar, patlıcan ve mor soğan kabuğundan elde edilen antosiyaninler ileri teknoloji yöntemlerle moleküler saflaştırma sonucunda una katılan son ürün haline getiriliyor. Morlu ürünler içerisinde barındırdığı mineraller, vücutta oluşturduğu onarıcı etki ile öne çıkıyor. Mor hamurdan yapılan ekmek, baklava ve diğer unlu mamuller kalp ve damar hastalıkları, yüksek tansiyon, kalp ve beyin damarı tıkanıklıklarına, böbrek yetmezliği, kol ve bacak uyuşmaları ile morarmaları, diz ve kalça eklem ağrıları ve erken yaşlanma ile başlayan unutkanlıklara karşı etkili olduğu yapılan araştırmalarda ortaya çıktı. Yapılan araştırmalar sonucunda ayrıca şeker hastaları için baklava, yaş pasta gibi besinlerde büyük risk oluştururken mordan yapılan ürünleri şeker hastalarının da rahatlıkla kullanabildiği ortaya çıktı.</p> <!-- wp:heading {"level":4} --> <h4>EKMEKTEN SONRA MOR HAMURLA UNLU MAMULLER ÜRETİLDİ</h4> <!-- /wp:heading --> <p>Yapılan araştırmalar sonucunda ortaya çıkan sonuçlar altında üretilen morlu sebze ve meyvelerin karışımını Düzce’de bir ekmek fırını ürünlere dönüştürdü. Bütün Türkiye’de Mor ekmek üretimi yapılırken Düzce’de ekmek üretimi yapan fırın işletmecisi İbrahim Korkmaz, mor pasta, mor baklava, mor simit ve birçok mor ürünü üretmeye başladı. Firma özellikle şeker hastalarının tüketemediği baklava gibi tatlıları da mor Antosiyanin ile birleştirerek mor baklavada üretti. Ayrıca mor pasta üretimini de yapan firma şeker hastalarının yiyemediği yiyecekleri yaparak onlara büyük hizmet vermeye başladı.</p> <!-- wp:heading {"level":4} --> <h4>"MOR EKMEKTEN SONRA MOR SİMİT VE MOR LAHMACUN"</h4> <!-- /wp:heading --> <p>Firma sahibi İbrahim Korkmaz yaptığı açıklamada: “Mormiks Türkiye’de ilk defa Malatya’da fabrikası kuruldu ve bunun Karadeniz Bölge bayilerini Düzce’de ben aldım. Biz yenilikleri çok takip ettiğimiz için ilk önce Halk Sağlığı dediğimiz için bunu takip ettik. Çok faydalı olduğunu öğrenince bizde bunu Düzce’de halkımız ve Karadeniz bölgesi halkımıza ulaştırmak için bizde bunu yapmaya başladık. Bunun ekmeği yapılıyordu Malatya’da biz bunun tatlısını simitini pastasını şuanda unlu mamüller olarak tüm çeşitlerinin hepsini yapmaya başladık. Deneme aşamasındaydık. Bugün aşağı yukarı 1 haftadan beri mor baklavayı çıkartıyoruz. Güzelde bir sonuç aldık. Ekmek, baklava ve simit çıkartmaya devam ediyoruz. Prof. Dr. İhsan Kara’nın anlattıklarından yola çıkarak biz bunu aldık. Fabrikasını bunlar yaptılar. 12-13 yıldır hocamız bununla ilgileniyor. Ekibi ile beraber bu buluşu onlar buldular. Biz onların söylediklerini söylüyoruz. 7 tane mor sebze ve meyveden bunu elde etmişler. Kurutup posasını çıkartarak, un yapıp bize ununu gönderiyorlar. Bizde bunun ununu bize söylemiş oldukları miktarları ile baklavada yüzde 10 ekmekte yüzde 6,5 Simitte yüzde 6,5 içerisine katılması gerektiğini ve bunların katıldığında insanlara faydasının çok fazla olduğunu söylüyor. Bizde bunu yapıyoruz ve bende bir şeker hastasıyım bende şu anda sadece mor ekmek tüketiyorum. Biz şu anda mordan baklava yaptık. Mor pasta yaptık. Mor kurabiye yaptık. Mor simit yapıyoruz. Mor pide, mor lahmacun ve mor pizza ile mor ekmek yapıyoruz" dedi.</p>  <p>(İHA)</p> ]]></content:encoded>
      <guid>https://www.ekmeginsesi.com/ekmek-cesitleri/mor-ekmekten-sonra-mor-hamurdan-urunler-giderek-yayginlasiyor-h2026.html</guid>
      <pubDate>Fri, 25 Sep 2020 11:05:52 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.ekmeginsesi.com/images/haberler/2020/09/morekmek1.png" type="image/jpeg"/>
      <author>Ekmeğin Sesi</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hayatımıza nasıl girdi? Tarihteki ilk doğum günü]]></title>
      <link>https://www.ekmeginsesi.com/ekmek-cesitleri/hayatimiza-nasil-girdi-tarihteki-ilk-dogum-gunu-h1979.html</link>
      <description><![CDATA[Doğum günü pastasının tarihi çok eski çağlara dayanır. İlk doğum günü pastasının eski Yunanlılar tarafından yapıldığına inanılır.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<!-- wp:heading {"level":4} --> <h4>Doğum günü pastası, eski İskandinav dillerinde kaka diye adlandırılırdı. 13. Yüzyılın başlarında batı kültüründe doğum günü keki denilmeye başlandı. Bizim ülkemizde ise pasta sözcüğü ile ifade edilmektedir.</h4> <!-- /wp:heading --> <p>Doğum günü pastasının tarihi çok eski çağlara dayanır. İlk doğum günü pastasının eski Yunanlılar tarafından yapıldığına inanılır. Dini inançlarına göre ballı kekler ve ekmekler yaparak Ay Tanrıçası Artemis’e sunarlardı. İlk yapılan doğum günü pastasıyla ilgili diğer iddia, doğum günü pastası geleneğinin Ortaçağların Almanya’sında İsa’nın doğuşunu kutlamak için başladığıdır. Bu pasta, tatlı hamuruna, kundaktaki bebek İsa şekli verilerek yapılmıştır. Daha sonraları doğum günü pastası, Almanya’da çocuk festivallerinde veya çocukların doğum günü kutlamalarında görülmüştür.</p> <!-- wp:image --> <figure class="wp-block-image"><img src="https://countrydirectory.info/wp-content/uploads/starbucks-free-birthday-cake-over-160-birthday-freebies-and-discounts-around-columbus.jpg" alt=""/></figure> <!-- /wp:image --> <p>Eski Romalılar da pasta yapımını gelenek haline getiren kültürlerdendir. Romalıların 50. yıl kutlamaları diğer yıllardan biraz daha farklı yapılırdı. Bu vesileyle kutlama pastası da diğer doğum günü pastalarından farklı olarak buğday unu, rendelenmiş peynir, bal ve zeytinyağından yapılırdı.</p>  <p>Ortaçağda, İngiltere’de yapılan doğum günü pastaları, içlerine madeni para ve yüksük gibi sembolik nesneler konarak pişirilirdi. İnanışa göre madeni parayı bulan çok zengin olurken, yüksüğü bulan şansız sayılır ve ömür boyu evlenemezdi.</p> <!-- wp:image --> <figure class="wp-block-image"><img src="https://www.thoughtco.com/thmb/49KAOOrIAAX65Z8FgNbmM0oXnrI=/3646x2734/filters:fill(auto,1)/GettyImages-166274864-56b0e2c05f9b58def9c36a81.jpg" alt=""/></figure> <!-- /wp:image --> <p><strong>Doğum Günü Pastası Neden Yuvarlaktır?</strong></p>  <p>Eski zamanlarda doğum günü pastaları çoğunlukla yuvarlak şekilde yapılırdı. Tarihçiler bunun sebebini dinsel inanışlara ve teknik nedenlere bağlıyorlar.</p>  <p>Yunanlılar Ay’ı simgeleyen Ay Tanrıçası Artemis’e sundukları pastaların, yuvarlak şekilli olmasını tercih ederlerdi.</p>  <p>Eski çağ insanları da, pastayı ay ve güneşin yıllık döngüleri ile ilişkilendirirlerdi. Yuvarlak şekil de bu yaşamın doğal döngüsünü temsil ederdi.</p>  <p>Eski zamanlarda ekmekler ve kekler elle yapılır, yuvarlak toplar haline getirilir ve derin olmayan kaplarda ya da ocak taşında pişirilirdi. Bunun sonunda da yuvarlak şekilli pastalar elde edilirdi.</p>  <p><strong>Kaynaklar</strong><br>[1] http://www.cyprogurme.com/arsiv/yazi_arsiv/gozde_ozler/gozde_sayi38.htm<br>[2] http://www.tokenz.com/history-of-birthday-cake.html<br>[3] http://en.wikipedia.org/wiki/Birthday_cake</p> ]]></content:encoded>
      <guid>https://www.ekmeginsesi.com/ekmek-cesitleri/hayatimiza-nasil-girdi-tarihteki-ilk-dogum-gunu-h1979.html</guid>
      <pubDate>Thu, 24 Sep 2020 11:26:27 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.ekmeginsesi.com/images/haberler/2020/09/dogungunu2.png" type="image/jpeg"/>
      <author>Ekmeğin Sesi</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Muş'da, kavurucu sıcakta tandır ekmeği mesaisi]]></title>
      <link>https://www.ekmeginsesi.com/ekmek-cesitleri/musda-kavurucu-sicakta-tandir-ekmegi-mesaisi-h1735.html</link>
