<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel>
    <title>Ekmeğin Sesi</title>
    <link>https://www.ekmeginsesi.com/</link>
    <description>Ekmek ve Unlu Mamuller Haber Portalı</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.ekmeginsesi.com/rss" type="application/rss+xml" rel="self"/>
    <language>tr_TR</language>
    <copyright>Copyright 2026, Ekmeğin Sesi</copyright>
    <lastBuildDate>Mon, 06 Apr 2026 12:06:26 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <item>
      <title><![CDATA[&#039;Ununu Getir, Ekmeğini Götür&#039; geleneği yaygınlaşıyor]]></title>
      <link>https://www.ekmeginsesi.com/roportaj/ununu-getir-ekmegini-gotur-gelenegi-yayginlasiyor-h13786.html</link>
      <description><![CDATA[Artan yaşam maliyetleri karşısında zorlanan vatandaşlar için Diyarbakır esnafı kolları sıvadı. Kentin kadim dayanışma kültürü, &quot;ununu getir, ekmeğini götür&quot; uygulamasıyla fırınlarda yeniden hayat buluyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p data-path-to-node="4">Ekonomik zorlukların mutfaktaki yangını artırdığı bu dönemde, Diyarbakır’dan Türkiye’ye örnek olacak bir dayanışma haberi geldi. Geçmişte komşuluk hukukunun en güzel örneklerinden biri olan "ununu getir, ekmeğini götür" geleneği, artan ekmek fiyatları ve düşen alım gücü nedeniyle fırıncı esnafı tarafından yeniden canlandırıldı.</p>

<h4 data-path-to-node="5">1,5 Kilogram Una 2 Ekmek</h4>

<p data-path-to-node="6">Kentin farklı mahallelerinde yaygınlaşan uygulama, özellikle dar gelirli ailelerin sofrasına nefes aldırıyor. Uygulamanın öncülerinden olan emektar fırıncı <b data-index-in-node="156" data-path-to-node="6">Ercan Kartal</b>, fırının kapılarını ununu alıp gelen vatandaşa sonuna kadar açmış durumda. Belirlenen sisteme göre; fırına <b data-index-in-node="276" data-path-to-node="6">1,5 kilogram un</b> getiren her vatandaş, hiçbir ek ücret ödemeden <b data-index-in-node="339" data-path-to-node="6">2 adet taze ekmeğini</b> fırından alabiliyor.</p>

<h4 data-path-to-node="7">"Bu Bir Vicdani Sorumluluktur"</h4>

<p data-path-to-node="8">Mesleğini uzun yıllardır Diyarbakır’da sürdüren Ercan Kartal, bugün gelinen noktada ekmek fiyatlarının 25 TL bandına dayandığına dikkat çekerek şunları söyledi:</p>

<blockquote data-path-to-node="9">
<p data-path-to-node="9,0">"Birçok aile bu fiyatlar karşısında evine ekmek götürmekte zorlanıyor. Biz bu toprakların esnafıyız, halkımızın derdi bizim derdimizdir. Ununu getiren herkesin ekmeğini sevgiyle pişiriyoruz. Bu sadece bir ticaret değil, asırlık bir gelenek ve vicdani bir sorumluluktur."</p>
</blockquote>

<h4 data-path-to-node="10">Vatandaş Memnun: "Toplumsal Bağlar Güçleniyor"</h4>

<p data-path-to-node="11">Uygulamadan en çok yararlanan kesim ise kalabalık nüfuslu aileler ve emekliler oldu. Mahalle sakinleri, fırıncı esnafının bu duyarlı yaklaşımının kendilerine yalnız olmadıklarını hissettirdiğini belirtiyor. Vatandaşlar, "Zor günlerden geçiyoruz, bu tür dayanışma örnekleri hem cebimizi rahatlatıyor hem de toplumsal bağlarımızı güçlendirerek bize umut veriyor," diyerek esnafa teşekkürlerini iletti.</p>

<h4 data-path-to-node="12">Dayanışma Dalga Dalga Yayılıyor</h4>

<p data-path-to-node="13">Kısa sürede büyük takdir toplayan bu hareketin, Diyarbakır genelindeki diğer fırınlara da sirayet etmesi bekleniyor. Kentin asırlardır süregelen "yardımlaşma" ruhu, modern ekonomik krizlere karşı en güçlü kalkan olarak bir kez daha sahneye çıkmış durumda.</p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.ekmeginsesi.com/roportaj/ununu-getir-ekmegini-gotur-gelenegi-yayginlasiyor-h13786.html</guid>
      <pubDate>Sat, 24 Jan 2026 16:01:19 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.ekmeginsesi.com/images/haberler/2026/01/ununu_getir_ekmegini_gotur_gelenegi_yayginlasiyor_h13786_7bec8.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>Ekmeğin Sesi</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[&quot;İstanbul fırıncısının fiyat tarifesi gasp ediliyor!&quot;]]></title>
      <link>https://www.ekmeginsesi.com/roportaj/istanbul-firincisinin-fiyat-tarifesi-gasp-ediliyor-h13406.html</link>
      <description><![CDATA[39 ilçenin 36’sında faaliyet gösteren fırıncı esnafını kapsayan İstanbul Ekmek Üreticileri Platformu Başkanı Fuat Zorlu, Ekmeğin Sesi&#039;ne çok özel açıklamalarda bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Başkanlığını yaptığınız bu platform neden ve hangi amaçlarla kuruldu?</strong></p>

<p>İstanbul’da uzun yıllardır biriken ekmek sektörünün sorunları vardı. Fakat bizim yetki verdiğimiz kurumlar maalesef bu sorunları çözemedi. Çözemediği noktasında bugün gelmiş olduğumuz biriken sorunlarla karşı karşıya kaldık. Her geçen gün katlanır vaziyette biriken ve fırınların kapanması&nbsp;noktasına getiren sorunlarımız var. İşte, bu sorunları ortadan kaldırabilmek için 39 ilçenin 36’sındaki fırıncı esnafımızla birlikte İstanbul Ekmek Üreticileri Platformu’nu kurma kararı aldık.</p>

<p><strong>İstanbul Ekmek Üreticileri Platformu’nun bundan sonraki çalışmaları arasında neler var?</strong></p>

<p>Bu platform, kesinlikle bugünkü ve yarın oluşabilecek sorunların çözümü noktasında çalışmalarını sürdürecektir. Başka hiçbir amacı yoktur. Bazı duyumlar alıyoruz. Tamamıyla bu birlikteliği engellemek, sabote etmek söylenen şeylerdir… Ben, İstanbul Ekmek Üreticileri Platformu Başkanı Fuat Zorlu olarak söylüyorum, kesinlikle sorunlarımızı çözmek, birlik ve beraberlik içinde kurumlarımızdan randevu talep ediyoruz kendilerinden.</p>

<p><strong>Sorunları&nbsp;çözmek için faaliyet gösteren Fırıncılar Odası varken, böyle bir oluşuma neden ihtiyaç duydunuz?</strong></p>

<p>Bunu, İstanbul fırıncısına sormak lazımdır. “Siz halinizden, İstanbul Fırıncılar Odası’ndan, Ticaret Odası’ndan memnun musunuz? Sorunlarınızı zamanında çözüme ulaştırabiliyor mu? Nasıl bir çaba içerisindeler? Sizler için neler yapıyor? Bugüne kadar hangi sorununuzu çözdü?” Bunları fırıncıya sorduğumuz zaman temsil makamlarımızın gerçekten işlevlerini yerine getirmediğini çok rahat bir şekilde görürüz.</p>

<p>Türkiye Fırıncılar Federasyonu ve buradaki temsilcileri, (yani %25, %30 kamu görevlisi olarak da değerlendirebiliriz) bunların ne kadar yetenekleri varsa o kadar sorunları çözerler. Eğer, yetenekleri düşükse zaten birilerinden bir işaret aldıklarında herhangi bir şey yapamazlar. Şu anda da, Federasyon başkanı bu haldedir. İstanbul Ticaret Odası’nda veya Fırıncılar Odası’nda arkadaşlarımız da, maalesef bu noktada… İstanbul fırıncısının sorunları ortadadır. Fakat çözümü noktasında sıkıntı yaşanıyor. Yetkili kurumlarımız bunun için bir çaba içerisinde değiller. Türkiye Fırıncılar Federasyonu, İstanbul Fırıncılar Odası ve Ticaret Odası çözüme kayıtsız kalıyor. Şu anda, İstanbul Fırıncılar Odası’ndan bir temsilci Fırıncılar Federasyonu yönetiminde yok. Şimdi de yok, bundan önce de yoktu. Birbirinden bu derece kopuklar. Bu kopukluk sektörü bu hale getirdi. Şunu da belirtmek istiyorum; Türkiye Fırıncılar Federasyonu Başkanı Halil İbrahim Balcı'nın İstanbul’daki %30 oranındaki fırıncıya söylemleriyle yaptırım gücü vardır. %70’i zaten İstanbul Ticaret Odası’na bağlı, tüccar fırıncıdır. Bunları bağlamaz… Fırıncı meslektaşlarımızın bunu çok iyi bilmesi lazım. Ona göre, Ankara’nın söylemlerine dikkat etmesi lazım.</p>

<p><strong>Fırıncılar Federasyonu Başkanı Sayın Halil İbrahim Balcı’nın “Yılbaşına kadar ekmeğe zam yok” açıklamasını nasıl değerlendiriyorsunuz?</strong></p>

<p>Federasyon Başkanı, maalesef bir hafta önce "%50 hammadde girdilerimize zam geldiğini, ekmeğe zammın kaçınılmaz olduğunu" söylemesine rağmen, bir hafta sonra (birileri ona bir şeyler söyledi herhalde) "Yılbaşına kadar ekmeğe zam yapılamaz" diye açıklama yaptı. Dolayısıyla, bu da esasında İstanbul fırıncısında büyük infial uyandırdı. Fırıncı esnafımız sürekli bizi arıyor ve “Bunlar ne yapmaya çalışıyor? Bizi batırmaya mı çalışıyorlar? Türkiye’deki fırın şeklini, yapılaşmasını değiştirmeye mi çalışıyorlar?” gibi söylemlerde bulunuyorlar. Yani, bizim çıkmış olduğumuz hareketin temelinde, sahadaki fırıncı arkadaşlarımızın sıkıntılarının ortaya koyduğu düşüncedir.</p>

<p><strong>İstanbul fırıncısı gerçek anlamda bir fiyat tarifesi alamıyor mu?</strong></p>

<p>İstanbul’da, fırıncımızın ekonomik göstergesini, maliyet hesabını, yasa dışı fırınların tekrar masaya yatırılması lazım. Eğer İstanbul’da ortalama 2 bin, 2 bin 500 bandında ekmek üretiliyorsa, Valilik, İl Ticaret Müdürlüğü, Tarım İl Müdürlüğü temsilcisiyle masaya oturup, bir fırında ortalama 7 bin ekmek maliyeti çıkartırsanız, orada başlangıçta sorun çıkmış olur. Tarifeyi alsanız dahi, beklentinin karşılığı değildir bu… Dolayısıyla burada sorun başlıyor. Özellikle, hesabımızı, kitabımızı çok iyi bir şekilde masaya yatırmalıyız. Hiç kimseden fahiş fiyat veya hakkımız olmayan bir fiyat istemiyoruz ki… İstediğimiz, hesabımız yapılsın %10 mu, %15 mi? Ne kar marjı konuluyorsa konulsun, ona göre fiyatımız verilsin. Başka bir şey istemiyoruz. İstanbul Ekmek Üreticileri Platformu olarak, 36 ilçenin ayağa kalkmasının, bu harekete katılmasının nedeni budur. Hesabımızın doğru dürüst yapılması içindir. Kendi kurumlarımız, o masaya oturup bilerek ekmek hesabını doğru yapmıyorlar ve sabote ediyorlar. Onlar da fırıncılık yapıyorlar. Ama nasıl yapıyorlar? 30 – 40 bin ekmek üretenler var onların içinde… Onların fiyat alma koşuluyla bizim koşullarımızı yan yana getirmeye çalışıyorlar. 30 bin ekmek yapanla, 2 bin ekmek yapanın maliyet hesabı aynı olur mu? Bu maliyet hesabı içinde fırıncı sürekli acı çekiyor. Özellikle İstanbul’da fırıncılığı bitirme noktasında getirdiler. İşte, bu platformun oluşturulma sebebi işte budur. Bunun çözülmesi gereklidir. Bu ülkeyi çok seven insanlarız. Bayrağını, milletini, toprağını her şeyini seven insanlarız. Biz bir kavga için çıkmadık yola. Ama bizim de bir talebimiz var. Talebimiz haklıdır ve gasp edilmemeli; bu talebimiz verilmeli ki, biz de fırınımızda oturalım, rahat rahat ticaretimizi yapalım, çalışanımıza haklarını verelim. Maalesef bize bunu yaptırmıyorlar.</p>

<p><strong>Hem İstanbul Fırıncılar Odası, hem de Ticaret Odası ekmeğin 15 TL olması için gerekli başvuruları yaptı. Peki, yılbaşında asgari ücret, un, elektrik, doğalgaz zamları karşısında alınan fiyat yeterli olacak mı?</strong></p>

<p>Geçen yıl da aynı işlemi yaptılar. 2023 Eylül ayında almamız gereken bir fiyat vardı. Onu vermediler. Yılbaşında asgari ücretle beraber aynı potaya koydular %25 – 30 verdiler ve bizim hakkımız olan ekmek fiyatını gasp ettiler. Bu yıl da aynısını yapıyorlar. İstanbul Fırıncılar Odası, Ticaret Odası’ndaki arkadaşların “hesapta” verdikleri tarife 240 gram ekmek 15 lira… Bu, şu anda bizim tezgahlarımızda satmamız gereken fiyat… Ama bunu ne yaptılar? Birileri yine görmemezlikten geliyor! Fırıncının üzerine bu tahakkümü kurmuşlar ve tarifeyi yılbaşına taşıyacaklar. Yılbaşında da %25’i verip, yine bizim %25’lik hakkımızı gasp edecekler. Peki, buna kim o masada ortak oluyor? Bizim kurumlarımız oluyor. Kurumlarımız, fırıncıya dönüp “Arkadaşlar, bakın böyle bir sorunla karşı karşıyayız. Bilerek bunu vermiyorlar. Buna karşı mücadelemizi yapıyoruz, şu aşamadayız” diye, kimse sordukları yok! Çünkü kendi ticaretleri çok iyi yürüyor. Kendileri 20 – 30 bin ekmek üretiyorlar. Kendileri için çok iyi fiyat bu… Halk ekmekle de, aralarındaki fiyat farkını fazla açmaya çalışmıyorlar. Çünkü kapasitelerini yüksek tutuyorlar. İstanbul’da ekmekte oyun oynanıyor. Bu oyunun, mutlak surette fırıncıya anlatılması lazım. İstanbul fırıncısının mücadelemizin, hak arayışımızın yanında olmalarının gerekliliğini bir kez daha buradan kendilerine ifade etmek istiyorum.</p>

<p><strong>Federasyon başkanı un fiyatlarında indirime gidilme kararı alındı demişti. Gerçekten de indirim var mı?</strong></p>

<p>Şimdi, yalan söylüyor ya! Söylediği yalana da kılıf bulacak. Kendisi de diyor ki, ben bir hafta önce şunu söyledim, şimdi bunu söylüyorum. Yalanıma da kılıf bulmam lazım… O kılıfı buluyor. Fırıncı esnafımıza soruyoruz, un fiyatlarında bir indirim var mı diye. Yok böyle bir şey! Nereden çıkartıyor bunu? Tamamıyla uydurma bir söz, gerçekle bir hiçbir bağlantısı yok. Zaten, sorunlarını çözümünü de bu şekilde yapıyor bunlar. Tarife için müracaat ediyorsun 3 ay geçiyor. %50 enflasyonun olduğu bir ülkede senin tarifen 3 ay geçtiği zaman kaybın ne olur?</p>

<p><strong>İstanbul Ekmek Üreticileri Platformu Başkanı olarak, esnafa bir mesajınız olacak mı?</strong></p>

<p>İstanbul fırıncısına söylemek istediğim şudur; Bu platformun kuruluş sebebinin seçimlere hazırlık olduğuna dair çıkan dedikodulara itibar etmesinler. Arkadaşlar! Benim 2 yıl bekleyecek zamanım yok. Öyle bir hazırlık niyetim de yok. Bu hazırlığın içerisinde Fuat Zorlu olarak ben de olmam zaten. Şu anda, acil çözüm bekleyen, fırınları kapatma noktasına getiren sorunları çözme anlamında İstanbul fırıncısını yanımızda istiyoruz. Bütün amacımız budur… İstanbul’da ilçe – ilçe toplantılarımızı yapacağız. Fırıncı meslektaşlarımıza sorunları anlatacağız. Temsil makamındaki arkadaşlarımızın bizlerle ilgili yapmış oldukları yanlış uygulamaları ortaya koyacağız. Bu haklı mücadelemize de onları ortak edeceğiz. Sorunumuz sadece fiyatla ilgili değil. Biriken personel, ruhsat devri &nbsp;gibi daha bir çok sorunumuz var. Personel sıkıntısı şu anda inanılmaz boyutta. Sendikanın geçen yıl vermiş olduğu ücretin iki katını veriyoruz ama personel bulamıyoruz. Bu bir gerçek. Çıksınlar sahaya görsünler. Un fiyatları… Yanlış konuşuluyor, çarpıtılıyor. İstanbul’da 2 bin bandında ekmek üreten fırınların büyük bir çoğunluğu 900 liranın üzerinde un alıyor. Bunu biz fırıncıya anlatacağız. Kaç para un aldığını söyleyecek. Sizin için 70 – 80 TL un fiyatı düştü deniliyor. Bunlar doğru değil. Federasyon, Oda ve Ticaret Odası’yla yüzleştireceğiz fırıncımızı. Gerçeği fırıncıya anlatacağız. İstanbul’da oynanan bu oyunu bozacağız. İstanbul Ekmek Üreticileri Platformu’nun görevi budur. &nbsp;</p>

<p><span style="color:#696969;">Röportaj: Oğuzhan KAPLAN</span></p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.ekmeginsesi.com/roportaj/istanbul-firincisinin-fiyat-tarifesi-gasp-ediliyor-h13406.html</guid>
      <pubDate>Thu, 07 Nov 2024 17:32:08 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.ekmeginsesi.com/images/haberler/2024/11/istanbul_firincisinin_fiyat_tarifesi_gasp_ediliyor_h13406_e616e.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>Ekmeğin Sesi</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Antakya TSO Başkanı: Seçimin gölgesinde kaldık!]]></title>
      <link>https://www.ekmeginsesi.com/roportaj/antakya-tso-baskani-secimin-golgesinde-kaldik-h12567.html</link>
      <description><![CDATA[Antakya TSO Başkanı Hikmet Çinçin, “Deprem bölgesi olarak şu anda maalesef seçimin gölgesinde kaldık. Gün geçtikçe siyaset daha fazla hâkim olacak. Bizim için süreç daha zor hale gelecek” dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhuriyet’ten Şehriban Kıraç’ın haberine göre Antakya Ticaret ve Sanayi Odası (Antakya TSO) Başkanı Hikmet Çinçin, güncel Kredi Garanti Fonu (KGF) paketleriyle, geçici çözümlerle Hatay’ı ayağa kaldırmanın mümkün olmadığına dikkat çekti.</p>

<p><strong>Depremin üzerinden iki ay geçti, gelinen noktada Hatay’da ekonomik açıdan durum nedir?</strong></p>

<p>Güncel KGF paketleriyle, geçici çözümlerle Hatay’ı ayağa kaldırmak mümkün değil. Depremden etkilenen tüm illeri aynı kefeye koymamak gerekiyor. Hatay için süper teşvik paketine ihtiyaç var. Burada şu anda hastane yok, çok göç verdik. Tersine göçün olması için en geç eylül ayında yüz yüze eğitimin başlaması gerekiyor.&nbsp;</p>

<p><strong>Hatay için süper teşvik derken neler bekliyorsunuz?</strong></p>

<p>Depremden sonra illerin/ ilçelerin/firmaların etkilenme oranlarına göre kategorize edilmesi ve bu sınıflara göre süper teşviklerin/desteklerin planlanması gerekiyor. Ticari kredilerde minimum 1 yıl faizsiz erteleme sağlanmalı. Tüm kurumlar, KDV ve gelir vergi beyannamelerin verilme süresi 1 yıl ertelenmeli. Üretim araçlarını da içeren yatırım teşvikleri planlanmalı. Minimum iki yıl ödemesiz uzun vadeli ve düşük faizli kredi sunulmalı. SGK işçi ve işveren primlerinde en az beş yıl için indirim yapılmalı. Mikro ve küçük ölçekli işletmeler ve zanaatkârlar için OSB kurulmalı.&nbsp;</p>

<div class="adpro desktop-ad text-center " data-category="5fa6ea2f1913fb1ae0497ab2" data-loaded="true" data-page="532" data-region="1686" id="adpro-9"></div>

<p></p>

<p><strong>Şehrin ekonomisi ile ilgili net hasar tespiti yapıldı mı?</strong></p>

<p>Burada ekonomi yok, durdu. Sadece Antakya’nın merkezinde bulunan Küçük Sanayi Sitesi’ndeki 2 bin işletmeden 1800’ü yıkıldı. Şehirde şu an büyük bir moloz yığını var. Ekolojik dengeyi koruyarak bu molozlar kaldırılmalı. 2 bine yakın konteynerin ihalesi yapıldı. Bunlar geçici işyeri olarak esnafa tahsis edilmeye başlandı. 50 tanesi teslim edildi. Ekonomik aktiviteye yönelik tek ciddi adım bu. KOBİ dışı firmaların ihtiyaçlarına özel ilgi gösterilmeli. Ticaret Bakanlığı’na küçük firmalar için özel bir masanın oluşturulmasını önerdik.</p>

<h4><strong>"Depremzedeler için zor bir süreç daha da zor hale gelecek"</strong></h4>

<p><strong>Bankaların şu anda deprem bölgesine yaklaşımı nasıl?</strong></p>

<p>Firmaların kredi itibarı zedelendi. Teminat kapasitesi kalmadı. Bankalar sevecen görünse de bir şey yok. Gerçekten işimiz çok zor. Buraya çok ciddi kaynak aktarımı lazım. Akılcı çözümler gerekiyor. Ama şu anda maalesef seçimin gölgesinde kaldık. Gün geçtikçe siyaset daha fazla hâkim olacak. Depremzedeler için zor bir süreç daha da zor hale gelecek.&nbsp;</p>

<p><strong>Gerçekten deprem siyasetin gölgesinde mi kalıyor?&nbsp;</strong></p>

<p>Unutuluyoruz. Geri planda kaldık. Hayat yavaş yavaş normalleşiyor deniyor. İnsanlar ailelerini, yakınlarını kaybetmiş, işyerini, evini, iş aracını kaybetmiş. Bu insanların hayatı nasıl normalleşecek.&nbsp;</p>

<p><strong>Hatay ne kadar zamanda toparlanır?&nbsp;</strong></p>

<p>Hükümetin bir yol haritası açıklaması lazım. 3, 6, 9 aya kadar şu ya da bu adımları atacağız demeliler. İnsanlar bu yol haritasını görerek ona güvenerek yeni hayatlarını kurmaya gayret ederler. Şu anda kimse burada ileriye dönük planlama yapamıyor. Daha imar kararları verilmedi. Çöken işyerlerinin yerine yenileri yapılacak mı nereye yapılacak... Bu kadar belirsizlik içinde ne yapacağız bilmiyoruz. Baş edilmesi zor bir afet ama bedeli de biz halk ödüyoruz. Net taahhütler duymak istiyoruz. Mesela konteyner kentler kuruluyor, konteynerin yalıtımı yok. Bu yazı nasıl geçireceklerini bile bilmiyorlar.</p>

<h4>Küçük yan sanayi yok oldu</h4>

<p><strong>Yetişmiş insan kaynağı kenti terk etti, geri dönerler mi?&nbsp;</strong></p>

<p>Dönmez. Niye dönsün ki. Önce barınma ihtiyacını çözmek gerekiyor. Süre uzadıkça insanların buraya dönmeme ihtimali de artıyor. Mavi ve beyaz yaka çalışanların tekrar dönmesi ancak maaş teşvikleri, sosyal alanların ayağa kaldırılmasıyla olur. Şu anda OSB’lerde ki yaklaşık 220 firmanın ancak yüzde 30’u yüzde 30-40 kapasiteyle çalışıyor. Küçük yan sanayi yok oldu. Yan sanayinin ayağa kalkması çok zor.&nbsp;</p>

<p><strong>Yönetenler de geliyor, taleplerinizi iletiyorsunuz ne diyorlar?&nbsp;</strong></p>

<p>Not alıp gidiyorlar. Uluslararası, bilimle, ciddi komiteler kurullar oluşturarak çözülebilecek bir sorun. İnsanlar sadece işyerini değil stokunu da kaybetmiş. Bu moralle artık işime dönmeyeceğim diyen işçi de işveren de çok fazla. Buranın 3 tane yerel gıda marketi vardı. 2 tanesi artık işe başlamayacağız dedi. 250 nakliye firmalarının yüzde 50’si, yaş sebze meyve temini ve paketlemesi yapan 750 civarında firmanın yüzde 60’ı burayı terk etti.</p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.ekmeginsesi.com/roportaj/antakya-tso-baskani-secimin-golgesinde-kaldik-h12567.html</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Mar 2023 10:58:43 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.ekmeginsesi.com/images/haberler/2023/03/antakya_atso_baskani_secimin_golgesinde_kaldik_h12567_a8bf7.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>Ekmeğin Sesi</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Deprem sonrası İskenderun! Fırıncılar Odası Başkanı Mahmut Şenöz açıkladı]]></title>
      <link>https://www.ekmeginsesi.com/roportaj/deprem-sonrasi-iskenderun-firincilar-odasi-baskani-mahmut-senoz-h12512.html</link>
      <description><![CDATA[İskenderun Fırıncılar Odası Başkanı Mahmut Şenöz, Ekmeğin Sesi&#039;ne özel açıklamalarda bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kahramanmaraş’ta meydana gelen 2 büyük depremin ardından büyük ölçüde zarar gören İskenderun'daki son durumu, Fırıncılar Odası Başkanı Mahmut Şenöz açıkladı.</p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.ekmeginsesi.com/roportaj/deprem-sonrasi-iskenderun-firincilar-odasi-baskani-mahmut-senoz-h12512.html</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Feb 2023 16:13:34 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.ekmeginsesi.com/images/haberler/2023/02/deprem_sonrasi_iskenderun_firincilar_odasi_baskani_mahmut_senoz_acikladi_h12512_bf62f.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>Ekmeğin Sesi</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Muharrem Keçeli: Ekmek fiyatının yeniden serbest olması mümkün]]></title>
      <link>https://www.ekmeginsesi.com/roportaj/muharrem-keceli-ekmek-fiyatinin-yeniden-serbest-olmasi-mumkun-h12255.html</link>
      <description><![CDATA[İstanbul Ticaret Odası (İTO) eski Meclis Başkanı Muharrem Keçeli, Ekmeğin Sesi&#039;ne özel açıklamalarda bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>9 Kasım Çarşamba günü yapılacak olan İstanbul Ticaret Odası (İTO) seçimleri ve ekmekçilik sektörüne ilişkin Ekmeğin Sesi'ne özel açıklamalarda bulunan İTO eski meclis başkanı Muharrem Keçeli, 1994 yılında dönemin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın destekleriyle İTO'ya bağlı fırınlarda ekmek fiyatının serbest bırakıldığını dile getirdi. Keçeli, 2018 yılına kadar devam eden bu uygulamanın yeniden hayata geçirilmesinin mümkün olduğunu da aktardı.&nbsp;</p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.ekmeginsesi.com/images/upload/muharrem3.jpg" /></p>

<p><strong><em><u>Muharrem Keçeli, merhum Kadir Topbaş'la bir toplantıda (Arşiv)</u></em></strong></p>

<h4>"DENETİMLER SİYASİ DEĞİL, İŞİN UZMANI BİR HEYETLE YAPILMALI"</h4>

<p><strong>Muharrem bey, sektörün duayen ve tecrübeli isimlerinden birisiniz. Yıllardır ekmekçilik sektöründe kördüğüm haline gelmiş sorunlar var. Bu sorunlar neden çözülemiyor? Nasıl çözülür?</strong></p>

<p>Ekmekçilik sektörünün sorunlarının aşılamamasının en büyük sebebi, halkın temel besin maddesini üretiyor olmamızdır. Siyasi partiler, bu sebeple her dönemde ekmeği politika malzemesi haline getirmişlerdir. Ekonomik açıdan da, enflasyon sepetinde önemli bir yüzdeye sahip olması diğer önemli etkendir. Tabiatıyla, siyasiler enflasyonu bir nebze aşağıda tutabilmek için ekmek fiyatını baskılamayı bir çözüm olarak görmüşlerdir. Görmeye de devam edeceklerdir. Her öğün sofralarda yer alan bir ürün hem vatandaşın, hem de siyasilerin dikkatini fazlasıyla çekmektedir. Sektör açısından içinden çıkılamaz hale gelen diğer bir konu, işyeri ruhsatlarıdır. İstanbul büyük bir metropoldür. 20 yıl içinde kent yapılaşması büyümüş ve buna bağlı olarak nüfus artmıştır. İmar bakımından beklenen kanunlar çıkarılmış olsa da, uygulama da yerel yönetimler gerekli hassasiyeti sağlayamamış, ruhsatsız fırınların açılması da önlenememiştir. Bu durumu kolayca izah etmek mümkün değildir. Özellikle yeni oluşan ve gelişen ilçelerde birçok bina altında ruhsatsız olarak, yasadışı faaliyet sürdüren işletmeler mevcut. Konu uzun zamandır tartışılmakta, çözümü konusunda denetim ve uygulama yetkisi yerel yönetimlerin elinde. Yerel yönetimler siyasi kaygıları, esnaf ve vatandaş ile karşı karşıya kalmamak için köklü çözümlere yanaşmıyorlar. Karşılaşacakları tepki ve baskılar onların radikal kararlar almasını önlüyor. Bu çerçevede, mevcut ruhsatsız işyeri probleminin köklü çözüme kavuşturulması zor görünüyor. Yapılabilecek en faydalı iş ekmek fırınlarına ruhsat verilirken, yasal mevzuatın uygulanması ve denetiminin siyasi olan yerel yönetimlerden alınarak, işin uzmanı olan bir heyet ile karara bağlanması olacaktır.</p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.ekmeginsesi.com/images/upload/muharrem4.jpg" /></p>

<h4>"SİYASİLERİN İTO YÖNETİMİNE BASKISI NORMAL OLMASI DA, HER DAİM DEVAM EDECEKTİR!"</h4>

<p><strong>2019 yılına kadar İTO üyeleri için fiyat serbestliği vardı. Siyasi iradenin baskılarıyla ortadan kalktığını biliyoruz. İTO meclisi, neden böyle bir karar vermiş olabilir? Siyasi irade, İTO üzerinde bu kadar etkili mi?</strong></p>

<p>İstanbul Ticaret Odası (İTO), ekmek fiyatı belirlenmesi konusunda aslında kanunen yetkilidir. Ancak bizler, İTO Komitesinde ve yönetiminde görev aldığımız dönemde fiyat Konusunda serbestinin <em>(Tarifenin yapılmaması, işletmelerin kendi maliyetleri doğrultusunda fiyat belirlemesi)</em> neden olması gerektiğini detaylarıyla ifade etmiş ve bu kararın alınmasını sağlamıştık. Eskiden, uygulamada olan "NARH" Kanunun kalkmasından sonra tüm girdilerimizi serbest piyasadan tedarik etmeye başladık. Dolayısıyla, tüm girdileri serbest olan bir ürünün fiyatının tarifeye bağlı kalması, serbest piyasa ruhuna tamamı ile aykırı olduğu gibi, Ticaret Kanunları çerçevesinden bakıldığında da, işletmelerin zarara uğraması ya da buna zorlanması yasaya aykırılık teşkil etmektedir. Bu sebeple, 81 Komitesi olan ve hiçbir ürün için tarife yapmayan İTO’nun, sadece ekmek fiyat tarifesi yapması da ticaretin olağan akışına aykırıdır. Diğer taraftan, ille de tarife yapılacaksa; Yönetmelikte belirtildiği üzere ilçeler bazında da tarife talepleri yapılabilir ve İTO Meclisi gerekli araştırma sonucunda bu tarifeleri onaylamalıdır. Aynı şehirde ekmek üretimi yapan 39 ilçe fırıncısının da aynı fiyata ekmek satamayacağı aşikardır. Siyasilerin, İTO yönetimine bu konuda baskı yapması normal görünmese de her daim olacaktır.</p>

<p><img class="detayFoto" src="https://www.ekmeginsesi.com/images/upload/muharrem6.jpg" /></p>

<p><strong><em><u>Muharrem Keçeli, Cumhurbaşkanı Erdoğan'la birlikte bir açılışta&nbsp;(Arşiv)</u></em></strong></p>

<h4>"EKMEK FİYATININ YENİDEN SERBEST OLMASI MÜMKÜNDÜR"</h4>

<p><strong>Üyelerinin yapısal ve güncel sorunlarına çözüm bulmak ilkesiyle kurulmuş olan İTO’da 81 meslek komitesi var. 12. Komite’nin bu kadar etkisiz kalmasının nedeni ne olabilir?</strong></p>

<p>Bizler, Meslek Komitesi ve Yönetimde görev alırken bu mücadeleyi çok zahmetler çekerek aşmış idik. Şöyle ki; 1994 yılında, dönemin İBB Başkanı sayın&nbsp;Recep Tayyip Erdoğan'a konuyu ilettik ve kendisi bizlere bu konuda yardımcı oldu. Sonra 2018 yılına kadar bizlerin oradaki çalışmaları ve izahatları sayesinde <em>(Komitede ve Mecliste görev alan arkadaşlarımızla)</em> Ekmek Fiyatı İTO tarafından Tüccar Fırıncıya serbest bırakıldı. 12. No’ lu Komite'de bulunan arkadaşların tecrübe ve bilgi birikimlerinin olduğunu biliyorum. Ancak bu konuda etkisiz kalmaları olabilir.</p>

<p><strong>Sizin döneminizde komitelerin bütçeleri nasıl belirleniyordu?</strong></p>

<p>Bizim dönemimizde, Komitelere ayırılan bütçeler değerlendirilir ve buna göre belirlenirdi.</p>

<p><strong>9 Kasım’daki İTO seçimleriyle ilgili düşünceleriniz nelerdir?</strong></p>

<p>İki grubun seçime gireceği haberini aldım. Bir tarafta görevde olan mevcut yönetim, diğer tarafta EKÜDER ve Ekmek Sanayi İşverenler Sendikası’nın ittifak yaparak oluşturacağı liste. Öncelikle seçimlerin sektöre hayırlı olmasını temenni ediyorum.&nbsp;</p>

<p><strong>İTO da siyasi baskı altında kalmadan, layıkıyla çalışacak 12. Komite, sektör için neler yapabilir?</strong></p>

<p>Tariflerin eskisi gibi serbest olması sağlanabilir. Bu konuda bizler tecrübeliyiz. Doğru gerekçeler ve izahatlar yapılabilirse, aşılacağını düşünüyorum. Ruhsat konusunda girişimler yapılabilir ama sonuç almak siyasi iradelerin elinde.</p>

<p><strong>Şu anda en büyük sorunu tarife serbestliği, çalışacak personel bulamama ve fırınların bir gün kapalı olması. Bu sorunları çözebilirler mi?</strong></p>

<p>Ekmek fiyatı tarifesiyle baskı altında olduğu için her geçen gün maliyetleri, artan işyerlerinin kar etmesi çok zor. Kar edemeyen bir işletme işçisine bu hayat şartlarında maaş güncellemesi yapamaz. Dolayısıyla dolgun ücreti olmayan, tatili olmayan, gece gündüz çalışılan bir işe personel bulmak imkansız bir hal almıştır. Yeni nesil fırın işyerinde çalışmak istemiyor. 3 nesil fırıncılık yapan işletme sahipleri sonraki neslin fırının önünden dahi geçmediğini, bu işi yapmak istemediğini açıkça ifade ediyor. Hepimiz sahadan bu sitemleri duyuyoruz. Kendi evlatlarımız bile bu işi yapmak istemezken, personel bulma sıkıntısı çekiyor olmamız malumun ilanı olmuştur. İstanbul gibi bir metropolde hafta sonu fırınların kapanması zor görünüyor. Geçmişte bizler bu tür çalışmaları bazı pilot bölge ve işyerlerinde yapmıştık. Ancak kapanan ve tatil yapan fırının önüne arabalarla araçlar gelip ekmek sattı. Müşterilerine (Bakkal ve Satış bayilerine) gidip onlara ekmek bıraktı. Yani fırın işyerinin ekmek üretimini bir gün durdurması, tezgah fırıncısı için mümkün görünse de, dışarıya servisi olan bakkal müşterisine hizmet eden bir işyeri için pek de mümkün değil. Tekrar bu yönde bir uygulama planlanabilir ama öncelikle fırın işverenlerinin bu çalışmaya ve planlamaya saygı duyması, alınan ortak kararlara uygun davranması ve ticari ahlakı koruma konusunda samimi davranması şarttır.</p>

<p></p>

<p></p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.ekmeginsesi.com/roportaj/muharrem-keceli-ekmek-fiyatinin-yeniden-serbest-olmasi-mumkun-h12255.html</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Nov 2022 13:05:09 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.ekmeginsesi.com/images/haberler/2022/11/muharrem_keceli_ekmek_fiyatinin_yeniden_serbest_olmasi_mumkun_h12255_8dab4.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>Ekmeğin Sesi</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakan Dönmez&#039;den elektrik ve doğal gaz faturası açıklaması!]]></title>
      <link>https://www.ekmeginsesi.com/roportaj/bakan-donmez-den-elektrik-ve-dogal-gaz-faturasi-aciklamasi-h11618.html</link>
      <description><![CDATA[Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Dönmez: 2021&#039;de elektrik ve doğal gaz faturalarında 100 milyar liralık destekte bulunduklarını belirtti. Bu destek hane başı yaklaşık yıllık 5 bin liradır dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, geçen yıl elektrik ve doğal gaz faturalarında 100 milyar liralık destek sağlandığını belirterek, "Bu destek hane başı yaklaşık yıllık 5 bin liradır. Ayrıca, akaryakıtta 65 milyar liralık bir ÖTV desteğini de hükümetimiz sağladı.</p>