      <description><![CDATA[ Termometrelerin 40 derece sıcaklığı gösterdiği Muş’ta, tandır ekmeği fırınlarında çalışan kadınlar kavurucu sıcaklara rağmen ekmek üretimi yapmaya çalışıyor. ]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<!-- wp:heading {"level":4} --> <h4>Muş&#39;ta hava sıcaklığının normalin üzerinde seyretmesine rağmen tandırda ekmek pişirerek geçimlerini sağlamaya çalışan kadınlar, sıcaklığın 50 dereceyi bulduğu alanda aile bütçelerine katkı sağlıyorlar.</h4> <!-- /wp:heading --> <!-- wp:core-embed/facebook {"url":"https://www.facebook.com/ekmeginsesicom/videos/3241669395908892","type":"video","providerNameSlug":"facebook","align":"center","className":""} --> <figure class="wp-block-embed-facebook aligncenter wp-block-embed is-type-video is-provider-facebook"><div class="wp-block-embed__wrapper"> https://www.facebook.com/ekmeginsesicom/videos/3241669395908892 </div></figure> <!-- /wp:core-embed/facebook --> <p>Son zamanlarda yaşanan sıcak hava dalgası hayatı olumsuz yönde etkilemeye devam ediyor. Termometrelerin 40 derece sıcaklığı gösterdiği Muş’ta, tandır ekmeği fırınlarında çalışan kadınlar kavurucu sıcaklara rağmen ekmek üretimi yapmaya çalışıyor. Akşamdan hamur mayalayan kadınlar, sabahın erken saatlerinde tandırlarını yakarak ekmek yapmak için hazır hale getiriyor. 500 ile 600 arasında ekmek üreten kadınlar, her gün 5 litre su tüketerek serinlemeye çalışıyor. Geçimlerini sağlamak için tandırda çalıştığını ifade eden kadınlardan Gülizade Orman, kimsenin bu sıcağı çekemeyeceğini ama ekmek parası için mecburen çalıştıklarını söyledi. </p> <!-- wp:heading {"level":4} --> <h4>"MECBUREN EKMEK PARAMIZ İÇİN ÇALIŞIYORUZ"</h4> <!-- /wp:heading --> <p>Tandırda hava sıcaklığının 50 derecenin üzerinde olduğunu anlatan Orman, “Sıcaktan dolayı baya zorluk çekiyoruz. Sıcak nedeniyle baş ağrısı ve bir takım rahatsızlıklar yaşıyoruz. Tandır başında 2-3 litre su tüketip, karpuz yiyoruz, çay içiyoruz. Dışarıyla içeri arasındaki sıcaklık farkı 3-4 kat fazla oluyor. Ama mecbur çalışıyoruz. Ekmek paramız için bu işi yapıyoruz” dedi. Günde 2-3 defa el ve ayaklarını sıcağa karşı yıkadıklarını ifade eden kadınlardan Hacer Atik, “Buzlu su içiyoruz. 5 litre su tüketiyorum. Bunun yanında çay, ayran içiyorum ve karpuz yiyorum. Dışarıda da hava çok sıcak ama tandırın kendi iç sıcaklığı çok yüksek. Mecburen ekmek paramız için çalışıyoruz” diye konuştu.</p>  <p>(İHA)</p> ]]></content:encoded>
      <guid>https://www.ekmeginsesi.com/ekmek-cesitleri/musda-kavurucu-sicakta-tandir-ekmegi-mesaisi-h1735.html</guid>
      <pubDate>Tue, 15 Sep 2020 17:02:09 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.ekmeginsesi.com/images/haberler/2020/09/tandirmanset2.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>Ekmeğin Sesi</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Cevizli ekmek üretti, ünü ülke sınırlarını aştı]]></title>
      <link>https://www.ekmeginsesi.com/ekmek-cesitleri/cevizli-ekmek-uretti-unu-ulke-sinirlarini-asti-h1676.html</link>
      <description><![CDATA[Bursa&#39;da içine ceviz katılarak pişirilen ekşi maya ekmek yurtdışından bile ilgi görüyor. ]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<!-- wp:heading {"level":4} --> <h4>İnegöl ilçesinin İsaören köyünde yaşayan aile; köylerine fırın kurup ekşi maya cevizli ekmek üretmeye başladı. Köye fırını açtıklarında "burada nasıl iş yapacaksınız" diye dalga geçilen ailenin taş fırında pişirdiği ekmekler o kadar beğenildi ki köyden dünyanın farklı ülkelerine ekmek yolluyorlar. Baştar ailesi köyde açtıkları fırından günde bin adet ekmek satmayı başarıyor. Ekmekler 1 kilogram gelirken normal ekmekler 6 liradan cevizli ekmekler ise 12 lira 50 kuruştan satılıyor.</h4> <!-- /wp:heading --> <p>İlçeden yurt dışına hediye götürecekler taş fırında pişen cevizli ekmekten alıp götürüyor veya kargoyla gönderiyor.</p> <!-- wp:image --> <figure class="wp-block-image"><img src="https://mobile.tgrthaber.com.tr/images/ckfiles/images/AW066950_02.jpg" alt="Cevizli ekmek üretti ünü ülke sınırlarını aştı"/></figure> <!-- /wp:image --> <p>Fırıncılık işine 5 yıl önce başladıklarını ifade eden Salim Baştar, "Biz köyde market işletiyorduk. Bir gün her zaman ekmek aldığımız fırından ekmek gelmedi. Bizde müşterilere mahcup olmamak için kendi ekmeğimizi üretmeye karar verdik. Kendi ürettiğimiz ekmeğimizi köy evinde olan fırınlarda ürettik. Baktık ki çok beğenildi çok sipariş alıyoruz. Bizde büyük bir fırın yapmaya karar verdik. Fırında bizim yöreye has cevizli ekmek üretmeye başladık. İlk fırını açarken köylüler "burada fırın mı açılır, burada ekmeği kime satacaksınız" dediler. Ekmeğimizin ünü o kadar yayıldı ki şimdi günde bin tane ekmek yapıyoruz. En çok cevizli ekmeğimiz beğeniliyor. Bu ekmeği alıp yurt dışına gönderenler bile var normal ekmeği 6 liraya cevizli ekmeği ise 12 lira 50 kuruşa satıyoruz. Burada günde bin tane ekmek satışı yapıyoruz" dedi.</p>  <p>(İHA)</p> <!-- wp:image --> <figure class="wp-block-image"><img src="https://static.daktilo.com/sites/71/uploads/2020/07/15/28460021-1594794281.jpg" alt="Cevizli ekmek üretti ünü ülke sınırlarını aştı - Ekonomi haberleri"/></figure> <!-- /wp:image -->]]></content:encoded>
      <guid>https://www.ekmeginsesi.com/ekmek-cesitleri/cevizli-ekmek-uretti-unu-ulke-sinirlarini-asti-h1676.html</guid>
      <pubDate>Mon, 14 Sep 2020 11:17:38 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.ekmeginsesi.com/images/haberler/2020/09/bursali2.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>Ekmeğin Sesi</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Orta Asya'dan Anadolu'ya 'Türk Coğrafyasında Ekmek Kültürü']]></title>
      <link>https://www.ekmeginsesi.com/ekmek-cesitleri/orta-asyadan-anadoluya-turk-cografyasinda-ekmek-kulturu-h1648.html</link>
      <description><![CDATA[Ekmek Türk dünyasında asırlar boyu kutsal sayılarak büyük önem atfedilmiştir. ]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[ <p><strong>Ekmek</strong> Türk dünyasında asırlar boyu kutsal sayılarak büyük önem atfedilmiştir. Sofraların vazgeçilmezi olan ekmek, hem inancın hem de geleneklerin bir gereği olarak daima <strong>ana yiyecek</strong> olarak görülmüştür. Türk dünyasında genel olarak ekmeğe “<strong>etmek</strong>” denildiğini görmekteyiz. </p>  <p>Uygurlar ve 11-13. yüzyıllar arasında hüküm süren Harzemşahlar ise ekmeğe “<strong>ötmek</strong>” tabirini uygun görmüştür. Ekmek yapım metotlarına bakılacak olursa köze veya küle gömme yöntemlerine rastlarız. Pişirme yöntemi olarak bakıldığında ise <strong>tandır ekmeği</strong> ve<strong> fırın ekmeği</strong> üretildiği anlaşılmaktadır. </p>  <p>Ekmek yapımında kullanılan ana malzeme itibariyle darı ekmeği, mısır ekmeği ve arpa ekmeği ön plandadır. Ayrıca;</p> <!-- wp:list --> <ul><li>• Közde pişirilen ekmeğe közmen (<strong>közleme</strong>)</li><li>• Külde pişirilen ekmeğe gömeç (<strong>kümeç</strong>)</li><li>• Yağla yoğrulduktan sonra tandır veya fırında pişirilen hamura ise <strong>kakurgan</strong></li></ul> <!-- /wp:list --> <p>adı verilirdi. Öte yandan iyi elenmiş buğdaydan yapılana “<strong>has ekmek</strong>” (ak ötmek), darı ya da arpadan yapılana ise <strong>kara ekmek</strong> deniyordu.</p> <!-- wp:image --> <figure class="wp-block-image"><img src="https://images.turktoyu.com/uploads/content/16-IVCxO1s4FZtfU6FiJ7szzP7GYVrb6yeuZYr9kGoe.jpeg" alt="Orta Asya"/></figure> <!-- /wp:image --> <!