<p>Bu yıl elektrikte birinci kademede yaklaşık yüzde 50, doğal gazda ise yüzde 75’lik devlet desteği devam etmektedir. Örneğin, 100 liralık elektrik faturasının 50 lirası, doğal gazda ise 100 liralık faturanın 75 lirası hükümetimiz tarafından karşılanmaktadır. " dedi.</p>

<p>Bakan Dönmez, yaptığı açıklamada geçen yıldan itibaren kömür fiyatlarının 5, doğal gaz fiyatlarının ise 10 kat arttığını söyledi.</p>

<p>Doğal gazın yüzde 99'unun, petrolün ise yüzde 92'sinin ithal edildiğini kaydeden Dönmez, elektrik üretiminde kullanılan ithal kaynakların oranının yüzde 50 olduğunu aktardı.</p>

<p>Dönmez, Türkiye'nin elektrik üretim, iletim ve dağıtım alanlarında son 20 yılda 100 milyar dolarlık yatırım yaptığına dikkati çekerek, "Bu sayede son 20 yılda elektrikteki toplam kurulu gücümüzü 3,5 kat artırarak 100 bin megavat seviyesine ulaştık." ifadesini kullandı.</p>

<p>Yerli ve yenilenebilir enerjiye yapılan yatırımlarla küresel fiyat artışının bir kısmının engellendiğinin altını çizen Bakan Dönmez, "Vatandaşlarımıza yansıyacak bedelin minimumda kalması için de destek mekanizmalarını hayata geçirdik. 2021'de elektrik ve doğal gaz faturalarında 100 milyar liralık destekte bulunduk. Bu destek hane başı yaklaşık yıllık 5 bin liradır. Ayrıca akaryakıtta 65 milyar liralık bir ÖTV desteğini de hükümetimiz sağladı. Bu yıl elektrikte birinci kademede yaklaşık yüzde 50, doğal gazda ise yüzde 75’lik devlet desteği devam etmektedir. Örneğin, 100 liralık elektrik faturasının 50 lirası, doğal gazda ise 100 liralık faturanın 75 lirası hükümetimiz tarafından karşılanmaktadır. " diye konuştu.</p>