-- wp:paragraph {"textColor":"vivid-cyan-blue"} --> <p class="has-text-color has-vivid-cyan-blue-color"><sup>Kara ekmek</sup><br><strong>Türklerin En Fazla Tükettiği Ekmek Çeşitleri</strong></p>  <p>Kimi Türk boyları süt ilave etmek suretiyle ekmeklerini beyazlaştırırken “<strong>yalaçı yuga</strong>" adı verilen ince katmerli forma ait bir ekmeği de severek tüketiyorlardı. Kırılgan ve çok ince eşyalara eski Türkler “<strong>yuvka</strong>” sıfatını uygun görmüş, buna istinaden ince ekmeğe de “<strong>yupka</strong>” demişlerdir. İnce ekmeklere örnek olarak <strong>büskeç</strong>, <strong>sinçü </strong>ve <strong>bazlama</strong> örnek olarak gösterilebilir. </p> <!-- wp:image --> <figure class="wp-block-image"><img src="https://images.turktoyu.com/uploads/content/16-5oJmfO5p2WVX0d678ci8Mz04pdtA5cRYCufndtpr.jpeg" alt="Orta Asya"/></figure> <!-- /wp:image --> <p><sup>Bazlama</sup><br>Yufka ile somun arasında bir inceliğe sahip ekmeğe sinçü, pide ve yufka aralığındaki ince ekmeğe de <strong>püşkel</strong> deniyordu. Yağ veya peynir sürülen yufkayı “bir tikim türmek” diyerek yiyen eski Türk toplumlarında kimi zaman hamur içine ceviz ve kavurma konulduğu da bilinmektedir. İtinayla pişirilen ekmekleri mayalandırmış, içine yağ koyarak “<strong>kevşem ekmek</strong>” üretmişlerdir.</p> <!-- wp:paragraph {"textColor":"vivid-cyan-blue"} --> <p class="has-text-color has-vivid-cyan-blue-color"><strong>İnce Ekmek Yapma ve Paylaşma Kültürü UNESCO Listesinde</strong></p> <!-- wp:image --> <figure class="wp-block-image"><img src="https://images.turktoyu.com/uploads/content/16-INglhOT3e1Iq3pjkmrgdkFtA0ZnsRgvnPCGxHj1U.jpeg" alt="Orta Asya"/></figure> <!-- /wp:image --> <p><sup>İnce ekmek (Yufka)</sup><br>2016 yılında kısa adı UNESCO olan Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü’ne yapılan başvuru üzerine “İnce Ekmek Yapma ve Paylaşma Kültürü” Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi’ne eklenmiştir. Burada geçen ince ekmek <strong>Azerbaycan</strong>, <strong>Kazakistan</strong>, <strong>İran</strong>, <strong>Kırgızistan </strong>ve <strong>Türkiye </strong>toplumlarınca ortak bir paylaşma kültürünü de simgelemektedir. Söz konusu başvuru da bu ülkeler tarafından ortaklaşa yapılmıştır. Bu ince ekmek, bahsi geçen ülkelerde Lavaş, Katırma, Jupka, Yufka gibi adlarla anılmakta, buğday ya da çavdar unundan mayasız veya mayalı olarak yapılmaktadır.</p> <!-- wp:preformatted --> <pre class="wp-block-preformatted">Kaynak: turktoyu.com</pre> <!-- /wp:preformatted -->]]></content:encoded>
      <guid>https://www.ekmeginsesi.com/ekmek-cesitleri/orta-asyadan-anadoluya-turk-cografyasinda-ekmek-kulturu-h1648.html</guid>
      <pubDate>Thu, 10 Sep 2020 15:39:27 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.ekmeginsesi.com/images/haberler/2020/09/ekmekkulturu2.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>Ekmeğin Sesi</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Evde ekmek yapanlar dikkat!]]></title>
      <link>https://www.ekmeginsesi.com/ekmek-cesitleri/evde-ekmek-yapanlar-dikkat-h609.html</link>
      <description><![CDATA[Sosyal medyada paylaşım yapmak için evde yapılan ekmek israfa neden oluyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[ <p>Halkın evde kal çağrılarına kulak verdiği bu günlerde insanlar can sıkıntısından kendilerine farklı farklı uğraşlar bulmaya başladı. Bu uğraşlardan biri de ekmeğini evde yap akımı. İnsanlar sosyal medyada paylaşım yapabilmek adına ekmek yaparak bir birine meydan okuyor. Bu da israfı ve kilo alımlarını beraberinde getiriyor.</p>  <p>Bazı ünlülerin evde ekmek yapması ve sosyal medya hesaplarında paylaşmasıyla dikkat çeken ekmek meydan okuması, kısa süre içerinde tüm Türkiye’de uygulanmaya başladı ve akım haline geldi. İşte evde ekmek yapmak da insanların evde vakit geçirebilmesi adına başlayan bir akım.</p>  <p>Sadece ekmek değil üstelik. Tüm hamur işi çeşitleri de bu akımdan nasibini aldı. Kimin en güzel ekmeği yaptığı görülsün diye artık herkes evde pişirdiği hamur işlerini ya da ekmeği bir birlerine meydan okuyarak sosyal medya üzerinden paylaşıyor.. Peki bu yaptığımız doğru mu?</p>  <p>Kesinlikle hayır çünkü sosyal medyada paylaşmak için yapılan ekmek ya da hamur işi hem israfa hem de bilinçsiz beslenmeye neden oluyor.  Evde yapılan ekmek fırından alınan ekmeğin yerini tutmuyor. Aynı tat, kıtırlık ve kabarma oranını tutturmak mümkün olmuyor. Ayrıca ekmeğin pişme oranı da tam tutturulamıyor ekmek ya pişmiyor ya da yanıyor dolayısıyla ekmek  israf ediliyor. </p>  <p>Evde çok fazla hamur işi ve ekmek tüketmek kilo alımlarına da neden oluyor. Çünkü virüsten korunabilmek amaçlı evden dışarı çıkılmıyor ve doğal olarak hareketsiz kalınıyor. Bu durumda bilinçsiz tüketilen her ürün kilo aldırıyor ya da hazımsızlık sorunları yaratıyor.</p>  <p>Tüm bu sorunların yanında un ve maya gibi malzemelerin boşa harcanması ve bu malzemelerin maliyeti de unutulmamalı. Ayrıca fırında ekmek pişirmek için harcanan elektrik de cabası… Ekmeği ya da hamur işini fırında pişirmek için önce fırın ısıtılıyor. Daha sonra fırın istenen ısıya geldikten sonra ekmek en az yarım saat pişiriliyor. Bu da elektrik  faturasının yüksek olması demek. Şuan evde vakit geçirildiği için elektrik faturaları çok düşünülmüyor olsa da bu faturalar eninde sonunda bizler tarafından ödeniyor.  </p>  <p>Evde ekmek yapımı aslında daha önce de denenmişti. Hatta ekmek yapma makineleri bile mevcut.  Yarattığı maliyet ve normal ekmeğin lezzetini vermemesi  nedeniyle makine ile ekmek evde pişirmekten vazgeçilmişti.</p>  <p>Ayrıca herkes alış veriş için dışarı çıkıyor. Peki neden dışarı çıktığımızda ekmeğimizi fırından almıyoruz. Fırınlar hala ekmek üretmeye devam ediyor. Üstelik uzmanlar ilk elden alınan yani fırından alınan ekmeğin virüs barındırmadığını açıklıyor.</p>  <p>Tüm bu sorunlar göz önüne alındığında bir paylaşım için bu kadar maliyet oluşturmaya ve bu un, maya gibi malzemelerin israf edilmesine gerek var mı! Özellikle de insanların işsiz kaldığı ve yardıma muhtaç olduğu bu dönemde… Evde kendi ekmeğini yapan kişilerin bu durumları göz önünde bulundurmaları gerekiyor. Çünkü evde ekmek yapmak israf demek, kilo demek. Sosyal medya paylaşımı yapmak için ekmek ya da hamur işi yapmaktansa sanırım ihtiyacı olan insanlara destek vermek daha duyarlı bir davranış olabilir.</p> ]]></content:encoded>
      <guid>https://www.ekmeginsesi.com/ekmek-cesitleri/evde-ekmek-yapanlar-dikkat-h609.html</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Apr 2020 10:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.ekmeginsesi.com/images/haberler/no_headline.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>Ekmeğin Sesi</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Mor Ekmek nedir? Mor Ekmeğin içinde ne var?]]></title>
      <link>https://www.ekmeginsesi.com/ekmek-cesitleri/mor-ekmek-nedir-mor-ekmegin-icinde-ne-var-h535.html</link>