<p><span style="color:#d3d3d3;">Kaynak: AA</span></p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.ekmeginsesi.com/roportaj/bakan-donmez-den-elektrik-ve-dogal-gaz-faturasi-aciklamasi-h11618.html</guid>
      <pubDate>Fri, 11 Feb 2022 17:44:21 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.ekmeginsesi.com/images/haberler/2022/02/bakan_donmez_den_elektrik_ve_dogal_gaz_faturasi_aciklamasi_h11618_babc7.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>Ekmeğin Sesi</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Palandöken: Akaryakıt fiyatları ekonominin önündeki 'el freni' gibi!]]></title>
      <link>https://www.ekmeginsesi.com/roportaj/palandoken-akaryakit-fiyatlari-ekonominin-onundeki-el-freni-gibi-h11098.html</link>
      <description><![CDATA[Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Başkanı Bendevi Palandöken, "Benzin ve motorin fiyatları yeniden düşene kadar, akaryakıttan ÖTV alınmamalı" diyerek, ÖTV alınmaz ise, enflasyonun süratle aşağı geleceğini, fiyatların düşeceğini ve piyasaların güven sağlayacağını söyledi. ]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[ <p>Benzin ve motorin fiyatları yeniden düşene kadar akaryakıttan ÖTV alınmamasına yönelik önerilerine açıklayan TESK Başkanı Bendevi Palandöken, "ÖTV inerse enflasyon düşer ve fiyatlar dengelenir" dedi. </p>  <p>Palandöken, şunları söyledi;</p>  <p>"2 yıldır pandemi sürecinin etkisiyle işyeri kapanan veya kapanmasa bile kısıtlamaların etkisiyle büyük bir iş kaybına uğrayan esnaf tam yeni yeni toparlanmaya başlıyordu ki bu kez de artan maliyetlerin altında ezildi. Elektrik, doğalgaz ve akaryakıt fiyatlarındaki artış esnafın işlerini yeniden durma noktasına getirdi. Pandemi sürecinde eşel mobil sistemiyle kontrol altında tutulan akaryakıt fiyatları döviz kurlarındaki artışla tarihin en yüksek seviyesine ulaştı. Akaryakıt fiyatları artık ekonomik önünde el freni görevi görmeye başladı. Bu geçici dönem bitene kadar en azından benzin ve motorinden ÖTV alınmamalı. Döviz kurları yaz aylarına doğru düşmeye başladığında akaryakıt fiyatları da düşecektir. Benzin ve motorin fiyatları litrede 9 TL’nin altına düşünce yeniden ÖTV alınabilir. Ancak bugün esnafa ve çiftçiye destek için benzin ve motorinden ÖTV alınmamalı"</p> ]]></content:encoded>
      <guid>https://www.ekmeginsesi.com/roportaj/palandoken-akaryakit-fiyatlari-ekonominin-onundeki-el-freni-gibi-h11098.html</guid>
      <pubDate>Wed, 19 Jan 2022 14:29:26 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.ekmeginsesi.com/images/haberler/2022/01/otv2.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>Ekmeğin Sesi</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Totoş: Umuyorum ki, 2022'de maliyetler artmaz! Biz de zam yapmayız]]></title>
      <link>https://www.ekmeginsesi.com/roportaj/totos-umuyorum-ki-2022de-maliyetler-artmaz-biz-de-zam-yapmayiz-h10760.html</link>
      <description><![CDATA[Antalya&#39;da ekmek 3 TL, simit 3.50 TL oluyor ]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[ <p><br>Antalya Ticaret ve Sanayi Odası&#39;nın (ATSO) Aralık ayı meclisinde, ekmek ve diğer unlu mamul ürünlerle ilgili artan girdi maliyetleri gerekçesiyle zam kararı alındı. ATSO Meclisi&#39;nce onaylanan ve 15 Ocak&#39;tan itibaren geçerli olacak zam kararıyla 210 gram ekmek fiyatı 3 TL, simit fiyatı ise 3.50 TL olarak belirlendi.</p>  <p>ATSO&#39;nun Aralık ayı meclis toplantında, 7&#39;nci Grup Ekmek, Un ve Unlu Mamulleri Meslek Komitesi&#39;nin 1 Aralık 2021 tarihli ekmek, simit ve diğer unlu mamul ürünlere yönelik, ATSO Yönetim Kurulu tarafından da 6 Aralık, 20 Aralık&#39;ta onaylanan ve 27 Aralık&#39;ta güncellenen zam kararları mecliste onaylandı. Ekmek, simit, poğaça ve diğer unlu mamullerde yüzde 100&#39;ü bulan zam kararlarının, 15 Ocak 2022 tarihinden itibaren geçerli olacağı açıklandı.</p> <!-- wp:heading {"level":4} --> <h4>NORMAL EKMEK 3 TL, DİĞERLERİNE YÜZDE 100 ZAM</h4> <!-- /wp:heading --> <p>ATSO Meclisi tarafından onaylanan 2022 yılı ekmek azami fiyat tarifesine göre, 2020 yılından bu yana geçerli olan 210 gram normal ekmek fiyatı 2 TL&#39;den 3 TL&#39;ye çıkartıldı. Yeni tarifeye göre, 2020 yılından bu yana geçerli olan diğer ekmek çeşitlerinde de yüzde 100&#39;lük zamlar gerçekleşti. Buna göre kepekli, tam buğday, ekşi hamur, çavdar, tam tahıl, hiç katkısı olmayan yüzde 100 undan yapılan özel üretim ekmeklerin 200 gramı 2.50 TL&#39;den 5 TL&#39;ye, 400 gramı ise 5 TL&#39;den 10 TL&#39;ye yükseltildi. Isparta ve Trabzon ev ekmekleri, hamburger, tost, sandviç ekmekleri 1000 gramı ise 12.50 TL&#39;den 25 TL&#39;ye çıktı.</p> <!-- wp:heading {"level":4} --> <h4>SİMİT VE POĞAÇAYA 1&#39;ER TL ZAM</h4> <!-- /wp:heading --> <p>ATSO Meclisi&#39;nce onaylanan diğer karara göre, 2021 yılı fiyat tarifesinin uygulandığı unlu mamuller azami fiyat tarifesinde yapılan değişiklikle 2022 yılı yeni fiyat tarifesi şöyle oluştu; 2.50 TL olan 90 gramlık simit 3.50 TL, 3 TL olan 90 gramlık sade poğaça 4 TL, 3.50 TL olan 90 gramlık sade açma-çörek 4.50 TL, 2 TL olan 200 gramlık kebapçı pidesi 3 TL. Yeni fiyatlar 15 Ocak 2022 tarihi itibarıyla geçerli olacak.</p> <!-- wp:heading {"level":4} --> <h4>UN FİYATI 20 TL GERİLEDİ</h4> <!-- /wp:heading --> <p>ATSO Başkanı Davut Çetin, meslek komitesi ve yönetim kurulunun Aralık ayının başında aldığı kararlarla ilgili şunları söyledi: “Bu karar alındığında unun çuvalı 380 TL idi, bugün yüzde 3-5 civarında düşmüş. 20 lira kadar un fiyatlarında düşüş oldu. Zaten bizim en çok gündemimizde de olan konu. Burada 210 gramı 3 lira şu anda daha uygun olacak. Umuyorum ki, 2022&#39;de çok ciddi maliyet artışları gelmez biz de ekmeğe yeni fiyat almak zorunda kalmayız."</p>  <p>ATSO yönetim kurulundan fırıncı esnafı Murat Totoş, 29 Ekim&#39;de 194 TL olan 50 kilogramlık bir çuval unun 380 TL&#39;ye kadar yükseldiğini, son indirimle bugün 360 TL olduğunu kaydetti. 29 Ekim&#39;de 90 TL olan mayanın 150 TL&#39;ye çıktığını, asgari ücretin yüzde 50&#39;nin üzerinde arttığını belirten Totoş, “Elektrik, doğalgaz gibi yakıt giderlerindeki artışı takip edemiyoruz. Ayçiçek yağı ve diğer unlu mamullerde kullandığımız tüm ürünlerde artık günlük hesabı bile yapamıyoruz. Dolayısıyla yoğun bir talip geldi" dedi.</p> <!-- wp:paragraph {"textColor":"cyan-bluish-gray"} --> <p class="has-cyan-bluish-gray-color has-text-color">KAYNAK: Mehmet ÇINAR/ANTALYA, (DHA)</p> ]]></content:encoded>
      <guid>https://www.ekmeginsesi.com/roportaj/totos-umuyorum-ki-2022de-maliyetler-artmaz-biz-de-zam-yapmayiz-h10760.html</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Dec 2021 15:16:04 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.ekmeginsesi.com/images/haberler/2021/12/totoszam2.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>Ekmeğin Sesi</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Birsay Otomotiv'den fırıncılara özel 'Jet Servis' kampanyası]]></title>
      <link>https://www.ekmeginsesi.com/roportaj/birsay-otomotivden-firincilara-ozel-jet-servis-kampanyasi-h10111.html</link>
      <description><![CDATA[Birsay Otomotiv Bosch Car Servis Kurucusu Muzaffer Yaman Birsayı, fırıncı esnafına özel olarak başlattıkları ‘Jet Servis’ kampanyası ile ilgili detayları, Ekmeğin Sesi&#39;ne anlattı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[ <p>Uzman kadrosu ve son teknoloji ekipmanları ile her marka araca servis hizmeti veren Birsay Otomotiv Bosch Car Servis, müşterilerine en doğru servis hizmeti sunmanın yanında hiçbir zaman kalitesinden ödün vermemektedir. Birsay Otomotiv Bosch Car Servis, dünyanın lider otomotiv tedarikçisi Bosch’tan gelen uzman bilgi birikimi ve en yeni teknolojiler konusunda güncel bilgilere sahip eğitimli, uzman personeli ile her marka araca bakım ve onarım hizmeti sunuyor.</p> <!-- wp:image {"id":10114,"sizeSlug":"full","linkDestination":"none"} --> <figure class="wp-block-image size-full"><img src="https://ekmeginsesi.com/images/uploads/2021/12/birsay2.jpg" alt="" class="wp-image-10114"/></figure> <!-- /wp:image --> <p>Birsay Otomotiv’de, en yeni test cihazları ve dijital bilgi sistemleri kullanılmaktadır. Bu sayede, uzmanlar profesyonel bir iş çıkarır ve aracınız zamanında teslim edilir.</p>  <p>Birsay Otomotiv Bosch Car Servis Kurucusu Muzaffer Yaman Birsayı, fırıncı esnafına özel olarak başlattıkları ‘Jet Servis’ kampanyası ile ilgili detayları, Ekmeğin Sesi&#39;ne anlattı.</p> <!-- wp:image {"id":10115,"sizeSlug":"full","linkDestination":"none"} --> <figure class="wp-block-image size-full"><img src="https://ekmeginsesi.com/images/uploads/2021/12/birsay5.jpg" alt="" class="wp-image-10115"/></figure> <!-- /wp:image --> <p><strong>Muzaffer bey, sizi biraz tanıyabilir miyiz?</strong></p>  <p>Birsay Otomotiv Bosch Car Servis yönetim ortaklarındanım. 1984 İstanbul doğumluyum. Evliyim ve 2 çocuk babasıyım. Marmara Üniversitesi İktisat Fakültesi mezunuyum. Aile mesleğimizi üçüncü kuşak olarak ben devam ettiriyorum. İstanbul Anadolu yakasında bulunan Üsküdar’da Libadiye Caddesi, Ümraniye’de Şerifali ve İçerenköy’deki Bostancı Sanayi Sitesi’nde olmak üzere 3 adet servisimiz var. Birsay Otomotiv, 110 kişilik uzman bir kadro ile hizmet vermektedir. Anadolu yakasının her yerinde tamir ve onarım hizmeti verebiliyoruz.</p> <!-- wp:image {"id":10116,"sizeSlug":"full","linkDestination":"none"} --> <figure class="wp-block-image size-full"><img src="https://ekmeginsesi.com/images/uploads/2021/12/birsay4.jpg" alt="" class="wp-image-10116"/></figure> <!-- /wp:image --> <p><strong>Fırıncılara özel olarak başlattığınız ‘Jet Servis’ kampanyası nasıl oluştu? Neden böyle bir ihtiyaca gerek duyuldu?</strong></p>  <p>Eskiden akrabalarımın da fırınları vardı. O zamanlar elemanları olmadığı için ara sıra yardıma gidiyordum. Çocuktum daha o zamanlar… Babamın yanında çalışıyordum. Fakat, fırına gitmek benim için çok eğlenceliydi. Eskiden ekmek dağıtırken Dodge kamyonlar vardı. Burada muavinlik yapıyordum. Hatta araç kullanmayı da onlardan öğrendim. Hatırladığım kadarıyla günde 10 bin ekmek dağıtıyorduk. Bu bakımdan fırıncılık sektörüne hakim sayılırım. O zamanlar da fırıncı müşterilerimiz vardı. Şimdi de fırıncı müşteri ve arkadaşlarımız var. Kendileriyle sık sık sohbet ediyoruz. Sektörde yaşanan sıkıntıları bu sohbetlerimizde dile getiriyorlar. Eskisi gibi artık o ekmek satışlarının olmadığından söz ediyorlar.</p> <!-- wp:image {"id":10113,"sizeSlug":"full","linkDestination":"none"} --> <figure class="wp-block-image size-full"><img src="https://ekmeginsesi.com/images/uploads/2021/12/birsay6.jpg" alt="" class="wp-image-10113"/></figure> <!-- /wp:image --> <p><strong>’Jet Servis’ kampanyasının içeriğinden söz eder misiniz?</strong></p>  <p>Birsay Otomotiv Bosch Car Servis olarak, fırıncılarımıza özel ‘Jet Servis’ hizmeti başlatıyoruz. Bu kampanya, bir fırıncı arkadaşımızın vesilesi ile oldu. Fırıncımız aracını servise getirir, arızasını yaptırır ve bunun için bizden ikame araç talep etti. Çünkü ekmek dağıtması gerekiyordu. Ben de kendi aracımı verir, işine devam etmesini sağladım. Teorik bakımlarda aracı bekletmemeye çalışır, öncelik verirdik. Fakat, baktık ki bu genel bir sorun haline geldi. Ekmek servis araçları arıza yapınca gördük ki, yeni bir servis aracına ihtiyaç var. Çünkü fırıncılarımız günde 4-5 kez bakkal ve markete servis yapıyor. Bu yoğun iş temposundan fırsat bulup da aracını tamir ettirsin. Bakım içim önceden randevu alsa bile, 3-4 saati bulabiliyor. Bu da ekmek servisinde aksamalara neden olabiliyor. Bakım için hiçbir randevuya gerek kalmadan 2 saat içerisinde alıyor, bakımlarını yapıyoruz ve aracı teslim ediyoruz. Periyodik bakımlarda Bosch marka yedek parçalarda %10, işçiliklerde ise %20 indirim uyguluyoruz. Ekmek servis aracının tamire ihtiyacı varsa ve onarım süresi uzunsa, fırıncı esnafımızın mağdur olmaması için ikame araç temin ediyoruz. Fırın sahiplerinin ve fırın çalışanlarının kendi özel araçlarında da ‘Jet Servis’ kampanyasından faydalanmalarını sağlıyoruz. Bu kampanya sayesinde bir nebze de olsa fırıncı esnafımızın üzerinden bir yük alabileceksek, Birsay Otomotiv Bosch Car Servis olarak büyük mutluluk duyarız. Hizmet sektörü gerçekten çok zor. Özellikle, temel ihtiyaçları karşılayan sektörler. Diğer sektörler için de çalışmalarımız olacak. Buradan, sizlerin aracılığıyla bütün esnaflarımıza hayırlı işler diliyorum.</p> ]]></content:encoded>
      <guid>https://www.ekmeginsesi.com/roportaj/birsay-otomotivden-firincilara-ozel-jet-servis-kampanyasi-h10111.html</guid>
      <pubDate>Mon, 06 Dec 2021 10:11:21 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.ekmeginsesi.com/images/haberler/2021/12/birsay1.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>Ekmeğin Sesi</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Fuat Zorlu: Kısa zamanda ekmek fiyatlarının serbest bırakılacağını düşünüyorum]]></title>
      <link>https://www.ekmeginsesi.com/roportaj/fuat-zorlu-kisa-zamanda-ekmek-fiyatlarinin-serbest-birakilacagini-dusunuyorum-h10087.html</link>
      <description><![CDATA[Ortaköy Fırın Sahibi Fuat Zorlu, "Öngörüm şudur ki, ekmek kısa zamanda Türkiye’de 4 ya da 5 lira bandına çıkacaktır. Çıkmak zorundadır. Bunun çıkmasını engellemek devletin gücünü de aşacaktır. Öyle bir noktaya gelinecektir ki, buğday ve un bulunup ekmek yapılamayacak noktaya gelinecektir. Bu anlamda un pahalıya temin edilecektir. Böyle, ‘Ben söyledim, şu fiyata uygulayacaksın ekmeği…’ gibi bir anlayışın da, Türkiye’de kısa zamanda değişeceğini, ekmek fiyatlarının un fiyatlarında olduğu gibi serbest bırakılacağını düşünüyorum" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[ <p><strong>İstanbul’un şirin semtlerinden Ortaköy’ün adını taşıyan “Ortaköy Fırını” sahibi Fuat Zorlu, aileden fırıncılık mesleğini devam ettiriyor. Sektöre yönelik sorun ve çözüm önerilerini değerlendiren Zorlu, devletin tarım politikasından un fiyatlarına, ekmek maliyetinden fiyatına kadar bir çok konuyu değerlendirdi:</strong></p>  <p>“Türkiye’nin tarım politikasının yanlış işlemesinden kaynaklanan bir sorunu var ortada. 2000 yılında Türkiye’nin nüfusu 63 milyondu ve 20 milyon ton buğday üretiliyordu. 2021 yılında ise, nüfusumuz mültecilerle birlikte 90 milyonu geçmiş durumda. Türkiye yine 20 – 21 milyon ton buğday üretiyor. Buğday üretiminde 1 milyon ton bile üretime eklenememiş, 20 yıl gelişme kat edememiş bir ülke… Tarım politikasında maalesef sınıfta kalmışız. Dolayısıyla, unun üretilmediği, ithal olduğu ülkede un fiyatlarının artmış olması çok doğaldır. Çünkü, yıllar itibariyle döviz arttığında doğal olarak un fiyatları da artacaktır. Buğdayın sağlıklı ve veriminin artırılması için çalışmalar ve yatırımlar yapılmamıştır. Geldiğimiz noktada buğday ihtiyacı, aynı zamanda dünyada da gelişmektedir. İklim sorunlarından kaynaklı olarak tahıl ürünlerinin azalması, dünya nüfusunun artması sebebiyle ürünlerin azalması söz konusu. Buna bağlı olarak da un fiyatlarının artması çok doğaldır. Öngörüm şudur ki, ekmek kısa zamanda Türkiye’de 4 ya da 5 lira bandına çıkacaktır. Çıkmak zorundadır. Bunun çıkmasını engellemek devletin gücünü de aşacaktır. Öyle bir noktaya gelinecektir ki, buğday ve un bulunup ekmek yapılamayacak noktaya gelinecektir. Bu anlamda un pahalıya temin edilecektir. Böyle, ‘Ben söyledim, şu fiyata uygulayacaksın ekmeği…’ gibi bir anlayışın da, Türkiye’de kısa zamanda değişeceğini, ekmek fiyatlarının un fiyatlarında olduğu gibi serbest bırakılacağını düşünüyorum.</p> <!-- wp:heading {"level":4} --> <h4>EKMEKTE SİYASİ RANT VAR!</h4> <!-- /wp:heading --> <p>Fiyatın serbest olması gerekir. Ekmeği oluşturan bütün unsurların serbest piyasa koşullarında geliştiği, fiyatını aldığı bir ortamda siz ekmeği ‘Şu fiyata satamazsınız’ diyebilir misiniz? Böyle bir hakkınız yok ki! Devletin, fırıncıya ‘Ekmeği şu fiyata satacaksın’ diye bir hakkı yoktur. Çünkü, devlet kendisi ekmeğin ucuza satılması, ucuza mal edilmesi için bir çabası yok! Fırıncı ne yapsın? Fırıncının kapasitesini düşürürsün, enerji maliyetlerini yükseltirsin, un ithalatını ve ihracatını sonuna kadar açarsın; ülkede buğday yokluğu çektirirsin… Değirmenler de istediği fiyatı uygular. Ondan sonra da fırıncıya diyorsun ki, ‘Ekmeği şu fiyata satacaksın.’ Bunun mantığı olur mu?” Recep Tayyip Erdoğan, 1994 yılında Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı olduğu zaman Halk Ekmek 90 bin ekmek üretiyordu. Geldikten sonra Ankara’da işlerini uydurdular bütün kamu kurumlarının ekmek ihtiyacını buradan karşılama ihtiyacı doğdu. İstanbul fırıncısı kamu kurum ve kuruluşlarına ekmek veriyordu.</p>  <p>Bunların hepsini fırıncının elinden aldılar. Bundan sonraki süreçte, ekmeğin satışını paralı-parasız satışını artırarak buradan siyasi rantın peşine koştular. İlk önce buradan başlandı. Geldiğimiz süreçte ise, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu da, baktı ki bu iş ‘ballı-börek’, o da gitti ekmeğin üzerine… Ekmeğin üzerinden güzel siyaset yapılıyor, halkın gündeminde; o da başladı aynı uygulamaya. Yani, siyasetçiler basit yolla, ucuz yolla kendilerini topluma sevdirme anlamında bu tip siyasi hareketler yapıyorlar. Halbu ki, İstanbul’da bir çok fırında ‘askıda ekmek’ uygulaması var.</p> <!-- wp:heading {"level":4} --> <h4>SORUMSUZ BİR UYGULUMA…</h4> <!-- /wp:heading --> <p>İddia ediyorum ki, İstanbul’da şu anda bir ekmeğin maliyeti 2 lira 50 kuruştan aşağıya değildir. Ama yetkililer, ‘Ekmeği 2 liradan yukarı satamazsınız’ derler. Bu ancak baskıcı, ‘ben dedim oldu’, ‘ben istediğimi yaparım’ denilen o anlayıştaki ülkelerde olur. Demokratik bir ülkede böyle sorumsuz uygulama olur mu? Bu yönetimlerle sorunların çözüleceğine asla inanmıyorum. Ticaret Odası, Fırıncılar Federasyonu, Fırıncılar Odası, sendika olsun, burada olan kişiler hep siyasetle bağlantısı olan kişiler. Hem bu işleri yaparlar hem de bir şekilde kenardan, köşeden siyasetle ilgilenirler. Bu işin mücadelesini verecek şu anda Türkiye’de kişi de yok, kurum da yok…</p> ]]></content:encoded>
      <guid>https://www.ekmeginsesi.com/roportaj/fuat-zorlu-kisa-zamanda-ekmek-fiyatlarinin-serbest-birakilacagini-dusunuyorum-h10087.html</guid>
      <pubDate>Sun, 05 Dec 2021 16:31:56 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.ekmeginsesi.com/images/haberler/2021/12/fuatzorlu2.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>Ekmeğin Sesi</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA['Fırınlara devlet desteği sağlanmalı']]></title>
      <link>https://www.ekmeginsesi.com/roportaj/firinlara-devlet-destegi-saglanmali-h10082.html</link>
      <description><![CDATA[Mali Müşavir Uğur İlikçi, fırın sektörüne yönelik yaptığı çalışmalarıyla tanınan bir isim olarak öne çıkıyor. Bağımsız denetçi ve Bilirkişi görevlerinde de yer alan İlikçi ile, sektörün mali, istihdam, işçi-işveren sorunlarına yönelik bir röportaj gerçekleştirdik.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[ <p><strong>Fırınlarda işçi-işveren sorunlarını ilgilendiren tazminat konusu var. Bu gibi sorunların yaşanmaması adına neler yapılmalı?</strong></p>  <p>Öncelikle ekmek Türk milletinin geleneğinde ve yaşamında yer alan en önemli gıdadır. Herkesin geleceğinde öncelikle ‘ekmek parası, nimet’ gibi manevi değerlerimiz vardır. Bireyler bazen çocuğu yere düşerse kaldırmaz ancak düşen ekmeği yerden alır, temizler ve öperek Nimet diye en güzel yere kaldırır. Ekmek toplumun en önemli besin maddesidir. Ne kadar kaliteli olursa toplumda yetişen bireyler o kadar zeki olur. Maalesef her sektörde olduğu gibi bu sektörde de çalışan emekçilerle işverenlerin sorunları hala çözülemiyor.</p>  <p>Sektörün sorunlarının gittikçe arttığı yine ülkemizde milletin ekmeğine herkesin el atmasından dolayı tüm işletmelerde kapasitenin yarısının altında üretimden kaynaklanan gelir azalması ancak giderlerin sabit kalmasından kaynaklanan sorunların getirdiği dar boğaz sonucu işçilerin çalışma saatlerine dengesiz ücretlerin ödenmesine en kötüsü bordrolarındaki maaşların asgari ve ek çalışmalarının yansıtılması ya da izin ve tatil gibi hakların verilmesinde ya da ödenmesinde karmaşalar oluşmaktadır.<br></p>  <p>Sektörün en önemli sorunu dengesiz ve aşırı işyerinin faaliyete geçmesi ve bu gidişin önlenememesidir. Standart bir işletme nasıl olmalı gibi sorulara yıllardır cevap bulunamamaktadır. Sorunların cevaplarını tartışmayan işverenler Pandeminin ve sektörde olmaması gereken bir çok işletmenin sabit olan talebi paylaşmasından dolayı zor ve çetin bir süreçten geçmektedir. Bu süreç böyle devam ettiği sürece de işveren ve çalışanların sorunları gittikçe büyüyecektir.</p>  <p>Sektörde deneyimli ve işinde uzman çalışanların yetiştirilmemesi özellikle kadın çalışanların sisteme dahil olmamasından kaynaklı ayrıca da yabancı işçilerin alınmasına mani olunamamakta. Dengesiz ve kalitesi belli olmayan, ne zaman ne kadar üretmek konusunda yeterli teknik desteği olmayan işletmecilerin bu sorunlarını ancak kıdem tazminatlarının emeklilik sürelerinin gelmesini bekletmeden karşılıklı anlaşmasıyla zamanında kapatılması hem işletmecilerin sorunlarına hem de çalışan emekçilerin güncel sorunlarına çözüm bulacağı kanaatindeyim. Zira bu sorunlarını çözemeyen işletme sahipleri mesleklerinden ayrılmayı dahi düşünemez hale gelmekte, çalışanların çoğu da haklarını hiçbir bedel istemeyen avukatlar aracılığıyla aramaya ve uzun süren yargı sonucunda kaybedenler yalnızca işveren ve emek verenler olmaktadır.</p>  <p><strong>Fırıncıların KDV alacağı ile ilgili bilgi verir misiniz?</strong></p>  <p>Fırında üretilen ürünlerin satışlarında uygulanan KDV %1 ’dir. Maliyetleri oluşturan undan başka diğer giderlerin KDV oranları %8 yada %18 den oluşmaktadır. Yüksek oranlı girdilerin maliyetlerin içerisindeki yeri %50 civarındadır. Buda gösteriyor ki yapmış oldukları hasılatların %10’undan fazlasını KDV olarak hammaddelere ödeyen fırıncıların ödemiş oldukları bu bedellerin devreden KDV olarak kağıt üstünde kalması sebepsiz bir masrafa ve zarara yol açmaktadır. Oysaki fazlaca ödenen bu KDV’lerin devletçe alınan enerji faturalarından mahsup edilmesi yada iade olarak biran önce işletmelere dönmesi her şekilde işletmecinin maliyetlerini azaltacağı gibi daha rahat ve sağlıklı işletmelerin artmasına yol açacaktır.</p>  <p><strong>Pandemi sürecinde devletin işverenlere yönelik olarak SGK desteği oldu. Bunun içeriği nedir?</strong></p>  <p>Özellikle pandemi döneminde devletin teşvikleri oldu. Bu teşviklerde çalışanın sigortasını devlet karşılıyor, ya da ‘Siz elemanı çıkarmayın, sayısını artırın’ denildi. Her çalıştırdığınız elemanın %30 sigortasını siz ödeyin, %70’İ Devletçe karşılanacaktır denilmek suretiyle 3 yıllık bir destek verildi.</p>  <p><strong>Fırıncılık sektöründe gördüğünüz sorunlar ve bunlara yönelik çözüm önerileriniz nelerdir?</strong></p>  <p>Fırınların teknolojiye ayak uyduramaması, eğitim eksikliğinin yanında, üretim yapan fırıncıların, kapasitelerinin altında üretim yaparak ülkenin milli değerlerinin yanlış kullanımından dolayı gerçek anlamda para kazanamadıklarına inanıyorum. Yıllar önce en çok kazanan sektör fırıncılıktı. Maalesef ki, gittikçe eriyen ve işyerini kapatan esnaf sayısı artmaktadır. Bu sorunu çözmek için mutlaka Tarım Bakanlığı’nın yapıcı politikalar yapması lazım. Girdi maliyetlerinin düşürülmesine yönelik KDV ödemelerinden doğan alacaklarının diğer vergi ödemelerinden bir an önce mahsup edilmesi gerekiyor. Ayrıca, çoğu fırınlarda babadan kalma teknolojiler kullanılıyor. Bunların modernize edilmesi şart. Mutlaka, daha büyük, daha sağlıklı daha verimli ve kapasitelerinin tamamını kullanabilecek şekilde fırınların açılmasına yön vermeliyiz.</p>  <p><strong>Sektörde istihdam problemi yaşanıyor. Bunun aşılması için sizce neler yapılmalı?</strong></p>  <p>Ülkemizde bir çok sektörde eleman sıkıntısı var. Bununla ilgili meslek liseleri ortadan kaldırıldı. Ara eleman sıkıntısı hat safhadadır. Ara eleman olarak Afganlılar, Suriyeliler, Iraklılar kaldı. Baklava üreten büyük bir firma, üniversitelerde gıda üzerine eğitim verdiriyor. Neden? Meslek liselerinde ekmek veya gıda üretimine yönelik bir bölüm yok! Meslek liselerinden ara eleman gelmediği için esnaflar yavaş yavaş bitiyor. Esnaf bittiği zaman kime kalıyorsunuz? Büyük marketlerin eline kalıyorsunuz ve bunlar ne derse yapmak zorundasınız. Çiftçilik bitti, buğday artık ekilmiyor. Konya denilen ova kurumuş! Trakya’daki çiftçi gübresini alamıyor ki, buğday eksin. Türkiye’de 1 kilo süt, 1 kilo sudan daha ucuz hale gelmiş. Bunlara yönelik desteklerin verilmesi lazım.</p>  <p><br>Özellikle fırıncılara yönelik Odalar ve dernekler mutlaka çok iyi çalışmalılar. Maliyeti düşüren örnek fırınlar açmalılar. Fırınların %60’ından fazlası %30 kapasite ile çalışıyor. Fırında 100 adet ekmek üretileceğine, 30 adet üretiliyor. Aynı yakıt, aynı personel, aynı girdiler, aynı kira, aynı vergi… Açmayın o zaman fırını!.. 5 fırıncı bir araya gelsin otomasyon yapsın. Güç birliği oluşturulup, imalata bu şekilde girilmesi gerekir.<br></p>  <p><strong>İstanbul’da fırın sayısı haddinden fazla açılmış durumda. Diğer yandan ruhsatsız fırınlar da var. Bu konuda neler söylersiniz?</strong></p>  <p>Herşeyi devletten beklemek yanlış! Siz bir şeyler üretirseniz, devlet yanınızda olur. Fakat, şu anda devletimiz ekonomik, siyasi vs. bir çok sıkıntılar içerisinde. Şu zamanda bu sorunlara el uzatacaklarını düşünmüyorum. Odalar, bu konu üzerinde mutlaka çalışmalılar. Bir fırın açılacağı zaman, o bölgedeki ihtiyaç belirlenmeli ve açılıp açılmayacağına birilerinin karar vermesi lazım. Beykoz bölgesinde 150-200 tane fırın mı olur! Beykoz’un nüfusu 260 bin… Sadece fırınların ekmeğiyle bitmiyor; Migros’un, Carrefour’un, pastanelerin, Büyükşehir’in ekmeği… Herkes ekmek üretiyor. Buralarda ekmek çeşitliliği fazla, fiyatı da ucuz. Fırıncılar da, ekmek 2 lira 50 kuruş olsun diye baskı yapıyor. Niye? Çünkü kapasiteleri az, girdi maliyetleri yüksek. İşte burada da, maliyetlerin düşürülmesine adına bir teşvik vermesi lazım. Devletin yeni açılan işletmelere düşük faizli krediler verilmeli. Ayrıca 2-3 yıl vergi muafiyeti sağlamalıdır. Sıkıntıya düşen esnafa el uzatılmalıdır. Bu toplumun en güçlü esnafları fırıncılardır. Neden değişmiyorsunuz? Şimdi de işin içine siyaset girmeye başladı. Başka gruplar girmeye başladı. Bu işin içine hiç kimse girmemeli. Bu işi yapacak kim varsa bu işin başına geçmeli, en iyisini yapmalı, onlar da kazanmalı ve devlet destek vermeli. Bu işlerin düzelmesi için elini taşın altına koyacak Odalardır. Odalara seçilenler gerçekten bu iş ile ilgili gönüllüler mi, yoksa emekli olmak için mi oraya geçtiler? Bakmak lazım. Fırınlardaki çalışma ortamları öncelikle odalar tarafından denetlenmelidir. Sonrasında belediye buraya geldiği zaman fırını kapatmamalı. Oda, yaptığı kontrollerde eksik görürse uyarısını yapmalı. Odalar, onların temsilcisi olduğunu göstermesi gerekiyor. Gelecek nesillerimizin ve büyük ülke Türkiye’mizin yapı taşı ekmeğimiz sizlerin çabası ile daha da değerli olacağı kanaatindeyim.</p>  <p><strong><em>Kaynak: Ekmeğin Sesi Dergisi</em></strong></p> ]]></content:encoded>
      <guid>https://www.ekmeginsesi.com/roportaj/firinlara-devlet-destegi-saglanmali-h10082.html</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Dec 2021 14:33:07 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.ekmeginsesi.com/images/haberler/2021/12/ugur.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>Ekmeğin Sesi</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA['Devletin ekmekçilik sektörüne yönelik uygulamaları bizi zorluyor']]></title>
      <link>https://www.ekmeginsesi.com/roportaj/devletin-ekmekcilik-sektorune-yonelik-uygulamalari-bizi-zorluyor-h10048.html</link>
      <description><![CDATA[Undan Hayaller Ekmek Fırını sahibi Aslıhan Yılmaz ile Ekmeğin Sesi Dergisi&#39;ne özel bir röportaj gerçekleştirdik. ]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[ <p>Elinin hamuruyla, erkek işine karışılmaz, denir ama, fırın sektöründe bu sözün tam olarak geçerliliğinin olmadığı düşüncesi, yavaş yavaş bayanlar arasında hakim olmaya başladı. Üsküdar’da yer alan Undan Hayaller Ekmek Fırını sahibi Aslıhan Yılmaz, üniversite hocalığının yanında, kurumsal firmalara danışmanlık yapan şirketi olmasına rağmen, fırıncılık sektörüne 4 yıldır hizmet vermeye başlamış.</p> <!-- wp:image {"id":10050,"sizeSlug":"full","linkDestination":"none"} --> <figure class="wp-block-image size-full"><img src="https://ekmeginsesi.com/images/uploads/2021/12/aslihan3.png" alt="" class="wp-image-10050"/></figure> <!-- /wp:image --> <p><strong>Aslıhan hanım, kendinizi tanıtır mısınız?</strong></p>  <p>Undan Hayaller Fırın’ın sahibiyim. Başka bir şirketimle de, İstanbul Büyükşehir Belediyesi, ETS Tur ve Ulusoy gibi bir çok kurumsal şirkete danışmanlık hizmeti veriyorum. Aynı zamanda Marmara Üniversitesi ve bazı üniversetelerde sözleşmeli öğretmenlik yapıyorum. 4 yıldır da fırıncılık sektöründe çalışmalara devam ediyorum.</p>  <p><strong>Fırın sektörünü tercih etmenizin nedenleri nelerdir?</strong></p>  <p>Sektörde 4 yıldır olan biri olarak diyebilirim ki, fırıncılık aslında bayanların işi… Fakat, özellikle hamurkarların çalışma saatleri ve yoğunlukları nedeniyle biraz daha erkeklerin tercih etmek zorunda kaldıkları bir sektör. Fırın sektörü ne yazık ki, erkeklerin egemenliğine geçmiş durumda. Neden böyle diyorum, şu anlamda; biz bayanlar doğası gereği daha disiplinli, daha tertipli, daha düzenliyiz. Erkeklerle çalışırken biraz daha zorlanıyoruz. Buraya bayan temizlik elemanı almak zorunda kalıyoruz ki, istenilen hijyen şartlarında üretim yapabilelim. Bu hizmet sektörü farklıdır. Bir personel alıyorsunuz, yetiştiriyorsunuz. Yetiştirdiğiniz eleman, daha farklı ücretlerle sizi bırakıp gidebiliyor. Bu sefer yeniden bir eleman yetiştirmek zorunda kalıyorsunuz. Siz ne kadar bayan yönetici de olsanız, ciddi bir duruş da sergileseniz sektör bazında bayanlar çok da kale alınmıyor gibi bir imaj var. Her ne kadar ben öyle olmasam da, dışarıdan baktığınızda ‘Aa, bayan nasıl olsa’ şeklinde bir ön yargısı var. Böyle olunca da, normal erkeğin çalışma sisteminin iki katına çıkabiliyor. Çünkü, o bir kere dediğinde yapılıyor, ama bir bayan söylediğinde 2-3 kere tekrar etmek zorunda kalıyorsunuz. Sektörde 4 yıldır bu sorunları yaşıyorum.</p> <!-- wp:image {"id":10051,"sizeSlug":"full","linkDestination":"none"} --> <figure class="wp-block-image size-full"><img src="https://ekmeginsesi.com/images/uploads/2021/12/aslihan4.png" alt="" class="wp-image-10051"/></figure> <!-- /wp:image --> <p><strong>Son yıllarda sektörde yaşanan sorunlar malum… Bu konuda neler söylersiniz?</strong></p>  <p>Benim girişimcilik ruhum var. Bu ruh, beni un fabrikası açmaya itiyor. Neden peki? Bence burada devletin de bir takım hatalı kararları var. Ekmeğin fiyatını sabitlerken, unu sabitlemediğinizde maliyetler artıyor. O zaman da kar edemiyorsunuz. Kar etmeyen bir şirketin de devam etmesi, ciddi anlamda zorluk çıkarıyor. Toplumda şöyle bir önyargı da oluştu; ‘pandemide fırınlar para bastı’ diye… Ama ne yazık ki, arka planda girdi maliyetlerinden yağ, maya, susamda fahiş fiyat artışlar var. Devletin özellikle ekmek sektöründeki uygulamaları bizi zora sokuyor.</p> <!-- wp:image {"id":10052,"sizeSlug":"full","linkDestination":"none"} --> <figure class="wp-block-image size-full"><img src="https://ekmeginsesi.com/images/uploads/2021/12/aslihan5.png" alt="" class="wp-image-10052"/></figure> <!-- /wp:image --> <p><strong>Sizce ekmek fiyatı serbest olmalı mı?</strong></p>  <p>Ya ekmek fiyatı sabit olmamalı, ya da girdiler de sabit olmalı! Eğer siz ekmeğin fiyatının sabit olmasını istiyorsanız, o zaman un fiyatına da aynı baskıyı uygulamalısınız. Çok basit bir matematik aslında; Girdide sürekli hareketli fiyat olup, satış fiyatının sabit kalması matematiğe de, hayatın olağan akışına da uymuyor. Halk Ekmek gerçeğini de unutmamak lazım. Bize burada baskı kurulurken, Halk Ekmek daha düşük fiyatlara ekmek satabiliyor. Bu da serbest rekabet kurallarına uymuyor. Neden? Çünkü, vergi, SGK, elektrik vs. bunlar aynı değil. Evet, halk ekmek desteklediğim bir proje, halka ucuz ekmek satıyor. Aynı şartlarda biz neden satmayalım. Bu neden devlet eliyle yapılsın? O zaman bize de aynı şartlar sağlansın. Biz de halka ucuz ekmek satalım. Ekmek benim için çok kutsaldır. Hem Türk toplumu olarak ekmeğe doyum noktasında doymayan bir toplumuz, hem de dini açıdan baktığımızda yere düşüp alnımıza koyup, öptüğümüz ekmeğin daha iyi koşullarda üretimini sağlayamıyoruz. Burada sadece bayanlar değil, erkekler de aynı koşulları sağlayabilir. Erkeklerin bakış açsından nasıl ki, araba kullanamadığımız söylenir, ama hepsi öyle değildir. Biz de bayan olarak daha detaycı, daha temiz olduğumuzu düşünüyoruz. O zaman bayan fırıncıların daha çok desteklenmesi gerekiyor. Halk ekmeğe verilen destek ve fırıncılara verilmiş olsa, iş gücü anlamında imkan sağlanmış olur. Maliyetler düşeceğinden halka da uygun fiyata ekmek arz etmiş oluruz.</p>  <p><strong>Sektörün yeterince temsil edildiğini düşünüyor musunuz?</strong></p>  <p>4,5 yıldır bu sektördeyim. Kimsenin bizimle ilgilendiğini şahsi olarak görmedim. Fırıncılar arasında birlikteliği de görmedim. İlk bu sektöre girdiğimde fırıncıların birbirine bağlı olduğunu düşünüyordum. Ama işin içine girdiğimde fırıncının düşmanı yine fırıncı olduğunu gördüm. Özellikle bakkal, zincir marketlere girdiğiniz anda herkes birbirini ezmek adına işler yapıyor maalesef… 90-95 kuruşa ekmek veriliyor. Ekmeğin maliyeti zaten 1 lira. (Bunu örnek olarak veriyorum tabi ki…) 1 liralık maliyeti 90 kuruşa satıyorsunuz. Ya, siz matematik bilmiyorsunuz! Fırıncılık sektöründe böyle bir sıkıntı da var. Bizim gibi kurumsal kişileri çalıştırmıyor, akrabalarını çalıştırıyorlar. Onların maliyetlerini hesaplamıyor. Karı bölüşüyorlar, böylece gideri sadece un ve maya ile hesaplıyorlar. Böyle fırıncılık yapılmaz. Bizim maliyet bedelimiz 1 lira mı, bizi kurtaran rakam 1.4 ise bütün fırıncılar bu fiyattan satmalı. Bu sefer de esnaf 1.4’ten almak zorunda kalacak.</p>  <p><strong>Özellikle İstanbul’da 3 bin 500’e yakın fırın var. Bu kadar fırının açılması ne gibi sorunları doğuruyor?</strong></p>  <p>Örnek vermem gerekirse, akşamları bazen bizim ekmeğimiz bitiyor. Ama, Üsküdar’da bir “X” fırının ekmeği var. O da onu çöpe atacak, ya da bayata verecek. Şöyle bir olay oluyor; “onun ekmeği bitti ben onun müşterisini alayım” diye… Amaç genelde böyle maalesef! Bunun çözümü var aslında. Biz, tost yapıp kullanabiliyoruz, galate unu yapıyoruz vs… Başka alternatifler de var. Bundan ziyade birlik içinde hareket edilse bu da olmaz. Yine burada fırıncı, fırıncıya zarar veriyor.</p>  <p><strong>Fırın sahipleri yetişmiş eleman bulmakta zorlanıyor. Bunun çözümü nedir sizce?..</strong></p>  <p>Bayan elemanların yetiştirilmesi adına bir kurs ve bir okul projem de vardı. Mesela, İSMEK gibi yerlerde de bu tür yerler bulamadık. En sonunda biz böyle bir yer açalım diye karar verdik. Kendimiz bayan işçi istihdam edelim, işi öğretelim… Belli dönemlerde sözleşmeli, 3 ay çıkmayacak şekilde bir iş imkanı sağlayalım. Halk ekmek yerine, aslında bunu belediyeler yapsa daha iyi olur. İşsizlik var deniyor, ben çalıştıracak işçi bulamıyorum. Artık bu sektör ‘yok olmaya’ doğru gidiyor. Neden? Çünkü, hamurkar yetişmiyor, kimse çırak olmak istemiyor, herkes usta olmak istiyor. Kalfa, yardımcı, pişirici yok… Sektörde birşeyler yapılacaksa İSMEK, belediyelerde bu sektöre eleman yetiştirecekse, halk ekmek’in yaptığı gibi kurslar açsa en azından biz de iş imkanı sağlarız. Bence asıl açık istihdam noktasında. Eleman yetişse biz zaten alacağız. Ben İŞKUR’a ve İSMEK’e başvuruyorum personel yok. Öyle bir noktaya geldik ki, çalışan için ‘nefes alsın’ yeter diyoruz artık!</p> ]]></content:encoded>