      <description><![CDATA[En popüler ekmek çeşitlerinden Mor Ekmek nedir? Faydaları nelerdir?]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[ <p>Türkiye ekmek sektörüne renk katan bir ürün;<strong> “Mor Ekmek”.</strong> Dünyada ilk kez Malatya’da üretildi. Hem görüntüsü hem de içerdikleri ile ekmek severlerin ilgi odağı oldu. Mor ekmeğin formülünü, İstanbul Üniversitesi Beyin ve Biyoteknoloji Araştırma Merkezi&#39;nde Prof. Dr. İhsan Kara ve ekibi 12 yıllık araştırmaları sonucu geliştirdi. Renginin yanı sıra besin değerinin yüksekliği ile de çıkış yapan mor ekmek, Malatya’nın ardından Ankara ve Sivas’ta da üretilmeye başlandı. </p> <!-- wp:heading {"level":4} --> <h4><strong>Peki, ilgi odağı haline gelen mor ekmek nedir?</strong></h4> <!-- /wp:heading --> <p> Mor ekmek; <strong>mor meyve ve sebzelerden</strong> elde edilen antioksidanların ekmek hamuruna katılmasıyla oluşuyor. Mor renk ise,  meyve ve sebzelerden alınan renk pigmentlerinin ekmeğe katılmasıyla ortaya çıkıyor. Önemli bir nokta belirtmekte fayda var; renk tamamen doğal yollarla ekmeğin içine katılıyor. Projeyi oluşturan ekipten Gıda Mühendisi Onur Palut bu renk pigmentlerinin kesinlikle kimyasal renklendirici olmadığının altını önemle çiziyor. Bu antioksidan üzerine birçok bilimsel çalışma yapıldığını belirten Palut, dünyada bilim adamlarının özellikle sağlıklı yaşam için bunun faydaları üzerine yoğunlaştığını söylüyor. </p>  <p>Zaten mor ekmeğin içine konan antioksidan dünyada fonksiyonel gıda olarak geçmekte. Bazı ülkelerde zorunlu olarak devlet politikası. Japonya gibi bazı gelişmiş ülkelerde direkt gıdaların içerisine katılımı zorunlu. Ancak ülkemizin dünyada ilk olma özelliğini; içeriğinden bahsettiğimiz antioksidanlardan oluşan mormiks denilen maddenin ekmeğin içerisine katma fikri sebep oldu. </p>  <p>Bu fikir sadece ekmekle de kalmadı; mormiks ile poğaça, simit, baklava, kurabiye ve kuru pasta gibi birçok başka unlu mamul de yapılıyor. Bazı haber sitelerindeki röportajlara göre; mor ekmeği yiyen vatandaşlar, ekmeği ilk gördüklerinde şaşırıyor. Tadına baktıklarında ise oldukça beğeniyorlar. Üstüne bir de faydalarını öğrendiklerinde devamlı tüketmeye özen gösteriyorlar. </p> <!-- wp:heading --> <h2><strong>Mor Ekmeğin faydaları neler?</strong></h2> <!-- /wp:heading --> <p> Meyvelerde, sebzelerde, hastalıklarla mücadele eden hücrelerin saflaştırılmış, alınmış hali olan mormiksi ekmek yapımında kullanmanın formülünü geliştiren proje sahiplerinden Prof. Dr. İhsan Kara, mor ekmeğin özelliklerini ve faydalarını verdiği röportajlarda şöyle dile getiriyor: </p> <!-- wp:quote --> <blockquote class="wp-block-quote"><p>"Mormiksin şeker düzeyini baskılamakta olduğu, kalp ve damar hastalıkları, yüksek tansiyon, kalp ve beyin damarlar tıkanıklığı, böbrek yetmezliği, kol ve bacak uyuşmaları, alzheimer ve diğer unutkanlık hastalıklarına karşı büyük başarılar elde ettiği biliniyor. Ayrıca, Japonya ve birçok ülkede mormiksin vücut onarımına katkı sunduğu düşüncesiyle zorunlu olarak birçok gıdaya katılıyor."</p><cite>prof. Dr. İhsan Kara</cite></blockquote> <!-- /wp:quote --> <p> Proje yetkilileri ayrıca, Bu ekmeğin glisemik indeksinin diğer ekmeklere oranla %20 düşük olduğunu böylece daha fazla tokluk hissi verdiğini söylüyor. Özellikle diyet yapanların ve şeker hastalarının mor ekmeğin içerdiği karışım sayesinde şekerlerinin dengede kaldığı belirtiliyor. </p>  <p>Bu ekmek içerdiği doğal karışım ve antioksidan sayesinde vücutta geniş çapta temizlik yapar diyen yetkililer; bu sayede hastalıklara yakalanma riskinin azaldığını, mevcut hastalıkların iyileşmesi için savaş verdiğini<strong>,  şeker<em>, </em>yüksek tansiyon<em>, </em>kalp ve beyin damar tıkanıkları<em>, </em>böbrek yetmezlikleri<em>, </em>erken yaşlanma ile başlayan unutkanlık</strong><em> gibi hastalıklarla mücadele ettiğini savunuyorlar.</em></p> <!-- wp:heading {"level":4} --> <h4><strong>“İlaç değil”</strong></h4> <!-- /wp:heading --> <p> Proje sahiplerinin röportajlarında dile getirdiği ve tüketicilere özellikle belirtmek istediği mesajlar var:   </p> <!-- wp:quote --> <blockquote class="wp-block-quote"><p> <strong>“Mor ekmek ilaç değil. </strong>Faydaları nedeniyle ilaç gibi gören vatandaşlar olabilir ancak bu yanlış bir görü. İnsanlar kesinlikle doktor tedavilerini aksatmamalı. Mor ekmeğin herkese faydası olmayabilir. Örneğin glüten içerdiğinden dolayı glüten hassasiyeti olanlar ve çölyak hastalığı bulunanlar bu ekmeği yiyemezler.” </p></blockquote> <!-- /wp:quote --> <!-- wp:heading {"level":4} --> <h4><strong>Sahte Mor Ekmekten sakının </strong></h4> <!-- /wp:heading --> <p>Yetkililerin ayrıca bir de çağrıları var. Her mor renkli ekmeğin mormiksle yapılmadığını, ekmeğe renk vermek için gıda boyaları kullanıldığını söyleyen yetkililer, bu tip sağlıksız ve tamamen ticari amaçlı yapılan ekmeklerin para tuzağı olduğunu iddia ediyorlar. Peki, sahtesinden nasıl ayırt edeceğiz? Bu soruya da şu şekilde yanıt veriyorlar: </p>  <p>Mor ekmekleri sahtesinden ayırmak için yapılacak en önemli uygulama <strong>ekmeğe limon sıkmak</strong>. Ekmeğe limon sıkıldığında renk değişmiyorsa sahtedir. Eğer limon sıkıldığında rengi pembeye ya da kırmızıya dönüşüyorsa o ekmek gerçek mor ekmektir. Ayrıca, sahte ekmeğin tadının acımsı olduğu, orijinalininse normal ekmekten hiçbir farkı olmadığı da yine belirtilen ayırt edici özellikler arasında. </p> <!-- wp:heading {"level":4} --> <h4><strong>Mor Ekmek ile Mor renkli ekmek arsındaki fark nedir?</strong></h4> <!-- /wp:heading --> <p> Mor ekmeğin bilimsel birikim ve AR-GE çalışmalarıyla ortaya çıktığını belirten yetkililer, mor renkli ekmeğin bazı mor renkli meyve ve sebzelerin suyu ile yapıldığını söylüyor. Bu şekilde yapılan mor renkli ekmeğin sadece renginin farklı söyleyen yetkililer, kendi ürettikleri mor ekmeğin içerik zenginliği ve sağlığa fayda yönünden diğer ürünlerle kıyas edilemez olduğunu savunuyorlar. </p> <!-- wp:heading {"level":4} --> <h4><strong>Mor Ekmek nasıl yapılır? Mor Ekmek nasıl üretilir?</strong></h4> <!-- /wp:heading --> <p> Kendi fırınınızda yenilik ve farklılık yaratmak, müşteri çeşitliliğini ve sayısını arttırmak isterseniz bu projeyi araştırmanızda fayda var. Uzun yıllardır İstanbul’da mor ekmek için çalışma yapan ekip, merak edenleri laboratuvarlarında ağırlıyor, projelerini anlatıyor. Mor ekmek projesini başlatan İstanbul Üniversitesi Beyin ve Biyoteknoloji Araştırma Merkezi&#39;nde Prof. Dr. İhsan Kara ve ekibi ile bir araya gelip tüm sorularınızı dile getirebilirsiniz.  Sizi hem ekonomik hem sağlık açısından tatmin eden cevaplar aldığınızı düşünürseniz ekiple anlaşma yaparak çalışmalara başlayabilirsiniz.  </p> ]]></content:encoded>
      <guid>https://www.ekmeginsesi.com/ekmek-cesitleri/mor-ekmek-nedir-mor-ekmegin-icinde-ne-var-h535.html</guid>
      <pubDate>Wed, 01 Apr 2020 10:36:30 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.ekmeginsesi.com/images/haberler/2020/04/mor-ekmek-nedir.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>Ekmeğin Sesi</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Mısır Ekmeği]]></title>
      <link>https://www.ekmeginsesi.com/ekmek-cesitleri/misir-ekmegi-h528.html</link>