      <guid>https://www.ekmeginsesi.com/roportaj/devletin-ekmekcilik-sektorune-yonelik-uygulamalari-bizi-zorluyor-h10048.html</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Dec 2021 17:16:17 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.ekmeginsesi.com/images/haberler/2021/12/aslihan2.png" type="image/jpeg"/>
      <author>Ekmeğin Sesi</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Fırın endüstrisinde bir dünya markası: Sarmaşık Makine...]]></title>
      <link>https://www.ekmeginsesi.com/roportaj/firin-endustrisinde-bir-dunya-markasi-sarmasik-makine-h10012.html</link>
      <description><![CDATA[Sarmaşık Grup Yönetim Kurulu Başkanı İsmail Hakkı Toprak, Ekmeğin Sesi&#39;ne çok özel açıklamalarda bulundu. ]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[ <p>Ekmek fırını ve fırıncılık ekipmanları sektörüne ilk adımını 1974 yılında atan Sarmaşık Makine, yaklaşık yarım asırdır var olduğu sektörde sağlam adımlarla ilerleyerek dünyada kabul gören ve güvenle tercih edilen üreticilerden biri olmayı başardı. Sarmaşık Grup Yönetim Kurulu Başkanı İsmail Hakkı Toprak, firmanın nasıl bir dünya markası haline geldiğini ve fırıncılık sektöründeki yenilikleri anlattı.</p> <!-- wp:image {"id":10014,"sizeSlug":"full","linkDestination":"none"} --> <figure class="wp-block-image size-full"><img src="https://ekmeginsesi.com/images/uploads/2021/12/ismailhakkitoprak1.png" alt="" class="wp-image-10014"/></figure> <!-- /wp:image --> <p><strong>İsmail Hakkı bey, kendinizden biraz bahseder misiniz?</strong></p>  <p>1951 yılında, Rize’nin Alipaşa köyünde dünyaya geldim. İlk ve orta öğrenimimi orada yaptım. İstanbul İktisadi İlimler Akademisi’nden 1975 yılında mezun oldum. Abim Osman Toprak ile dayım Abdülkerim Öksüz’ün kurduğu otomobil yan sanayi parçaları ve bakım atölyesi olarak hizmet veren küçük bir aile şirketimiz vardı. İkisi de rahmetli oldular. Ben üniversite eğitimime devam ederken, sektöre, ekmek hamur kesme makinesinin ilk alt yapısı olarak başlamaya karar verdik. O yıllarda ben öğrenciydim. Atölyeye geldiğim zaman, “Bunlar nedir?” diye sorduğum zaman, “Ekmek hamur kesme makinesi” derlerdi. Benim bir kulağımdan girer, öbür kulağımdan çıkardı. Mezun olduktan sonra yurtdışı hayalim vardı. Fakat, aile şirketini büyütme kararı aldıktan sonra bu hayalimden vazgeçtim. Sektörde, o gün bugündür devam ediyoruz.</p> <!-- wp:image {"id":10015,"sizeSlug":"full","linkDestination":"none"} --> <figure class="wp-block-image size-full"><img src="https://ekmeginsesi.com/images/uploads/2021/12/ismailhakkitoprak2.png" alt="" class="wp-image-10015"/></figure> <!-- /wp:image --> <p><strong>Endüstriyel fırıncılık alanında dünyanın dört bir yanına Türk markasını ihraç ediyorsunuz. Bu anlamda, Sarmaşık Makine’nin çalışmalarından bahseder misiniz?</strong></p>  <p>İlk ihracatımızı 1980’li yılların başında, 13 bin dolarla yaptık. İhracatın nasıl yapılacağını üniversitede okumuştuk, teorisini biliyorduk ama pratiğe gelince işler değişmişti. İlk makinelerimizi üretip, satışa başladığımızda kendi içimizde büyümeyi sürdürdük. Amerika’da da bir şirket kurduk. 2000 yılından bu yana oraya da ürünlerimizi satıyoruz. Amerika, dünyanın en kaliteli, yüksek standardı olan bir ülkedir. Bunun yanında, Avrupa, Afrika, Türk Cumhuriyetleri’ne ihracatlarımız halen devam etmektedir.</p> <!-- wp:image {"id":10016,"sizeSlug":"full","linkDestination":"none"} --> <figure class="wp-block-image size-full"><img src="https://ekmeginsesi.com/images/uploads/2021/12/ismailhakkitoprak3.png" alt="" class="wp-image-10016"/></figure> <!-- /wp:image --> <p><strong>Çoğu fırın halen geleneksel usullerle üretim yapmakta. Ekmek üretiminde maliyetlerin minimuma indirilmesi adına neler tavsiye edersiniz?</strong></p>  <p>Babadan oğula geçen bir meslek olduğu için maalesef bununla ilgili az sayıda bir eğitim alanı vardır. Bu nedenle geniş yelpazeden olaya bakamıyorlar. ‘Kara fırın’ dediğimiz sıkıntılar var. Biz, kara fırınlara yönelik borulu fırın makinesi dizayn ettik. Bu makineyle, ekmeğin piştiği yerin yüksekliği farklıdır. Bunu fırıncılara anlatmaya çalıştık. Maalesef geleneksel sistemden ayrılma oranı %10’ların üzerine çıkamadı. Ama, gelişen çağa ayak uydurma adına yetişen yeni nesil biraz daha ılımlı bakıyor. O zaman ürettiğimiz fırınlardan yılda 1 ya da 2 tane satarken, şimdi ayda 3-5 tane satabiliyoruz. Sektörün gelenekselden daha moderne kaymaya başladığını görüyoruz. Tavsiyem şudur, yenilikten hiç kimse korkmasın, yeniliğe saygı duyalım, onun arkasında yürüyelim.</p>  <p><br>Dünyada da iki tane sistem var; bunların bir tanesi aile ekmekçiliği dediğimiz “üret, tezgahında sat dükkanını kapat” sistemi, bir de fabrikasyon, otomasyonlu sistemlerdir. Bunun üçüncüsü yok. Üçüncüsü, orta ölçekli işletmeler olarak Türkiye’de şu anda halen devam ediyor. Ama eninde, sonunda bunlar ya aşağıya doğru, ya da yukarıya doğru kaymaları lazım. Peki aşağıya kayış nasıl oluyor? Şöyle, bir tane modern fabrika kuruyor. Şubeleşmeye gidiyor fırıncı… Merkezi yönetim, toplu üretim ve iyi noktalarda satmak…</p> <!-- wp:image {"id":10017,"sizeSlug":"full","linkDestination":"none"} --> <figure class="wp-block-image size-full"><img src="https://ekmeginsesi.com/images/uploads/2021/12/ismailhakkitoprak4.png" alt="" class="wp-image-10017"/></figure> <!-- /wp:image --> <p><br>Bundan sonraki aşamada şunun olacağını tahmin ediyorum; hamuru üretme yeri ile pişirme yeri farklı yerlerde olabilecek. Siz, güzel bir mekanda tezgah ekmekçiliği yapabilirsiniz. Ekmeği donuk olarak merkezi bir imalat yerinde üretip, şubelerinizde sadece pişirerek müşterilerinize sıcak olarak servis edebilirsiniz. Geleneksel ekmekçiliğin geleceği yer burasıdır. Fabrikasyon dediğiniz zaman da, unu alıyorsunuz, işliyorsunuz, mayalandırıyorsunuz, pişiriyorsunuz, soğutuyorsunuz, ambalaj ediyorsunuz ve müşteriye sevk ediyorsunuz.</p>  <p><br>Bunun yanında, son operasyonu yarı pişmiş veya sıcak olarak ya da donuk müşteriye verebiliyorsunuz, Sektörün geleceği yerler buralar olacak. Bunlara uyan başarılı olacak, uymayan da yok olup gidecek.</p> <!-- wp:image {"id":10018,"sizeSlug":"full","linkDestination":"none"} --> <figure class="wp-block-image size-full"><img src="https://ekmeginsesi.com/images/uploads/2021/12/ismailhakkitoprak5.png" alt="" class="wp-image-10018"/></figure> <!-- /wp:image --> <p><strong>Pandemi sürecinde fırınların önemi bir kez daha arttı. İnsanların, ekmeği ambalajlı olarak satın almayı tercih ettiğini gördük. Bunların size yansıması nasıl oldu?</strong></p>  <p>Aile ekmekçiliğinde pek hissedilmedi. Çünkü onlar tezgah ekmekçiliği yaptılar. Ambalajlı ekmeğe geçilince gramaj otomatik olarak düşürüldü. Sandviç, hamburger dedikleri, veya rol ekmeği dedikleri ekmek adetleri ve sarfiyatları arttı. Artık, her iş yerine ekmek ambalajlı olarak geliyor. Hijyen olması, mikrop taşımaması gerekiyor. İmalathanelerin hepsi buna yöneldi. Dolayısıyla, sektör biraz daha değişik bir ivme kazandı. Bunun yanında da, ekşi mayalı ekmek veya büyük ekmek dilimlenmiş, ambalanjından alınıp dolabına koyulup, günlük olarak tüketilen bir kültür oldu. Büyük sektörlerde de, yatırım maliyeti talepleri bu dönemde, geçmişe oranla %50’nin üzerinde talep artışı oldu.</p> <!-- wp:image {"id":10019,"sizeSlug":"full","linkDestination":"none"} --> <figure class="wp-block-image size-full"><img src="https://ekmeginsesi.com/images/uploads/2021/12/ismailhakkitoprak6.png" alt="" class="wp-image-10019"/></figure> <!-- /wp:image --> <p><strong>Endüstriyel fırıncılıkta, el değmeden ekmek üretmenin mümkün olduğunu biliyoruz. Sizce, bu sistem geleneksel fırıncılığın yerini alacak diyebilir miyiz?</strong></p>  <p>Hayır, almaz!.. İki tane sektör oluşacak. Bir aile ekmekçiliği var, bir de endüstriyel ekmekçilik var. Aile ekmekçiliğinde tezgahından üretir, poşetin içinde size verir. Maalesef, Türkiye’de ekmeği biz seçeriz. Şu anda pandemi onu biraz olsun engelledi. Endürstriyel ekmekçilikte, bunun daha büyük kapasiteli, daha ucuz ve daha vatandaşa halk tipi ekmeğe yakın şekilde olacak. Birincisi pahalı olacak, ikincisi biraz daha ekonomik olacak.</p> <!-- wp:image {"id":10020,"sizeSlug":"full","linkDestination":"none"} --> <figure class="wp-block-image size-full"><img src="https://ekmeginsesi.com/images/uploads/2021/12/ismailhakkitoprak7.png" alt="" class="wp-image-10020"/></figure> <!-- /wp:image --> <p><strong>Yeni açılan veya hali hazırdaki bir çok fırın, kafe fırın tarzına geçmeye başladı. Bu anlamda Sarmaşık Makine olarak sizin bu yöndeki girişimleriniz nelerdir?</strong></p>  <p>Sektöre, saatte 100 ekmek kapasiteli de makine yapıyoruz, 5 bin de, 10 bin de kapasiteli yapıyoruz. Sarmaşık ailesi olarak, undan giriyoruz ambalajlı ekmekten çıkıyoruz. Bunu Türkiye’de de yapan tek firmayız. Bunun daha ötesi yok.<br>Fırınlar artık sadece ekmek satarak para kazanamıyor. Ekmeğin yanında pasta, kurabiye vs. satmaya başladı. Hele ki, İstanbul gibi bir metropolde kiralar çok yüksek olduğu için ana caddelerdeki fırınlar, ara sokaklarda çalışmaya başladı. Bu nedenle, fırıncının yapması gereken de yeni konsepte ayak uydurmak. Bu şekilde hayatta kalma şansı var.</p>  <p><strong>Sarmaşık Grup hangi makineleri üretiyor? Bunların özellerinden biraz bahseder misiniz?</strong></p>  <p>Sarmaşık ailesi olarak, ekmekçilikte “Un’dan giriyoruz, ambalajdan çıkıyoruz demiştik” ya… Şöyleki; Un’u siloya alıp depoluyoruz. Bu aşamadan sonra hamur işleme grubu olarak, çeşitli kapasitelerde mikserler, hamur işleme makinelerı, mayalama odaları (otomatik veya manuel), konveksiyonel fırınlar, pişirme fırınları (döner fırın veya borulu Fırın), tünel fırınlarda (Borulu tünel fırınlar, tek katlı tünel fırınlar) pişen ekmekler, ya sıcak olarak kasalanıp müşteriye sevk ediliyor, ya da endüstriyel fırınlarda, ambalajdan önce soğutma işlemi gerekli olduğu için “Spiral soğutma Kuleleri” yapıyoruz ve ambalaj makinesine ürünleri sevk ediyoruz. Yani, hem aile ekmekçiliğin de varız, hem de endüstriyel ekmekçilikte varız.</p> <!-- wp:image {"id":10021,"sizeSlug":"full","linkDestination":"none"} --> <figure class="wp-block-image size-full"><img src="https://ekmeginsesi.com/images/uploads/2021/12/ismailhakkitoprak8.png" alt="" class="wp-image-10021"/></figure> <!-- /wp:image --> <p><strong>Endüstriyel fırın makinelerini dünyaya ihraç eden bir firmasınız. Peki, Türkiye pazarını nasıl değerlendirirsiniz? Baktığımız zaman fırıncılık sektörü artan maliyetler nedeniyle büyük zararlar ediyor. Bunun size yansıması nasıl oluyor?</strong></p>  <p>Fırıncılar para kazanmadan biz para kazanamayız ve yatırım yapamayız. Bu işin doğasında yatırım yapan kişinin önce kazanması lazım. Türkiye’nin en büyük sıkıntısı sermayesini üst üste koyup, büyütememesi. Enflasyon denen bir olgu var. Hepimizin sattığı malı aynı fiyatla malzemeyi alıp, yerine koyamadığı zaman şeklen kâr, ama fiilen zarar ediyoruz. Bu unculukta da var, ekmekçilikte de var, makinecilikte de var. Yani, sektörün ekipmanlarına baktığınız zaman; işte buğday alıyor, buğdayı aldığı fiyat belli… Ama 6 ay sonra aldığı fiyat belli değil. Dolayısıyla sermaye yapısını güçlendirmeden fırıncı kendisini yenileyemiyor. Yenileyemediği zaman ikinci ele yöneliyor. Böyle zamanlarda fırıncılardan bize ikinci el için talepler geliyor. Bir fırın alacak, fiyat nedir? 10 lira… Fırıncı, “Pahalı geldi. Bunun ikinci eli var mı?” diye soruyor.<br></p>  <p><strong>Sizin ayrıca “Mobil Fırın” tarzı ürününüz var. Bunun çalışma sisteminden biraz söz eder misiniz?</strong></p>  <p>Mobil üretim dediğimiz zaman, zaten bütün ünitelerimiz mobildir. En büyük yerleşik ünitemiz tünel fırınlardır. Mobil fırınlarımız 100 - 150 metrekarede istediğimiz gibi dizayn edebileceğimiz fırınlar oluyor. Döner, borulu, konveksiyon fırınlarımız var. En küçüğü konveksiyon fırından başlıyor. Bunların üretimi, benim tünel fırının üretimi neyse, mobil fırının üretimi aynıdır. Ben öncelikle projeyi yapıyorum, malzeme tespitini çıkarıyorum, ardından hammeddesini satın alıyorum. Ondan sonra da kesim, büküp, kaynak, torna işlemleri yapılarak birleştirilip mobil haline getirilip üretim ve satışa hazır hale getiriyoruz.</p>  <p><strong>Son olarak, fırıncılık sektörüne tavsiyeleriniz nelerdir?</strong></p>  <p>Zor bir soru… Benim onlara tavsiyelerde bulunmam çok zor. Ama, bu ortamlarda Allah onlara yardım etsin. Girdileri mümkün olduğu kadar serbest olup, çıktısı sabit olan bir sektörden bahsediyoruz. Aslında, kafe türü tarzında fırınların artmasına sebep olan etkenlerden biri de budur. Ekmek, maalesef fiyatı sabit olan bir ürün… Tarifesi var ve bu tarife enflasyonun arttığı dönemlerde çok zorluyor. Onların zorlanması da, bize dönüşü zorlaştırıyor, yatırımı azaltıyor, makine tesisini yenileyemiyor, ikinci ele yöneliyor. Sektör zor zamanlar yaşıyor şu dönemde… Üreticinin temel sorunu sattığı malı yerine koyamamak. Örneğin Al-satçı, ürünü alıyor 10 liraya, döviz çıktığı zaman da 12 liraya mal ediyor, döviz düştüğü zaman da yine 12 liraya satıyor. Niye? Ona sorarsanız, “Ben ithal ederken döviz 12 liraydı.” Haklılık payı var mı? Var. Bunu biz de yaşıyoruz. Ben Alman malı boru kullanıyorum. Bazen oluyor ki, döviz fırlıyor, bazen az da olsa düşüyor. Ama o, yukarı çıktığında gümrükten çektiğim günkü kur üzerinden ödediğin zaman maliyetim artıyor. İthalatçı da bunu hesap ediyor, “Benim maliyetim bu…” diyor. Ondan satmaya çalışıyor. Yani, bir kur stabilizasyonu olmadığı sürece işimiz zor. Allah, ülkemizin yolunu açık etsin.</p> ]]></content:encoded>
      <guid>https://www.ekmeginsesi.com/roportaj/firin-endustrisinde-bir-dunya-markasi-sarmasik-makine-h10012.html</guid>
      <pubDate>Wed, 01 Dec 2021 16:48:43 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.ekmeginsesi.com/images/haberler/2021/12/ismailhakki1.png" type="image/jpeg"/>
      <author>Ekmeğin Sesi</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Prof. Dr. Hamit Köksel: Gıdada hammadde önemi artıyor']]></title>
      <link>https://www.ekmeginsesi.com/roportaj/prof-dr-hamit-koksel-gidada-hammadde-onemi-artiyor-h9953.html</link>
      <description><![CDATA[Gıda Mühendisi Prof. Dr. Hamit Köksel, "Gıdada hammadde önem artıyor" diyerek, "Artan maliyetlere rağmen ekmek fiyatlarının düşük tutulmaya çalışılması bence doğru değil. Bu durum ekmek kalitesini, işletmelerin hijyenik koşullarını ve teknoloji kullanımını olumsuz yönde etkileyecektir. Ayrıca fırıncı esnafı ve fırın çalışanları da bundan olumsuz yönde etkilenecektir" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[ <p>İş yaşamına 1978-1990 yılları arasında Tarımsal Araştırma Enstitüsü, Merkezi Hububat Teknolojisi Laboratuvarı’nda araştırmacı olarak başlayan Prof. Dr. Hamit Köksel, bu güne dek Amerika, İngiltere gibi birçok ülkede akademik araştırmalar yürütmüştür. Prof. Dr. Hamit Köksel’in, ulusal ve uluslararası birçok toplantıda yaptığı sunumlar dolayısı ile adından övgü ile söz edilmiştir. Ayrıca 2009-2012 yılları arasında Hacettepe Üniversitesi, Gıda Mühendisliği Bölüm Başkanlığı görevini de başarı ile yerine getirmiştir. Köksel, Sibirya’nın ikinci büyük kenti olan Omsk’taki Stolıpin Devlet Tarım Üniversitesi çatısı altında kurulan laboratuvarda bilimsel çalışmalar yapmaktadır. Ayrıca, İstinye Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü’nde görev almaktadır.</p>  <p><strong>Pandemi sürecinde yasaklarla beraber sınırlar kapatılınca gördük ki, gıda olarak ülkelerin kendi kendine yetebilecek stoklarının olması çok önemli. Çok eski tarihlerde de buna benzer örnekler yaşanmış. Ülkeler arasında savaşlar dahi çıkmış. Bu vesile ile, ülkemizde buğday üretimi yeterli seviyede mi?</strong></p>  <p>Resmi rakamlara göre ülkemizde son 20 yılda, buğday ekim alanları %20 azalmıştır. Bunda verimli tarım alanlarının amaç dışı kullanımının önemli rolü vardır. Miras yoluyla bölünme sonucu, verimli işletme büyüklüğünün altında kalarak kullanılamayan alanlarda söz konusudur. Verimde meydana gelen artışlarla ekim alanlarındaki azalma kısmen karşılansa da 2019 ve 2020 yıllarındaki buğday ithalatı 10 milyon ton civarındadır. Bu rakamlar ülkemizdeki yıllık buğday üretiminin yarısından fazladır. 2021 yılı sonundaki ithalat rakamının da bundan daha düşük olması beklenmemektedir. İthalatın önemli bir kısmı ihraç edilen un, makarna ve bisküvi gibi hububat ürünleri için kullanılsa da hububat, özellikle de buğday üretimimizin dikkatle ele alınması ve planlanmasında yarar sağlamaktadır.</p>  <p><strong>Bundan sonraki yıllarda ülkemizde ve dünyada buğday krizi yaşanabilir mi?</strong></p>  <p>Önümüzdeki yıllarda sadece buğdayın değil tüm gıda ham maddeleri ve gıdaların stratejik öneminin giderek daha da artacağı açıktır. Daha şimdiden ihracatçı ülkelerin ticaret eğilimlerinde farklılıklar gözlenmektedir.</p>  <p><strong>Küresel ısınmaya bağlı kuraklık buğday üretiminde ne gibi değişiklikler getirecek?</strong></p>  <p>Küresel ısınmaya bağlı olarak kuraklığın önümüzdeki yıllarda daha da artması, yağışların yıl içinde tarımı destekleyecek şekilde dağılması yerine, kısa dönemde şiddetli yağışların tarıma yarar yerine bazı felaketler getirebileceği konusu, uzmanlar tarafından ileri sürülmektedir. Bunun sonucunda ülkemizin de içinde bulunduğu iklim kuşağındaki birçok ülkede uzun dönemde buğday üretiminde azalma beklenmektedir.</p>  <p><strong>Dünyayı bekleyen gıda krizine karşılık buğday üretiminin artırılması için ne gibi çalışmalar yapılmalı?</strong></p>  <p>Sadece buğday değil, tarımsal üretim bütün olarak ele alınmalıdır. Buğday sulu tarım bitkisi olmadığı halde, bazı bölgelerimizde buğday üretiminde yoğun şekilde sulama yapıldığı ve bunun için yeraltı sularının acımasız şekilde kullanıldığı bir gerçektir. Orta Anadolu’da çok sayıda dev obruklar görülmesi de bunun sonucudur. Bir süre sonra bu bölgeler tamamen tarım yapılamaz hale gelebilir. Sürdürülebilir tarım uygulamaları ve sürdürülebilir gıda üretimi ülkemiz için büyük önem arz etmektedir. Bunun için ülke çapında tarımın planlanması, bölgelere göre uygun ürün desenlerinin hazırlanması ve buna tam olarak uyulması gerekmektedir. Tarımla uğraşanların istedikleri ürünü, kendi seçecekleri tekniklerle yetiştirme ve istedikleri yöntem ve sıklıkta sulamaları yerine, ülke çapında planlamalar yapılmalıdır. Aslında bu konuda ülkemizde çok sayıda yetişmiş uzmana sahip olan Tarımsal Araştırma Enstitüleri ve Ziraat Fakülteleri bulunmaktadır. Bu insan kaynaklarımızın daha iyi kullanılması ile tarımda önemli iyileştirmeler sağlanabilir. Ben de Tarımsal Araştırma Enstitülerinden yetiştiğim için bu kurumlardaki insan kaynakları hakkında yeterli bilgim var.</p>  <p><strong>Fırınlarda üretilen halk tipi ekmek (beyaz ekmek) ile ilgili sağlığa zararlı olduğu yönünde birçok lobi faaliyeti yapılarak, insanların kafası karıştırıldı. Fırıncı ciddi manada kapasite kaybına uğradı. Beyaz ekmeğin sağlık üzerindeki etkisi nelerdir?</strong></p>  <p>Kepeği ayrılmış beyaz undan yapılan ekmek zararlı değildir. Kişilerin günlük enerji ihtiyacını karşılamak için tüketilebilir. Ancak beyaz un üretilirken buğdayın besin öğelerince zengin olan kepek ve rüşeym bölümleri uzaklaştırıldığı için besin değeri azalır. Bu nedenle tam buğday unundan yapılan ekmekler daha sağlıklıdır ve ihtiyacımız olan lif (posa), mineral ve vitaminleri sağlamada önemli rolü vardır. Çavdar, yulaf gibi diğer tahılların da kepek ve rüşeym kısımları uzaklaştırılmadan tam tahıl halinde tüketilmesi daha sağlıklıdır. Ama beyaz undan yapılan ekmeği bir zehir gibi tanımlamak da doğru değildir. Özellikle enerji ihtiyacı daha fazla olan çocuklar, gençler ve orta yaş gurubu ekmek ihtiyaçlarının bir bölümünü bu tür ekmeklerle karşılayabilir. Ancak tam tahıl ürünlerinin tüketimini artırmak için de daha fazla çabaya ihtiyaç olduğu bir gerçektir.</p>  <p><strong>Ekmek, sürekli olarak siyasete malzeme olmaktadır. Ekmek üreticisi, artan maliyetlerinden kaynaklı ekmek fiyatlarının artmasını isterken, siyaset tam aksine buna engel olmaktadır. Bu konuyla ilgili görüşleriniz nelerdir?</strong></p>  <p>Artan maliyetlere rağmen ekmek fiyatlarının düşük tutulmaya çalışılması bence doğru değil. Bu durum ekmek kalitesini, işletmelerin hijyenik koşullarını ve teknoloji kullanımını olumsuz yönde etkileyecektir. Ayrıca fırıncı esnafı ve fırın çalışanları da bundan olumsuz yönde etkilenecektir. Bir ülkede ekmek almak için yeterli imkânı olmayan kişilerin ekmek ihtiyacı devletin ilgili birimlerince, sosyal yardımlarla karşılanmalıdır. Toplumun bazı kesimlerinin ekmeği ekonomik olarak alma ihtiyacı olmadığı halde onlara ucuz ekmek sağlamaya çalışmak gerekli midir, bunu da düşünmek gerek.<br>Ayrıca ekmek maliyetlerini sadece kullanılan unun fiyatına göre değerlendirmek de doğru değildir. Ekmek maliyeti içerisinde unun etkisi üçte bir oranından daha düşüktür. Ekmek maliyetinde unun yanı sıra, maya, ekmeğin bileşimine giren diğer girdiler, fırında kullanılan yakıt ve diğer enerji giderleri, işçilik, çalışanların sigorta vb. sosyal güvenlik giderleri, su, temizlik malzemesi, alet ekipman amortismanı gibi yirmiden fazla maliyet kalemi söz konusudur. Bu girdilerin önemli bölümünde artış varken ekmek fiyatlarını düşük tutmaya çalışmak fırıncı esnafını sıkıntıya sokacaktır. Zaten ihtiyacı olan bir kişi herhangi bir fırına gidip parasının olmadığını ve aç olduğunu söylese fırıncımız ona ücretsiz ekmek verecektir. Bu ülkemizde eskiden beri bir fırıncı geleneğidir.</p>  <p><strong>Ekmek üretiminde dikkat edilmesi gerekenler nelerdir?</strong></p>  <p>Bu konuda bir kitap yazılabilir. Nitekim yazıldı da. Kitabın adı “Hububat Bilimi ve Teknoloji”. Ben editörlüğünü yaptım, üç yardımcı editör var, üniversiteler, araştırma enstitüleri ve konu uzmanı olan 66 yazarın emeği ile 35 bölüm olarak, bir yılda hazırlandı. Meslek kuruluşları alıp kitabı üyelerine ve ihtiyacı olan öğrencilere dağıtabilir. Bilgi kirliliği ile en iyi şekilde mücadele etmek için doğru bilgiyi içeren kaynakları hazırlamak ve yaymak gerekir.</p>  <p><strong>Fırıncı esnafına tavsiyeleriniz nelerdir?</strong></p>  <p>Ekmek konusundaki bilgi kirliliğine karşı mücadele etmek için bizim gibi konu uzmanları ile daha fazla iş birliği yapmalarını öneririm. Bilgilerini artırsınlar. Zaman zaman uzmanlarla bir araya gelip söyleşiler yapsınlar. Şimdi bunu yapmanın çok kolay yolları var ve herkes kullanmaya başladı. Online etkinlikler (zoom vb sistemler üzerinden) çok yaygınlaştı. Ayrıca, meslek kuruluşları bilgi kirliliği ile daha etkili şekilde mücadele etmeli. Birileri devamlı televizyonlara çıkıp ekmeği karalıyor. Ekmek ve ekmeğin beslenmedeki yeri konusunda gerçekten uzman olanlar bu programlarda yer bulamıyor. Fırıncı esnafının meslek kuruluşları bunu sağlamak ve doğru bilgiyi topluma ulaştırmak için daha fazla çaba sarf etmeli.</p>  <p><strong>Halkımız ekmek tüketirken nelere dikkat etmelidir?</strong></p>  <p>Tam buğday ve tam tahıl unundan yapılan ekmekleri daha fazla tüketmelerini öneriyorum. Mayalanma (fermentasyon) süresi uzun olan ve ekşi hamur ekmeklerinin, yine kepeği ve rüşeymi ayrılmamış tam tahıl unlarından yapılmış olanları uzun dönemde sağlık açısından daha iyi.</p> ]]></content:encoded>
      <guid>https://www.ekmeginsesi.com/roportaj/prof-dr-hamit-koksel-gidada-hammadde-onemi-artiyor-h9953.html</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Nov 2021 14:11:54 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.ekmeginsesi.com/images/haberler/2021/11/koksel3.png" type="image/jpeg"/>
      <author>Ekmeğin Sesi</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Murat Totoş: Fırıncı günah keçisi değil!]]></title>
      <link>https://www.ekmeginsesi.com/roportaj/murat-totos-firinci-gunah-kecisi-degil-h9942.html</link>
      <description><![CDATA[Dövizdeki önlenemez artış, girdi maliyetlerinin sürekli yükselmesi ve enflasyon gibi birçok sebep ekmeğin de zamlardan nasibini almasına neden oluyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[ <p>Dövizdeki önlenemez artış, girdi maliyetlerinin sürekli yükselmesi ve enflasyon gibi birçok sebep ekmeğin de zamlardan nasibini almasına neden oluyor.</p>  <p>Zengin – fakir her bireyin temel gıda ihtiyaçlarından sayılan ekmek de zam furyasından etkilendi. Birçok ürün ve hizmete gelen zamlar toplumda bu kadar yankı bulmazken ekmeğe yapılan zam ekmeğin temel gıda maddelerinin başında gelmesi ve her düzeyden insanın tükettiği bir ürün olması sebebiyle büyük ses getirdi.   Antalya’da bu yılın mart ayında ekmeğe zam gelmiş ve 210 gram <strong>ekmek</strong> fiyatı 2 TL olmuştu. Bu <strong>zam</strong> kararından 8 ay sonra <strong>ekmeğe bir zam daha geldi. Kasım ayında gelen 50 kuruşluk zam ile birlikte 210 gram ekmek</strong> 2,5 TL’ye satılmaya başlandı. Zamlar vatandaşların tepkisine neden olurken fırıncılar da içinde bulunduğu durumdan muzdarip.<br>Nasıl doyacağız?</p>  <p>Her kaleme gelen zamlar ekmeğe de gelince vatandaş da isyan bayrağını çekti. Ekmek zammıyla ilgili konuşan vatandaşlar, ’Her şey ateş pahası, ekmek de öyle. 5 kişilik bir ailenin günlük ekmek ihtiyacı ortalama 6 adettir. Bu aile sadece ekmek yese bile günde 15 liraya, ayda 450 liraya tekabül ediyor ediyor. Akıl alır gibi değil. Artık karnımızı nasıl doyuracağız bunu düşünüyoruz. Bu işin bir çözümü olmalı. Bu şekilde devam etmez.’’ ifadelerini kullandılar.</p> <!-- wp:heading {"level":4} --> <h4>‘Fırıncı günah keçisi değil’</h4> <!-- /wp:heading --> <p>Ekmek zammıyla ilgili konuşan Antalya Ticaret Ve Sanayi Odası (ATSO) yönetim kurulu üyesi ve 7 numaralı meslek komitesi (ekmek, un ve unlu mamuller) üyesi Murat Totoş fırıncının günah keçisi ilan edilmeye çalışıldığını söyledi. Totoş; ‘‘ Ekmek için kullanılan hammaddelerden hiçbirini fırıncı üretmiyor. Hepsini fırıncılar da başka yerlerden satın alıyor. Buğday, un, doğalgaz, elektrik, su ve daha birçok kalemde zamlar ardı ardına gelmişken fırıncı ne yapsın? Bir günah keçisi aranıyor ama bu kesinlikle fırıncı değil’’ diye konuştu.</p>  <p>Herkes suspus</p>  <p>Seslerini duyuramadıkları ve devletin fırıncılar konusunda yanlış bilgilendirildiğini belirten Murat Totoş; ‘‘Ekmek konusunda herkes suspus. Konuşması gerekenler konuşmuyor. Hiçbir STK başkanı çıkıp tek kelime etmiyor. Üstelik devlete de bu konuda doğru bilgiler verilmiyor. Hal böyle olunca mağdur fırıncı esnafı oluyor. Biz üvey evlat değiliz’. dedi.</p> <!-- wp:heading {"level":4} --> <h4>‘Ekmeği siyaset malzemesi yaptılar’</h4> <!-- /wp:heading --> <p>Ekmeğin siyaset malzemesi olduğunu söyleyen ATSO Yönetim Kurulu Üyesi Totoş; ‘‘ Ekmeği üretmek için gerekli olan mal ve hizmet kalemlerine zam gelirken kimse sesini çıkarmıyor fakat fırıncı bu maliyetleri karşılamak için zam yapmak zorunda kaldığında olan fırıncıya oluyor. Ekmeği siyaset malzemesi yaptılar. Ekmek siyaset malzemesi değildir, olmamalı. Siyasetin malzemesi gelen ve gelecek olan zamlar olmalı.’’ dedi.</p> <!-- wp:heading {"level":4} --> <h4>‘Ekmek alacak fırın bulamazlar’</h4> <!-- /wp:heading --> <p>150 TL olan unun çuvalı 358 TL, 90 TL olan maya 150TL olmuşken, doğalgaza yüzde 48 zam gelmişken fırıncı nasıl olur da ayakta kalabilir diye soran Murat Totoş; ‘’İlkokul çocuğunun bile anlayabileceği basit bir matematik var. Biz de bundan para kazanıp geçinmek zorundayız. Zamlar üzerimize bu şekilde yüklenirken biz aynı fiyattan ekmeği nasıl satabiliriz. Maliyetin altında satış yapamayız. Herkesin malumu olduğu zamlar varken bir de asgari ücret belirsizliği var. Her fırında en az 10-15 kişi çalışıyor. Asgari ücret artışı doğal olarak girdi maliyetlerine yansıyacak. Bir çözüm yolu şart. Bu şekilde devam ederse önümüzdeki süreçte ekmek alınacak fırın bulunmayacak. ’’ diye konuştu.</p> <!-- wp:heading {"level":4} --> <h4>‘Aralık sonuna kadar dayanabiliriz’</h4> <!-- /wp:heading --> <p> Daha fazla dayanacak güçlerinin de kalmadığı ifade deden Murat Totoş ’’En fazla bir aylık stoğumuz var. Belediyeler bile ekmeğe zam yapmayacaklarını açıklarken ‘stoklar bitene kadar’ ibaresini ekliyor. Üstelik belediyeler yıllık olarak anlaşıyor. Biz ise hammaddelerimizi aylık olarak alıyoruz. Her gün zam gelen bu ortamda stoklarımız bitene kadar dayanabiliriz. O süre de en fazla Aralık ayının sonuna kadar olur.’’ dedi</p> <!-- wp:heading {"level":4} --> <h4>‘Vatandaş haklı’</h4> <!-- /wp:heading --> <p>Ekmeğin dar gelirliden, lüks yaşantıya sahip olan bireylere kadar her kesiminin tükettiği bir gıda ürünü olması nedeniyle toplumda bu denli tepki olmasının doğal ve haklı olduğunu belirten Murat Totoş, ’’Vatandaş elbette haklı. Ancak, biz fırıncılar olarak ne yapabiliriz? Elimizden bir şey gelmiyor. Biz de bu toplumun birer parçasıyız. Ekonomik dalgalanmalardan bizim etkilenmememiz söz konusu olabilir mi? Maliyet artışlarının oranı ekmeğe gelen zam oranının çok üstündeyken fırıncı nasıl suçlu olabilir? Vatandaş haklı, ancak suçlu hiçbir zaman olmadığı gibi bugün de fırıncı değil’’ diyerek sözlerini noktaladı. </p> <!-- wp:paragraph {"textColor":"cyan-bluish-gray"} --> <p class="has-cyan-bluish-gray-color has-text-color">(Antalya Hürses)</p> ]]></content:encoded>
      <guid>https://www.ekmeginsesi.com/roportaj/murat-totos-firinci-gunah-kecisi-degil-h9942.html</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Nov 2021 12:43:44 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.ekmeginsesi.com/images/haberler/2021/11/murattotos2.png" type="image/jpeg"/>
      <author>Ekmeğin Sesi</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İstanbul Fırıncılar Odası Başkanı Erdoğan Çetin'den flaş açıklamalar]]></title>
      <link>https://www.ekmeginsesi.com/roportaj/istanbul-firincilar-odasi-baskani-erdogan-cetinden-flas-aciklamalar-h9917.html</link>