      <description><![CDATA[Mısır ekmeği nedir? Faydaları nelerdir?]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[ <p>Karadenizlilerin bizlere kazandırdığı; lezzetiyle yapısıyla diğer ekmeklerden hemencecik ayrışan Mısır Ekmeği var bu yazımızda.  Bölgenin temel gıdası sayılan Mısır Ekmeği için Karadeniz’in alamet-i farikası da diyebiliriz. Normal ekmek neredeyse hiç tüketilmez Karadeniz’de; kimi zaman piştikten hemen sonra çatalla ezilir tereyağına bulanır, kimi zaman sadece yoğurtla bir öğün olur sofralara bu ekmek. Peki, nedir Mısır Ekmeği, faydaları? </p> <!-- wp:heading {"level":3} --> <h3><strong>Mısır Ekmeği nedir?</strong></h3> <!-- /wp:heading --> <p>Öncelikle bu ekmeğin ana maddesi mısırdan bahsedelim kısaca. Mısır, Meksika ve Orta Amerika kökenli bir tahıl ürünü. En çok bilineni sarı taneli olanı ancak bir detay olarak belirtelim, kırmızı, kahverengi ve mor renkleri de mevcut. </p>  <p>Karadeniz’de üretilen mısır ise hepimizin bildiği üzere sarı taneli mısır. Mısır tanelerinin kurutulup ezilmesi ile mısır unu yapılıyor ki bu da Mısır Ekmeğinin temel maddesi oluyor. Mısır unu içerisine tuz, süt ve az miktarda şeker eklenerek mayalandıktan sonra ya fırında ya da kızartma olarak pişiriliyor. Kimi zaman isteğe göre kimyon ve pul biber gibi baharatlar da eklenebiliyor.  </p>  <p>Mısır unu eğer taneciklerin tamamını içeriyorsa Tam Mısır Unu adını alıyor ki, bu da özellikle işlenmiş mısır unlarına göre çok daha fayda sağlıyor. </p>  <p><strong>Mısır Ekmeğinin faydaları neler? </strong></p>  <p>Vücut sağlığına oldukça fayda sağlayan mısır unu ekmeğe dönüştüğünde de özelliğini yitirmiyor. Peki Mısır Ekmeğinin faydaları neler?</p> <!-- wp:list {"className":"normal"} --> <ul class="normal"><li>Vücuda enerji sağlamada önemli bir besin öyle ki içerisinde yüksek miktarda karbonhidrat bulunuyor.</li><li>A ve B2 vitaminleri ile protein, kalsiyum, fosfor ve demir mineralleri bakımından zengin</li><li>Lifli bir gıda olan mısır bu özelliği sayesinde kan şekerini dengeliyor, kabızlığı önlüyor. Ayrıca lifli olması aynı zamanda koroner kalp hastalıklarını da önlüyor.</li><li>Kalp ve damar dostu olan Mısır Ekmeği, doymamış yağ asitleri bakımından da oldukça zengin. Bu bakımdan kolesterolü dengelemede yardımcı oluyor.</li><li>Göz, kemik, diş ve böbrek sağlığı açısından gerekli A vitamini yine mısır ununda dolayısıyla Mısır Ekmeğinde bulunuyor.</li><li>Mısır unu cilt için çok faydalı bu konuda alanında uzmanlaşmış bir isim olan İbrahim Saraçoğlu&#39;nun söylediklerine bir kulak vermek gerekli.</li></ul> <!-- /wp:list --> <!-- wp:heading {"level":4} --> <h4><strong>Profesör Doktor İbrahim Saraçoğlu’ndan tavsiye: “Mısır Ekmeği yiyin”</strong></h4> <!-- /wp:heading --> <p>Verdiği bir röportajda Mısır unundan yapılan ekmeklerin cilt hastalıklarına iyi geldiğini anlatan Prof. Dr. İbrahim Saraçoğlu, "Karadeniz insanlarının yüzüne baktığınızda gözenekler hemen hemen yok denecek kadar azdır. Bunun arkasından yatan en önemli sebeplerden birisi Mısır Ekmeği” diyor. </p>  <p> Cildinin güzel olmasını isteyen mısır unundan yapılan ekmekleri tercih etmeli diyen Saraçoğlu, Mısır unu, egzama ve sedefe karşı da önleyici özelliğe sahiptir." şeklinde konuşuyor. </p> ]]></content:encoded>
      <guid>https://www.ekmeginsesi.com/ekmek-cesitleri/misir-ekmegi-h528.html</guid>
      <pubDate>Tue, 31 Mar 2020 10:17:09 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.ekmeginsesi.com/images/haberler/2020/03/misir-ekmegi-12-kisilik.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>Ekmeğin Sesi</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kepekli Ekmek]]></title>
      <link>https://www.ekmeginsesi.com/ekmek-cesitleri/kepekli-ekmek-h514.html</link>
      <description><![CDATA[Kepekli ekmek kullanımı ve faydaları.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[ <p>Bir dönemlerin vazgeçilmez diyet ekmeği, şeker hastalarının da kurtarıcı temel gıdası Kepekli Ekmek. Bir dönem dedik çünkü tam buğday ve tam tahıllı ekmekler Kepek Ekmeğinin ününü biraz çalmış görünüyor. Ancak her kadar tercih listesinde birkaç kademe gerilemiş olsa da Kepek Ekmeği hala çok tercih edilenler arasında ve faydaları oldukça fazla. Tabi ki tüketimde aşırıya kaçmamak kaydıyla. Öncelikle Kepekli Ekmek nedir, bu sorunun yanıtına cevap verelim.</p> <!-- wp:heading {"level":3} --> <h3><strong>Kepekli ekmek nedir?</strong></h3> <!-- /wp:heading --> <p>Buğday 3 bölümden oluşur. Rüşeym dediğimiz çekirdek kısmı, endosperm dediğimiz orta kısım ve dış kabuk diyebileceğimiz kepek kısmı. Buğday unu endosperm denen kısımdan elde edilir. Buğdayın diğer bölümleri ayrıştırılır. Kepekli Ekmek yapımında ise unun içine buğdayın öğütülmüş dış kabuğu yani kepek konulur. Kepeğin ekmek hamuruna belli öcülerde katılıp pişirilmesi ile Kepekli Ekmek ortaya çıkar. </p> <!-- wp:heading {"level":3} --> <h3><strong>Kepekli ekmeğin faydaları neler?</strong></h3> <!-- /wp:heading --> <p>Kepekli ekmek içerdiği kepek oranı sebebiyle lif bakımından zengindir. Kepekli ekmek yüksek lif oranıyla doygunluk hissi verir. Bu nedenle de kilo almak istemeyenlerin zayıflayabilmeleri, hem de sağlıklarından ödün vermemeleri için kepekli ekmek tüketmeleri öneriliyor. Sindirimi kolaylaştıran Kepekli Ekmek ayrıca, Kolesterol, kan şekeri,  kalp ve damar hastalıkları, sindirim ve bağırsak fonksiyonları bozukluklarını önlemede de yardımcı.</p> <!-- wp:heading {"level":3} --> <h3><strong>Kepek ekmeği kilo verdirir mi?</strong></h3> <!-- /wp:heading --> <p>İşin aslı insanların özellikle tüketip zayıflamasını sağlayan ya da hızlandıran mucizevi herhangi bir gıda yok. Kepekli Ekmek de dolayısıyla direk zayıflatmaz. Bol lif içeriği ve sindirimi kolaylaştırması sebebiyle zayıflamak isteyenlere destek olur. Zaten bilinen bir gerçek var ki o da diyet ürünü diye fazla tüketilen besinler, kilo vermenizin aksine kilo almanıza neden olur. Ne demişler: “her şeyin fazlası zarar.”</p> <!-- wp:heading {"level":3} --> <h3><strong>Kontrollü tüketin </strong></h3> <!-- /wp:heading --> <p>Her gıdanın faydalı veya zararlı olduğuna dair haber furyası ile gündem olan bir dönemi var malumunuz. Yıllarca çok faydalı denen bir gıdanın birkaç ay içinde zararlı olduğunu duyarken, sonrasındaki birkaç ay içinde de yine faydalı olduğunu öğrenebiliyoruz. Kepekli Ekmek de bu iyi-kötü haber furyasından nasibini alan ürünlerden. Son birkaç yıla kadar çok sağlıklı olduğu sürekli tüketilmesi gerektiği söylenen Kepekli Ekmek, şimdilerde bazı uzmanlarca kontrollü yaklaşılması gereken ürünlerden. Sebebini ise şu şekilde açıklıyorlar: </p>  <p>Buğdayın ve diğer tahılların kepek tabakasında “fitik asit” adı verilen madde olduğunu belirten uzmanlar, fitik asitin gıdalarla alınan demir, magnezyum, kalsiyum gibi bazı önemli mineralleri vücuda fayda vermeleri bakımından engelleyebileceğini savunuyorlar. Hamur fermantasyonunun, fitik asidin bir kısmını parçalamakla beraber tamamını etkisiz hale getiremeyebileceğini, pişirme işleminde de fitik asitin parçalanmayacağını söylüyorlar. </p>  <p>Belki yine bir süre sonra “Kepekli Ekmeğin Mucizevi Yararları” başlıklı haberlerle karşılaşacağız. Burada yapmamız gereken ortak akılla yürüyerek bilinçli tüketici olmamız. Yani, özellikle gıda anlamında bir ürünü gereken miktardan fazla tüketirsek o ürünün faydası yerine zararını görecek olmamız bir ortak akıl ise, bizim de ona göre tüketim şeklimizi belirlememiz gerekiyor. Her şeyin fazlası zarar ilkesiyle hareket etmemiz, bizi pek çok kafa karışıklığından muaf tutacaktır. </p> ]]></content:encoded>
      <guid>https://www.ekmeginsesi.com/ekmek-cesitleri/kepekli-ekmek-h514.html</guid>
      <pubDate>Mon, 30 Mar 2020 09:51:44 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.ekmeginsesi.com/images/haberler/2020/03/kepekli.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>Ekmeğin Sesi</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Tam buğday ekmeği nedir]]></title>
      <link>https://www.ekmeginsesi.com/ekmek-cesitleri/tam-bugday-ekmegi-nedir-h431.html</link>