      <description><![CDATA[İstanbul Fırıncılar Odası Başkanı Erdoğan Çetin, Ekmeğin Sesi TV&#39;ye özel verdiği röportajda, çarpıcı açıklamalarda bulundu. Çetin, "Üyelerimizin girdileri serbest piyasa ekonomisine göre belirleniyor. Fakat ekmek fiyatını 5’li komisyon, federasyon ve bakanlık belirliyor. Bu hiç mantıklı değil!" dedi. ]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<!-- wp:heading {"level":4,"textColor":"black"} --> <h4 class="has-black-color has-text-color">İstanbul Fırıncılar Odası Başkanı Erdoğan Çetin, ayrıca Çetinler Unlu Mamuller’in sahibi olarak da yaklaşık 30 yıldır sektöre hizmet veriyor. Dürüst ve başarılı çalışmalarıyla sektörde saygın bir yer edinen Çetin, 2018 yılında, oda seçimlerine 23 gün kala adaylığını açıklamış ve başkan seçilmiştir.</h4> <!-- /wp:heading --> <p><strong>Göreve geldiğinizde Oda’nın hacizlik olduğu biliniyordu. O dönemde odanın kaç lira borcu vardı ve şu anda ne durumda? Odanın mali sürecinden bahseder misiniz?</strong></p>  <p>Rakam söylemem çok doğru olmaz. Kayıtlarda bunlar zaten var. Oda başkanı olarak seçildiğimde bir miktar borç vardı. Bir plan yaptık ve 3,5 yıllık dönemde bu borcu belirli bir seviyeye getirdik. Neredeyse sıfırladık diyebilirim. Hacizlik, icralık durumlar var mıydı? Evet vardı. Onları da derledik, topladık ve an itibariyle bir sıkıntımız yok.</p>  <p><strong>Yaşadığımız pandemi sürecinde sokağa çıkma yasaklarıyla beraber, bir çok sektör gibi fırıncılık sektörü de aralıksız üretime devam etti. Görüyoruz ki, her ne olursa olsun deprem, savaş, salgın hastalık ekmek üretimi aralıksız devam edecek. Bu anlamda, konuyu nasıl değerlendirirsiniz? Fırıncının öneminin doğru anlaşıldığına inanıyor musunuz?</strong></p>  <p>Fırıncılık zor bir meslek. Pandemi döneminde meslektaşlarım büyük fedakarlıklar yaptılar. Gerek manen, gerek madden, gerekse sağlık noktasında neredeyse hayatlarını hiçe sayarak İstanbul’daki vatandaşlara hizmet ettiler. Karşılığı ne oldu dersek, sonuçta bir ihtisas odasıyız. Bir mesleğimiz var, bununla ilgili vatandaşlarımızın ihtiyacı olan ekmek ve unlu mamullerini, evlerine kadar götürdük. İnsanların da mutlu olduğunu düşünüyorum. Bizim de, başarılı olduğumuzu düşünüyorum. Bizden talep edilen herşey harfiyen yerine getirilmiştir. Fırıncılık hak ettiği değeri buldu mu? Baktığımız zaman fırıncı esnafımızın üzerine çok yükleniliyor. Esnaf şu an çok mağdur durumda. Bugünü gördüğümde, dün yaptıklarımızın karşılığı alınmamış gibi görünüyor.</p>  <p><strong>Pandemi sürecini Oda olarak nasıl yönettiniz? Yaşadığınız zorluklar oldu mu? Ayrıca, pandemi nedeniyle gerçekleştiremediğiniz projeleriniz oldu mu?</strong></p>  <p>İstanbul’da, kamu kurum ve kuruluşlarıyla organize olarak 39 ilçedeki arkadaşlarımızla birlikte, sokağa çıkma yasağının olduğu günler ve olmadığı günlerde en iyi hizmeti meslektaşlarım, üyelerim verdi. Bu dönemde bir çok fırın çalışanımız hastalandı. Bu zorlukları da kısmi olarak atlattık ve vatandaşamızı mağdur etmemeye gayret ettik. Pandemi tabi ki çalışmalarımızı olumsuz yönde etkiledi. İnsanların toplantı yapamaması, birlikte olamaması hasıl oldu. Ekonomik anlamda da, insanlar çok rahat edemediler. Dilediğimiz şekilde, gerekli fiyat artışlarını da alamadık. Malum, insanlar çalışmadığı için vatandaş uygun ekmek yesin noktasında, bizlerden kamu kurum temsilcileri ve yöneticilerinin, “Fiyatlara daha az, ya da hiç zam yapmayın” diye talepleri oldu. Bu da, tabi ki bizleri etkilemiş oldu.</p>  <p><strong>İstanbul’da fırıncıları iki resmi kurum temsil ediyor. İstanbul Ticaret Odası (İTO) ve İstanbul Fırıncılar Odası (İFO). Ayrca bir çok STK’nın da etkin faaliyetleri var. Aslında karşımızda “çok başlı” bir sektör var. Sizce, bu sektör açısından bir dezavantaj mıdır?</strong></p>  <p>İstanbul çok büyük bir şehir. Gündüz nüfusu yaklaşık 20 milyon… Bir tek noktaya bağlı olması çok mantıklı değil. Sadece Ticaret Odası ya da Esnaf Odası’nın yönetmesi zor. Bence bu şekilde olması daha doğru. İkincisi, zaten kanunen de, küçük esnafın esnaf odasına, sanayicinin de Ticaret Odası’na üye olma zorunluluğu var. Teknik olarak bunun birleşme şansı yok. Çünkü, yüzölçümü olarak, nüfus olarak çok büyük bir il…</p>  <p><strong>Siz de yıllardır fırıncılık yapıyorsunuz. Hepimizin malumu, kangren olmuş bir çok sorunumuz var. Ekmek fiyatları, bayi karları, ruhsatsız fırın, kapasite kaybı, personel ihtiyacı vs… Yıllardır bu sorunlar hep konuşulur ama çözüme kavuşmaz… Oda olarak, sizin bu sorunlarla ilgili çalışmalarınız nelerdir?</strong></p>  <p>İstanbul’un en büyük problemlerinden bir tanesi sürekli olarak yeni fırın açılması… Maalesef ilçe belediyeleri siyaseten bu manada bize katkı sağlamıyorlar veya sağlayamıyorlar. Bizim için çok büyük bir problem. Yönetime geldiğimiz günden itibaren ruhsatsız fırın açılmaması noktasında sürekli talepkar olduk, gereken mercilere gerek sözlü, gerekse yazılı taleplerimizi ilettik. Ama, geldiğimiz noktada maalesef çok karşılığını alamadık. Siyaseten bunun karşılığı yok gibi. İkinci bir sorunumuz da, perakende ticaretinde uygulanacak ilke ve kurallar (yani bayi karları), kanunen zincir marketlerdeki ekmek bayi karı yüzde 15, bakkallarda ise yüzde 20 olması gerekiyor.</p>  <p>Bu da, teknik olarak çok mümkün olamıyor ve kanayan yaramız olmaya devam ediyor. Eğer, bu iki konuya çözüm bulunabilirse meslektaşlarımız rahatlar ve sürekli olarak ekmek fiyatı konuşulmaz. Çünkü, fırınların kapasite kullanım oranları devamlı yukarıya çıkar, kapasite ile üretim yapan fırınların karlılık oranları daha da yukarı çıkar. Dolayısıyla bu saatten sonra yeni fırın açılmazsa, bizim için daha avantajlı olur. Biz de, şu ana kadar çalışmalarımızı yaptığımız gibi bundan sonra da devam edeceğiz.</p>  <p><strong>Değişen tüketim alışkanlıkları ve makine teknolojilerine bağlı olarak, ekmekçilik sektörü büyük bir değişim yaşıyor. Hatta kabuk değiştiriyor diyebiliriz. Konveksiyonel fırınlarla çeşit ekmek üreten lüks butik fırınların sayısının hızla artması ve açılan bu işletmelerin “Ekmek Üretim Ruhsatı” olmadan faaliyet göstermesi akla şu soruyu getiriyor. Artık fırın ruhsatlarının bir önemi kalmadı mı? Bu sorun çözülebilir mi? Neler yapmak gerekiyor?</strong></p>  <p><br>Şu anda İstanbul’da yaklaşık 3 bin 200 adet fırın var. Resmi olarak baktığımızda İstanbul’un nüfusu 16-17 milyon. Ankara’da fırın sayısı 400, ama nüfusu 6 milyon. Bir orantı yaptığımızda İstanbul’da yaklaşık bin 500 adet fırın fazla görülüyor. Şu andan itibaren İstanbul’a 25-30 yıl içinde fırın açılmazsa, mevcut fırınlar artan nüfusun ekmek ihtiyacını bana göre karşılayabilirler. Burada her açılan fırın eski fırının kapasitesini aldığı için sürekli ekmek fiyatı tarifesi talep etmek durumunda kalıyoruz. Esnaf, kapasitenin olmadığı yerde, fiyatla para kazanmak noktasında… Kamu kurum ve kuruluşlarının bu konuya çok dikkat etmesi gerekiyor ve bu konuda bizi desteklemesi lazım. Eğer vatandaşın uygun fiyatla ekmek yemesi isteniyorsa, fırıncının kapasite kullanım oranlarını yukarı çekmesi gerekiyor. Örneğin, 5 bin ekmek yapan bir fırının üretim maliyetleri ile 2 bin ekmek yapan bir fırının üretim maliyetleri bir değildir. Ekmek adeti yukarıya çıktıkça birim maliyeti düşüyor. Yetkililerimizden bu manada destek istiyoruz.</p>  <p><strong>4Kabuk değiştiren ekmekçilik pazarında fırıncı işletmesini nasıl revize etmeli? Değişime nasıl ayak uydurmalı? Oda’nın bu anlamda bir çalışması var mı?</strong></p>  <p>Günümüzde artık devir değişti. Ticaret başka türlü ilerliyor. Nasıl peki? Bir fırıncının sadece ekmek yaparak ticaret yapması çok mümkün gibi görünmüyor. Öncelikle, işletmelerini yenilemeliler, çeşitliliklerini artırmalılar. Mümkün olduğu kadar da, mağazalarından perakende satışı yapmalılar. Eğer bu sisteme geçebilirsek, bizim ondalıkla, bayi ile de ilgili büyük problemlerimiz kalmamış olur. Bunlarla ilgili biz gerek yazılı olarak, gerek sözlü olarak katıldığımız toplantılarda ilçemizdeki temsilcilere ve üyelerimize aktarıyoruz. Fırıncı esnafımızın kendini yenilemesi ve güncellemesi gerekiyor.</p>  <p><strong>Çok zor bir dönemde Oda başkanı oldunuz. Yaşanan ekonomik kriz ekmek girdi maliyetlerinde ciddi bir artışa sebep oldu. Bu da fırıncının sürekli zam talebinde bulunmasına yol açtı. Bu haklı zam talebine resmi idareler karşı çıktı. Bu konu sizi zor durumda bırakmıyor mu?</strong></p>  <p>Tabi ki zorlanıyoruz. Biz 3,5 yılın içerisindeyiz. Bu dönem içerisinde 6 tane tarife çıkardık. Bunun 3 tanesi ekmek, 3 tanesi de pide tarifesi. Yani, her yıl ortalama 2 tane tarife çıkarmış oluyoruz. Bu yıl için de taleplerimiz var. Ama tabi ki, gerek ekonomik olarak insanların sıkıntıda olması, gerek şartların pandemiden dolayı kötü olması, kamu kurum ve kuruluşları ve Bakanlık nezdinde, halkın ucuz ekmeğe ulaşması noktasında bizde baskı oluşturuyor veya baskı kuruluyor.</p>  <p>İstediğimiz gibi fiyat almamızı da bunlar etkiliyor ve engelliyor. Ayrıca, şöyle bir şanssızlığımız var; 2017 yılı sonunda, fiyat tarifeleri 5’li komisyona bağlandı. 5’li komisyon da, Esnaf Odası, Ticaret Odası, İl Ticaret Müdürlüğü, İl Tarım Müdürlüğü ve Büyükşehir Belediyesi ‘nin katılımıyla oluyor. Burada tabi, kamu kurumları fazla olduğu için bizim fiyatlandırmamız, Bakanlığa sorulması, görüş alınması noktasında zorluyor. 2017 yılı öncesi Esnaf Birlikleri, Oda’lardan maliyetlerini alıp tarifelerini veriyordu. Bizim de şanssızlığımız, seçildikten 3 ay sonra böyle bir yönetmelik çıktı ve bizi sıkıntıya soktu.</p>  <p><strong>Ekmek üzerinden siyaset yapılmasının ve medya organlarında fırıncının rencide edilmesinin önüne nasıl geçilmeli?</strong></p>  <p>Her parti bunu yapabiliyor. Şu anda ekmek gerçekten siyaseten kullanılıyor. Bu bizim için uygun olmayan bir durum. Peki nasıl önüne geçilebilir? Birlikten doğan güçle, beraberlikle bunlar önlenebilir. Tek tek bizi çözüyorlar, yönetebiliyorlar. Ama birlik ve beraberlik içerisinde olursak il-il, sanırım burada daha etkin olabiliriz diye düşünüyorum.</p>  <p><strong>Ekmekte fiyat serbestliği olması gerekmiyor mu?</strong></p>  <p>Şu an itibariyle mümkün görülmüyor. Ama tabi ki fiyatın serbest olması gerekiyor. Serbest piyasa ekonomisine göre, fırıncıların, meslektaşlarımın, üyelerimin tüm girdileri serbest piyasa ekonomisine göre belirleniyor; fakat ekmek fiyatı 5’li komisyon, federasyon ve Bakanlığın onayından geçtikten sonra veya görüşünün alınmasından sonra uygulanıyor. Bu da bana çok mantıklı gelmiyor. Bunun başka bir örneği yok. Ben bilmiyorum en azından…</p>  <p><strong>Peki, ekmek üretim maliyetlerini sabitlemek mümkün müdür?</strong></p>  <p>Sabitlemek mümkün değil. Bu illere, ilçelere, kapasiteye, kullandığı hammaddeye, işçilik maliyetine göre değişiklik gösterir. Sabit bir fiyat çok mümkün değil.<br></p>  <p><strong>Büyük gayretler sonucu alınan yeni ekmek fiyat tarifesi hakkında neler söylemek istersiniz?</strong></p>  <p>Meslektaşlarımdan istirhamım, lütfen devletimizin bizlere tanımış olduğu yasal tarifemizi uygulayarak haksız rekabete neden olacak davranışlardan kaçınalım. Ticaret Bakanlığı, perakende ticarette uygulanacak ilke ve kurallar hakkındaki yönetmeliğinde açıkça belirtilmiş olan ve resmi fiyat üzerinden bayi kar oranlarını %15 ve %20 olarak titizlikle uygulayalım. Unutmayalım ki, bu bizim yasal hakkımızdır.</p>  <p><strong>4Son olarak, Oda seçimleri ve Oda’nın yeni dönemdeki faaliyetlerinden ve projelerinizden bahseder misiniz?</strong></p>  <p>Burada sadece şunu söyleyebilirim, yeni dönemde evet Oda başkanlığına adayız. Çalışmalarımız var. Bunları da daha uygun bir dönemde açıklamak istiyorum. Son olarak da, Ekmeğin Sesi Dergisi’ne sektöre yön verdiği, çalışmalarını bu yönde yaptığı ve bizim sesimiz olduğu için çok teşekkür ediyorum. Allah yar ve yardımcınız olsun.</p>  <p><strong>Not: Röportaj, Ekmeğin Sesi Dergisi&#39;nde yayınlanmak amacıyla 20 Ekim 2021 tarihinde yapılmıştır.</strong></p> ]]></content:encoded>
      <guid>https://www.ekmeginsesi.com/roportaj/istanbul-firincilar-odasi-baskani-erdogan-cetinden-flas-aciklamalar-h9917.html</guid>
      <pubDate>Mon, 29 Nov 2021 19:27:53 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.ekmeginsesi.com/images/haberler/2021/11/erdoganroportaj.png" type="image/jpeg"/>
      <author>Ekmeğin Sesi</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Üretimin durduğu Erzurum'da, fırın önlerinde kuyruk oluştu]]></title>
      <link>https://www.ekmeginsesi.com/roportaj/uretimin-durdugu-erzurumda-firin-onlerinde-kuyruk-olustu-h9651.html</link>
      <description><![CDATA[Erzurum&#39;da ekmek kuyrukları yaşandı. Fırıncılar un ve diğer giderlere gelen zamlar nedeniyle ekmek üretimini durdurdu.  ]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[ <p>Erzurumlu fırıncılar un ve diğer giderlere gelen zamlar nedeniyle yükselen ekmek fiyatlarına tepki olarak ekmek üretimini durdurdu. Fırın önlerinde ekmek kuyrukları oluştu.</p>  <p>Konuya ilişkin açıklama yapan Erzurum Ticaret Borsası Fırıncılar Meslek Komitesi Aykut Koç "Ülkemizde ve dünyada yaşanan tedarik sıkıntısı ve artan maliyetler yüzünden fiyat tarifesi almak için başvuru yaptık, şehrimizdeki ekmek fiyat belirleme komisyonuna katılması gereken devlet yetkilileri komisyona katılmayarak bizleri oyalıyorlar. Biz de fırıncı esnafımızla toplantı yaparak 18.11.2021 perşembe günü Erzurum&#39;da ekmek kısıtlama uygulaması yapmayı kararlaştırdık." dedi.</p>  <p>Fırınların önünde ekmek kuyrukları oluştu.</p>  <p>Fırıncılar astıkları duyurularda "ekmek kalmadı" dedi.</p> ]]></content:encoded>
      <guid>https://www.ekmeginsesi.com/roportaj/uretimin-durdugu-erzurumda-firin-onlerinde-kuyruk-olustu-h9651.html</guid>
      <pubDate>Fri, 19 Nov 2021 23:42:23 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.ekmeginsesi.com/images/haberler/2021/11/kalmadi2.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>Ekmeğin Sesi</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA['Fırıncılar un bulamıyor!']]></title>
      <link>https://www.ekmeginsesi.com/roportaj/firincilar-un-bulamiyor-h9636.html</link>
      <description><![CDATA[Konya Fırıncılar Odası Başkanı Vedat Honça, “2021 Eylül&#39;de ekmek fiyatını 200 gram 1.75 Kuruşa güncellediğimizde ayarladığımızda un fiyatları 160 ile 170 TL arasındaydı” dedi. ]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[ <p>Konya Fırıncılar Odası Başkanı Vedat Honça, “2021 Eylül&#39;de ekmek fiyatını 200 gram 1.75 Kuruşa güncellediğimizde ayarladığımızda un fiyatları 160 ile 170 TL arasındaydı” dedi. Bugün un fiyatının 285 TL ile 310 TL&#39;ye çıktığını ifade eden Honça, “Fırıncı esnafı bu şartlar altında un alamaz, bulamaz halde” şeklinde konuştu. </p> <!-- wp:heading {"level":4} --> <h4>"EKMEK DEĞERİNİN ALTINDA SATILIYOR"</h4> <!-- /wp:heading --> <p>Şayet serbest ekonomi şartları varsa zaman geçirmeden tekrarından ekmeğin fiyatına zam yapılması gerektiğini aktaran Başkan Honça, şunları kaydetti: “Dünyada olduğu gibi ekoloji şartlarından dolayı ülkemizde de kuraklık meydana gelmiştir. Suyun buğdayın olmadığı bir alanda elbette fiyatlarda çalkantılar olur. Fırsatçıların meydana gelmesiyle fiyatların dengesini bozar. Buğdayı dövize bağlamakta Buğdayın ve unun fiyatını maalesef yükseltir buda doğrudan ekmeğe yansır. Bunun sorumlusu da fırıncılar değildir. Ekmeğin fiyatının değerinin altında siyaset yapılarak satılması da ekmeğin kalitesini düşürür, israfı artırır. Şayet ucuza ekmek satılması isteniyorsa, kaliteli mamül, kaliteli hammade desteği fırıncıya kurumlardan sağlamaları gerekir. Un, maya, su, doğal gaz, elektrik masrafları arttı.”</p> <!-- wp:paragraph {"textColor":"cyan-bluish-gray"} --> <p class="has-cyan-bluish-gray-color has-text-color">(Merhabahaber)</p> ]]></content:encoded>
      <guid>https://www.ekmeginsesi.com/roportaj/firincilar-un-bulamiyor-h9636.html</guid>
      <pubDate>Thu, 18 Nov 2021 21:38:04 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.ekmeginsesi.com/images/haberler/2021/11/unyok2.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>Ekmeğin Sesi</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Erdoğan Çetin: Yasal ekmek fiyat tarifesini uygulayın]]></title>
      <link>https://www.ekmeginsesi.com/roportaj/erdogan-cetin-yasal-ekmek-fiyat-tarifesini-uygulayin-h9601.html</link>
      <description><![CDATA[İstanbul Bağcılar&#39;da fırıncı esnafıyla biraraya gelen Fırıncılar Odası Başkanı Erdoğan Çetin, yeni fiyat tarifesi süreci hakkında bilgiler verdi. Çetin, "Yasal olarak belirlenmiş mevcut tarifemizi tavizsiz olarak uygulamak zorunndayız. Haksız rekabete neden olacak ve meslektaşlarımızı zarara uğratacak alışkanlıklarımızı mutlaka terk etmeliyiz" dedi. ]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[ <p>İstanbul Fırıncılar Odası (İFO) Başkanı Erdoğan Çetin, yeni ekmek fiyat tarifesinin alınmasından sonra Bağcılar&#39;da fırıncılarla biraraya geldi. Çok sayıda fırıncı esnafının katıldığı toplantıda konuşan Çetin, "Sizden özellikle istirhamım; yasal olarak belirlenmiş mevcut tarifemizi tavizsiz olarak uygulamak zorundayız. Haksız rekabete neden olacak ve meslektaşlarımızı zarara uğratacak alışkanlıklarımızı mutlaka terk etmeliyiz" dedi. </p> <!-- wp:image {"id":9607,"sizeSlug":"full","linkDestination":"none"} --> <figure class="wp-block-image size-full"><img src="https://ekmeginsesi.com/images/uploads/2021/11/bagcilar4.jpg" alt="" class="wp-image-9607"/></figure> <!-- /wp:image --> <p>Gerek tarife onay süreci, gerekse un, maya, enerji ve işçilik maliyetlerinde yaşanan ağır maliyet baskısını her platformda ilgili kurumlarda dile getirdiklerini söyleyen Çetin, İstanbul gibi metropol bir şehirde bu mesleği yapmanın, ülkemizin diğer illerine göre daha zor olduğunun altını çizdi. İstanbul özelinde kapasite kullanım oranlarının tüm illerden daha düşük olduğunu kaydeden Çetin, şöyle devam etti:</p> <!-- wp:image {"id":9608,"sizeSlug":"full","linkDestination":"none"} --> <figure class="wp-block-image size-full"><img src="https://ekmeginsesi.com/images/uploads/2021/11/bagcilar1.jpg" alt="" class="wp-image-9608"/></figure> <!-- /wp:image --> <!-- wp:heading {"level":4} --> <h4>"ÖNÜMÜZDEKİ DÖNEM ÇOK DAHA SORUNU AŞMIŞ OLACAĞIZ"</h4> <!-- /wp:heading --> <p>"Bu durum her yönüyle esnafımızın canını fazlasıyla yakmaktadır. Devletimizin bu ve benzer durumlarda karar ve yetki makamı olan tüm kurumları ile sürekli olarak görüşme ve iletişim halindeyiz. Sizlerin de çok iyi bildiği gibi yılların kemikleşmiş, kangren haline gelmiş sorunlarının bir çırpıda yok olması mümkün olmuyor. Hele ki, görev süremiz, dünyada yaşanan olağanüstü bir kriz ve salgın dönemine rastlamışken, yaşadığımız mesleki sorunlar yetkili makamların öncelik sıralamasında çok daha gerilerde kalıyor. Buna rağmen, yönetim kurulumuzdaki arkadaşlarımızla birlikte var gücümüzle esnafımızın bu zor süreci atlatması için tüm alternatif çözüm yollarını istişare ediyor, hayata geçirmeye gayret ediyoruz. Umuyorum ki, sizlerin de güçlü desteği ile önümüzdeki dönemde İstanbul fırıncısı adına çok daha kuvvetli, özgüven içerisinde çok sayıda sorunu aşmış olacağız. Buna yürekten inanıyorum." </p> <!-- wp:image {"id":9609,"sizeSlug":"full","linkDestination":"none"} --> <figure class="wp-block-image size-full"><img src="https://ekmeginsesi.com/images/uploads/2021/11/bagcilar2.jpg" alt="" class="wp-image-9609"/></figure> <!-- /wp:image --> <p>Yeni fiyat tarifesine de değinen İFO Başkanı Erdoğan Çetin, bu oranların esnafın maliyetlerini karşılamasına yeter olmadığını, ancak her sektörde mevcut olan zorlu süreci atlatmasına bir nebze de olsa katkı sağlayacağını belirtti. Çetin,  </p> <!-- wp:heading {"level":4} --> <h4>PERAKENDE TİCARETTE UYGULANACAK İLKE VE KURALLAR HAKKINDA YÖNETMELİKTE DEĞİŞİKLİK YAPIMASINA DAİR YÖNETMELİK:</h4> <!-- /wp:heading --> <p><br>"MADDE 1 – 6/8/2016 tarihli ve 29793 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Perakende Ticarette Uygulanacak İlke ve Kurallar Hakkında Yönetmeliğin 12/C maddesi başlığı ile birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.<br>“Üreticiye yapılacak ödemeler<br>MADDE 12/C – (1) 5362 sayılı Kanunun 62 nci maddesi ile 18/5/2004 tarihli ve 5174 sayılı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile Odalar ve Borsalar Kanununun 12 nci maddesi çerçevesinde azami fiyatları tarifeyle belirlenen hızlı tüketim mallarının temini karşılığında üreticiye birim miktar başına yapılacak ödeme; tedarikçiler ile büyük mağaza, zincir mağaza, bayi işletme ve özel yetkili işletmeler için tarifedeki azami fiyatın yüzde seksen beşinden, bunların dışındaki perakende işletmeler için ise yüzde sekseninden az olamaz.<br>(2) Büyük mağaza, zincir mağaza ve tedarikçilerce bir gün içinde üreticiden teslim alınan birinci fıkra kapsamındaki malların en fazla yüzde beşi satılamadığı gerekçesiyle iade edilebilir"</p>  <p>hükümlerini hatırlatan Erdoğan Çetin, "Yasaların biz fırıncı esnafına verdiği bu hakları harfiyen uygulamalıyız. Bu akşam bir arada olmamızı sağlayarak toplantıyı düzenleyen arkadaşlarımıza, başta Bağcılar ilçesi fırıncısı ve İFO Başkan Yardımcısı Nevzat Kodak başta olmak üzere çok teşekkür ediyorum. Bağcılar ilçe fırıncı esnafı da, İFO Başkanı Erdoğan Çetin&#39;e katılımından dolayı teşekkür vererek, gelecek dönem için tam destek sözü verdi. </p>  <p>Fırıncılar, "Oda başkanımız ve yönetim ekibi göreve geldikleri en zor zaman olmasına rağmen İstanbul&#39;da fırıncı esnafı için çok yoğun çalışma içinde oldular. Önümüzdeki seçim sürecinde Bağcılar ilçesi olarak tam bir bütünleşme içinde olacağız. Gelecek dönemde mesleğimiz adına çok daha verimli çalışmalar yapacağına inancımız ve desteğimiz tamdır" dediler.</p> ]]></content:encoded>
      <guid>https://www.ekmeginsesi.com/roportaj/erdogan-cetin-yasal-ekmek-fiyat-tarifesini-uygulayin-h9601.html</guid>
      <pubDate>Wed, 17 Nov 2021 11:24:33 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.ekmeginsesi.com/images/haberler/2021/11/uygulacetin2.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>Ekmeğin Sesi</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Murat Totoş: 1 ay sonra Antalya'da ekmek kıtlığı başlar]]></title>
      <link>https://www.ekmeginsesi.com/roportaj/murat-totos-1-ay-sonra-antalyada-ekmek-kitligi-baslar-h9595.html</link>
      <description><![CDATA[Antalya&#39;da 2 TL satılan 210 gram ekmek fiyatı 2.5 TL yükseldi. Resmi olarak açıklanmayan zam kararı, fırıncılar tarafından dün sabah saatlerinden itibaren uygulamaya konuldu. ]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[ <p>Mart 2021 yılında 210 gram ekmek fiyatı 2 TL olmuştu. Bu zam kararından 8 ay sonra ekmeğe 50 kuruş daha zam geldi. Dün itibariyle birçok fırında 210 gram ekmek 2.5 TL’ye satılmaya başlandı.</p>  <p><strong>RESMİ OLARAK AÇIKLANMADI, FIRINCILAR UYGULAMAYA KOYDU</strong></p>  <p>Zam kararı resmi olarak açıklanmadı. Birçok fırıncının maliyetler doğrultusuna yeni fiyata geçiş yaptığı öğrenildi.</p>  <p><strong>1 AY ÖNCE UN 194 TL İKEN BUGÜN 300 TL OLDU</strong></p>  <p>Ekmeğe zam kararıyla ilgili bilgi veren fırıncı esnafı ATSO yönetim kurulu üyesi Murat Totoş, “Un 300 TL oldu. Fırıncılar bakanlığın kararını beklerlerse en fazla bir ay daha dayanma güçleri var. Bu yüzden arkadaşlarımız dayanamıyoruz diyerek bölgesel bölgesel kendileri bir fiyat geçişi yaptı. Bunu mecburen yapıyorlar. Bu şekilde Antalya’da 1 ay sonra ekmek kıtlığı başlar. 4 gün önce maya 90 TL’ydi, bugün 150 TL oldu. 1 ay önce un 194 TL idi bugün 300 TL oldu. Nasıl dayanacaklar. Zammın resmileşmesi için ATSO’ya bir önerimiz de olacak. Bunun için asgari ücrete gelecek zammı da bekliyoruz. Şuan yapılan zamma asgari ücret yansımadı” dedi.</p>  <p><strong>“YENİ ZAMLA BİRLİKTE EKMEK FİYATLARI 3 TL OLABİLİR”</strong></p>  <p>Yeni zam için asgari ücrete gelecek olan zammın netlik kazanmadığını belirten Totoş, “Unun 400 TL gideceği yönünde duyumlar alıyoruz. Bugün un 300 TL ise ekmeğin maliyeti 3 TL. Un 350 TL ise ekmeğin maliyeti 3.5 TL. Buğdayı çiftçi üretiyor fırıncı üretmiyor. Fırıncı zam yapacağı zaman itiraz ediliyor. Bu kadar zam karşısında fırıncı nasıl duracak. Bu zamlar gelmez ise en geç 1 ay içerisinde marketlere ekmek servisini kimse yapamaz. Herkes kendi tezgahına döner. Ekmeğin şu anda maliyeti 3 TL. Yeni zamla birlikte ekmek fiyatları 3 TL olabilir” diye konuştu. (İHA)</p> ]]></content:encoded>
      <guid>https://www.ekmeginsesi.com/roportaj/murat-totos-1-ay-sonra-antalyada-ekmek-kitligi-baslar-h9595.html</guid>
      <pubDate>Wed, 17 Nov 2021 00:36:55 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.ekmeginsesi.com/images/haberler/2021/11/antalya2.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>Ekmeğin Sesi</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Fırıncıların A'dan Z'ye tüm ürünleri Fırıncı Market'te]]></title>
      <link>https://www.ekmeginsesi.com/roportaj/firincilarin-adan-zye-tum-urunleri-firinci-markette-h9517.html</link>
      <description><![CDATA[Türkiye&#39;nin ilk ve tek A&#39;dan Z&#39;ye fırıncılık ve unlu mamuller yedek parça, diğer ihtiyaçlarınızı karşılayabileceğiniz www.firincimarket.com sitesi açıldı. ]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[ <p>İş adamı Selim Açık&#39;ın girişimleriyle kurulan Fırıncı Market&#39;te yüzlerce ürün aynı gün kargo ile elinizde. Fırıncı Market, Türkiye&#39;de bulunan, geçmişi ve tecrübesini yarım asır tamamlamış, ülkemizde ve dünyada yüzlerce referansı olan, kendini ispatlamış, kaliteli makine ve fırıncılık ürünleri üreten teknik servisinde ve yedek parça sıkıntısı yaşanmayan firmaların ürünlerini, profesyonelce müşteri memnuniyetini ön planda tutarak yurt geneline kolay ve hızlı kargo ile satışını yapıyor. </p>  <p>Fırıncı Market&#39;in kurucusu Selim Açık ve Şirket Yöneticisi İlkiz Üreten Variş hizmet ve çalışmalarıyla ilgili Ekmeğin Sesi&#39;ne açıklamalarda bulundular.</p> ]]></content:encoded>
      <guid>https://www.ekmeginsesi.com/roportaj/firincilarin-adan-zye-tum-urunleri-firinci-markette-h9517.html</guid>
      <pubDate>Thu, 11 Nov 2021 19:03:15 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.ekmeginsesi.com/images/haberler/2021/11/firinciihtiyac.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>Ekmeğin Sesi</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bozkurt'a günde 4 bin ekmek ulaştırılıyor]]></title>
      <link>https://www.ekmeginsesi.com/roportaj/bozkurta-gunde-4-bin-ekmek-ulastiriliyor-h8337.html</link>
      <description><![CDATA[Türk Kızılayı Zonguldak Şubesi&#39;nce, sel felaketinin yaşandığı Kastamonu&#39;nun Bozkurt ilçesinde günde 4 bin ekmek ulaştırıldığını kaydetti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[ <p>Aydın Ergenç, yaptığı açıklamada, "Zonguldak Valimiz Sayın Mustafa Tutulmaz başkanlığında, hayırsever vatandaşlarımızın bağışları ile Türk Kızılayı Zonguldak Şubemiz tarafından,  sel afetinin vurduğu Kastamonu&#39;nun Bozkurt ilçesine günlük 4 bin ekmek ulaştırıyoruz" dedi. </p>  <p>Bozkurt ilçesinde selin etkisi ile fırın ve marketler kullanılamaz hale geldiğinden, vatandaşların temel ihtiyaç maddeleri ve ekmeğe ulaşmasının güçleştiğinin ifade eden Ergenç, "Bu aşamada Türk Kızılayı olarak vatandaşlarımıza, hayırsever bağışçılarımızın desteği ile temel gıda, temizlik malzemesi ve ekmek ulaştırılmaktadır. Türk Kızılayı Zonguldak Şubesi olarak, sel bölgesine günlük 4 bin ekmek temin edilerek ihtiyaç sahiplerine ulaştırılmasına destek oluyoruz" diye konuştu. (YeniAdım)</p> ]]></content:encoded>
      <guid>https://www.ekmeginsesi.com/roportaj/bozkurta-gunde-4-bin-ekmek-ulastiriliyor-h8337.html</guid>
      <pubDate>Tue, 24 Aug 2021 21:13:56 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.ekmeginsesi.com/images/haberler/2021/08/afet2-1.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>Ekmeğin Sesi</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Fırıncı esnafı sahipsiz bırakıldı!]]></title>
      <link>https://www.ekmeginsesi.com/roportaj/firinci-esnafi-sahipsiz-birakildi-h7763.html</link>
      <description><![CDATA[ Ekmeğin Sesi TV&#39;nin "Açık Görüş" programına konuşan İstanbul fırıncıları, temsil konusunda sahipsiz bırakıldıklarını haykırdılar.  Fırıncı esnafı, girdi maliyetlerinin en önemli unsurunu oluşturan un, maya, yağ, doğalgaz ve elektriğe gelen büyük zamlarla başbaşa kaldıklarını dile getirerek, Oda ve Federasyonun bu konu hiçbir girişimde bulunmadığını belirttiler.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[ <p>Ekmeğin Sesi TV&#39;nin "Açık Görüş" programına konuşan İstanbul fırıncıları, temsil konusunda sahipsiz bırakıldıklarını haykırdılar. Fırıncı esnafı, girdi maliyetlerinin en önemli unsurunu oluşturan un, maya, yağ, doğalgaz ve elektriğe gelen büyük zamlarla başbaşa kaldıklarını dile getirerek, Oda ve Federasyonun bu konu hiçbir girişimde bulunmadığını belirttiler.</p> ]]></content:encoded>
      <guid>https://www.ekmeginsesi.com/roportaj/firinci-esnafi-sahipsiz-birakildi-h7763.html</guid>
      <pubDate>Wed, 07 Jul 2021 15:42:55 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.ekmeginsesi.com/images/haberler/2021/07/sahipsiz1.png" type="image/jpeg"/>
      <author>Ekmeğin Sesi</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Aykut Şener: Sigorta yapmayan işletmeler, Birleşmiş Milletler'e döndü!]]></title>
      <link>https://www.ekmeginsesi.com/roportaj/aykut-sener-sigorta-yapmayan-isletmeler-birlesmis-milletlere-dondu-h7493.html</link>
      <description><![CDATA[İstanbul Şekerci, Pastacı, Helvacı, Tatlıcı ve Şekerli Mamuller Esnaf Odası Başkanı Aykut Şener, Ekmeğin Sesi TV&#39;ye çok özel açıklamalarda bulundu. ]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[ <p><strong>İstanbul Şekerci, Pastacı, Helvacı, Tatlıcı ve Şekerli Mamuller Esnaf Odası Başkanı Aykut Şener</strong>, sektörün en büyük sıkıntılarından biri olan ruhsatsız işletmeleri dile getirerek, <strong>"Ruhsatsız işletmelerde gerekli denetimler yapılıyor. Çalışanların sigortaları kontrolden geçiyor. Fakat kaçak çalıştıran işletmeler maalesef ne kontrolden geçiyor, ne denetimden geçiyor! Yani, ben bazen öyle işletmeler görüyorum ki, Birleşmiş Milletler gibi her ülkeden insanlar var"</strong> dedi. </p> <!-- wp:image {"id":7496,"sizeSlug":"large","linkDestination":"none"} --> <figure class="wp-block-image size-large"><img src="https://ekmeginsesi.com/images/uploads/2021/06/aykuthaber1.jpg" alt="" class="wp-image-7496"/><figcaption><strong>İstanbul Şekerci, Pastacı, Helvacı, Tatlıcı ve Şekerli Mamuller Esnaf Odası Başkanı Aykut Şener, </strong>Elif İnci&#39;nin sorularını cevaplandırdı.</figcaption></figure> <!-- /wp:image --> <!-- wp:heading {"level":4} --> <h4>"KUR ARTTIĞI ZAMAN MALİYETLER YÜKSELİYOR; DÜŞTÜĞÜ ZAMAN FİYATLAR AYNI KALIYOR"</h4> <!-- /wp:heading --> <p>Girdi maliyetlerinin sürekli artmasıyla ilgili piyasayı dolar kurunun bahane edildiğine dikkat çeken Başkan<strong> Şener</strong>, "Öncelikle dolar kur artışı bizim temel gıda maddelerimizden un yağ ve şekerde büyük artışlara yol açıyor. Fakat, bizim sıkıntımız kur arttığı zaman maliyetler yükseliyor. Ama kur düştüğü zaman fiyatlarda bir düşme olmuyor. Biz de, bu kadar zammı müşterilere yansıtamıyoruz.  Doğal olarak esnafımızı zor duruma düşürüyor, kâr marjımız düşüyor. Bazen zararına ürün satmak zorunda kalıyoruz.  Biz öncelikle, İstanbul Esnaf Odaları Birliği&#39;ne şikâyette bulunuyoruz. Daha sonra Türkiye Lokantacılar Pastacılar Federasyonu’na, Ticaret Bakanlığı’na hatta İçişleri Bakanlığı’na şikâyette bulunuyoruz ki, bunların denetlenmesini, ceza-i yaptırımları bulunarak fırsatçıların önüne geçmek için elimizden gelen çabayı sarf ediyoruz. Başarılı oluyor muyuz? Evet oluyoruz! Ama bazen de, önüne geçemiyoruz tabii..." dedi.</p> <!-- wp:heading {"level":4} --> <h4>"DEVLETİMİZİN YAPTIĞI YARDIMLAR YETERLİ OLMADI"</h4> <!-- /wp:heading --> <p>Pandemiyle beraber kendini hissettiren ekonomik krizde esnafların yaşadıkları durumu ve devletten beklentilerini dile getiren Aykut Şener, şunları söyledi, "Çok sıkıntılı bir dönemden geçiyoruz... Şimdi dükkânlarımız kapalı kaldı, ciro kayıplarımız oldu. Devletimiz yardım yaptı mı? Yaptı... Yeterli mi peki? Değil! Kira koşulları ve işçilik maliyetlerini hesapladığımız zaman bu yardımlar maalesef yeterli değil. Ancak yüzyılda da bir başımıza gelen bu olayda, devletimizde yine elinden geleni yapmaya çalıştı.’’</p> <!-- wp:heading {"level":4} --> <h4>"SİGORTA YAPTIRMAYAN İŞLETMELERDE, BİRLEŞMİŞ MİLLETLER GİBİ HER ÜLKEDEN İNSAN VAR!"</h4> <!-- /wp:heading --> <p>"En büyük sıkıntılarımızdan biri ruhsatsız işletmeler" diyen Başkan Aykut Şener, "Şunu şöyle örnek vereyim... Ruhsatsız işletmelerde gerekli kontroller, denetimler yapılıyor. Çalışanların sigortaları kontrolden geçiyor. Fakat kaçak çalıştıran işletmeler maalesef ne kontrollerden geçiyor, ne denetimlerden geçiyor. Yani, ben bazen öyle bir işletmeler görüyorum ki Birleşmiş Milletler gibi her ülkeden insanlar var! Tabii, devletimizle de hemen paylaşıyoruz, şikâyette bulunuyoruz. Bunların ne sigortası ne de sağlık karnesi var... Bunlar hem vatandaşın sağlığı açısından, hem de haksız rekabet açısından zorlayıcı… Hijyen yok, denetim yok! Bizim devletten isteğimiz sigorta priminin düşürülmesi ve böylece işsizliğe bir çözüm olarak Türk gençlerinin çalışması ve kaçak işçilere yönenilmemesini sağlamak. Sigorta primleri de yüksek. Kimisi de bu primi vermemek için kaçak işçi çalıştırıyor."</p>  <p><strong>İstanbul Şekerci, Pastacı, Helvacı, Tatlıcı ve Şekerli Mamuller Esnaf Odası Başkanı Aykut Şener</strong>, kalifiyeli eleman bulmak konusunda zaten problem yaşayan sektörde, bir de ustaların işverenle yaşanan anlaşmazlıklar sonucu, ürünlerin içerilerine yabancı maddeler koyduğunu ve katkı maddesi oranlarıyla oynadığını söyleyerek, Kabahatler Kanunu çerçevesinde işletme sahiplerine sadece ceza-i yaptırım uygulanmaması gerektiğini, suçu işleyen kişilere de ceza-i işlemler uygulanması gerektiğini söyledi.</p>  <p>Başkan Şener, ayrıca, 145 oda arasında ilklere imza atarak çağrı merkezi kurdukların ve bu merkezin 7/24 ulaşılabilir olduğunu söyledi. Bu çağrı merkezinde ihbar, şikayet, çözüm önerileri çerçevesinde ilerlediğini ve esnafa bu şekilde birebir ulaştıklarını da kaydetti.</p>  <p><strong>Röportaj: Elif İnci</strong></p> ]]></content:encoded>
      <guid>https://www.ekmeginsesi.com/roportaj/aykut-sener-sigorta-yapmayan-isletmeler-birlesmis-milletlere-dondu-h7493.html</guid>
      <pubDate>Wed, 16 Jun 2021 10:44:54 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.ekmeginsesi.com/images/haberler/2021/06/aykuthaber2.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>Ekmeğin Sesi</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Fırınlar, Memak Makine'nin ürünleriyle kâra geçiyor]]></title>
      <link>https://www.ekmeginsesi.com/roportaj/firinlar-memak-makinenin-urunleriyle-kra-geciyor-h7365.html</link>
      <description><![CDATA[Ekmek ve unlu mamuller sektörünün en büyük sorunu olan kalifiyeli eleman sorununu, makinalar çözüyor. Patuli Fırın bu konuda Memak Makine&#39;ye güvenerek hem işçi problemini, hem de pratikliğiyle seri üretim zorluğunu ortadan kaldırdı. Memak Makine Yurtiçi Pazarlama Müdürü Bahadır Özkan, fırın makinelerini Ekmeğin Sesi TV&#39;ye anlattı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[ <p>Yıllar geçtikçe teknoloji ilerliyor ve alanda insan gücünü azaltarak maliyetleri en aza indirmeye devam ediyor. Ekmek ve unlu mamuller sektörü ise, uzun bir süredir yaşadığı kalifiyeli eleman eksikliğinden yakınırken bu konuda sektör firmaları kendini geliştirmeye, fırıncıların iş ortağı olacak makineleri üretmeye başladı.</p>  <p><strong>Ekmeğin Sesi TV </strong>olarak, sektörün öncü firması <strong>Memak Makine</strong>&#39;nin zaman geçtikçe, kaliteli ürünler için kaliteli makinelerini nasıl profesyonellikle devam ettirdiklerini, <strong>Yurtiçi Pazarlama Müdürü Bahadır Özkan</strong>’a sorduk.</p>  <p><strong>Memak Makine </strong>olarak, misyonlarının iş gücünü azaltıp, daha çok makineye yönlendirmek olduğunu dile getiren <strong>Özkan</strong>, ‘’Ben, 17 yıldır ekmek ve unlu mamuller makineleri ve imalatı yapan <strong>Memak Makine</strong>’de Satış Müdürlüğünü yapıyorum. Bizim buradaki misyonumuz biraz iş gücünü azaltıp, daha çok makineye yönlendirmek. Çünkü, Türkiye’nin en büyük sorunlarından bir tanesi kalifiyeli personel problemi... Maalesef fırınlardan şu an personel yetişmiyor. İnsanlar daha önceden çocuklarını berbere, kuaföre, sanayiye, fırına çırak olarak verebiliyordu. Ama artık kimse çocuklarını göndermiyor. Türkiye’de iş gücü zayıfladığı için bu anlamda bizler de <em><strong>‘daha çok nasıl fırıncının yanında olabiliriz, nasıl fırıncının işini kolaylaştırabiliriz, nasıl makinaya dayalı üretim yaptırabiliriz’</strong></em> diyerek, bu konularla ilgileniyoruz" dedi.</p> <!-- wp:image {"id":7367,"sizeSlug":"large","linkDestination":"none"} --> <figure class="wp-block-image size-large"><img src="https://ekmeginsesi.com/images/uploads/2021/06/memakfoto4.jpg" alt="" class="wp-image-7367"/><figcaption><strong>Memak Makine Yurtiçi Pazarlama Müdürü Bahadır Özkan</strong></figcaption></figure> <!-- /wp:image --> <p>Gelişen çağın gelişmiş firması <strong>Memak</strong>, fırın makinelerini anlatmak için <strong>Patuli Fırın</strong>&#39;ın imalathanesine girdiğimizde ise, eski tip çatal hamur yoğurucu yerine daha gelişmiş ve zamandan da tasarruf eden <strong>Spiral Mikser hamur yoğurucu</strong> makinesi karşıladı.</p> <!-- wp:heading {"level":4} --> <h4>"İşi bilmeyen birini burada 3 saatte hamurkâr yapabiliriz"</h4> <!-- /wp:heading --> <p><strong>Memak Makine Yurtiçi Pazarlama Müdürü Bahadır Özkan</strong>, <strong>Spiral Mikser hamur yoğurucu</strong> hakkında şu bilgileri aktardı, ‘’Burada spiral yoğurucu mikserimiz var. Daha öncesinde yerinde <em>&#39;çatal kazan&#39; </em>diye halk dilinde tabir edilen eski tip bir yoğurma sistemi vardı. Bu sistemin diğer sisteme göre avantajları şunlar; daha önceki eski tip sistemde 45-50 dakikada hamur yoğurulurdu ve hamur istediğimiz gibi yapıya sahip olmazdı. Bu makine ise, yaklaşık 17-18 dakikada hamuru yoğurur ve çok daha homojen bir karışım elde eder. Su kaldırma kuvvetini arttırır daha homojen ve daha kaliteli bir haber ederiz. Ayrıca hiç hamur yapmayı bilmeyen bir kişi bu makinada bir reçete eşliğinde, çok rahatlıkla hamur yoğurabilir. Yani, ilk işi bilmeyen birisine biz burada 3 saat sonra hamurkâr yapabiliriz.’’</p>  <p><strong>Gramajı tutturamadıkları için denetim esnasında idari para cezası alan fırıncıların ise bu konuda imdadına hamur kesme makinesi yetişti.</strong></p> <!-- wp:image {"id":7366,"sizeSlug":"large","linkDestination":"none"} --> <figure class="wp-block-image size-large"><img src="https://ekmeginsesi.com/images/uploads/2021/06/memakfoto1.jpg" alt="" class="wp-image-7366"/><figcaption><strong>Memak Makine Yurtiçi Pazarlama Müdürü Bahadır Özkan</strong></figcaption></figure> <!-- /wp:image --> <p>‘’Onun haricinde burada hamur kesme makinanız var. Onun öncesinde İnsanlar burada hamuru kazandan alıp elleriyle keserdi. Bu çok ciddi bir iş gücüne yol açardı ve istediğimiz bir gramajda hamur alamazdık. Örnek veriyorum, şu anda 250 gram hamur keseceksek elle kesilirken, bu hamur 270-230 çıkardı. Çok fazla gramajına bakılamazdı. Çünkü sürekli bir hassasiyet sağlanamazdı. Bu hem iş hem de gramaj hassasiyeti anlamında çok ciddi bir avantaj sağlamaya başladı.’’</p>  <p><strong>Hamur kesildikten sonra iyice dinlenmesi için maharetli bir şekilde yuvarlanma işini de üstlenen makineyi Bahadır Özkan’dan dinledik.</strong></p>  <p>‘’İşçiler burada, hamurları yine elleriyle kestikleri hamurları elleriyle yuvarlayarak, yuvarlak hale getirirdi ki hamur dinlendikten sonra işlenmeye başlar. Bu da çok ciddi anlamda iş yeri sahiplerine avantaj sağlamaya başladı.‘’</p> <!-- wp:heading {"level":4} --> <h4>"Bu fırın kanser riskini ortadan kaldırdı"</h4> <!-- /wp:heading --> <p><strong>Bahadır Özkan, Ekmek için seri üretimde en büyük görev ekmek fırınına gelirken, Memak Makine’nin bir yandan da tasarladıkları sistemle kanserojen etki yaratan karbon monoksit gazını da ortadan kaldırdıklarını söyledi.</strong></p>  <p><strong>Özkan, şu bilgileri aktardı</strong>, ‘’Şimdi borulu ısıtmalı sistem dediğimiz bir fırın. Burada en önemli nokta <em>en direkt</em> ısıtma sistemine sahiptir. Daha önceki <em>kara fırın</em> diye tabir ettiğimiz; kubbeli, insan gücü ve ustalık becerisiyle yapılan bir fırın. Daha önceki kara fırın sisteminde yanan yakıtla pişen ürün, aynı hücre içindeydi. Bunun da şöyle bir dezavantajı oluşur: Yanan yakıtın içinde bir karbon monoksit gazı oluşur. Bu da, ortamda oluştuğu için hamurun ve daha sonra ekmeğin üstüne sinerek kanserojen bir etki yaratırdı. Yeni sistemde ise, pişen ürünle yanan yakıt birbirini görmediği için tamamen hijyenik ve en önemlisi, kanserojen riskini önleyen bir sistem. Daha önceki kara fırınlarda şöyle bir durum da vardı, çok kalifiyeli bir pişiriciye ihtiyacımız vardı. 4-5 metre derinliğinde fırınlar oluşurdu. Burada da, kürek yordamıyla atıldığı için çok ciddi kalifiyeli personel ihtiyacı vardı. Burada yaklaşık 2 buçuk metre derinliğinde olduğu için fırınlar, 17-18 yaşındaki bir gencin bile bir iki hafta içinde pişirici yapabiliyoruz. Böylece kalifiyeli personel ihtiyacımızı da ortadan kaldırıyoruz. İkinci olarak kara fırınlara göre çok ciddi yakıt tasarrufunu sağlıyor. Böylece, fırın işletmecesinin kâra geçmesini sağlıyor.’’</p>  <p><strong>Eski tip ürünlerin sürekli ocak başında pasta ve poğaça gibi ürünlerde eşit pişirmek için tavayı değiştirmek zorunda kalmalarının da ortadan kalktığını anlatan Özkan, yine Döner Konveksiyonlu makinenin sağlık açısından önemini vurguladı.</strong></p> <!-- wp:image --> <figure class="wp-block-image"><img src="https://ekmeginsesi.com/images/uploads/2021/06/memakfoto3.jpg" alt="Bu görsel boş bir alt niteliğe sahip; dosya adı memakfoto3.jpg"/></figure> <!-- /wp:image --> <p>‘’Burada pastacılıkta kullanılan bir makinamız var. Döner konveksiyonlu bir sistem. Burada da yine eski sisteme göre çok avantaj sağlayan bir makine. Eski versiyonu tüplü ocak diye tabir edilen içinde atmosferik sistemde içinde gaz yanan yine pişirme hücresinde gaz yandığı için kanserojen riskini artıran bir sistem vardı. Burada ise fırında olduğu gibi yanan yakıtla ürün birbirini görmez. Daha önceki sistemde ise poğaçaları pişirmek için yaklaşık yarım saatinizi harcardınız ve bu büyük bir ustalık gerektirirdi. Alt kattan üst kata, üst kattan alt kata önden arkaya tavanın sürekli bir çevirme ihtiyacı hissedilirdi ki ürün eşit derecede pişsin. Ev tipi kullanıcılarda siz eşit mi pişmiş diye bakmazsınız ancak ticari üründe her tarafın eşit pişip pişirilmesi gerekiyor. Bu ürün, burada hiç pişirme yapmamış bir tezgâhtarın buraya bir ürün attığı zaman daha önce girilen reçeteler sayesinde sadece bir tuşa basarak tamamen profesyonel, her tarafı eşit, homojen bir ürün elde etmiş oluyor.’’</p>  <p>Patuli Fırın’ın işletmecisi olan Maksut Tüysüz’e de mikrofon uzatarak makine kullanımının getirdiği kolaylıkları ondan da dinledik.</p> <!-- wp:image {"id":7369,"sizeSlug":"large","linkDestination":"none"} --> <figure class="wp-block-image size-large"><img src="https://ekmeginsesi.com/images/uploads/2021/06/memakfoto2.jpg" alt="" class="wp-image-7369"/><figcaption><strong>Patuli Fırın İşletme Sahibi Maksut Tüysüz</strong></figcaption></figure> <!-- /wp:image --> <p>‘’Öncelikle mekânımıza hoş geldiniz. Ben Maksut Tüysüz. Ben aynı zamanda İstanbul ekmek işverenler sendikası yönetim kurul üyesiyim. İstanbul ticaret komite başkanıyım. Hasbelkader 25 yıldır aktif fırıncılık yapıyorum. Ataşehir’de de bir şubemiz var. Yeni şubemizi de Kurtköy Pendik’te açtık. Benim rahmetli babam 1950’de fırıncıydı İstanbul Bebek’te. Biz hasbelkader son 3 aya kadar yine o düzeyde fırıncılık yaptık. Şimdi sağ olsun Bahadır Bey sayesinde Memak makineleriyle fırınımızı yeniledik. Benim de burada en takdir ettiğim bu taş tabanlı fırın bizim için yeni bir çağ açtı. Biz önceden yine taş tabanlı ama odun fırın kullanıyorduk. Hakikaten bu fırın çok güzel ve çok güzel ürünler çıkarıyor bu konuda takdir ediyorum.’’</p>  <p><strong>Teknolojiye ayak uydurması için Maksut Bey ekmek ve unlu mamuller sektörüne de seslendi.</strong></p>  <p>‘’Tabii diğer makinemiz eskiden çatal kazandı onu kullanıyorduk. Ama bu mikserler hakikaten insan gücüne aşağı düşüren işe hafif gözü alışabilenin hamur yoğurabileceği bir sistem. Fırıncılık sektörünün kendini yenilemesini teknolojiye ayak uydurmasını beyinsel ve fiziksel olarak çağı ayak uydurmasını istiyor ve çalışıyorum.’’<br>Baba mesleğini devam ettiren Tüysüz’e 25 yılda değişen şartlarla müşterilerin beklentilerinin ne yönde olduğunu ve bunları nasıl karşıladıklarını sorduk.</p>  <p>‘’Şimdi 25 yıl diyoruz ama çok bir zaman değil. Mesela abilerimiz var bu işi 50 sene yapan. 20 sene önceki ekmek kültürüyle şimdikinin değiştiğini gözlemliyorum. 15-20 sene önce ne yapıyorduk? sadece beyaz ekmek ya da yuvarlak ekmek üretiyorduk. Biz kepek ekmeğini bile zor yaptık. Şimdi şartların değişmesiyle insanların ekmek kültürü değişti. Beyaz ekmek insanlar artık saf orijinal mayasız ekmek istemeye başladılar. Yani doğal mayalı ekmek istiyorlar. Gelen müşterilerim ekşi mayalı ekmek istiyorlar. Bu yüzden bu taş fırın çok güzel olduğunu ve pişirmede çok iyi olduğunu düşünüyorum."</p> ]]></content:encoded>
      <guid>https://www.ekmeginsesi.com/roportaj/firinlar-memak-makinenin-urunleriyle-kra-geciyor-h7365.html</guid>
      <pubDate>Wed, 09 Jun 2021 13:14:56 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.ekmeginsesi.com/images/haberler/2021/06/memakfoto1.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>Ekmeğin Sesi</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Unlu mamullerin şampiyonları, Ekmeğin Sesi TV'ye konuştu]]></title>
      <link>https://www.ekmeginsesi.com/roportaj/unlu-mamullerin-sampiyonlari-ekmegin-sesi-tvye-konustu-h6980.html</link>
      <description><![CDATA[Elazığ’da yaşayan Eyüphan Yıldırım ve Emre Alçiçek kuzenler, hem unlu mamuller fırınında çalıştılar, hem de Kick Boks şampiyonluklarıyla ülkemizin gururu oldular...]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[ <p>Elazığ’da yaşayan Eyüphan Yıldırım ve Emre Alçiçek kuzenler, hem unlu mamuller fırınında çalıştılar, hem de Kick Boks şampiyonluklarıyla ülkemizin gururu oldular...</p>  <p>Elazığ’da yaşayan Emre Alçiçek (17) ve Eyüphan Yıldırım (21) Kick Boks şampiyonlukları için verdikleri zorlu mücadeleleri Ekmeğin Sesi TV&#39;ye konuştu. Kuzenler, Eyüphan Yıldırım’ın babasının işlettiği Çıtır Simitçilik’te çalışıyorlar. Pandemiyle beraber kapanan spor salonuyla kendileri boş buldukları her arazide antrenman yaptıklarını söylediler.</p> <!-- wp:heading {"level":4} --> <h4>17 yaşında ama Türkiye şampiyonu</h4> <!-- /wp:heading --> <p>Emre Alçiçek "Ben Emre Alçiçek, Elazığlıyım 17 yaşında lise 3 öğrencisiyim. Yaklaşık 5 yıldır kick boks sporuyla uğraşıyorum. Geçen ay yapılan Türkiye Açık Kick Boks Şampiyonası’na katıldım ve Eyüp abimle beraber 1. oldum’’<br>Eyüphan Yıldırım ‘’ Ben Eyüphan Yıldırım, 20 yaşındayım ve Fırat Üniversitesi Beden Eğitimi Öğretmenliği 3. sınıf öğrencisiyim. 2015’te başladım Kick Boks sporuna. Daha önce tekvandoyla ilgilendim sonra bıraktım ve kick boksa geçtim. Kick Boksta güzel bir yolda ilerledim. İstikrar ve azmin getirdiği başarılar var. Önce bölgesel maçlarda kendi ilimizde yaptığımız maçlarda daha sonra Türkiye’de yapılan maçlara katıldım. Geçtiğimiz ay Antalya’da yapılan 6. Uluslararası Avrupa kupasında kuzenim Emre’yle beraber birinci oldum.’’<br>‘’Bu zorlu bir süreç ve sadece yanımızdakiler görüyor’’</p>  <p><strong>Yıldırım spor kariyerini çalışma hayatıyla beraber yürütmenin zorluklarını da anlattı:</strong></p>  <p>‘’Gerçekten bu zorlukları sadece yanımızda olanlar görüyor. Zor ve yıpratıcı bir süreç… Ama biz bundan zevk alıyor ve gurur duyuyoruz. Sabah işe gidiyoruz geç çıktığımızda oluyor ve akşam spor salonlarını kapanınca dışarıda antrenman yapıyoruz. Yani işten boş vakit bulduğumuz gibi antrenman yapıp rakiplerimizin gerisinde kalmamaya çalışıyoruz.’’<br>Emre ‘’Abim Eyüphan’ın dediği gibi sabah işe başlıyoruz akşam o yorgunlukla antrenmanlarımıza devam ediyoruz. Buna rağmen çok güzel başarılar elde ettik ve etmeye de devam edeceğiz.’</p> <!-- wp:heading {"level":4} --> <h4>"Öğrendiğim en önemli şey, temizlik"</h4> <!-- /wp:heading --> <p>Eyüphan Yıldırım sektöre dikkat çekerek Temizliğin önemini vurguladı.<br>‘’Bizim bu sektörde öğrendiğimiz en önemli şey, temizlik. Biz temizliğe çok dikkat ediyoruz. Bu işi yapan abilerime ustalarımıza da en çok ve bu konuda dikkat etmelerini öneriyorum.’’</p> <!-- wp:heading {"level":4} --> <h4>Alçiçek: Başta temizlik ve sonra yaptığımız ürünün kalitesi bizim için ilk sıralarda</h4> <!-- /wp:heading --> <p>Unlu mamullerin baba mesleği olduğunu söyleyen Eyüphan Yıldırım önce okul ve spor hayatıyla ilgileneceğini ama baba mesleğini de devam ettirmek istediğini söyledi.</p>  <p>"Allah nasip ederse okul ve sporcu kariyerimi devam ettirmek istiyorum. Baba mesleğini de seviyorum ve burada da ilerlemek istiyorum.’’<br>Unlu mamuller sektörünün zorluklarını da değinen Yıldırım, girdi maliyetlerinin sürekli artmasına dem vurdu:</p>  <p>"Unlu mamuller sektöründe insanlarla yaşadığımız zorluklar ön planda. Ürün beğendirmek gerçekten zor. Müşterileri memnun etmek bazen yoruyor. Ama biz yine de seviyoruz işimizi. Ama en önemli zorluğumuz girdi maliyetleri… Bütün malzemelere zam geldi. Alıştık biz artık bu duruma, mecburuz yani. Malzemeye zam yapılıyor ama ürüne zam yok yapınca da satış olmuyor.’’</p>  <p><strong><em>Haber: Elif İnci</em></strong></p> ]]></content:encoded>
      <guid>https://www.ekmeginsesi.com/roportaj/unlu-mamullerin-sampiyonlari-ekmegin-sesi-tvye-konustu-h6980.html</guid>
      <pubDate>Fri, 28 May 2021 17:45:22 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.ekmeginsesi.com/images/haberler/2021/05/sampiler2.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>Ekmeğin Sesi</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Un fiyatlarına 'kuraklık' darbesi!]]></title>
      <link>https://www.ekmeginsesi.com/roportaj/un-fiyatlarina-kuraklik-darbesi-h6864.html</link>
      <description><![CDATA[Kuraklık etkisiyle azalan yağmurlar buğday hasatlarını düşürdü. Peki, bu durum un fiyatlarına nasıl yansıyacak? Konya Meram Ziraat Odası Başkanı Murat Yağız, Ekmeğin Sesi&#39;ne özel konuştu…]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[ <p>Dünya çapında yaşanan küresel sıcaklıklarla beraber yağışlar azalmaya ve kuraklık alarmı verilmeye başlandı. Etkilenen ülkeler arasında Türkiye’de yer almakta. Yağışların azalması ve kuraklığın artmasıyla erken hasatlar yaşandı ve çiftçiler büyük kayıplar yaşadı.</p>  <p>Ekmeğin Sesi olarak Konya Meram Ziraat Odası Başkanı Murat Yağız’la röportaj yaptık. </p> <!-- wp:heading {"level":4} --> <h4>"İKLİM DEĞİŞİKLİĞİNE BAĞLI KURAKLIK YAŞIYORUZ"</h4> <!-- /wp:heading --> <p><strong>İlk olarak toprak mahsulleri üretimi konusunda ilk sıradayken yağış azalması ve kuraklıktan nasıl etkilendi. Bu etkiyi en aza indirmek sizce nasıl gerçekleşir?</strong></p>  <p>‘’Eli nasırlı ayağı çizmeli gönlü güzel yüreği güzel üreticilerimizi bol ve bereketli bir yıl dileyerek başlamak istiyorum. Konya bildiğiniz gibi tarımda yüzde 16 paya sahip bir ilimiz tek başına hububatın kalbi hububatın bakliyatın yükünü çekebilir. Dolayısıyla bu dünyada ve ülkemizde de yaşanan iklim değişikliğine bağlı olarak bir kuraklık söz konusu bu sonraki 3 yıldır kademe kademe geldi ve bu yıl zirve yaptı.</p> <!-- wp:heading {"level":4} --> <h4>"BUĞDAYDA YAKLAŞIK 4-5 MİLYON TON KAYBIMIZ OLACAK"</h4> <!-- /wp:heading --> <p>İç Anadolu bölgesi olarak Türkiye’nin 20 milyon 500 ton geçen yılki rekoltemiz. Bu yıl 4-5 milyon bir açık vereceğimiz aşikâr. Konya’nın büyük ilçelerimizin %30-35&#39;i sulu arazi, kalan kısmı yüzde 65&#39;i kurak arazi olduğundan dolayı, kurak arazilerimiz biçer girme şansımız yok! Dolayısıyla biçemeyeceğiz. Bundan dolayı da yaklaşık 4-5 milyon ton Türkiye genelinde bir kaybımız olacak gibi gözüküyor bunun etkilerini hükümetimiz acil ithalatla kapatmazsa kuraklığın bir sonra da adamı maalesef ve maalesef kıtlık!’’</p>  <p><strong>Başkan Yağız ileriki süreçte ithalatın öneminden bahsetti. Bir yandan Beklenen ithalat gerekli boyutta gerçekleşmezse un ve ekmek fiyatlarında zam olur mu sorusuna cevap verdi:</strong></p> <!-- wp:heading {"level":4} --> <h4>"REKOLTE DÜŞÜKLÜĞÜ UN FİYATLARINA DA YANSIYACAK"</h4> <!-- /wp:heading --> <p>‘’Türkiye Cumhuriyeti devleti büyük bir devlettir. İllaki bakanlığımız ilgili bakanlıklarımıza biz uyarılarımızı yapıyoruz. Bir an önce başlamak lazım çünkü ülkemizdeki 83 milyon insanı düşünmek zorundayız ama maalesef bu doğal afet sayılıyor. Buna insanoğlunun yapacağı bir şey yok ama ileri ki yıllar için yapacaklarımız var ona da ayrıca değineceğim. Ama şu an için bu yıl yapabileceklerimiz sınırlı. Ekmek fiyatlarına da yansıyacak. Buğday stratejik bir ürün, zincirleme olarak gidecek. Diğer ürünleri de kapsayarak tamamına yansıyacak. Yansımaması için ülkemizin ithalat yapmalı. Biliyorsunuz ki hayvan yemleri de bakliyatın kırığından olduğu için yemi de etkileyecektir. Böylece et ve süt ürünleri de etkilenecektir. Bu konuyla alakalı da gerekli çalışmalara başlamıştır.’’</p>  <p><strong>Cumhurbaşkanı Erdoğan geçtiğimiz günlerde buğday ve arpa müdahale fiyatlarını açıkladı. Bu konuda da fikrini sorduğumuz Başkan Yağız şunları kaydetti:</strong></p> <!-- wp:heading {"level":4} --> <h4>"CUMHURBAŞKANIMIZA TEŞEKKÜR EDİYORUZ"</h4> <!-- /wp:heading --> <p>"Önce Sayın Cumhurbaşkanımız başta olmak üzere Türkiye Toprak Mahsulleri Odası Genel Başkanı Şemsi Bayraktar’a ve fiyatların belirlenmesinde etkili olanların tamamına öncelikle çiftçilerimiz ve sonra kendi adıma teşekkür ediyorum. Çünkü bizim çiftlerimiz dünya çiftçilerini ezdirmedi. Beklentilerimiz karşılandı. Ancak bizi üzen şu oldu geçtiğimiz yıllarda bu yılki fiyat belirlenseydi çiftçilerimiz borçlarını öderdi, para kazanırdı daha çok sevinirdi. Fakat bu yılki rekoltede eksik olması yani kuralıktan etkilenmesinden dolayı fiyat açısından sevindi ama çiftçimizi cebine girecek olan para açısından çokta fazla maalesef fazla sevindiremedi.’’</p>  <p><strong>Çiftçilerin üretim yöntemleri açısından uyaran Başkan Yağız, tohum konusunda önemli konulara değindi:</strong></p> <!-- wp:heading {"level":4} --> <h4>"KAPSAMLI BİR TARIM POLİTİKASINA İHTİYACIMIZ VAR"</h4> <!-- /wp:heading --> <p>‘’Öncelikle şunu söyleyeyim bizim yüksek girdi maliyetlerimiz söz konusu. Geçen yıl hububatlarımıza biz gübreleri dekara 50 kilo veya dönüme 100 kilo gübre atarken bu yıl 20 kilolarda kaldık. Niçin kaldık? Gübre fiyatlarımızda Yüzde 150&#39;ye varan artışlardan dolayı. Tabii bunuş sebebi de pandemiden kaynaklanan dünyaya borsasındaki etkilerdi. Üreticilerimizin kuraklığa dayanıklı çeşitli tohumlarının kullanımının arttırmalılar. Tabii şu an AR-GE çalışmaları ve üniversitelerde geliştirilen tohumlar var. Üreticilerin de bu tohumlara yönelmeleri gerekiyor.<br>Türkiye’de kapsamlı bir tarım politikasına ihtiyacımız var. Havza bazlı üretime geçmeliyiz. Suyun olduğu bölgelerde üretime geçecek ürünler belli olacak suyun olmadığı yerlerde de. Ürün planlaması olacak elimizde ve para kazanılmayan ürünlere devletimiz çiftçileri teşvik edecek. Bu yöntemleri uygulayınca belli bir planlamayla tabandan gelen insanlar ve bakanlığımızın ortak çalışmaları sayesinde sorumlu olduğumuz 83 milyonun gıda ihtiyacını karşılayacağız."<br>Fonksiyonel tohumların kullanılmasıyla un fiyatlarında indirim olacak mı sorusuna ise, Yağız, "Bu yıl için ekmek ve unda bir indirim olmaz ama ileri ki yıllarda katkı sağlayacaktır" dedi. </p>  <p>Konya Meram Ziraat Odası Başkanı Murat Yağız, son olarak ithalat konusunda uyarıda bulunmasının sebebinin ileriki yıllarda sorun olmaması için gerekli olduğunu vurgulayarak, "İthal edilmesi yerli çiftçiye zararı olmayacak zor durumda bırakmayacaktır. Bu yıl için sadece gerekli açığı kapatmak için uygulanmalıdır’" diye konuştu.</p>  <p><strong>Röportaj: Elif İnci</strong></p> ]]></content:encoded>
      <guid>https://www.ekmeginsesi.com/roportaj/un-fiyatlarina-kuraklik-darbesi-h6864.html</guid>
      <pubDate>Thu, 20 May 2021 19:02:01 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.ekmeginsesi.com/images/haberler/2021/05/yagiz1.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>Ekmeğin Sesi</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[AYFD: Halk Ekmek'e karşı değiliz! Ama...]]></title>
      <link>https://www.ekmeginsesi.com/roportaj/ayfd-halk-ekmeke-karsi-degiliz-ama-h4713.html</link>
      <description><![CDATA[İstanbul Halk Ekmek (İHE)&#39;in, fırıncıları nasıl mağdur ettiğini gözler önüne seren Anadolu Yakası Fırıncılar Derneği (AYFD) Başkanı Murat Yalçın, "İHE Yönetim Kurulu Başkan Vekili Özgen Nama&#39;nın artık ekmek siyasetinden vazgeçmesi gerektiğini söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[ <p><strong>Anadolu Yakası Fırıncılar Derneği Başkanı Murat Yalçın</strong>, son zamanlarda gündemden düşmeyen Halk Ekmek konusuna değindi. <strong>Halk Ekmek A.Ş. Yönetim Kurulu Başkan Vekili Özgen Nama</strong>&#39;nın ekmek siyasetinden vazgeçmesi gerektiğine vurgu yapan <strong>Yalçın,</strong> <strong>"Özgen Nama ne yapmak istiyor, anlamak mümkün değil. Son günlerde sık sık ekmek üzerinden siyaset yaparak gündeme gelen Nama, bir türlü Halk Ekmek&#39;i gündemden düşürmüyor" </strong>dedi. </p>  <p>Yalçın, şunları söyledi, "2019 yılı seçimlerinde CHP Sancaktepe Belediye Başkan Adayı olan Özgen Nama, şimdi de siyasete Halk Ekmek&#39;de devam ediyor. <strong>Kendisine sormak istiyoruz; </strong></p>  <p><strong>Eğer, derdiniz halkın ucuz ekmek yemesini sağlamak ise bunu neden sessiz, sedasız yapmıyorsunuz? </strong></p>  <p><strong>Neden büfelerinizde ucuz yumurta, ucuz ayçiçek, ucuz gıda ürünleri satmıyorsunuz? </strong></p>  <p><strong>3 bin 500 tane fırıncıyla rekabet etmek gibi niyetiniz mi var? </strong></p>  <p><strong>Halk Ekmek A.Ş.&#39;nin zararına ekmek satması o makamlarda oturanların suçu değil midir?</strong></p>  <p><strong>İstanbul fırıncını sanki halkın ucuz ekmek yemesini istemiyormuş gibi,  bir algı oluşturuyorsunuz?</strong></p>  <p><strong>Bilmelisiniz ki, fırıncı esnafı için Halk Ekmek, asla halkın ucuz ekmek ihtiyacını karşıladığı için sorun olmamıştır.</strong> Bizim sorunumuz, <strong>Halk Ekmek</strong>&#39;in fırıncıyla yaptığı haksız rekabettir. <strong>Bizim sorunumuz, Tekel bayi, tuhafiye, sucu, kırtasiye gibi işletmelere verilen bayiliklerdir. Yaya kaldırımlarını işgal eden Halk Ekmek büfeleridir. Fırınlara 20 metre mesafede, hatta yanı başına verilen Halk Ekmek satış noktalarıdır.</strong> İşte bu sorunlardan dolayı fırıncı <strong>Halk Ekmek</strong>&#39;e karşı yıllardır tepkili olmuştur. <strong>Bu sorunları en iyi İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı sayın Ekrem İmamoğlu bilmektedir. </strong>Kendisi, bu sorunların çözüleceğini söylemiş, fırıncı esnafına söz vermiştir. <strong>Bu vesile ile, parti ayrımı yapmaksızın ekmek üzerinden siyaset yapanları kınıyoruz. </strong>Halkı kandıranları kınıyoruz. <strong>Lütfen, fırıncıya verdiğiniz sözleri tutunuz!.. </strong>Her siyasi şunu bilmelidir ki, bir fırından günlük 1.000 kişi alışveriş yapar. <strong>İstanbul&#39;daki 3 bin 500 fırının günlük insan trafiği 3 milyon 500 bin kişidir. Halkın derdini en iyi fırıncılar bilir."</strong></p> <!-- wp:heading {"level":3,"textColor":"vivid-red"} --> <h3 class="has-vivid-red-color has-text-color">İŞTE, HALK EKMEK&#39;İN FIRINCIYA VERDİĞİ ZARARLAR:</h3> <!-- /wp:heading --> <p>AYFD Başkanı <strong>Murat Yalçın</strong>, <strong>"Daha önce Ekmeğin Sesi aracılığıyla dile getirmiştik. Defalarca şikayet etmemize rağmen üyelerimizin aynı sorunları devam etmektedir. Söz konusu Halk Ekmek bayileri, fırıncımızla rekabet etmektedir. Haberde yayınlanan fotoğraflardan da görüleceği üzere, durum açık ve net ortadadır. Artık, Halk Ekmek&#39;ten gerekli hassasiyeti göstermesini istiyoruz" </strong>diye konuştu. </p> <!-- wp:image {"id":4716,"sizeSlug":"large","linkDestination":"none"} --> <figure class="wp-block-image size-large"><img src="https://ekmeginsesi.com/images/uploads/2021/02/tekel3.png" alt="" class="wp-image-4716"/></figure> <!-- /wp:image --> <!-- wp:image --> <figure class="wp-block-image"><img src="https://ekmeginsesi.com/images/uploads/2021/02/tekel1.png" alt="Bu görsel boş bir alt niteliğe sahip; dosya adı tekel1.png"/></figure> <!-- /wp:image --> <!-- wp:image {"id":4718,"sizeSlug":"large","linkDestination":"none"} --> <figure class="wp-block-image size-large"><img src="https://ekmeginsesi.com/images/uploads/2021/02/tekel2.png" alt="" class="wp-image-4718"/></figure> <!-- /wp:image --> <!-- wp:image {"id":4719,"sizeSlug":"large","linkDestination":"none"} --> <figure class="wp-block-image size-large"><img src="https://ekmeginsesi.com/images/uploads/2021/02/subayisi.jpg" alt="" class="wp-image-4719"/></figure> <!-- /wp:image -->]]></content:encoded>
      <guid>https://www.ekmeginsesi.com/roportaj/ayfd-halk-ekmeke-karsi-degiliz-ama-h4713.html</guid>
      <pubDate>Tue, 23 Feb 2021 12:06:53 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.ekmeginsesi.com/images/haberler/2021/02/dernekaciklama1.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>Ekmeğin Sesi</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kafe, bar ve restoranlar eyleme hazırlanıyor]]></title>
      <link>https://www.ekmeginsesi.com/roportaj/kafe-bar-ve-restoranlar-eyleme-hazirlaniyor-h4397.html</link>
      <description><![CDATA[Kafe, Bar, Restoran Çalışanları ve İşletmecileri Dayanışma Platformu, seslerini duyurabilmek için eylem kararı aldı. ]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[ <p>Pandemi sürecinde zor günler yaşayan gıda sektörü, eylem için hazırlanıyor. Ankara&#39;daki işletmeler, çalışanlarıyla birlikte, Kafe, Bar, Restoran Çalışanları ve İşletmecileri Dayanışma Platformu, seslerini duyurabilmek için eylem kararı aldı. </p>  <p>Yeni koronavirüs (Covid-19) pandemisi nedeniyle uzun bir zamandır kapalı olan gıda sektörü, belli kurallar çerçevesinde yeniden açılmalarına yönelik seslerini duyurmaya çalışacak. </p>  <p>Başkent Ankara&#39;da, Kafe, Bar ve Restoran Çalışanları ve İşletmecileri Dayanışma Platformu eylem kararı alarak, sonuç elde edene kadar Pazartesi ve Cuma günleri 18:30&#39;dan 19:00&#39;a kadar mekanlarının önünde maskeleriyle birlikte eylem yapacak. Platformun sözcüsü Oğul Aşkın, dayanacak güçlerinin kalmadığını, aileleriyle birlikte 8 milyon insanın parasızlık içeresinde kıvrandığını söyledi. </p>  <p>"Kira yardımı ve en son kredi borçlarının ertelenme müjdesine &#39;-mış&#39; gibi yapıyorlar" diyen Aşkın, bir an önce acil çözüm bulunmasını istediklerini belirtti. </p> ]]></content:encoded>
      <guid>https://www.ekmeginsesi.com/roportaj/kafe-bar-ve-restoranlar-eyleme-hazirlaniyor-h4397.html</guid>
      <pubDate>Tue, 09 Feb 2021 17:11:14 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.ekmeginsesi.com/images/haberler/2021/02/eylem3.png" type="image/jpeg"/>
      <author>Ekmeğin Sesi</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakanlık ve müdürlük olumsuz görüş verdi]]></title>
      <link>https://www.ekmeginsesi.com/roportaj/bakanlik-ve-mudurluk-olumsuz-gorus-verdi-h4328.html</link>
      <description><![CDATA[Kocaeli Fırıncılar Odası tarafından yeni yılda gündeme getirilen ekmek zammına karşı, Ticaret Bakanlığı ve İl Ticaret Müdürlüğü olumsuz görüş verdi. Bakanlık ve Müdürlük, pandemi döneminde zam yapılmamasını isterken, son kararı Vali Seddar Yavuz verecek. ]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[ <p>Yeni yılın ilk haftasında gündeme gelen ekmek zammı için Fırıncılar Odası bu hafta açıklama yapacak. Ancak, Ticaret Bakanlığı ve  İl Ticaret Müdürlüğü&#39;nün, ekmek zammı yapılmaması ile ilgili görüşünün ardından tüm gözler Vali Seddar Yavuz&#39;a çevrildi. Yavuz&#39;un bu hafta zam ile ilgili görüşünü belirtmesinin ardından, Fırıncılar Odası kesin kararını açıklayarak zam hakkında son noktayı koyacak. </p>  <p>Fırıncılar Odası tarafından 230 gram olan ekmeğin gramajını 210 ile 220 grama düşererek, 1 lira 75 kuruş yerine 2 liraya satmak için yaptığı çalışmalar ile ilgili 21  Ocak&#39;da Valilikte ilk görüşme yapıldı. Görüşmenin ardından Ticaret Bakanlığı ve İl Ticaret Müdürlüğü&#39;nün görüşü belli oldu. Bakanlık ve müdürlük, yaşanan ekonomik kriz ve pandemi nedeniyle zam yapılmamasına yönünde görüş belirtti. Bakanlık ve müdürlüğü görüşü bu hafta Vali Seddar Yavuz&#39;a sunulacak. (Özgür Kocaeli)</p> ]]></content:encoded>
      <guid>https://www.ekmeginsesi.com/roportaj/bakanlik-ve-mudurluk-olumsuz-gorus-verdi-h4328.html</guid>
      <pubDate>Wed, 03 Feb 2021 10:14:06 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.ekmeginsesi.com/images/haberler/2021/02/olumsuz2.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>Ekmeğin Sesi</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[TMO buğday desteği verdi, uygun fiyata un satışları başladı]]></title>
      <link>https://www.ekmeginsesi.com/roportaj/tmo-bugday-destegi-verdi-uygun-fiyata-un-satislari-basladi-h2978.html</link>
      <description><![CDATA[Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO), buğday desteğinde bulundu, un satışları makul fiyatlara indi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<!-- wp:heading {"level":4} --> <h4>İstanbul Fırıncılar  Odası Başkanı Erdoğan Çetin&#39;in ilk olarak gündeme getirdiği "Un fiyatlarına devlet müdahale etmeli" çağrısı sonuç verdi. Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO), un firmalarına buğday desteği yaptı ve uygun fiyata un satışları başladı. </h4> <!-- /wp:heading --> <p>Ekmeğin hammaddesi una gelen büyük zamların ardından zor günler yaşayan fırıncı esnafına rahat bir nefes aldıracak haber geldi... Toprak Mahsulleri Ofisi, un firmalarına buğday desteği vererek, fiyatları makul duruma getirdi. </p>  <p>Un fiyatlarındaki artışa devlet müdahalesinin şart olduğunu ilk gündeme getiren İstanbul Fırıncılar Odası (İFO) Başkanı Erdoğan Çetin&#39;in sözleri karşılıksız kalmadı. TMO, sektör temsilcilerinin de ısrarlı çalışmaları sonunda un firmalarına, fırıncı esnafına uygun fiyatlı un temini için buğday desteği vererek un satışına katkı sağladı. </p>  <p>Bu kapsamda, ilk olarak Nihoruz un firması, İstanbul başta olmak üzere belirlenmiş bazı illerde 128 TL + KDV fiyatla ön ödemeli un satışına başladı. </p> ]]></content:encoded>
      <guid>https://www.ekmeginsesi.com/roportaj/tmo-bugday-destegi-verdi-uygun-fiyata-un-satislari-basladi-h2978.html</guid>
      <pubDate>Tue, 10 Nov 2020 11:48:30 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.ekmeginsesi.com/images/haberler/2020/11/tmobugday1.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>Ekmeğin Sesi</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Milli Eğitim Bakanı Selçuk: Uzaktan eğitimde sınav yüz yüze olacak]]></title>
      <link>https://www.ekmeginsesi.com/roportaj/milli-egitim-bakani-selcuk-uzaktan-egitimde-sinav-yuz-yuze-olacak-h2010.html</link>
      <description><![CDATA[Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, eğitim ile ilgili merak edilen tüm soruları CNN TÜRK&#39;te yanıtladı. ]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<!-- wp:heading {"level":4} --> <h4>Uzaktan eğitimde sınav sistemi nasıl olacak? sorusuna Bakan Selçuk "Okulun içinde belli saatlerde çocuklarımız sınavlara girecek. Uzaktan eğitimde sınav yüz yüze" açıklamasında bulundu.</h4> <!-- /wp:heading --> <p>Bütün sınıflar için yüz yüze eğitim ne zaman başlayacak? Gündemde hangi senaryolar var? Uzaktan eğitimle ilgili yeni düzenlemeler olacak mı? Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, Gece Görüşü programında Hande Fırat&#39;ın sorularını yanıtladı.</p> <!-- wp:image --> <figure class="wp-block-image"><img src="https://i2.cnnturk.com/i/cnnturk/75/700x0/5f6cdfb12af107180cbbad4a" alt=""/></figure> <!-- /wp:image --> <p><em><strong>Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk&#39;un açıklamalarından satır başları şu şekilde;</strong></em></p>  <p>Veliler endişe etmekte haklılar. Bu çerçevede baktığımız zaman bizim endişelerimiz bu endişelerin toplamında fazla. Gerçekten büyük bir sorumluluk. Bazı kararları vermek danışarak sorarak soruşturarak karar vermek gerçekten büyük bir sorumluluk. Ben okulları geziyorum kimlerin habersiz geziyorum.  O kadar büyük bir farkındalık var ki anlatamam. Bu kadar büyük dikkat çocukları başka bir şeye yöneltebilir mi acaba diye içimden konuşuyorum. Sürekli ‘aman dikkat’ denilen yerde bazen başka dikkatler sözkonusu olabilir. </p>  <p>Birinci sınıfa gönderilme  oranı yüksek. Velilerimiz okulları ziyaret ettiler. Öğretmenler ile konuştular. Müdürlerimizle sohbet ettiler. Veli toplantılar yapıldı bilgilendirmeler yapıldı.</p>  <p><strong>Temizlik ve hijyen konusunda hangi tedbirler alındı?</strong></p>  <p>Ben okulun öz denetimin daha önemsiyorum. Müdürlerimiz öğretmenlerimizle birlikte, okulun gidişatını inceleyen arkadaşlarımız var.</p>  <p>Binlerce okulumuz var. Hasan Ali Yücel döneminde bütün Türkiye’de lise sayısı 50’nin altındaydı. Şimdi bizim 12 bin okulumuz var. Büyük sayılardan söz ediyoruz. Bir okulumuzda problem varsa muhakkak yönetim müdahale ediyor. Denetmenler zaten var. Eksiğimiz elbet vardır. Her zaman olabilir. Ama biz fotoğrafa baktığımız zaman yüzde 99’unun çok büyük bir kısmının işlediği sistemde istisnai bir hadiseye bakarak okullarımızı tamamı pis diyemeyiz.</p>  <p>Biz rutin olarak salgından önce her sene servis şoförleriyle ilgili olarak eğitim yaparız. Standartları kontrol ederiz.  </p>  <p>Şunu çok rahatlıkla ifade edebilirim servisçiler odası diye bir oda var. Bu odanın temsilcileri ile görüşme imkanımız oldu. Onlar ısrarla neye ihtiyaç varsa biz hazırız diyorlar.</p>  <p><strong>Tedirginlik var mı?</strong></p>  <p>Çocuklar değişkenler. Bazı çocuklar çok rahat bazıları kasılmış şekilde duruyorlar. Bu tip çocuklarla ayrı ayrı konuştum. Bu tür sohbetlerle durumu anlamaya çalışıyorum. Benim gördüğüm çocuklar okula ilk başlamanın tedirginliği ile salgının tedirginliği arasında kalmışlar.</p>  <p>Okula yeni başlayan çocuk sıraları görüyor ilk defa öğretmeni oluyor. İlklerin uyumunu salgınla ilişkilendirdiğimiz vakit fayda var.</p>  <p><strong>İki gün yüz yüze eğitim yeterli olacak mı?</strong></p>  <p>Milli Eğitim Bakanı olarak ben neyse onu söylüyorum. İki gün yetmez. Bunu biz tercih etmiyoruz. Keşke hemen okulları açabilsek. Biz okulu açmak istiyoruz. Bizim odaklandığımız yer burası. Ama fiili durum var. Bize düşen sorumluluk gereğini yap.  </p>  <p>Öğretmeniyle ilk defa konuşacak bir çocuktan bahsediyoruz. Bu çocukların duygusal ihtiyacını halledelim ilk vazife bu. İkinci vazife okuma. Harfleri ses dönüştürüp okumaktır. Okuma ile ilgili asıl önemli olan şey okuduğunu anlama.</p>  <p>Dünyada hiçbir ülkede olmadı biz yaz okulu açtık TV’de. Yaz boyunca çocuklara okuma yazma içeriği verdik. Çocuk neyle karışılacağını bilsin. Harfin nasıl şekillendiğin görsün.</p>  <p>Okuma yazma sürecinde okuma bayramı diye bir şey var. Bu okuma bayramı mart ayından sonra çocuklar hazır olur. Yıl sonuna doğru eğlenceli şekilde bir çalışma yapılır. Bu çocuklar işin omurgasını aldılar. Tekrar dediğimiz işlerde biraz eksik kaldılar.</p>  <p><strong>Başka hangi sınıfların açılması gündemde?</strong></p>  <p>Daha önceki yıllarda biz arkadaşlarla otururduk şu tarihlerde okullar açılsın ve kapansın sıradan bir işti. Şimdi bu bütünsel bir iş ulusal bir sıkıntı var. Bu süreçte Sağlık Bankımızın kabinede yapacağı sunum üzerine tabloları inceliyoruz. Dünyaya bakıyoruz. Bütün bu değerlendirmeler sonucunda şu şu sınıflar da açılabilir şeklinde bir öneri geliyor. Riski gördüğümüz yerde kesiyoruz. Risk varsa biz yokuz diyoruz. Sıkıntı olan bir işi yapmaktansa rahat olduğumuz yerde duruyoruz. Avrupa ülkelerine bakın. Tüm öğrencilerini her kademeyi alıyorlar. Bu da bir tercih ama biz Türkiye2ye benzer koşullara sahip ülkeler gibi tamamını almak istemiyoruz. Kontrollü gidelim diyoruz.</p>  <p>Dünyada maske takmak gerekli mi gereksiz mi? Bir tartışma oldu. Farklı görüşler oldu. Hekimlerimiz dünya çapında işler yapıyorlar.  Bizim ülkemizde bilimin dışında bir ölçütü alarak ben şöyle düşünüyorum desem olmaz. Biz kanıta dayalı konuşuyoruz. Türkiye’nin gecikiyoruz denilse bile kontrollü gitmesi gerekir. Olası senaryolar çok çok kötüleşecekse buna girmeyelim.</p>  <p><strong>“Okul daha güvenli bir yer”</strong></p>  <p>Bir şey söylerken o kadar çok dikkatli olmaya çalışıyorum ki o cümlenin çocuklara bir sıkıntısı olur mu diye. Okullar gerçekten dışarıya göre çok kontrollü. Bilim inşaları birtakım hipotezler geliştiririz. Ben desem ki okulda olmayan çocuklarımızın ailelerin sayısal durumu nedir.  Okul dışında öğretmen denetimi olmadı için okulun içindeki kurallar silsilesi bulunmadığı için dışarıda okul daha güvenli bir yer. Okul bir disiplin içerisinde gözlenen bir yer. Bir şekilde kuralların izlendiği yer. Bunun için çocuklar eğitim alıyor. Hijyen konusunda temas konusunda çocuklar her gün eğitim alıyor. Okulların açılıp açılmamasını bu açıdan görmek lazım.</p>  <p>Devamsızlık konusunda esnek davranıyor olmamız, kronik rahatsızlığı olan bir arkadaşımızın okula gelmemesini sağlamış olmak bundan kaynaklanıyor. Velilerimizin evinde istisnai durumlar olabilir. Bütün bunları düşündüğümüz vakit velilerimiz durumu artık daha net görüyorlar. “Eğer ailem için bir risk oluşturuyorsa elbette göndermem. Benim riskim varsa bana bir yol açın” velimizin dediği şey bu. Uzaktan eğitim imkanı sunuyoruz. Aynı saate ders gelirse sürekli o dersin tekrarını koyuyoruz.  