      <description><![CDATA[Tam buğday ekmeği nedir ve faydaları nelerdir?]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[ <p>Türk toplumu olarak ekmeği çok seviyoruz malum. Çoğumuz için vazgeçmek neredeyse imkansız. Dolayısıyla yapım türü ve çeşidiyle oldukça zengin alternatifleri bulunan ekmek, her zaman gündem konusu. Şimdi size son yılların hem ülkemizde hem dünyada en popüler ekmeği Tam Buğday Ekmeğinden bahsedeceğiz. En çok tüketilen ekmek çeşitlerinde çoğu zaman liste başını çeken Tam Buğday Ekmeği nedir? </p>  <p><strong>Tam Buğday Ekmeği;</strong> buğday tanelerinin ayrıştırma yapılmadan direk olarak öğütülmesiyle elde edilen undan yapılan ekmek. Peki, bu ayrıştırma nedir, buğdayın bölümleri mi var derseniz sorunuzun cevabı evet. Bir buğday tanesi 3 kısımdan oluşuyor. </p>  <p><strong>Kepek: </strong>Kepek buğdayın dış kabuğu. Buğdayın yüzde 15’lik kısmını oluşturuyor. Lif bakımından oldukça da zengin. Normalde un yapılırken fabrikalarda buğdaydan ayrıştırılan kepeğin hepimizin bildiği üzere ayrı bir ekmek çeşidi var. Kepek ekmeği. </p>  <p><strong>Endosperm: </strong>Endosperm buğdayın yüzde 82,5&#39;luk kısmını oluşturuyor, buğdayın tam orta kısmı diyebiliriz. Bu bölüm karbonhidratlar bakımından zengin. Beyaz ekmek, marketlerde satılan pek çok un markası içeriği, endosperm denen bu bölümden yapılıyor.</p>  <p><strong>Rüşeym: </strong>Rüşeym ise, buğdayın çekirdek kısmı ve ağırlık olarak yüzde 2,5&#39;luk kısmını oluşturuyor. B1,B6, B9 (folik asit) vitaminleri ve lif bakımından zengin. Rüşeymde birçok aminoasit, vitamin, mineral, omega 3 ve omega 9 yağ asitleri bulunuyor. Yine özellikle ekmek fırınlarında çeşit olarak rüşeym ekmeği bulabilirsiniz.</p> <!-- wp:heading {"level":3} --> <h3><strong>Tam buğday ekmeğinin faydaları neler?</strong></h3> <!-- /wp:heading --> <p>Tam Buğday Ekmeği için lif, mineral ve vitamin bakımından bereket deryası diyebiliriz. Uzmanlar ve diyetisyenlerin özellikle önerdikleri ekmek listesinde ilk sıralarda yer alıyor. </p>  <p>Tam buğday ekmeği, sindirimi kolaylaştırıyor ve kolesterolden kan şekeri düzeyine kadar birçok alanda direnç sağlıyor. İçeriğinde yüksek miktarda bulunan B1 ve B vitamini beyin için oldukça önemli ve faydalı. B1 vitamini sağlıklı bir dolaşım sistemi için de önemli ayrıca, eksikliğinde yorgunluk, depresyon, halsizlik ve fiziksel koordinasyonda bozukluk gibi problemler görülüyor. Bu vitaminlerin alımı sayesinde vücudumuz işlevlerini daha güçlü şekilde gerçekleştirirken, günlük yaşantımızda çok daha dinç hissetmemizi sağlıyor. Bu kadar mı peki faydaları, elbette hayır. İşte son dönemde tercih edilen tam buğday ekmeğinin başlıklar halinde faydaları:</p> <!-- wp:heading {"level":4} --> <h4>1- <strong>Bağışıklık sistemini güçlendirir.</strong></h4> <!-- /wp:heading --> <p>Tam Buğday Ekmeği; B1, B2, B3 ve B9 (folik asit) vitaminleri, selenyum, E vitamini, magnezyum, demir, potasyum, fitokimyasallar ve antioksidanlar içeriyor. Oldukça zengin besin değerlerine sahip Tam Buğday Ekmeğini tükettiğinizde hastalıklara karşı daha dirençli oluyorsunuz ve sindirim sisteminiz güçleniyor. </p> <!-- wp:heading {"level":4} --> <h4>2- <strong>Sindirimi Kolaylaştırır</strong></h4> <!-- /wp:heading --> <p>Zengin lif kaynağı olan tam buğday ekmeği aynı zamanda bağırsakların daha kolay ve düzenli çalışmasını sağlayarak sindirimin kolaylaştırıyor. Colorado State Üniversitesi tarafından yapılan araştırmaya göre; tam buğday ekmeği lif içeriği sayesinde kabızlığı önler ve metabolizmanın daha düzenli çalışmasına yardımcı oluyor.</p>  <p>Ayrıca kolon duvarında küçük keselerin oluştuğu, iltihaplanma, kabızlık, ishal ve ağrıya neden olan divertikülozu önlemeye de yardımcı olduğu belirtilen faydaları arasında. </p> <!-- wp:heading {"level":4} --> <h4>3- <strong>Kilo vermeye yardım eder</strong></h4> <!-- /wp:heading --> <p>Hem uzmanlar hem diyetisyenler tavsiye ediyor. Dolayısıyla Tam Buğday Ekmeği diyet yapanların listesinde diyetlerinin temel taşı konumunda. Kilo vermeye yardımcı olan kısım besin değerleri ve lif içeriği. Uzun süre tok kalma hissi veren Tam Buğday Ekmeğinin kalorisi de oldukça düşük. Vücut yağını azaltmaya yardımcı olması ve bu yağın daha sağlıklı bir şekilde vücutta dağılmasını desteklemesi, zengin lif içeriği ile metabolizmanın daha düzenli çalışmasını sağlaması Tam Buğday Ekmeğinin diyetin vazgeçilmez unsuru olmasını sağlıyor. </p> <!-- wp:heading {"level":4} --> <h4>4- <strong>Kolesterolü düşürür</strong></h4> <!-- /wp:heading --> <p>Yukarıda bahsettiğimiz besin değerleri ile Tam Buğday Ekmeği kolesterolün düşmesinde yardımcı oluyor. Kolesterol ile beraber triglisertileri de düşürmeye yardımcı olan Tam Buğday Ekmeği, kolesterol ve kan şekerinin dengede kalmasını sağlıyor. </p> <!-- wp:heading {"level":4} --> <h4>5- <strong>Tansiyonu düşürür </strong></h4> <!-- /wp:heading --> <p> Kalp hastalığı riskini de azaltan Tam Buğday Ekmeği; kan kolesterolünü, trigliseritleri, kan basıncını ve insülin seviyelerini önemli ölçüde düşürdüğü gibi tansiyonu da düşürmeye yardımcı oluyor. Hem kolesterolü hem de tansiyonu düşürmesi nedeniyle kalp-damar sağlığının korunması, diyabetin önlenmesi ve kontrolü için, yoğun lif içeren Tam Buğday Ekmeği lezzeti kadar sağlık açısından da tüketicilerin gözde tercihlerinden.</p> ]]></content:encoded>
      <guid>https://www.ekmeginsesi.com/ekmek-cesitleri/tam-bugday-ekmegi-nedir-h431.html</guid>
      <pubDate>Fri, 27 Mar 2020 10:21:21 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.ekmeginsesi.com/images/haberler/2020/03/tambugday-unlu-ekmek2.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>Ekmeğin Sesi</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA['Ekmeksiz diyet listesi olmaz']]></title>
      <link>https://www.ekmeginsesi.com/ekmek-cesitleri/ekmeksiz-diyet-listesi-olmaz-h169.html</link>
      <description><![CDATA[ Diyetisyen Seda Demetgül anlattı]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[ <p>Her yiyecekte olduğu gibi bir dönem ekmekte de “yemeyin, zararlı” furyası başlatılmıştı. Neyse ki bu furya yavaş yavaş bitiyor. Zira güvenilir profesör, doktor ve diyetisyenler bilimsel açıklamalarla bu yaratılan algının yanlış olduğunu her fırsatta dile getiriyorlar. </p>  <p>En çok merak edilen konuların başında <strong>"Ekmek sağlıklı mı? Diyet listesinde ekmek olmalı mı?"</strong> gibi sorular geliyor. Bu soruları Medicalpark Hastanesi’nden Diyetisyen Seda Demetgül’e sorduk. Demetgül Ekmeğin Sesi’ne verdiği röportajda <strong>ekmeğin faydaları</strong>nı anlatırken, <strong>diyet</strong> <strong>listelerinde muhakkak ekmeğin olması gerek</strong>tiğini belirtti. </p> <!-- wp:heading --> <h2>Sağlık için ekmek tüketmek şart</h2> <!-- /wp:heading --> <!-- wp:heading {"level":3} --> <h3>"Ekmeksiz diyet listesi olmaz"  </h3> <!-- /wp:heading --> <!-- wp:quote --> <blockquote class="wp-block-quote"><p><strong>"Günlük besinlerle almamız gereken enerjinin ortalama sağlıklı bireylerde  %55-60&#39;ı karbonhidratlardan sağlanmalıdır.</strong> Özellikle günlük diyetimizde tercih ettiğimiz karbonhidratlar kompleks karbonhidratlar olmalıdır.  Bunlar nedir diye bakarsak tam buğday unuyla hazırlanmış ekmekler bunlardan bir tanesidir. Tam buğday unuyla hazırlanmış ekmek buğdayın her bölümünü içerir. Böylece hem lif oranı daha yüksektir hem de rüşeymi de ayrıştırılmadığı için rüşeymin içerdiği A,E B1 vitaminler, protein ve mineralleri de içerir. </p></blockquote> <!-- /wp:quote --> <!-- wp:quote --> <blockquote class="wp-block-quote"><p><strong>Özellikle Türk toplumu olarak ekmek sofralarda baş köşede bulunan bir besindir.</strong> Diyetlerde bir besini diyetten çıkarmaktansa uygun porsiyonlarda ve ne zaman nasıl hangi türünün tüketilmesi gerektiği ile ilgili alışkanlık kazandırmak bizim için önceliklidir.</p></blockquote> <!-- /wp:quote --> <!-- wp:quote --> <blockquote class="wp-block-quote"><p><strong>Tam buğday unuyla hazırlanmış 1 dilim ekmek yaklaşık 69 kaloridir.</strong> 15 g karbonhidrat yaklaşık 2 g protein içermektedir. <strong>Özellikle posadan zengin bir besin olduğu için daha uzun süre doygunluk sağlayacak ve daha geç acıkmayı sağlayacaktır. </strong>Ama beyaz unla hazırlanan ekmek için bunu söylemek doğru olmayacaktır. Bu yüzden günlük beslenmemizde tam buğday unuyla veya çavdar unuyla hazırlanmış yani esmer ekmeklere öncelik vermeliyiz. Ama özel bir beslenme programıyla beslenmesi gereken bazı durumlar olabiliyor. O bireyler kendi beslenme uzmanı veya diyetisyeni önerisinde ekmek seçimini yapmalıdır."</p></blockquote> <!-- /wp:quote --> <!-- wp:heading --> <h2>"Ekmeğinizi fırından alın"</h2> <!-- /wp:heading --> <p>Paketli ürünlerde genel olarak koruyucu ve katkı maddeleri bulunuyor. Tüketicide kafa karışıklığı yaratan noktalardan bir tanesi de bu. Diyetisyen Seda Demetgül, bu konuya açıklık getirirken bir de tavsiyede bulundu. <strong>"Ekmeğinizi fırından alın"</strong> dedi. </p> <!-- wp:quote --> <blockquote class="wp-block-quote"><p>"Koruyucu ve katkı maddeleri besinlere eklenirken bakanlık ve müdürlükler tarafından denetlenmektedir. Bu maddelerin olması gerekenden fazla tüketimi tavsiye edilmemektedir. Ama önceliğimiz taze hazırlanmış ekmekler olmalıdır. Burada önceliğimiz hijyeninden ve içeriğinden emin olmaktır. Bu yüzden içeriğini hijyenini bildiğiniz<strong> fırınlar ekmek alışverişi için öncelikli alışveriş yeriniz olmalıdır</strong>."</p></blockquote> <!-- /wp:quote --> <!-- wp:heading --> <h2>"Diyet listesi bireylere özgü olmalı"</h2> <!-- /wp:heading --> <p>Genel diyet listeleri paylaşmanın yanlış bir uygulama olduğunu belirten Seda Demetgül, <strong>"Diyet listesi bireylere özgü olmalı"</strong> dedi. </p> <!-- wp:quote --> <blockquote class="wp-block-quote"><p>“Diyet bireyin tüm gün tükettiği besinlerdir aslında. Tüm bireylere göre değişiklik göstermektedir. Hangi yemeği saat kaçta ne kadar yediği gibi ya da hangi besinle hangi besini beraber tüketmekten hoşlandığı çok değişebilmektedir. Tüm bireylere özgü tamamen onlara yönelik bir diyet programı hazırlamaktayız bu yüzden <strong>genel bir diyet programından bahsetmek çok doğru olmayacaktır</strong>."</p></blockquote> <!-- /wp:quote -->]]></content:encoded>
      <guid>https://www.ekmeginsesi.com/ekmek-cesitleri/ekmeksiz-diyet-listesi-olmaz-h169.html</guid>
      <pubDate>Fri, 20 Mar 2020 18:07:04 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.ekmeginsesi.com/images/haberler/no_headline.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>Ekmeğin Sesi</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Dünya ekmek pazarı]]></title>
      <link>https://www.ekmeginsesi.com/ekmek-cesitleri/dunya-ekmek-pazari-h189.html</link>
      <description><![CDATA[Dünya pazarına genel bakış]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[ <p>Türkiye kişi başına ekmek tüketiminde dünyada ilk sırada yer alırken dünya genelinde tüketilen ürün çeşidine göre ekmek hala tüm dünya pazarlarında ezici üstünlüğünü koruyor.  <strong>Ekmek pazarının 2020 yılında 215 milyar doları aşması bekleniyor. </strong></p>  <p>Her ne kadar son yıllarda Avrupa’da, yemek ve yaşama alışkanlıklarının değişmesinden dolayı ekmek tüketiminde azalma olsa da; yapılan bilimsel araştırmalarla, <strong>ekmeğin sağlıklı yeni yaşam biçimleri için vazgeçilmez parça olması devam edecek gibi görünüyor. </strong></p>  <p>Dünya genelinde ekmek ve fırıncılık ürünleri pazarının yapısı ülkeden ülkeye ciddi değişim gösteriyor. Çeşitli işlerin kaynağı olan ekmek üretimi, toplumların her yerinde görülebilecek bir değer yaratma zincirinin altını çiziyor. <strong>Kültürel açıdan bakıldığında ekmek, Avrupa’da güçlü bir ekonomik sektörü temsil ediyor.</strong> </p>  <p>Avrupa fırıncılık sektörü, 190 binin üzerinde KOBİ’den ve 2 bin 200 büyük şirketten oluşuyor. Avrupa Birliğinde <strong>2 milyondan fazla kişi bu sektörde istihdam ediliyor.</strong></p>  <p>AB’yi oluşturan 27 ülkede ekmek pazarı 32 milyon ton civarında. Ekmek tüketimi alışkanlıkları AB içinde oldukça farklı. Ancak<strong> çoğu ülkede yılda kişi başı ortalama 50 kilogram ekmek tüketiliyor</strong>. En yüksek tüketim seviyeleri Bulgaristan’da (yaklaşık 95 kilogram) kaydediliyor, en düşük tüketim ise İngiltere’de (yaklaşık 32 kilogram). </p>  <p>Pazar yapısı Avrupa çapında değişiklik gösteriyor. Mesela İngiltere’de sanayi sektörü, üretimin yüzde 80’ini temsil ederken; Almanya’da yüzde 40, Fransa’da yüzde 35 ve İspanya’da bu oran yüzde 19.</p>  <p>The Gira European Bakery Company Panaroma verilerine göre <strong>Avrupa’da tüketilen unlu mamuller pazarının değer olarak yüzde 79’unu ekmek oluşturuyor.</strong> Taze ürünler pazar hacminin yüzde 68’ini domine ediyor. Paketli ürünlerdeki büyüme ise tuzlu pastacılık ürünleri ile birlikte sektör büyümesinin en önemli kısmını oluşturuyor. </p>  <p>Birleşmiş Milletler verilerine göre, 2007–2014 yılları arasında unlu mamuller sektörünün dünya pazarındaki hareketi incelendiğinde <strong>hem ihracat hem de ithalat hacmindeki pozitif büyümenin sürdüğü görülüyor.</strong> </p>  <p>Ekmek ve unlu mamullerin ihracatında 2014 yılında bir önceki yıla göre yüzde 4,3’lük bir artış olduğu görülmekte. Buna göre; 2013 yılında 30 milyar 122 milyon dolar olan toplam ihracat hacmi, 2014 yılında 31 milyar 422 milyon dolara ulaştı. <strong>Bu rakamlardan yola çıkarak, ekmeğin uzun zamandır her evde temel gıda olarak tüketilmesinin, ekmek satış grafiklerinde büyük ölçekli değişiklikler izlenmemesinin sebebi olduğunu söyleyebiliriz. </strong></p>  <p>Ancak yeni ekmek çeşitlerine olan talebin artmakta olduğu çok açık. Yulaf ve kepek içerikli, tam tahıllı ekmeklerde, <strong>özellikle de kahvaltılık ekmek ürünlerinde belirgin bir talep artışı görülüyor. </strong></p> <!-- wp:heading --> <h2>2020 Yılı Beklentisi 215,8 Milyar Dolar </h2> <!-- /wp:heading --> <p>Technavio/Bakery and Snacks verilerine göre 2015 yılında 187,1 milyar dolara ulaşan global <strong>ekmek ve sandviç ekmeği pazarının 2020 yılında 215,8 milyar dolara ulaşması bekleniyor. </strong></p>  <p><strong>Özellikle 2020 yılında oluşacak 215,8 milyar dolarlık pazarın </strong>yüzde 53,6’nın Avrupa ülkelerinden kaynaklanacağı, Amerika’nın pazardan yüzde 28,6 oranında pay alacağı tahmin ediliyor. </p>  <p>Orta Doğu ve Afrika’yı oluşturan (MEA) ülkelerinin pazardan yüzde 6,9 ile en az pay alması beklenirken, Asya Pasifik ülkelerinin pazardan 10,9 oranında pay alması hedefleniyor. </p>  <p>ABD, Avrupa, Orta Doğu-Afrika ve Asya-Pasifik ülkelerini içeren <strong>tüm global araştırmaların en önemli ortak sonucu, unlu mamuller sektörünün tüm dinamikleri ile büyüyüp dikkat çektiği.</strong> </p>  <p><strong>Fırıncılık ürünleri piyasasında Avrupa&#39;nın baskın durumda olduğu su götürmez bir gerçek</strong>lik olarak karşımıza çıkıyor.</p> ]]></content:encoded>
      <guid>https://www.ekmeginsesi.com/ekmek-cesitleri/dunya-ekmek-pazari-h189.html</guid>
      <pubDate>Fri, 20 Mar 2020 10:27:54 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.ekmeginsesi.com/images/haberler/no_headline.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>Ekmeğin Sesi</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Altın Ekmek]]></title>
      <link>https://www.ekmeginsesi.com/ekmek-cesitleri/altin-ekmek-h215.html</link>