10 günün içerisinde 9 bin tane EBA destek merkezi açtık. BU merkeze çocuklarımız yürüyüş mesafesinde bir okula ‘ben geldim’ deyip istediği kadar çalışabilir. Sadece operatörlerin altyapı yapmadığı yerler var. Benim bir altyapı kurmam beklenmez. Benim o çocuklara da bir seçenek sunmam lazım.</p>  <p><strong>Uzaktan eğitme erişimde sorun yaşanıyor mu?</strong></p>  <p>10 parmağımı gösterdiğimde bunun 9’u yani yüzde 90’ınına biz ulaşıyoruz zaten biz bunu EBA’dan kayıtlardan biliyorum. Biz zaten bu işin yüzde 90’ını bir noktaya getirdik. Geri kalan kısım için de çalışıyoruz.  bizim için esas olan TV.</p>  <p><strong>“Kişiye özel eğitim gelecek”</strong></p>  <p>16 milyona hizmet götürüyoruz. Salgın ilk oluştuğunda bizim 40 bin kişilik online kapasitemiz vardı bunu ilk defa söylüyorum. Biz bunu şu anda 1 milyon 22 bine çıkardık. BU daha da artacak.  TV kanallarını kurmuş olmak benim sorumluluğumu büyük oranda yerine getiriyor ama bunun yüzde 90’nına yapıldı dikkat yüzde 10’da çalışarak halledeceğiz. Dünya Bankası’ndan bir proje aldık. 160 milyon dolarlık proje 2 sene içerinde Türkiye’nin eğitimde büyük bir dijital platformu tamamlanmış olacak. Bugünkü problemlerimizi aşmış olacağız. Kişiye özel eğitim gelecek. Bizim tercihimiz yüz yüze eğitimdir.</p>  <p><strong>8 ve 12 sınıflar için yüz yüze ne zaman başlayacak?</strong></p>  <p>Bilim Kurulu raporları bulaş riskinin en yüksek olduğu grubu lise olarak görüyor. Bizim bulaş riskinin en yüksek olduğu yerden başlamamız riskli.</p>  <p>Bizim kafamızda birden fazla takvim var ama paylaşamam. Danışıp sormam lazım. Bilim Kurlu ile değerlendirmemiz lazım. Bu hemen verilecek bir karar değil. Bu çocuklar bizim kıymetlimiz o yüzden doğru karar vermemiz lazım. Biz daha temkinliyiz.</p>  <p>Okul tüm velileri stabil hale getiriyor. Seyahatleri ve diğer hareketlilikleri azaltıyor. Okul aslında stabil atmosfer oluşturuyor. Böyle baktığımızda tüm öğrencilerin gelmesinde avantaj var. Sadece dezavantaj olarak bakmamamız lazım. Riskin azaldığı vakit peyderpey açacağız. Cumartesi Pazar sadece lise için özel kanal açtık.</p>  <p>Bir defa 8 saat oturulmaz tabletin başında. Bunu bir eğitimci olarak yanlış buluyorum. Önemli olan verimli çalışmak. Daha önce tableti elinden alırken oyunlarla ilişkisi anlamında tabletle bir ilişki söz konusuydu. Şimdi dersle ilgili odluğu için tableti al modunda dönüştük. Bunda da orta yolu izlememiz lazım, abartmamız lazım. Veli çocuğuna müdahalede dengeyi bulmalı.</p>  <p><strong>UZAKTAN EĞİTİMDE ERİŞİM SORUNU</strong></p>  <p>Şimdi işin açığı biz bir salgın döneminde uzaktan eğitimin yapılması konusunda öğreniyoruz. Veli Milli Eğitim Bakanlığı Sağlık Bakanlığı öğreniyor. Bizimde bilmediğimiz şeyler var, yaşadığımız sorunlar var. Bunları halletmeye çalışıyoruz. Bana dünyadaki ilk 40 ülkeyi sayın buna baktığımız zaman 5-6 tanesi gerçekten yol almış. Biz yapmasak bu sorun olarak konuşulacaktı. Sorun oluşabilir. Tekil olarak her zaman sorun olur. Hiçbir sorun olmayacak diye bir garantiyi ben veremem. Saatlerce kapalı olabilir EBA ama bunun olmaması için gayretimiz ve çok teknik ayrıntılar var.</p>  <p>Dünyanın çok farklı yerlerinden çok teknik bir ayrıntı içerisinde anlatılması gereken bir konu ilgili kuruluşlarla bir toplantı yaptık. Çocukların bilgilerin güvenli bir şekilde korunması için. Birçok bölgede internet yavaşlayabilir.  Bekleme süreleri artabilir. Birden bire yüz binlerce kişi aynı anda girdi. Programın dışında da bir yüklenme oldu. DDOS saldırıları ve ataklarda eklenince bir sıkıntımız oldu.</p>  <p>Ben hayata olumlu bakan birisiyim. Her şeyin olumsuz olarak algılanmasını ruh sağlığı açsında doğru olmadığını düşünüyorum. Olumsuz bir durumda bile avantajı nedir diye bakarım. Talebin yüksek olması bizim çalıştığımız bir şeydi zaten. İyi ki bozuldu meselesi değil inşallah öyle algılamadılar. ‘EBA çöktü’ demekten neden mutlu olunur ben anlamıyorum çünkü inanılmaz bir şey var. Biz bunu çözeriz.</p>  <p><strong>EBA altyapısının kurulmasında geç mi kalındı?</strong></p>  <p>Diyorum ki ilk başladığımızda 40 bin kişilikti. Bu bütün ülkedeki server altyapılarını, 18 milyon öğrencinin hepsini aynı anda girdirsek bankacılık sistemi riske girer. Bu bir uzmanlık alanı. Bu hemen yapılan bir şey değil. bizim bazı verilerimiz cloud sisteminde dolayı başka ülkelerden dolanıp geliyor. Türkiye’de Amazon gibi bir cloud sistemi yok. Bazı dolaşımlarda söz konusu. Bu dolaşımların mimarisini yapılandırmakta ayrı bir iş.</p>  <p>Uzmanlar sistemi iyileştirmek için devam ediyor. Avrupa’nın hiçbir ülkesinde böyle bir altyapı yok. Daha nasıl açıklanır bilmiyorum. Nüfusun tamamını online yapabilen bir sistem yok. Salgına göre ayarlanmış bir eğitim sistemi yok.  </p>  <p><strong>Türkiye’nin uzaktan eğitimde başarı sırası nedir?</strong></p>  <p>Eğer birçok parametreyi alırsanız TV, öğretmen parametresi ayrı. İlk psikolojik destek hattını kuran yer Türkiye.  Tüm parametrelere baktığımız vakit biz dünyada ilk 10’dayız. </p>  <p>Biz sistemin içerisinde uzaktan eğitimi TV’den organize ettiğimiz için, yüz yüze eğitimi de oradan kuruyoruz. Birbiriyle ekli şekilde. Bütün bunları düşündüğümüz zaman online taraf 2. 3. Planda. Bir çocuk yüz yüzeye geldi. Okul müdürün telefonuna çocukla ilgili bilgi geldi. Okulun bir kovid kurulu var ve harekete geçiyor. Öğrencimizi özel odaya alıyorlar. Öğretmen kontrolünde çocuk bekletiliyor ve ailesine haber veriliyor ardından ilgili Sağlık Kurumuna haber veriliyor. Ardından o sınıf 14 gün uzaktan eğitimle devam ediyor.</p>  <p><strong>Düzenlenen tablet kampanyalarına bakışınız nedir?</strong></p>  <p>Türk milletinin genel bir kültürel kodu var. Herhangi bir afet olduğu zaman veyahut bir ihtiyaç olduğu zaman hemen organize oluyorlar. Bu bizim çok güzel bir anımız. Elbette biz elimizden geleni yapıyoruz ve yapmakta vazifemiz. Nu yardımseverlik milletin dokusunda var. Biz bunu taktirler izliyoruz. Çok sayıda bağış yapan hayırseverimiz var. Salgından önce de vardı. Bizim okullarımızın önemli kısmın hayırseverlerimiz yapmıştır.  Bizim derdimiz dediğim gibi bütün Türkiye’yi online üzerinden yönetmeye çalışmak değil bu geçici durum. Bu geçici durumda geçici tedbirler alınacak tabii.</p>  <p><strong>Okulların açılmaması bir nesli nasıl etkiler?</strong></p>  <p>Ülkelerin öğrenme kayıtları ile belirli bir puan birimine gelememişse o ülke yüksek puanlı ülkelerden bir yıl geridedir bunların standart ölçekleri var. Geleceğe yönelik kalıcı biz iz bırakmamak için yüz yüze konusunda çalışmalarımızı artırmalıyız. Salgın çok kısa sürseydi biz bunu 1-2 aylık çalışmayla hallederiz diye bakıyorduk ama şimdi 1 yılı düşünüyoruz. Orta vadeyi de dikkate alarak bu kayıpların giderilmesi konusunda hazırlıklarımız var. Bakanlık olarak psikologlarla çalışıyoruz. 24 saat açık rehberlik hattı kurduk. Bu dünyada ilklerden birisiydi. Arayan herekse yardımcı olunan bir hat var.  Bu çerçevede çocuklarımızın ruh sağlığının korunması fiziksel sağlığı kadar önemli . Toplumun yıkıcı bir yaklaşımla sürekli açık arayan yaklaşımla toplumun böyle olmaması lazım. Neyi nasıl giderebiliriz. Bizim beklediğimiz yaklaşım bu. Sadece açık aranırsa bunun altından o toplum kalkamaz ve kötümserlik büyür. Buna şahit olan çocuk ruhsal olarak bir şeyleri biriktirir. Annen ve babaların dikkatli olması lazım.  Hemen her yerde denetimler yapılıyor bu konuda tedbirler alınmaya çalışılıyor. Toplumun destek olması gerekiyor. Tramvaya sokmadan bu bizi koruyacaktır. Olumlu bir dil kullanmak çocuğun ruh sağlığı açısından çok önemlidir. Sürekli kötümserlik yapmamak lazım anne ve babanın daha olumlu bir dil kullanması lazım.  </p>  <p>Genel olarak kendimizi belli bir mesafe almış sayıyoruz eksikliklerimiz görüyoruz. Biz 10 tane iş yapıyorsak 7-8 tanesinde tatmin oluyoruz. Geri kalanlarda şöyle olsa daha iyi olurdu diyoruz. Eğer hata arıyorsanız ben size söyleyeyim. Genel bir şekilde ‘her şey kötü’ demek olmaz. Çözüme yönelik bir bakış açısını bekliyoruz. Beklediğimiz tek şey bu.</p>  <p>Sınıfın içinde çocuklar konuşmaz. Binlerce sınıfta binlerce saat gözlem yaptım. Bazıları ataktır bazıları pasif kalır. Sınıfın doğası budur. Öğrencilerin bir kısmı aktif değilmiş, bu yüz yüzede de böyle. Daha iyi tabii ki olabilir.  </p>  <p><strong>Müfredatla ilgili bir sıkıntı yaşanıyor mu?</strong></p>  <p>Salgın durumu bizim daimi durumumuz değil. Geçici bir durum. Tüm dünya ütesinden gelecek. Bu duruma bakarken çocuklar okulda yüz yüzde eğitim alıyorlar o zaman neden ek ders alıyorlar. Burada farklı bir durum var. TV’de normal dersi izle çalışma yap. Hafta sonu kurs var. Örnek sorular yayınlıyoruz. Burada MEB’in çok iyi yetişmiş bir ekibi var ve soru hazırlıyorlar.</p>  <p>Eskiden yoktu şimdi artı olarak bunlar var. Eskiden olmayan şeyi getirmeye çalışıyoruz. Çocukların derslerle yüz yüze eğitim eksikliğini gidermeye çalışıyoruz.  Tekrarlar var. EBA destek merkezinde binlerce soruyu görebilir. Soru sorup cevap alabilir. Bir çocuğun motivasyonu çok önemli. Bizim yaptığımız araştırmalar var. Okul açıkken güçlü olan takip uzaktan eğitimde de var. Sadece uzaktan eğitim sınıfın içinde sıkılan çocuklar çok rahatladı.  Sınıfın içerisinde daha hareketli olmak isteyen çocuklar var hareket etmek istiyor. Oturmakta zorlanan çocuklarımız var. Bu çocuklarımızla ilgili ev onlara daha rahat geldi. Özellikle lise grubunda.</p>  <p><strong>Uzaktan eğitimde sınav sistemi nasıl olacak?</strong></p>  <p>Okulun içinde belli saatlerde çocuklarımız sınavlara girecek. Uzaktan eğitimde sınav yüz yüze. Biz burada en alt limiti kullanacağız.  Öğrenciler EBA TV’yi kaçırmasınlar.</p>  <p><strong>Bir çocuk kaç saat uzaktan eğitim dersi almalı?</strong></p>  <p>Eğitim bilimi açısından baktığımız zaman çocukların ekran karşısında ne kadar kalması gerektiğine ilişkin yapılan değerlendirmeler 6-7 saat ve fazlası çocuğa zarar. Belinin bilgisi dahilinde yapılıyorsa. Böyle de olsa velinin onayı da olsa çocuğa zarar veren bir şey. Biz MEB olarak eğitim yapalım derken, rekabet ilerisinde olalım derken bu çocuk olamamalı. Biz çocuğun ruh sağlığını korumakla sorumluyuz. Akademik olarak onların başarılarını takip etmekte mükellefiz.  Ders süreleri ile ilgili yaş çok önemli. Çeşitli kuruluşların raporları var. Biz derslerin kesintisiz sürmesini onaylamıyoruz.</p>  <p><strong>Özel okul ücretleriyle ilgili ne tartışılıyor?</strong></p>  <p>Bizim vazifemiz veliyi rahatlatmak. KDV iadesini sağlamış olmak ve okulların indirim yapmasını sağlamak. Çok büyük bir kısmı indirim yaptı. Bu biraz hukuksal konulara giriyor. Emsal kararların başka mahkemelerce bir süreçte bekleniyor. Bu hukuk süreçlerini takip ediyoruz.</p>  <p><strong>Meslek liselerinde yüz yüzde eğitim ne zaman?</strong></p>  <p>Koruyucu bir takım önlemler alınarak yapılıyor bizim arzumuz atölye derslerinin bir an önce başlaması. Atölye derslerinde az öğrenci var. Bunu sağlayabiliriz.  Hangi köyde ne tür bir durum var bütün bunların belirlenmesi suretiyle oralara doğru da bir açılım yapmak önemli Bir an önce yüz yüzeye doğru hareket etme amacımız olduğu için nereden nereye hareket edebiliriz diye bakıyoruz. İş yeri stajları da dahil.  Atölye derslerinde yapacağımız çalışmalarla birlikte değerlendirmeleri mevcut.</p>  <p>Ekipler çalışıyor. Onlar hangi konularda mesela dünyada da şöyle şeyler oluyor. 10 yaştan önce başlanabilir diye DSÖ önerisi var. nerelerde  riskin az olduğunu biz söylüyoruz ve önerilerle birlikte kabindeki toplantıyla genel değerlendirme yapılıyor ve o sınır çiziliyor.</p>  <p><strong>"2020 içerisinde yeni bir atamamız yok"</strong></p>  <p>Atama bekleyen öğretmenlerden mesaj gelmesi normal.  Zaman zaman görüşüyoruz. İmkanlar ölçüsünde nasıl alabilirizin peşindeyiz. Dolayısıyla bu yıl 40 bin atma olmuş oldu. 2020 içerisinde yeni bir atamamız yok. 2021 için yeni çalışmalarımız olacak.</p>  <p><strong>“Ek ders  ücretleri kesinlikle ödenecek”</strong></p>  <p>Ek ders ücretleri kesinlikle ödenecek. Öğretmenlerimizin bugün Ağrı’da Şırnak’ta Mardin’de öğretmenlerimizle görüşüyorum. Dijital olarak sohbet ediyoruz.</p> ]]></content:encoded>
      <guid>https://www.ekmeginsesi.com/roportaj/milli-egitim-bakani-selcuk-uzaktan-egitimde-sinav-yuz-yuze-olacak-h2010.html</guid>
      <pubDate>Thu, 24 Sep 2020 23:05:33 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.ekmeginsesi.com/images/haberler/2020/09/Ekran-Resmi-2020-09-24-23.03.47-1.png" type="image/jpeg"/>
      <author>Ekmeğin Sesi</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Halk Ekmek, alkol satılan bakkalla dahi bâyilik veriyor!]]></title>
      <link>https://www.ekmeginsesi.com/roportaj/halk-ekmek-alkol-satilan-bakkalla-dahi-byilik-veriyor-h1860.html</link>
      <description><![CDATA[Alkol ürünlerinin yer aldığı Tekel bayilerinde Halk Ekmek satışına nasıl müsaade ediliyor? Fırının hemen yanındaki bakkala nasıl oluyor da Halk Ekmek satışına izin veriliyor?]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<!-- wp:heading {"level":4} --> <h4>Fırıncı esnafının haklı zam talebi görmezden gelinirken, yaklaşık 1,5 yılda ekmeğe yüzde 70&#39;e varan zam yapan Halk Ekmek, her önüne gelene bâyilik vermesiyle de dikkat çekiyor. Alkol satılan bakkaldan su bayisine, hemen yanında fırın olan markete, derme çatma bir kulübeye kadar her yere bâyilik verilmesi, zaten büyük sıkıntı içerisinde olan fırıncı esnafının işlerini etkilediği görülüyor.</h4> <!-- /wp:heading --> <p>İstanbulluların ucuz, sağlıklı ve kaliteli ekmek ihtiyacını karşılamak üzere kurulan <strong>İstanbul Büyükşehir Belediyesi iştiraki Halk Ekmek</strong>, <strong>Tekel bayisi olan ve alkol ürünlerinin satıldığı bakkallara verdiği bayiliklerle dikkat çekiyor. </strong>Sağlıklı ekmek sloganıyla satılan Halk Ekmek&#39;in <strong>18 yaşından küçük çocukların bu tür mekanlardan ekmek alışverişi yapması, toplum sağlığı açısından olumsuz bir örnek olarak gösteriliyor.</strong></p> <!-- wp:core-embed/youtube {"url":"https://www.youtube.com/watch?v=8bv9gOrpQLs","type":"video","providerNameSlug":"youtube","className":"wp-embed-aspect-16-9 wp-has-aspect-ratio"} --> <figure class="wp-block-embed-youtube wp-block-embed is-type-video is-provider-youtube wp-embed-aspect-16-9 wp-has-aspect-ratio"><div class="wp-block-embed__wrapper"> https://www.youtube.com/watch?v=8bv9gOrpQLs </div></figure> <!-- /wp:core-embed/youtube --> <!-- wp:heading {"level":4} --> <h4>18 YAŞINDAN KÜÇÜKLERİN GİRMESİ YASAK OLAN TEKEL BAYİSİNE, HALK EKMEK ALMAYA GELEN ÇOCUKLARA NASIL MÜSAADE EDİLİYOR?</h4> <!-- /wp:heading --> <p><strong>Kartal</strong>&#39;da bulunan bir Tekel bayisinde <strong>Halk Ekmek</strong>&#39;in satıldığını görüntüleyen ekibimiz, mekan sahibiyle görüştü.<strong> "Alkol satılan bir yerde Halk Ekmek&#39;in yer alması sizce doğru mu?"</strong> sorusunu Tekel bayi sahibi,<strong> "Gayet normal"</strong> olarak cevap verirken,<strong> "18 yaşından küçük çocukların buraya ekmek almak için gelmesine nasıl izin veriliyor?"</strong> sorumuza da,<strong> "Buraya çocuk gelmez! Herkes kısmetini yer... Benim bakış açım çok farklıdır"</strong> diye konuştu. </p> <!-- wp:image {"id":1867,"sizeSlug":"large"} --> <figure class="wp-block-image size-large"><img src="https://ekmeginsesi.com/images/uploads/2020/09/bakkal2.png" alt="" class="wp-image-1867"/><figcaption><strong><em>Halk Ekmek, Tekel ürünlerinin bulunduğu ve alkol satışının yapıldığı bakkala bayilik vermiş durumda...</em></strong></figcaption></figure> <!-- /wp:image --> <!-- wp:heading {"level":4} --> <h4>NORMAL BAKKAL GÖRÜNÜMÜNDEKİ MEKANIN RAFLARINDA ALKOL ÜRÜNLERİ YER ALIYOR</h4> <!-- /wp:heading --> <p>Alkol ürünlerinin yer aldığı Tekel bayilerinin dışında, <strong>Maltepe</strong>&#39;de normal bakkal görünümündeki bu mekanda ise, <strong>rafların içine sıkıştırılmış bira şişeleri arasında Halk Ekmek satışı yapılıyor</strong>. Her gün yüzlerce çocuğun girip çıktığı böylesine bir bakkala nasıl oluyor da bayilik veriliyor? Bunun bir denetimi olmuyor mu? </p> <!-- wp:image --> <figure class="wp-block-image"><img src="https://ekmeginsesi.com/images/uploads/2020/09/bakkal4.png" alt="Bu görsel boş bir alt niteliğe sahip; dosya adı bakkal4.png"/><figcaption><strong><em>Burası da, Maltepe&#39;de Halk Ekmek satan bir bakkal... Fotoğrafta da görüldüğü gibi, rafta yer alan alkol ürünleri yer alıyor.</em></strong></figcaption></figure> <!-- /wp:image --> <!-- wp:heading {"level":4} --> <h4>FIRININ HEMEN YANINDAKİ BAKKALA NASIL OLUYOR DA HALK EKMEK SATIŞINA İZİN VERİLİYOR?</h4> <!-- /wp:heading --> <p><strong>Halk Ekmek</strong>, 21 Eylül&#39;de %33 zam yaparak somun ekmeğini 0.75 kuruştan, 1 TL&#39;ye çıkarmıştı. Yaklaşık 1,5 yıl önce de diğer ürünlerine zam yapan Halk Ekmek, un fiyatları ve diğer girdi maliyetlerini öne sürerek<strong> toplamda %75&#39;e varan bir zam yapmış oldu. </strong>Diğer yandan, fırıncı esnafının haklı zam talebi ise görmezden geliniyor. Tüm bunlara rağmen girdi maliyetlerindeki artışlar karşısında ciddi maddi sıkıntıya giren esnaf, fırının hemen yanındaki bakkala verilen Halk Ekmek satışıyla da rekabet etmek zorunda bırakılıyor. </p> <!-- wp:image {"id":1893,"sizeSlug":"large"} --> <figure class="wp-block-image size-large"><img src="https://ekmeginsesi.com/images/uploads/2020/09/bakkal1.png" alt="" class="wp-image-1893"/><figcaption><strong><em>Ataşehir, Örnek Mahallesi&#39;nde fırın ve Halk  Ekmek satan bakkal yanyana...</em></strong></figcaption></figure> <!-- /wp:image --> <p>Ataşehir, Örnek Mahallesi&#39;nde bulunan <strong>Beyaztaş Unlu Mamulleri sahibi Muhammet Taşçı</strong>, fırının hemen yanında bulunan bakkalda <strong>Halk Ekmek</strong> satılmasına büyük tepki gösteriyor. 37 yıldır fırın mesleğini icra ettiğini dile getiren<strong> Taşçı</strong>, bunun 15 yılını devletle rekabet etmek geçirdiğini söyledi. Sahibi olduğu fırının hemen bitişiğinde bulunan bakkalda 3 yıldır <strong>Halk Ekmeği</strong> satıldığını anlatan <strong>Taşçı</strong>, <strong>"Ben burada 8 tane eleman çalıştırıyorum. Bunlar, aileleriyle beraber 30 kişiyi bulur. Buradaki haksızlığı gerekli mercilere dilekçelerle birlikte bildirdim. Yetkili müdürlerle yüz yüze görüşüp konuyu anlattım. Ama, ne yazık ki bir çözüm bulunamadı. Burada çok büyük bir haksızlık var. Sigorta primlerimizi yatıramaz, vergimizi ödeyemez hale geldik... Hangi devletin kurumuna gidersek gidelim, ilgilenmiyorlar. Bize zaten sırtını dönerek konuşuyorlar. Değil konuşmak, bizimle sırtını dönerek muhatap oluyor"</strong> diye konuştu. </p> ]]></content:encoded>
      <guid>https://www.ekmeginsesi.com/roportaj/halk-ekmek-alkol-satilan-bakkalla-dahi-byilik-veriyor-h1860.html</guid>
      <pubDate>Wed, 23 Sep 2020 12:59:21 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.ekmeginsesi.com/images/haberler/2020/09/bakkallar.png" type="image/jpeg"/>
      <author>Ekmeğin Sesi</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ünalan'da, pastane görünümündeki korsan fırına büyük tepki]]></title>
      <link>https://www.ekmeginsesi.com/roportaj/unalanda-pastane-gorunumundeki-korsan-firina-buyuk-tepki-h1474.html</link>
      <description><![CDATA[Ekmeğin Sesi WhatsApp Hattı&#39;na gelen ihbarı değerlendiren ekiplerimiz, Üsküdar Ünalan Mahallesi&#39;nde faaliyet gösteren bir pastanenin ruhsatsız ekmek ürettiğine dair iddiaları araştırdı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<!-- wp:heading {"level":4} --> <h4>Sektörün sorunlarını gündeme getiren tek haber sitesi Ekmeğin Sesi, WhatsApp hattına gelen ihbarda Ünalan Mahallesi&#39;nde ruhsatsız fırın açılmak istendiği belirtildi. İhbarı değerlendiren ekibimiz söz konusu mekana gitti. Ancak, iddianın muhatabı olan pastane sahibine ulaşılamadı. Burada yaptığımız çekimlerde ise, pastanenin arka bölümünde yer alan imalathanede, ekmek üretiminde kullanılan matador fırın paleti, paletli matador, hamur kestart ve hamur çevirme makinelerinin olduğu görüldü. </h4> <!-- /wp:heading --> <!-- wp:core-embed/youtube {"url":"https://www.youtube.com/watch?v=H4xQRQ34QnM","type":"video","providerNameSlug":"youtube","className":"wp-embed-aspect-16-9 wp-has-aspect-ratio"} --> <figure class="wp-block-embed-youtube wp-block-embed is-type-video is-provider-youtube wp-embed-aspect-16-9 wp-has-aspect-ratio"><div class="wp-block-embed__wrapper"> https://www.youtube.com/watch?v=H4xQRQ34QnM </div><figcaption><strong><em>HABERİN VİDEOSU</em></strong></figcaption></figure> <!-- /wp:core-embed/youtube --> <p>İstanbul&#39;da ekmek fiyatlarına yeni bir zam beklenirken, il genelinde toplam <strong>3 bin fırının 400&#39;e yakını üretim için gerekli işletme kayıt belgesi ve ruhsata sahip olmadan üretim yapıyor.</strong> İşte bunun en son örneği, Üsküdar <strong>Ünalan Mahallesi</strong>&#39;nde bulunan <strong>Titiz Pastanesi</strong> oldu.</p> <!-- wp:image {"id":1638,"sizeSlug":"large"} --> <figure class="wp-block-image size-large"><img src="https://ekmeginsesi.com/images/uploads/2020/09/ruhsatsiz4.jpg" alt="" class="wp-image-1638"/></figure> <!-- /wp:image --> <p>İhbar üzerine mekana giden <strong>Ekmeğin Sesi ekibi</strong>, işletme sahibine ulaşamazken köylüsü olduğunu söyleyen şahıs, burada ekmek üretilmediğini ve sadece simit, poğaça vs. gibi unlu mamüllerin üretildiğini söyledi. Bunun üzerine mekanda çekim yapan ekibimiz, arka bölümde yer alan <strong>imalathanede ekmek üretiminde kullanılan matador fırın paleti, paletli matador, hamur kestart ve hamur çevirme makinelerini görüntüledi. </strong></p> <!-- wp:image {"id":1640,"sizeSlug":"large"} --> <figure class="wp-block-image size-large"><img src="https://ekmeginsesi.com/images/uploads/2020/09/ruhsatsiz5.jpg" alt="" class="wp-image-1640"/><figcaption><em><strong>Pastanede yer alan ve ekmek yapımında kullanılan paletli matador fırın makinesi.</strong></em></figcaption></figure> <!-- /wp:image --> <p>Sektör temsilcilerinin büyük tepki gösterdiği olaya ilişkin konunun detaylarını, bölgede hizmet veren <strong>Anadolu Yakası Fırıncılar Derneği (AYFD) Başkanı Murat Yalçın</strong>&#39;a sorduk. </p> <!-- wp:image {"id":1628,"sizeSlug":"large"} --> <figure class="wp-block-image size-large"><img src="https://ekmeginsesi.com/images/uploads/2020/09/muratyalcin1.jpg" alt="" class="wp-image-1628"/><figcaption><em><strong>AYFD Başkanı Murat Yalçın, Ekmeğin Sesi&#39;ne açıklamalarda bulundu.</strong></em></figcaption></figure> <!-- /wp:image --> <!-- wp:heading {"level":4,"textColor":"vivid-cyan-blue"} --> <h4 class="has-vivid-cyan-blue-color has-text-color"><strong>"PASTANEYE PALETLİ FIRIN YAPILDIĞINI GÖRDÜK"</strong></h4> <!-- /wp:heading --> <p><strong>AYFD Başkanı Yalçın</strong>, "Bahsi geçen ruhsatsız fırın ile ilgili üyelerimizden gelen şikayet üzerine, 05.08.2020 tarihinde saha ekibimizi ilgili işletmeye yönlendirdik. Yaptıkları incelemede, <strong>Titiz Pastanesi</strong> olarak faaliyet gösteren işletmenin, yanındaki dükkanın boşaltılması üzerine yerini genişleterek fırın açmak amacıyla tadilata başladıklarını tespit ettik. Bunun üzerine, firma sahibine yasal mevzuatı anlatıp &#39;Burada fırın olarak faaliyet gösteremeyeceğini, <strong>AYFD</strong> olarak konunun takipçisi olacağımızı, masraf etmemesi&#39; konusunda kendisini sözlü olarak uyardık. Aynı gün, <strong>Üsküdar Belediyesi</strong>&#39;ne de fırın yapılmak istendiğine dair şikayetimizi ilettik. Ne yazık ki, tüm uyarılara rağmen 12.08.2020 tarihinde tekrar kontrole gittiğimizde tadilat sürecindeki işyerine paletli fırın yapıldığını gördük. Bunun üzerine ilgili mercilere ikinci şikayet dilekçemizi verdik. Sizin ulaştığınız görüntülerde de izlediğimiz gibi işyeri sahibi dernek ve resmi kurumlar tarafından defalarca uyarılmış olmasına rağmen, fırın açma konusunda ısrarcı olmuştur ve ekmek üretim tesisini kurmuştur" dedi.</p>  <p> </p> <!-- wp:image {"id":1631,"sizeSlug":"large"} --> <figure class="wp-block-image size-large"><img src="https://ekmeginsesi.com/images/uploads/2020/09/muratyalcin2.jpg" alt="" class="wp-image-1631"/><figcaption><em><strong>Anadolu Yakası Fırıncılar Derneği Başkanı Murat Yalçın</strong></em></figcaption></figure> <!-- /wp:image --> <!-- wp:heading {"level":4,"textColor":"vivid-cyan-blue"} --> <h4 class="has-vivid-cyan-blue-color has-text-color">"RUHSATSIZ FIRIN AÇMADA SENARYO HEP AYNIDIR"</h4> <!-- /wp:heading --> <p>Sektördeki 12 yıllık STK ve danışmanlık deneyimlerine dayanarak bir çok ruhsatsız fırın açıldığına şahit olduğunu belirten <strong>Yalçın</strong>, "Buna, kendi hizmet verdiğim bölge de dahildir. Senaryo hep aynıdır, ancak bir kaç farklı versiyonu vardır. Çünkü kanunlar değiştikçe senaryonun içeriği değişebilir. Bu konularda sektörümüzde mevzuata en hakim kişi <strong>EKÜDER Başkanı sayın Ahmet Saruhan</strong>&#39;dır. Ruhsatsız fırın konusunda İstanbul&#39;da en çok mücadele eden kişi ve kurumların başında gelir. Yasal mevzuatı onun anlatması daha doğru olacaktır" diye konuştu. </p> <!-- wp:image {"id":1643,"sizeSlug":"large"} --> <figure class="wp-block-image size-large"><img src="https://ekmeginsesi.com/images/uploads/2020/09/kacakfirin.jpg" alt="" class="wp-image-1643"/></figure> <!-- /wp:image --> <!-- wp:heading {"level":4,"textColor":"vivid-cyan-blue"} --> <h4 class="has-vivid-cyan-blue-color has-text-color">RUHSATSIZ FIRIN NASIL AÇILABİLİYOR?</h4> <!-- /wp:heading --> <p><strong>AYFD Başkanı Murat Yalçın</strong>, şöyle devam etti, "Ben, haber konusu olan olay üzerinden devam etmek istiyorum. Unlu mamüller olarak hizmet veren söz konusu pastane, sanki çok büyük bir ekmek pazarı varmış gibi bu işi yapmaya karar verir. Fırın tesisini kurar. Kestart, çevirme, paletli matador vs... Biz şikayet ederiz, ilgili belediye kontrole gider. Ekmek üretimi göremez. Çünkü ilk başlarda gizli üretir ekmeği. Kontrole giden ekiplere &#39;Ekmeği dışarıdan alıyoruz. Bu fırında simit, unlu mamüller üretiyoruz&#39; diyerek, oyalamaya başlar. Amaca, süreyi uzatmaktır. 3-4 ay sonra zaten belediye yetkilileri de şikayetten, git-gel yapmaktan sıkılır ve işin peşini bırakır. <strong>İlçe Tarım Müdürlüğü</strong> giderse, ancak ceza yazar. Neticede, biz hoşgörülü bir milletiz. Orada istihdam sağlayan bir çok kişi vardır. Günün sonunda <em><strong>&#39;Kimsenin ekmeğiyle oynamayalım&#39;</strong></em> deriz ve konuyu kapatırız. Şikayet olmadığı sürece kimse gitmez o mekana... Gitse de, pırıl-pırıl çalışan bir fırın işletmesi görür."</p> <!-- wp:image {"id":1645,"sizeSlug":"large"} --> <figure class="wp-block-image size-large"><img src="https://ekmeginsesi.com/images/uploads/2020/09/ekmek.jpg" alt="" class="wp-image-1645"/></figure> <!-- /wp:image --> <!-- wp:heading {"level":4,"textColor":"vivid-cyan-blue"} --> <h4 class="has-vivid-cyan-blue-color has-text-color">"BÖLÜNMÜŞLÜKTEN VAZGEÇİP, KURUMSALLAŞMALIYIZ"</h4> <!-- /wp:heading --> <p>"<strong>AYFD</strong> olarak konunun takipçisi olacağız ve tüm yasal haklarımızı kullanarak sonuç alana kadar ruhsatsız ekmek üretmeye çalışan pastanenin peşinde olacağımızı, meslektaşlarımıza sizlerin aracılığıyla duyuruyorum" diyen başkan <strong>Yalçın</strong>, verilen bu kararlı mücadelede başarılı olunursa, ruhsatsız fırın açmaya çalışanlara 3 kuruş için fırıncının kazancına göz dikenlere tokat olmasını ümit ettiğini söyledi. <strong>Yalçın</strong>, "Sonuçta, biz resmi kurumlarımızla, STK&#39;larımızla bu işin önünü daha en baştan durdurmamız gerekiyor. <strong>Artık bölünmüşlükten vazgeçelim ve sektörün kangren olmuş sorunlarına, ortak akılla çözüm bulalım. Sektörümüzü kurumsallaştıralım. </strong>Ancak o zaman bir yere vararız.<br>Bu vesile ile de sektörde yaşadığımız sorunları her fırsatta kamuoyuna taşıyan <strong>Ekmeğin Sesi</strong> ekibine şahsım ve üyelerim adına teşekkür ederim" diye konuştu.</p> ]]></content:encoded>
      <guid>https://www.ekmeginsesi.com/roportaj/unalanda-pastane-gorunumundeki-korsan-firina-buyuk-tepki-h1474.html</guid>
      <pubDate>Thu, 10 Sep 2020 12:39:08 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.ekmeginsesi.com/images/haberler/2020/09/ruhsatsiz3.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>Ekmeğin Sesi</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Antalya'da ekmeğe 25 kuruş zam talebi...]]></title>
      <link>https://www.ekmeginsesi.com/roportaj/antalyada-ekmege-25-kurus-zam-talebi-h1458.html</link>
      <description><![CDATA[ATSO Yönetim Kurulu Üyesi Murat Totoş, artan maliyetlere karşın ekmeğe 2 yıldan fazladır zam yapılmadığını söyledi. Fırıncıların yaşadıkları zorluklara değinen Totoş, ekmeğe 25 kuruşluk zam yapılmasını talep ettiklerini ekledi]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<!-- wp:heading {"level":4} --> <h4>Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Yönetim Kurulu Üyesi Murat Totoş, bölge fırıncılarının yaşadığı sıkıntıları görmezden gelmeyerek artan maliyetlere karşısında ekmeğe 25 kuruşluk zam yapılmasını talep ettiklerini söyledi. Artan maliyetlere rağmen 2 yıldır zam yapılmadığına dikkat çeken Totoş, bu ayki ATSO meclis toplantısında ekmeğe zammın gündeme getirileceği bilgisini verdi.</h4> <!-- /wp:heading --> <p>Antalya Ekspres&#39;den Dilan Eray&#39;ın haberine göre, fırıncıların durumunu ‘vahim’ olarak değerlendiren Totoş, girdi maliyetlerinin yükselmesine rağmen ısrarla ekmeğe zam yapılmadığını söyledi. Durumu bir örnekle değerlendiren Totoş, “İnsanların tuvalet kağıdını aldıkları fiyat düne kadar 4-5 lirayken bugün 45 lira. Kimse bu duruma sesini çıkarmıyor. Ama ekmeğe zam konusu gündeme geldiği zaman hem devlet kanadı hem de halk itiraz ediyor. Olan arada fırıncıya oluyor. Sektör zaten batma durumuna geldi. Hala ekmek üzerinden siyaset yapılıyor. Sektöre en ufak bir destek yok. Ama ‘Ekmeği bu fiyatta satmak zorundasınız’ deniliyor” sözlerini aktardı.</p> <!-- wp:heading {"level":4,"textColor":"vivid-cyan-blue"} --> <h4 class="has-vivid-cyan-blue-color has-text-color">DOLAR YÜKSELDİKÇE, UNA ZAM GELİYOR</h4> <!-- /wp:heading --> <p>Gidişatın iyi olmadığına vurgu yapan Totoş, “Batmalar oldu ama iyice gündeme gelecektir. Her zaman taleplerimizi ve isyanımızı dile getiriyoruz. Ama maalesef sonuç alamıyoruz. Bu gidişle de sonumuz ne olur bilemiyoruz. Dolar 7 lirayı geçti. Daha geçen hafta una 10 lira zam yaptılar. Şu anda bir çuval un 130 lira bandına geldi. Doların yükselmesiyle beraber daha da artacaktır. Ama biz hala ekmeğin fiyatını 1 lira 25 lira olarak tutalım. Bütün yetkili birimlere bunları söylememize rağmen kafalarını kuma gömüyorlar” diyerek son kararı Ankara’nın verdiğini söyledi.</p> <!-- wp:heading {"level":4,"textColor":"vivid-cyan-blue"} --> <h4 class="has-vivid-cyan-blue-color has-text-color">ZAM TALEP EDİLDİ</h4> <!-- /wp:heading --> <p>‘Bir sektör göz göre göre batıyor’ diyen Totoş, “Zararın haddi hesabı yok. Çabalarımız bir işe yaramıyor. Bir yere kadar sesimizi duyurabiliyoruz. Ekmeğe zam gelmesi için bir talebimiz oldu. Bu ayki ATSO meclisinde bu konu gündeme  gelecektir. Bizim talebimiz de aslında zam değil. 1 lira 25 kuruş lira olan ekmeğin 1 lira 50 kuruş olmasını istedik. Bu da zam değil. Bundan para kazanacak değiliz. Amacımız maliyetimizi kurtarabilmek ve zarar etmemek. Bakanlığa görüşümüzü sunduk. Bir cevap gelirse olumlu ya da olumsuz duruma göre hareket edeceğiz. Biz Antalya’daki tüm yetkili kurumlarımızla konuşup durumu anlattık. Zaten Türkiye’de 15-17 ilde bu fiyatlar uygulandı” şeklinde konuştu.</p> <!-- wp:heading {"level":4,"textColor":"vivid-cyan-blue"} --> <h4 class="has-vivid-cyan-blue-color has-text-color">SİYASETE KURBAN MESLEK</h4> <!-- /wp:heading --> <p>200 gr. ekmeğin maliyetinin 1 lira 25 kuruşu bulduğunu söyleyen Totoş, “Endüstriyel ekmeğin maliyet bu. Kara fırınlarda ise 200 gr. ekmeğin maliyeti 1 lira 50 kuruşu geçiyor. Ortada bir maliyet var ama görmemezlikten geliniyor. Buna aklım ermiyor. Bu daha önce de dediğim gibi ekmek siyaset malzemesi. Siyasete kurban edilen bir meslek grubuyuz. Bu iş bu şartlarda zorlanırsa ekmeğin kalitesiyle oynanır. Ekmek herkesin sofrasına giden bir ürün ve fiyatının en pahalı olan ürün olması lazım. Bu iş bu kadar ucuzlaştırılırsa ve zarar edilirse insanların sağlığı ile oynamış olursunuz. Çünkü insanlar zarar ettiği zaman işine gerektiği önemi gösteremez” diyerek uyarıda bulundu.</p> <!-- wp:heading {"level":4,"textColor":"vivid-cyan-blue"} --> <h4 class="has-vivid-cyan-blue-color has-text-color">MAYA FİYATLARI DA ARTTI</h4> <!-- /wp:heading --> <p>Karantinaların sık yaşandığı dönemde ekmek tüketimine olan ihtiyacın arttığını ekleyen Totoş, “Bizler pandemi döneminde mahalle mahalle gezip insanlar aç kalmasın diye ekmek taşıdık. Ama biz kendimiz açız. Bu kadar değersizleştirme olmaz. Niye kimse makarnaya gelen zamma sesini çıkarmıyor? O da buğdaydan yapılıyor. Unun çuvalı 68 lirayken şimdi 130 liraya ulaştı. Aradaki makası görmemek mümkün değil. Maya fiyatları da aldı başını diyor. İnsanlar pandemiyi fırsata çevirip zam üzerine zam yaptı. Maya 35 liradan 90 liraya çıktı” bilgisini vererek her şeye zam yapılırken ekmeğe zam yapılmamasının haksızlık olduğunı söyledi.</p> <!-- wp:heading {"level":4,"textColor":"vivid-cyan-blue"} --> <h4 class="has-vivid-cyan-blue-color has-text-color">KEPENK KAPATAN ÇOK</h4> <!-- /wp:heading --> <p>2 seneyi aşkın ekmeğe zam yapılmadığını hatırlatan Totoş, “Dükkanını kapatan o kadar çok oldu ki bunları artık takip edemiyoruz. Meslektaşlarımızla oturup konuşamıyoruz. Esnaf masraftan kısmak için hanımını, çocuğunu dükkanda çalıştırıyor. En azından ayakta kalabilmek için. İşverenin düştüğü hale bakar mısınız?” diyerek sitem etti. </p> ]]></content:encoded>
      <guid>https://www.ekmeginsesi.com/roportaj/antalyada-ekmege-25-kurus-zam-talebi-h1458.html</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2020 11:15:53 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.ekmeginsesi.com/images/haberler/2020/09/murattotos1.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>Ekmeğin Sesi</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İFO, fırıncıların lehine olan mevzuatı uygulamayanlar hakkında Yargı'ya başvuruyor]]></title>
      <link>https://www.ekmeginsesi.com/roportaj/ifo-firincilarin-lehine-olan-mevzuati-uygulamayanlar-hakkinda-yargiya-basvuruyor-h1424.html</link>