      <description><![CDATA[DÜNYANIN EN PAHALI EKMEĞİ]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[ <p>Ekmek ne kadar pahalı olabilir ki diyebiliriz. Ancak bu ekmeğin fiyatını duyduğunuzda dudaklarınız uçuklayabilir. Öyle ki, İspanya’da satılan özel üretim <strong>ekmeğin tanesi tam</strong> <strong>9 bin lira</strong>. </p>  <p>İspanya&#39;da bir fırında içinde altın olan ekmek tanesi 9 bin liradan satılıyor. Ekmeğin yabancı ülkelerden de alıcısı olduğu belirtiliyor. </p>  <p><strong>İspanya&#39;nın Malaga kentinde</strong> bir fırında üretilen ekmek hem fiyatıyla hem de içeriğiyle dikkat çekiyor. “Altın ekmek” Malaga kentinde bir fırında üretilmeye başlandı. <strong>Kinoa, çiya ve kuru domates gibi malzemelerin kullanıldığı ekmek hamuruna birer gram altın ve gümüş eklendi.</strong> Ortaya altın ekmek çıktı.</p>  <p><strong>Tek bir ekmeğin fiyatı bin 380 euro, yani yaklaşık 9 bin Türk Lirası.</strong> İspanya&#39;daki fırın, ekmeği <strong>dünyanın en pahalısı</strong> olarak niteliyor.</p>  <p>Ağırlığı <strong>400 gram</strong> olan ekmeğin alıcısı oldukça fazla. Malaga&#39;daki fırının Birleşik Arap Emirlikleri, ABD, Çin ve Rusya&#39;dan da müşterileri var. </p> ]]></content:encoded>
      <guid>https://www.ekmeginsesi.com/ekmek-cesitleri/altin-ekmek-h215.html</guid>
      <pubDate>Fri, 20 Mar 2020 10:00:45 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.ekmeginsesi.com/images/haberler/2020/03/altin-ekmek-dunyanin-en-pahali-ekmegi.png" type="image/jpeg"/>
      <author>Ekmeğin Sesi</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Artizan Ekmek]]></title>
      <link>https://www.ekmeginsesi.com/ekmek-cesitleri/artizan-ekmek-h205.html</link>
      <description><![CDATA[EN POPÜLER EKMEK ÇEŞİTLERİ]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[ <p><strong>Son yılların en dikkat çeken ekmek türü</strong>: Artizan ekmek. Çeşitliliğin yüzleri aştığı ekmek sektöründe kendine kalıcı bir yer edinmiş görünen artizan ekmek, özellikle fırınlarda sürekli karşımıza çıkıyor. İsminden de anlaşılacağı üzere <strong>sanatsal bir ekmek türü</strong> olan artizan ekmek,  diğer ekmek türlerinden açık ara ayrıldığı gibi kendi içinde de çeşitlilik   gösteriyor. İlk olarak bu muazzam ekmek türünün tanımını yapalım, <strong>nedir   artizan ekmek?</strong></p> <!-- wp:heading --> <h2>Artizan ekmek nedir?    </h2> <!-- /wp:heading --> <p>İlk kelimenin orijinali olan Artisan, sözlük anlamı olarak sanatkar tarafından yapılan ya da özel bir ustalık gerektiren faaliyetleri ifade ediyor, ekmek ise hepimizin bildiği üzere en temel ifade ile un, su ve tuz karışımı ile oluşturulan hamurun pişmiş hali demek. </p>  <p>Artizan ekmeğin birbirlerine benzemekle beraber birden fazla tanımı mevcut. Genel olarak tanımları derlersek şu ifadeleri kullanabiliriz: Ekmek yapımı konusunda yeteneği olan sanatkar bakış açılı bir ustanın, kimyasal katkı ya da koruyucu madde kullanmadan, tamamen doğal ve kaliteli ürünlerle ve ekşimik (ön maya) ile geleneksel üretim metotlarını birleştirerek, biçim olarak da ustalığını konuşturarak ortaya çıkardığı ekmektir. Bu tanımın içindeki 4 özelliği biraz açalım.  </p> <!-- wp:image {"id":210,"sizeSlug":"large"} --> <figure class="wp-block-image size-large"><img src="http://ekmeginsesi.com/wp-content/uploads/2020/03/bread-2402350_1920.jpg" alt="" class="wp-image-210"/></figure> <!-- /wp:image --> <!-- wp:heading {"level":3} --> <h3>El yapımı olması</h3> <!-- /wp:heading --> <p>Nüfusun artması, küreselleşme ve özellikle teknolojinin gelişmesi ile beraber üretim de sanayi tipine dönüşüyor ve mevcut talebi karşılamak adına seri üretimler yapılıyor. Doğal olarak ortaya çıkan bu sonuçtan ekmek sektörü de etkileniyor. Artizan ekmeği diğer pek çok ekmek türünden ayıran en önemli özellik bu noktada ortaya çıkıyor. El emeği ve ustalık, artizan ekmek yapımında temel şart. Bazı ustalarca hamur yoğurma kısmında makinelerden destek alınsa da temelde yılların geleneğine dayanan her bir üründe tek tek özenme, yoğun emek ve ustalığını konuşturma var. Bu nedenlerden dolayıdır ki, artizan ekmek üretimi, küçük ölçekte butik niteliğinde kalıyor, sanayi tipi üretime dönüşemiyor. Ancak zaten insanlar da tam bu yüzden tercih ediyorlar. </p> <!-- wp:heading {"level":3} --> <h3>Ekşimik kullanılması</h3> <!-- /wp:heading --> <p>Ekşimik - Ön maya, daha büyük miktarda hamuru mayalamak için önceden hazırlanmış ve   ekşitilmiş genel olarak sulu ve cıvık maya demek. Ön maya uzun süreli ve   yavaş mayalanma sayesinde hamurda çok daha fazla aroma ortaya çıkmasını sağlıyor. Ekşimiklerde ise daha ziyade sanayi tipi maya yerine doğal maya   kullanılmakta. Belirtmekte fayda var; Artizan ekmeğin yine temel   özelliklerinden biri, doğal maya kullanmak.    </p> <!-- wp:heading {"level":3} --> <h3>Kimyasal katkılar ya da koruyucular kullanılmaması </h3> <!-- /wp:heading --> <p>Kıtır   kabuk özelliği ile artizan ekmeği temel olarak un, su, tuz ve en az miktarda   maya (Ekşimik veya ticari maya) kullanılarak yapılıyor. Özel amaçlı olarak   yapılan artisan ekmeklerde ise süt, yumurta, yağ benzeri malzemeler ile   baharatlar ya da zeytin, üzüm, ceviz, fındık benzeri kuru yemişler ilave   edilebiliyor. Ancak görüldüğü gibi ilave malzemelerin tamamı günlük   hayatımızda güvenle kullandığımız bildik ve doğal gıdalar yani bu ekmeğin   vurgulayıcı özelliklerinden biri de kimyasal katkı ve koruyucu madde   kullanılmaması.    </p> <!-- wp:heading {"level":3} --> <h3>Geleneksel üretim metotları kullanılması</h3> <!-- /wp:heading --> <p>Ekmek, bin yıllardan beri fırın hariç bir başka makine kullanılmadan üretilmekte ancak fırınların sanayileşme ile evrime uğradıkları bir geçek. Artizan ekmek ustaları ise, diğer fırın çeşitlerinden ziyade daha geleneksel olan odun kullanılarak ısıtılan taş fırınları tercih ediyor, zira bu ekmeklerin için arzu edilen pişirme şartları ve kullanılan teknikler son derece önemlidir. Özellikle fırın ısısı ve buhar seviyesi istenen seviyelere getirilerek bu ekmeklere özgü kabuk oluşumu sağlanıyor. Ayrıca kullanılan unlarda da artizan ekmek yapımına uygun kısmen daha yüksek kül oranına sahip olanlar tercih ediliyor. Zira, ekmeğe tadını veren maya değil unun içindeki buğday özüdür. Mayalama süreci aroma ve lezzet bakımından önem taşıdığından düşük sıcaklıklarda ve uzun süreli mayalanma tercih ediliyor.  </p> <!-- wp:image {"id":211,"sizeSlug":"large"} --> <figure class="wp-block-image size-large"><img src="http://ekmeginsesi.com/wp-content/uploads/2020/03/bread-2256006_1920.jpg" alt="" class="wp-image-211"/></figure> <!-- /wp:image --> <!-- wp:heading --> <h2>TAVSİYE  </h2> <!-- /wp:heading --> <p>Bu   yazımızın sonunda okuyucularımıza bir tavsiyemiz var. Butik tarzda yapılan   gurme ekmek de diyebileceğimiz artizan ekmekleri, yerinde satın alın. Görsel   olarak tamamen bir şölen niteliğinde olan, ustasına göre farklı şekillerde   üstü süslenen ve yaratıcılığın sınırlarını zorlayan bu doğal ekmekler, özellikle   büyük marketlerde Artisan Ekmek adıyla paketli şekilde de bulunabilmekte.   Ancak ekmeğin kendine has özellikleri bakımından güvendiğiniz, iyi bir   fırından almanız daha sağlıklı bir tüketim gerçekleştirmenize olanak   sağlayacaktır. Bir de tüyo verelim; orijinalinde sanayi tipi üretim olmadığından   şeklen de bir benzerini bir daha bulamazsınız.     </p> ]]></content:encoded>
      <guid>https://www.ekmeginsesi.com/ekmek-cesitleri/artizan-ekmek-h205.html</guid>
      <pubDate>Fri, 20 Mar 2020 00:00:58 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.ekmeginsesi.com/images/haberler/2020/03/bread-2379246_1920.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>Ekmeğin Sesi</author>
    </item>
  </channel>
</rss>