      <description><![CDATA[İstanbul Fırıncılar Odası Başkanı Erdoğan Çetin, yönetmelik ve yasal mevzuatı uygulamayan görevlileri hukuk ve Yargı kanalıyla görevlerini yerine getirmeye teşvik edeceğiz" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<!-- wp:heading {"level":4} --> <h4>Fırıncı esnafının yaşadığı sorunların gün geçtikçe katlandığını belirten İstanbul Fırıncılar Odası Başkanı Erdoğan Çetin, "Fırıncının lehine olan mevzuatı uygulamaya koymayan idareciler için Yargı süreci başlatacağız" dedi. </h4> <!-- /wp:heading --> <p>İstanbul Fırıncılar Odası (İFO) Başkanı Erdoğan Çetin, sosyal medyadan yaptığı açıklamada, Her geçen gün fırıncılık mesleğini devam ettirmeye çalışan esnaf, karşı karşıya kaldığı maliyet yükü ve haksız rekabete neden olan uygulamalar neticesinde işletmesini kapatma noktasına gelmiştir" dedi. Özellikle ana hammedesi olan un fiyatlarına dikkat çeken Çetin, fırıncının, undaki önlenemez yükselişine karşı ürettiği ürüne maliyetini yansıtmasına müsaade edilmediğini söyledi. İFO Başkanı Erdoğan Çetin, şöyle devam etti;</p> <!-- wp:heading {"level":4} --> <h4>"YASAL MEVZUAT İLGİLİ KURUMLAR TARAFINDAN UYGULANMIYOR"</h4> <!-- /wp:heading --> <p>"Bu uygulamanın ne ticari, ne de iktisat biliminde bir açıklaması yoktur, izahı mümkün değildir. Tüm girdi maliyetlerinizin 3-4 kat arttığı bir dönemde, ürettiğiniz ürüne yansıtmanıza izin verilmiyorsa bunu akıl ve vicdan ile açıklayamazsınız. Geçtiğimiz günlerde ifade etmiştim; un fiyatlarına devletimiz kesinlikle müdahale etmelidir. Nasıl ki, ekmeğin fiyatı komisyonla belirleniyor, aynı şekilde en azından fırınlara verilen un fiyatlarının da komisyonda belirlenmesi gerekir. Çünkü ekmek, bu undan yapılıyor. Sektörümüzün en ağır sorunlarının başında &#39;haksız rekabet&#39; ve buna engel yasal mevzuatın yetkili kurumlar tarafından uygulanmamasıdır. Özellikle İstanbul&#39;da ihtiyacın 2 katı fırın mevcuttur. Yapılan bilimsel istatistik araştırmasında birçoğunun ticari işletme statüsü dahi yoktur. Hal böyle iken, İstanbul&#39;da bir çok ilçede yasal mevzuata yeni fırın yapılmaya devam etmekte ve bu girişimleri önleyecek olan belediye ve ilgili kuruluşlar göz yummaktadır!"</p> <!-- wp:heading {"level":4} --> <h4>"FIRIN SEKTÖRÜNÜN SORUNLARINA KULAK TIKAYAMAZSINIZ"</h4> <!-- /wp:heading --> <p>Yaklaşık 1 yıl önce sorunların çözümüne yönelik bir çalışmayı Bakanlık, İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile tüm ilçe belediyelerine bir dosya halinde sunduklarını kaydeden Çetin, "Ne yazık ki, geldiğimiz bu gün itibariyle bu kurumlardan kayda değer bir dönüş olmadı. Tekrar ediyorum, bu mesleğin sorunlarına çözüm üreten kurumlara karşı görmezden gelme, yok sayma ve inkar politikalarına son verin. Nasıl ki sağlık sektörü ve diğer bir çok iş koluna önem atfediyoruz ve en ufak bir talebi hızla gündeme alıyorsunuz, yılın 365 günü tüm insanlığın en temel ihtiyacı olan ekmeği üreten böylesine büyük ve önemli bir sektörün de sorunlarına kulak tıkayamazsınız." </p> <!-- wp:heading {"level":4} --> <h4>"GÖREVİNİ YERİNE GETİRMEYENLER YARGI ÖNÜNDE HESAP VERECEK"</h4> <!-- /wp:heading --> <p>"Fırıncı esnafı aleyhine olan en küçük bir mevzuatı anında işleme koyan, saha çalışması yapan yetkili kurumlar, esnafın menfaatini korumaya yönelik yasal mevzuatı <em>(örneğin, yönetmelik hükümleri ile açıkça belirtilmiş bayi ondalıkları)</em> uygulamakta isteksiz ve adeta yok saymaktadır. Bizler de, İstanbul Fırıncılar Odası olarak yasa, yönetmelik ve yasal mevzuatı uygulamayan görevlileri hukuk ve Yargı kanalıyla görevlerini yerine getirmeye teşvik edeceğiz. Yani, görevini yerine getirmeyen yöneticilere karşı Yargı süreçlerini başlatacağız."</p> ]]></content:encoded>
      <guid>https://www.ekmeginsesi.com/roportaj/ifo-firincilarin-lehine-olan-mevzuati-uygulamayanlar-hakkinda-yargiya-basvuruyor-h1424.html</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2020 18:28:21 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.ekmeginsesi.com/images/haberler/2020/09/yargi2.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>Ekmeğin Sesi</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Mısır, verimiyle çiftçilerin yüzünü güldürdü]]></title>
      <link>https://www.ekmeginsesi.com/roportaj/misir-verimiyle-ciftcilerin-yuzunu-guldurdu-h1388.html</link>
      <description><![CDATA[Verimli topraklarıyla bilinen Hatay Amik Ovası&#39;nda, geçen yıla oranla daha geniş bir alana ekilen mısır verimiyle üreticisinin yüzünü güldürüyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<!-- wp:heading {"level":4} --> <h4>Amik Ovası&#39;nda 190 bin dekar alanda ekilen mısırdan 230 bin tonun üzerinde rekolte bekleniyor.</h4> <!-- /wp:heading --> <p>Mısırdaki bereketli sezon ve alım fiyatları Hataylı çiftçileri mutlu etti. Bölge genelinde mısırın ekim alanı bu yıl 190 bin dekara yükselirken, rekoltenin de 230 bin tonun üzerinde olması bekleniyor. Amik Ovası&#39;nda geçen yıl 74 bin dekara mısır eken üreticiler, 73 bin tona yakın rekolte elde etmişlerdi. Mısırın kilogramında geçen yıl 1,15 lira olan taban fiyatın, bu yıl 1,30 liraya yükselmesi ve dekar başına verimin gözle görülür oranda artışı Hataylı çiftçileri sevindirdi.</p> <!-- wp:image {"id":1389,"sizeSlug":"large"} --> <figure class="wp-block-image size-large"><img src="https://ekmeginsesi.com/images/uploads/2020/08/misir3.jpg" alt="" class="wp-image-1389"/></figure> <!-- /wp:image --> <p>Hatay Tarım ve Orman Müdürü Ergün Çolakoğlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Amik Ovası&#39;nda 540 bin dekarlık alanda hububat ekildiğini ve verimin son yıllara göre daha iyi olduğunu söyledi. Bu yıl çiftçilerin pamuk yerine mısır ekimini daha çok tercih ettiklerini belirten Çolakoğlu, şöyle konuştu:</p>  <p>"2 yılda bir münavebe yapmak gerektiği için çiftçilerimiz pamuk alanlarının yerine mısır ekmeyi tercih ediyorlar. Geçen yıl mısır ekim alanımız 74 bin dekar alan iken bu yıl 190 bin dekara çıktı. Bu yılki rekoltemiz 230 bin tonun üzerinde olmasını bekliyoruz. Şu an açıklanan fiyatla 1,30 liranın üzerinde satışlar yapılmaktadır. Çiftçilerimizin memnuniyeti sevindirici. Verimimiz çok iyi, dekar başı 1,2 tonun üzerinde verim almış bulunuyoruz."</p>  <p>Hatay’ın bitkisel üretimin yoğun yapıldığı bir il olduğunun altını çizen Çolakoğlu, kent genelinde 540 bin dekarın üzerinde hububat ekildiğini vurguladı.</p> <!-- wp:heading {"level":3} --> <h3>"Bereketli bir yıl geçiriyoruz" -</h3> <!-- /wp:heading --> <p>Mısır üreticisi Fatih Yüksel de bu yıl ilk ürün olarak mısır ektiğini, verimden dolayı da oldukça memnun olduğunu dile getirdi.</p>  <p>Bu yıl buğday hasadında yüzde 20 civarında verim artışı görüldüğünü aktaran Yüksel, "Fiyat yönünden de devletimizin açıkladığı fiyatla bereketli bir yıl geçiriyoruz. Sulama yönünden de herhangi bir sıkıntı yaşamadık. Devletimiz barajımızı da yükseltti su yönünden sıkıntı çekmedik. Geçen yıl pamuktan yana sıkıntı yaşadığımızdan dolayı bu yıl birinci ürün olarak mısır ekmeyi tercih ettik verimden ve fiyattan dolayı memnun kaldık." diye konuştu.</p>  <p>Çiftçi Yüksel, daha önce havuç, kavun ve pamuk ekimi yaptıklarını, bunların yerine artık mısır ekmeyi planladıklarını söyledi.</p>  <p>Kaynak: AA</p> ]]></content:encoded>
      <guid>https://www.ekmeginsesi.com/roportaj/misir-verimiyle-ciftcilerin-yuzunu-guldurdu-h1388.html</guid>
      <pubDate>Fri, 28 Aug 2020 13:52:30 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.ekmeginsesi.com/images/haberler/2020/08/misir2.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>Ekmeğin Sesi</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Un fiyatlarındaki artış durdurulamıyor!]]></title>
      <link>https://www.ekmeginsesi.com/roportaj/un-fiyatlarindaki-artis-durdurulamiyor-h1365.html</link>
      <description><![CDATA[Ekmeğin ham maddesi una gelen zamlar, sektörü büyük ölçüde etkiliyor. Ocak ayından bu yana %55 oranındaki artış, girdi maliyetlerinde ciddi artışlar gösterdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<!-- wp:heading {"level":4} --> <h4>Türkiye, dünya buğday üretiminin %2’sini gerçekleştirmekte olup buğday üretiminde dünyada onuncu sıradadır. Hal böyle olunca da un fiyatları her yıl katlanarak artmaktadır. Ekmeğin ham maddesi undaki bu zamlar fırıncının giderlerinde de büyük artışlar gösteriyor. Ocak ayında 90 TL civarında olan un çuvalı, bugün itibariyle 140 TL bandına ulaştığı belirtiliyor.</h4> <!-- /wp:heading --> <p>Toprak Mahsulleri Ofisi’nin açıkladığı verilere göre, 2019/2020 dönemi buğday üretiminde dünyada ilk sırada %20’lik pay ile AB (28) ülkeleri yer alırken bunu %18 ile Çin ve %14 ile Hindistan takip etmektedir. Türkiye, dünya buğday üretiminin %2’sini gerçekleştirmekte olup buğday üretiminde dünyada onuncu sırada yer aldı.</p> <!-- wp:image {"id":1375,"sizeSlug":"large"} --> <figure class="wp-block-image size-large"><img src="https://ekmeginsesi.com/images/uploads/2020/08/tablomuz1.jpg" alt="" class="wp-image-1375"/></figure> <!-- /wp:image --> <!-- wp:heading {"level":4,"textColor":"vivid-cyan-blue"} --> <h4 class="has-vivid-cyan-blue-color has-text-color"><strong>UN FİYATLARINA SON 8 AYDA %55 ZAM GELDİ</strong></h4> <!-- /wp:heading --> <p>Fırıncılık sektörü, artan maliyet ve ham maddesi olan un fiyatlarına gelen zamdan büyük ölçüde etkileniyor. 5 yıl önce un çuvalının yaklaşık 60 TL olduğu göz önüne alınırsa, bugün itibariyle bu fiyat 140 TL bandına kadar dayandı. Buna göre, 5 yılda un çuvalına %75 zam gelirken, 2020 Ocak ayından bu yana gelen zam oranı ise %55 civarında… Ekmeğin hammaddesi undaki bu büyük artışlar ile elektrik, doğalgaz vs. gibi diğer girdi maliyetlere bakıldığında, sektörün içinde bulunduğu darboğaz fırıncıyı kara kara düşündürüyor. Son 8 ayda un fiyatlarına gelen yaklaşık %55 oranındaki zamların nedenini araştırmak için un fabrikası ve un değirmenleriyle görüşmek istedik. Ancak, bunun bir devlet politikası olduğunu dile getirerek açıklama yapmaktan çekindiler. Tüm bu veriler doğrultusunda, un çuvalına Ocak ayından bu yana yaklaşık %55 zam yapılmasının mutlaka bir açıklamasının olması gerektiği vurgulanıyor.</p> <!-- wp:paragraph {"textColor":"vivid-cyan-blue"} --> <p class="has-text-color has-vivid-cyan-blue-color"><strong>TÜRKİYE BUĞDAY İHRACATINDA 9.NCU, İTHALATTA 3.NCÜ SIRADA YER ALIYOR</strong></p>  <p>Toprak Mahsulleri Ofisi’nin İGC verilerine dayandırdığı açıklamasında, 2019/20 sezonunda 35,2 milyon tonluk buğday ihracatı ile ilk sırada AB yer almaktadır. Bunu sırasıyla Rusya, ABD ve Kanada takip etmektedir. Ülke bazında uzun zamanların en büyük buğday ihracatçısı konumunda olan Rusya’nın bir önceki sezona kıyasla buğday ihracatında yaklaşık %10’luk düşüş olmuştur. Bu durumun, AB ülkelerinden özellikle Fransa ve Romanya’nın buğday pazarında daha fazla rol oynamasından kaynaklandığı düşünülmektedir. Türkiye ise, buğday ihracatında 7.6 oranla 9.ncu sırada yer alırken, ithalat sıralamasında 9.8’le 3.ncü sırada yer alıyor.</p> ]]></content:encoded>
      <guid>https://www.ekmeginsesi.com/roportaj/un-fiyatlarindaki-artis-durdurulamiyor-h1365.html</guid>
      <pubDate>Thu, 27 Aug 2020 14:09:28 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.ekmeginsesi.com/images/haberler/2020/08/unfiyatlari3.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>Ekmeğin Sesi</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ticaret Bakanlığı, 3 büyükşehirde ekmek fiyat tarifesini incelemeye aldı]]></title>
      <link>https://www.ekmeginsesi.com/roportaj/ticaret-bakanligi-3-buyuksehirde-ekmek-fiyat-tarifesini-incelemeye-aldi-h1018.html</link>
      <description><![CDATA[Aldığımız bilgilere göre, Ticaret Bakanlığı, İstanbul, Ankara ve İzmir&#39;in fiyat tarifesini incelemeye aldı. Bakanlık yetkilileri, kurallara uymayan işletmelere ceza uyguladığı da kaydedildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<!-- wp:heading {"level":4} --> <h4><strong>İstanbul, Ankara ve İzmir&#39;deki ekmek fiyat tarifesini incelemeye alan Ticaret Bakanlığı, bu illerde tarifeli mi, yoksa tarifesiz mi satış yapıldığını yakın takibe aldığı öğrenildi.</strong></h4> <!-- /wp:heading --> <p>Ticaret Bakanlığı&#39;nın İstanbul, Ankara ve İzmir&#39;deki ekmeğin kilogram fiyatının tarifeli mi, yoksa tarifesiz mi satıldığına dair durum tespiti yapmak üzere inceleme başlattığı bildirildi.</p>  <p>Edindiğimiz bilgilere göre, 3 büyükşehirde başlatılan incelemede ekmeğin kilogram fiyatının belirlenen fiyatların üzerinde satılmamasına yönelik bir inceleme başlatıldı. Ticaret Bakanlığı yetkilileri İstanbul, Ankara ve İzmir gibi büyükşehirlerde ekmeğin kilogramı kaç TL&#39;den satıldığını araştırıyor. Tarifesi onaylanan İzmir&#39;de 7.50 TL olan kilogramın, 6.25 TL&#39;ye satılmasına yetkililer müdahale etmezken, tarifesi onaylanmayan İstanbul&#39;da bazı fırınlar 220 gram ekmeği 2 liradan satmaya başlayınca Ticaret Bakanlığı denetimlerini artırdı.</p> ]]></content:encoded>
      <guid>https://www.ekmeginsesi.com/roportaj/ticaret-bakanligi-3-buyuksehirde-ekmek-fiyat-tarifesini-incelemeye-aldi-h1018.html</guid>
      <pubDate>Thu, 13 Aug 2020 14:42:27 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.ekmeginsesi.com/images/haberler/2020/08/ticaretbakanligi1.png" type="image/jpeg"/>
      <author>Ekmeğin Sesi</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İFO Başkanı Erdoğan Çetin: Gerekirse Ankara'ya kadar yürürüz]]></title>
      <link>https://www.ekmeginsesi.com/roportaj/ifo-baskani-erdogan-cetin-gerekirse-ankaraya-kadar-yururuz-h999.html</link>
      <description><![CDATA[Artan girdi maliyetlerinden sonra artık fırıncı esnafının dayanacak gücünün kalmadığını dile getiren İFO Başkanı Erdoğan Çetin, sorunlara kulak tıkayan yetkili kurumlara sitem etti...]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<!-- wp:heading {"level":4} --> <h4>İstanbul Fırıncılar Odası Başkanı Erdoğan Çetin, aşırı derecede artan girdi maliyetleri nedeniyle fırıncı esnafının artık dayanacak gücünün kalmadığını söyleyerek, "Yetkililer sorunlarımıza kulak tıkamaya devam ederlerse, Ankara&#39;ya yürümek dahil tüm demokratik hak arama yollarımızı kullanacağız" dedi.</h4> <!-- /wp:heading --> <p> Yetkili kurumların taleplere, esnafın dertlerine kulak tıkadığını belirten <strong>İstanbul Fırıncılar Odası (İFO) Başkanı Erdoğan Çetin</strong>, "Fırıncı esnafımız bugün, hiç olmadığı kadar ağır maliyetlerle karşı karşıyadır. Son 5 yıl içinde ürettiği ürüne yüzde 25 zam yapabilmesine rağmen, aynı 5 yıl içinde enflasyon toplamda yüzde 75 artmıştır. En son fiyat tarifesi aldığımız yıl 90 TL olan un, 135 TL&#39;ye, 50 TL olan maya 90 TL&#39;ye, keza; doğalgaz, elektirik, işçilik ve diğer tüm giderlerimize yüzde 75&#39;e varan artışlar meydana gelmiştir. Bu gerçeği, bu rakamları devletin her kademesindeki yetkililerimizin bilmemesine imkan yoktur. Buna rağmen aylardır sektörümüzle ilgili yetkili karar mercilerine bu maliyetleri hem yazılı ve delilleri ile beraber defalarca sunmuş olmamıza rağmen, fırıncı esnafımızın talepleri görmezden gelinmektedir. Adeta yetkililer sorunlarımıza kulak tıkamaktadır" dedi.</p> <!-- wp:heading {"level":4,"textColor":"vivid-cyan-blue"} --> <h4 class="has-vivid-cyan-blue-color has-text-color">HAK VE ADALETTEN BAHSEDENLER NEREDE?!.</h4> <!-- /wp:heading --> <p><strong>İFO Başkanı Erdoğan Çetin, şöyle devam etti:</strong></p>  <p>"Bir iş kolu düşünün girdi maliyetlerinin tamamı serbest piyasa diye adlandırılan kurallara tabi, ama bu maliyetlerle ürettiği ürüne giderlerini yansıtamıyor. Daha da ötesi, 3 kuruş fiyat güncellemesi yapmasına dahi müsade edilmiyor. Ticaretin ve piyasa koşullarının gerçekliğinden uzak bir şekilde baskılanıyor. Eğer bir ürün fiyatına artış yapılmasın istiyorsanız, o zaman neden her ay hiç istisnasız ara vermeden artan un fiyatlarına müdahale etmiyorsunuz? 3 ayda bir yüzde 20 zam gelen maya fiyatlarına niye müdahale etmiyorsunuz? Elektirik ve doğalgaz zammına niye müdahale etmiyorsunuz?!. Tüm bu ağır zamlara rağmen fırıncı esnafının mecbur olarak güncellemek zorunda olduğu ekmek fiyatını baskılıyorsunuz!.. Bu hangi adalet duygusuna, hangi ekonomik gerçekliğe ve hangi iktisat bilgisine sığar? Hak ve adaletten bahsedenler nerede? Bunun adı zulüm değilse nedir?"</p> <!-- wp:heading {"level":4,"textColor":"vivid-cyan-blue"} --> <h4 class="has-vivid-cyan-blue-color has-text-color">FIRINCI ESNAFI KEPENK KAPATMAYA SÜRÜKLENİYOR</h4> <!-- /wp:heading --> <p><strong>Çetin</strong>, "Fırıncı esnafı artık dayanılmaz noktaya gelmiştir. Bu feryadımızı devlet yetkililerimiz duymak zorunda ve bizi dinlemek zorundadır. Aksi halde İstanbul&#39;da binlerce kişiye istihdam sağlayan en önemli sektörlerin başında gelen fırıncı esnafı, teker teker kepenk kapatmaya ve iflasa sürüklenmeye doğru gitmektedir. <strong>Şunu da eklemek isterim ki; eğer bu sıkıntılarımıza kulak tıkanmaya devam edilirse Ankara&#39;a yürümek dahil tüm demokratik hak arama yollarımızı kullanacağız"</strong> diye konuştu.</p> ]]></content:encoded>
      <guid>https://www.ekmeginsesi.com/roportaj/ifo-baskani-erdogan-cetin-gerekirse-ankaraya-kadar-yururuz-h999.html</guid>
      <pubDate>Thu, 13 Aug 2020 00:49:24 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.ekmeginsesi.com/images/haberler/2020/08/erdogancetin3.png" type="image/jpeg"/>
      <author>Ekmeğin Sesi</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Fiyat tarifesi henüz onaylanmayan İstanbul'da, ekmeğin 1.75 ile 2 TL olması bekleniyor]]></title>
      <link>https://www.ekmeginsesi.com/roportaj/fiyat-tarifesi-henuz-onaylanmayan-istanbulda-ekmegin-1-75-ile-2-tl-olmasi-bekleniyor-h916.html</link>
      <description><![CDATA[İstanbul&#39;da zamlı tarife halen onaylanmamasına rağmen, bir çok ilçede ekmek 1.25 ile 2 TL arasında satılmaya devam ediyor. Ekmeğin serbest piyasa kapsamına alınmasını da isteyen sektör temsilcileri, taban fiyata geçilmesi, üzeri fiyatlara karışılmaması; girdi maliyetleri görmezden geliniyorsa ekmeği kaç liradan satacaklarına da müdahale edilmemesini savunuyorlar.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<!-- wp:heading {"level":4} --> <h4>Türkiye’nin birçok il’inde ekmeğe çeşitli tarihlerde %15 ile %20 arasında zam yapılmıştı. Fırıncılar, yeni zamlı tarifesi onaylanarak satışlarına devam ederken, İstanbul’da faaliyet gösteren fırıncılar ise, yeni zamlı tarife onaylanmadığı için ilçeler arasında değişen fiyatlar hakkında büyük sıkıntılar yaşıyor.</h4> <!-- /wp:heading --> <p>Esnaf ve Sanatkârlarca Üretilen Mal ve Hizmetlerin Fiyat Tarifeleri Hakkında Yönetmeliğin 5 inci maddesi gereğince, ekmek fiyatına ilişkin odalarca hazırlanan ekmek fiyat tarifesi ilgili belediye, Ticaret İl Müdürlüğü, İl Gıda Tarım Hayvancılık Müdürlüğü, ticaret ve sanayi veya ticaret odası ile ilgili odanın temsilcilerinden oluşan bir komisyon tarafından değerlendiriliyor. Daha sonra komisyon kararı, Fırıncılar Federasyonu&#39;nun görüşü ile birlikte Ticaret Bakanlığına görüş almak üzere sunulmaktadır. Bakanlığın görüşünün alınmasını müteakiben, ekmek fiyat tarifesi İstanbul Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği&#39;nce uygun bulunması halinde onaylanarak yürürlüğe girmektedir. </p> <!-- wp:heading {"level":4,"textColor":"vivid-cyan-blue"} --> <h4 class="has-vivid-cyan-blue-color has-text-color">SEKTÖR TEMSİLCİLERİ EKMEĞİN 1.75 ile 2 TL OLMASINI İSTİYOR</h4> <!-- /wp:heading --> <p>Buna göre, İstanbul’da komisyonun belirlediği ama henüz onaylanmayan fiyat tarifesinde ekmeğin 1.50 TL’den satılması talep edilmişti. Ancak, sektör temsilcileri ekmeğin 2 TL’den satılması gerektiğini, bunu da diğer illere nazaran İstanbul gibi metropol bir şehirde girdi maliyetlerindeki büyük artışı neden gösteriyorlar. Şu anda İstanbul&#39;un bir çok ilçesinde 1.25 ile 2 TL arasında ekmek satışı yapılıyor.</p> <!-- wp:heading {"level":4,"textColor":"vivid-cyan-blue"} --> <h4 class="has-vivid-cyan-blue-color has-text-color">EKMEK FİYATLARI SERBEST PİYASA KAPSAMINA ALINMALI</h4> <!-- /wp:heading --> <p>Ekmeğin serbest piyasa kapsamına alınmasını da isteyen sektör temsilcileri, taban fiyata geçilmesi, üzeri fiyatlara karışılmaması; girdi maliyetleri görmezden geliniyorsa ekmeği kaç liradan satacaklarına da müdahale edilmemesini savunuyorlar. Buna göre, örneğin ekmeğin taban fiyat 1.50 TL ve 1.75 TL olursa, bu fiyattan aşağıya ekmek satılamayacağı gibi üzeri fiyattan satmak istenirse de kimse karışamayacak.</p> <!-- wp:heading {"level":4,"textColor":"vivid-cyan-blue"} --> <h4 class="has-vivid-cyan-blue-color has-text-color">DİĞER BİR ÇOK İL&#39;DE TARİFE ONAYLANDI</h4> <!-- /wp:heading --> <p>Diğer illere baktığımızda İzmir, Balıkesir ve Eskişehir’de ekmek 1,50 TL’ye, Kocaeli’de 1,75 TL, Bursa’da 1.50 TL, Samsun’da 1.50 TL satılmasına yönelik fiyat tarifesi onaylanmıştı. Bu tarifeye göre en iyi fiyat, 230 gramlık ekmeğin 1.75 TL’ye satıldığı Kocaeli’nde bulunuyor.</p> <!-- wp:paragraph {"textColor":"vivid-red"} --> <p class="has-text-color has-vivid-red-color"><em><strong>Akıllara, fiyat tarifesi onaylanmayan “İstanbul’a çifte standart mı uygulanıyor?” sorusu geliyor…</strong></em></p>  <p><strong><em>Son 10 yıllık kilogram, gramaj ve fiyat endeksine baktığımızda;</em></strong></p> <!-- wp:gallery {"ids":[970],"align":"center"} --> <figure class="wp-block-gallery aligncenter columns-1 is-cropped"><ul class="blocks-gallery-grid"><li class="blocks-gallery-item"><figure><img src="https://ekmeginsesi.com/images/uploads/2020/08/gramaj.png" alt="" data-id="970" data-full-url="https://ekmeginsesi.com/images/uploads/2020/08/gramaj.png" data-link="https://ekmeginsesi.com/fiyat-tarifesi-henuz-onaylanmayan-istanbulda-ekmegin-1-75-ile-2-tl-olmasi-bekleniyor/gramaj/" class="wp-image-970"/></figure></li></ul></figure> <!-- /wp:gallery --> <!-- wp:image {"id":930,"sizeSlug":"large"} --> <figure class="wp-block-image size-large"><img src="https://ekmeginsesi.com/images/uploads/2020/08/tarife1.jpg" alt="" class="wp-image-930"/><figcaption><strong>ESKİŞEHİR</strong></figcaption></figure> <!-- /wp:image --> <!-- wp:image {"id":931,"sizeSlug":"large"} --> <figure class="wp-block-image size-large"><img src="https://ekmeginsesi.com/images/uploads/2020/08/tarife2.jpg" alt="" class="wp-image-931"/><figcaption><strong>İZMİR</strong></figcaption></figure> <!-- /wp:image --> <!-- wp:image {"id":932,"sizeSlug":"large"} --> <figure class="wp-block-image size-large"><img src="https://ekmeginsesi.com/images/uploads/2020/08/tarife3.jpg" alt="" class="wp-image-932"/><figcaption><strong>KOCAELİ</strong></figcaption></figure> <!-- /wp:image --> <!-- wp:image {"id":933,"sizeSlug":"large"} --> <figure class="wp-block-image size-large"><img src="https://ekmeginsesi.com/images/uploads/2020/08/tarife4.jpg" alt="" class="wp-image-933"/><figcaption><strong>BALIKESİR</strong></figcaption></figure> <!-- /wp:image --> <!-- wp:image {"id":934,"sizeSlug":"large"} --> <figure class="wp-block-image size-large"><img src="https://ekmeginsesi.com/images/uploads/2020/08/tarife5.jpg" alt="" class="wp-image-934"/><figcaption><strong>BURSA</strong></figcaption></figure> <!-- /wp:image --> <!-- wp:image {"id":936,"sizeSlug":"large"} --> <figure class="wp-block-image size-large"><img src="https://ekmeginsesi.com/images/uploads/2020/08/tarife7.jpg" alt="" class="wp-image-936"/><figcaption><strong>SAMSUN</strong></figcaption></figure> <!-- /wp:image --> <!-- wp:image {"id":937,"sizeSlug":"large"} --> <figure class="wp-block-image size-large"><img src="https://ekmeginsesi.com/images/uploads/2020/08/tarife8.jpg" alt="" class="wp-image-937"/><figcaption><strong>İSTANBUL</strong></figcaption></figure> <!-- /wp:image -->]]></content:encoded>
      <guid>https://www.ekmeginsesi.com/roportaj/fiyat-tarifesi-henuz-onaylanmayan-istanbulda-ekmegin-1-75-ile-2-tl-olmasi-bekleniyor-h916.html</guid>
      <pubDate>Mon, 10 Aug 2020 16:31:49 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.ekmeginsesi.com/images/haberler/2020/08/zamyeni.png" type="image/jpeg"/>
      <author>Ekmeğin Sesi</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Fırıncılar kutlamaya hazır]]></title>
      <link>https://www.ekmeginsesi.com/roportaj/firincilar-kutlamaya-hazir-h758.html</link>
      <description><![CDATA[Bu akşam yapılacak olan 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlamalarına fırıncılar da hazır. ]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[ <p>Her yıl coşkuyla kutlanan 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı bu yıl da yine coşku içinde kutlanıyor. Bugün sabah saatlerinden itibaren vatandaşlar evlerinde kutlamalara başladı. Fırıncılar da dükkanlarına astıkları bayraklar ile bayram coşkusunu yaşıyor.</p>  <p>Bugün 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı. Peki nedir bu günün önemi. 23 Nisan 1920 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi açıldı. Açılışın onuruna 23 Nisan TBMM tarafından Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı olarak çocuklara armağan edildi. Bugünün ayrı bir önemi de var çünkü TBMM&#39;nin açılışının tam yüzüncü yılı bugün.</p>  <p>Türkiye’nin milli bayramlarından biri olan 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramında tüm dükkanlara bayraklar asılır sokaklar rengarenk olurdu. Her yıl özel programlar  hazırlanan kutlamalar maalesef bu yıl koronavirüs salgını dolayısıyla dışarıda olmayacak. Vatandaşlarımız aynı coşku ile evlerinde kutlama yapacaklar.</p> <!-- wp:heading {"level":3} --> <h3><strong>Akşam İstiklal Marşı okunacak</strong></h3> <!-- /wp:heading --> <p>TBMM Başkanı Prof. Dr. Mustafa Şentop vatandaşlarımızı bu akşam saat 21:00 de İstiklal Marşı okumaya davet etmişti. Vatandaşlarımız evlerinin balkonlarından ve camlarından hep bir ağızdan İstiklal Marşımızı okuyarak 100. yıl kutlamaları yapacaklar. O saatte işleri başında olan fırıncılarımız da vatandaşlarımıza eşlik edecekler.</p> ]]></content:encoded>
      <guid>https://www.ekmeginsesi.com/roportaj/firincilar-kutlamaya-hazir-h758.html</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Apr 2020 17:55:10 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.ekmeginsesi.com/images/haberler/no_headline.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>Ekmeğin Sesi</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Fazla üretilen ekmek israf oluyor]]></title>
      <link>https://www.ekmeginsesi.com/roportaj/fazla-uretilen-ekmek-israf-oluyor-h750.html</link>
      <description><![CDATA[Ekmeğin çok fazla üretilmesi ekmek israfına neden oluyor. ]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[ <p>Sokağa çıkma yasağında ekmek üretimine dikkat. Fırınlarda fazla üretilen ve vatandaşlar tarafından stok amaçlı çok sayıda alınan ekmek israfa neden oluyor.</p> <!-- wp:heading {"level":3} --> <h3><strong>Fırınların ekmek üretim sayısı düştü</strong></h3> <!-- /wp:heading --> <p>Koronavirüs salgını nedeniyle insanlar evden çıkmayarak kendini izole etti ve  bu da  evde hareketsizliğe neden oldu. Enerji kaybetmeyen insanların ekmek tüketimi azaldı. Aynı zamanda bazı vatandaşların evde kendi ekmeklerini yapmaları da fırınların ekmek satışlarının düşmesine neden oldu.</p> <!-- wp:heading {"level":3} --> <h3><strong>İlk yasakla birlikte vatandaşlar fırınlara hücum etti</strong></h3> <!-- /wp:heading --> <p>Hafta sonu 2 günlük sokağa çıkma yasağı ilk olarak 10 nisan Cuma akşamı duyurulmuş ve vatandaşlar fırınlara hücum ederek stok amaçlı çok sayıda ekmek almışlardı. Ekmek kalmayan fırınların önünde vatandaşlar kuyruk oluşturmuş ve fırıncılar yeniden ekmek üretmek zorunda kalmıştı. Vatandaşların fazla aldıkları ekmek bayatlayarak ziyan olmuş ve fırıncıların elinde fazladan ekmek kalmıştı.</p> <!-- wp:heading {"level":3} --> <h3><strong>Fırınlarda çok sayıda ekmek kaldı</strong></h3> <!-- /wp:heading --> <p>18 Nisanda başlayan 2 günlük ikinci sokağa çıkma yasağında fırıncılar sokak sokak gezerek ekmek satmışlar ve halkın ekmek ihtiyacını karşılamışlardı. Vatandaşa ekmek ulaştırma düşüncesiyle üretilen fazla ekmek fırınların elinde kalarak israfa neden olmuştu.</p> <!-- wp:heading {"level":3} --> <h3><strong>Ekmek üretim ve alımlarına dikkat edilmeli</strong></h3> <!-- /wp:heading --> <p>Bugün itibariyle 4 günlük sokağa çıkma yasağı başladı. Sokağa çıkma yasağı belirli aralıklarla devam ederken, fırınların ekmek üretimlerine dikkat etmesi gerekiyor. Vatandaşın ihtiyacı doğru hesaplanıp ekmek o doğrultuda üretilmeli. İçinde bulunduğumuz salgın göz önünde bulundurulduğunda ekmek üretim malzemeleri ziyan edilmemeli.</p>  <p>Vatandaşlar rahatlıkla fırın tezgahlarından ekmek alışverişi yapabiliyor. Fırına uzak noktada bulunan vatandaşlara araç ile ekmek dağıtımı yapılıyor. Bu konuda vatandaşlarımız da ekmeğe rahatlıkla ulaşabiliyorlar. Ekmeklerin stok yapılmasına gerek kalmıyor.</p>  <p>Yarın itibariyle fırınlarda pide üretimi de başlayacak. Ramazan pidesinin üretim ve alımları da israf açısından göz önünde bulundurulmalı. Pide gramaj olarak ekmekten daha ağır. Kullanılan malzemelerin israfı ekmeğe oranla daha çok olacaktır.</p> ]]></content:encoded>
      <guid>https://www.ekmeginsesi.com/roportaj/fazla-uretilen-ekmek-israf-oluyor-h750.html</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Apr 2020 16:58:31 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.ekmeginsesi.com/images/haberler/2020/04/mahkemeden-ucuz-ekmek-karari-697938-5.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>Ekmeğin Sesi</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Eski fırıncılar 1980 yılındaki fırıncılığı anlatıyor]]></title>
      <link>https://www.ekmeginsesi.com/roportaj/eski-firincilar-1980-yilindaki-firinciligi-anlatiyor-h322.html</link>
      <description><![CDATA[Fırıncılık mesleğine yıllarını adamış iki isim, Mustafa Özaydın ve İrfan Keleş]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<!-- wp:heading --> <h2>Mesleğin duayenleri anlatıyor</h2> <!-- /wp:heading --> <p>1980’li yıllarda fırıncılık mesleği günümüze göre daha çok para kazandırıyordu, disiplin vardı. O dönem de fırıncılar sadece patronluk yapıyordu şimdi ise günümüz şartları yüzünden patronlar ekmeği pişiriyor. 80’li yıllara olan özlem var eski fırıncılarda. İşte o dönemin fırıncıları.</p>  <p>Peki kim onlar? İstanbul’da yaşayan ve aynı sektöre gönül veren iki kader ortağı. İkisi de fırıncılık sektörüne ömrünü adamış, biri fırın açmış kendine, yıllar içerinde işin ustası olarak oda başkanlığı dahi yapmış. Diğeri ise dağıtım görevini üstlenerek yıllarca ekmekleri insanlarla buluşturmak adına direksiyon sallamış. </p> <!-- wp:image {"id":374,"sizeSlug":"large"} --> <figure class="wp-block-image size-large"><img src="http://ekmeginsesi.com/wp-content/uploads/2020/03/düşük-foto2.jpg" alt="" class="wp-image-374"/><figcaption>Mustafa Özaydın</figcaption></figure> <!-- /wp:image --> <!-- wp:embed {"url":"https://www.youtube.com/watch?v=4peKklec0Xc","type":"video","providerNameSlug":"youtube","responsive":true,"align":"center","className":"wp-embed-aspect-16-9 wp-has-aspect-ratio"} --> <figure class="wp-block-embed aligncenter is-type-video is-provider-youtube wp-block-embed-youtube wp-embed-aspect-16-9 wp-has-aspect-ratio"><div class="wp-block-embed__wrapper"> https://www.youtube.com/watch?v=4peKklec0Xc </div></figure> <!-- /wp:embed --> <!-- wp:heading --> <h2>Mustafa Özaydın</h2> <!-- /wp:heading --> <p> Mustafa Özaydın yıllarca fırıncılık sektöründe çalışmış usta isimlerden. Ayrıca <strong>20 yıl İstanbul Fırıncılar Odası Başkanı olarak da görev yapmış.</strong></p>  <p> Mustafa Özaydın aslen Karabüklü. 1933 yılında Karabük’ün Eflani kazasında doğmuş, ilkokulu orada okuduktan sonra askere gidinceye kadar yine aynı yerde yaşamış. Askerliği bitince 1956 yılınca İstanbul’a gelmiş ve Kocamustafapaşa’da bir fırında tezgahtarlık yaparak balşamış mesleğe. Ardından bu sektörü çok sevmiş ve ilk fırınını açmış. </p>  <p> Rami, Fatih, Üsküdar, Kasımpaşa, Sağmalcılar, Kartal derken İstanbul’un birçok ilçesinde tam 7 tane fırın açmış. </p>  <p>“Fırıncılık zor meslektir emek ister, 24 saat çalışırsın. Cenazeye gidemezsin, hiçbir etkinliğe katılamazsın<strong> sürekli çalışman gerekir</strong>” diye belirten Mustafa Özaydın, “ayrıca fırıncılık hesap kitap işidir un, tuz, maya, kırtasiye, elektrik derken 45 kalem gideri vardır” diye ekliyor sevdiği mesleğini anlatırken. </p>  <p> Fırıncılık mesleği eskiden çok iyiymiş, para kazanabiliyorlarmış. 80’li yıllarda fırıncılığın çok iyi olduğuna dikkat çekiyor Özaydın. “Ben oda başkanıyken belediye ve fırıncılar iç içeydi. Esnaf birliğine ve valiye müracaat ettiğimde fırıncının hakkını alırdık” diyerek eski yıllara özlemini anlatıyor. </p>  <p>Mustafa Özaydın 20 yıl İstanbul Fırıncılar Odası’nın başkanlığını yapıyor. Oda başkanı seçilme hikayesi ise şöyle. Beyazıt’ta genel kurul yapılıyor, oy birliği ile başkan seçiliyor Özaydın ama şartı var elbet. “Eğer sizler temizliğe dikkat eder,  lezzetli ve <strong>tam gramajlı ekmekler</strong> yaparsanız kabul ederim başkanlığı diyor” ve ekliyor “o zamanki fırıncılar beni dinlediler ekmekler zaten lezzetliydi, her gün traş olup temizliğe dikkat ederlerdi.”</p>  <p>Şuanda fırıncılık mesleği bırakın para kazandırmayı fırıncıları eksiye götürüyor. 80’li yıllarda ise farklıymış. Bu farkı şöyle anlatıyor Özaydın, “ ben oda başkanıyken fırıncı evini, arabasını aldı, şimdi ise yapamıyor” diyor.</p>  <p>Şimdi 87 yaşında olan Mustafa Özaydın son olarak oda başkanına mesaj vermeyi de unutmuyor tabi. “Hesabınızı kitabınızı iyi yapın, Fırıncılara zam geldiği zaman alın” diyor.</p> <!-- wp:image {"id":375,"sizeSlug":"large"} --> <figure class="wp-block-image size-large"><img src="http://ekmeginsesi.com/wp-content/uploads/2020/03/düşük-foto3.jpg" alt="" class="wp-image-375"/><figcaption>İrfan Keleş</figcaption></figure> <!-- /wp:image --> <!-- wp:heading --> <h2>İrfan Keleş</h2> <!-- /wp:heading --> <p> 1945 Ardeşen doğumlu İrfan baba.<strong> İrfan baba</strong> diyorum çünkü özellikle Anadolu Yakası fırıncıları tarafından böyle bilinir. İlk, orta ve lise eğitimini Ardeşen’de alan Keleş, yüksek tahsilini Ankara’da yapmış. Ardından devlet memurluğu hayatı başlamış ama siyasi görüşünden dolayı açığa alınmış. </p>  <p> O dönemde evli ve iki çocuk babası olan Keleş mecburen kendine yeni bir iş aramak zorunda kalmış. Ve fırıncılık sektörüne şoför olarak giriş yapmış </p>  <p>“İki ay sonra mesleğin zirvesine ulaştığını” söylüyor Keleş ve ekliyor “ bütün bakkallarla iyi diyalog kurdum<strong> 1 günde 7 bin ekmek sattım</strong>” diyor.</p>  <p>Fırıncılık zor bir meslek o yüzden sabır istiyor. “Bu mesleği severseniz yapabilirsiniz” diyen İrfan baba o yıllarda fırıncıların çok disiplinli olduğuna dikkat çekiyor. 80’li yılların fırıncılarından bahsediyor elbette. Herkes birbirine saygı duyarmış. Fırıncılık mesleği o dönemlerde para kazandırırmış. </p>  <p> O yıllarına olan özlemini dile getiren İrfan babanın bir de efsaneleşen “deniz bakkal” hikayesi var. Aslında bu hikayeyi kendi ağzından dinlemelisiniz.  <strong>Deniz bakkal hikayesini </strong>bir çok fırıncı bilir ama bilmeyenler için kısa anlatalım. </p>  <p>O dönemde çalıştığı fırın sahibi dağıtımdan sonra kalan bayat ekmeğin fırına geri getirilmesini istemiyormuş. Bir gün arkadaşlarıyla sohbet ederken aklına bir fikir gelmiş. Bayat ekmekleri denize atmaya başlamış. Tabi o zamanlar hangi bakkala kaç ekmek verdiklerini deftere yazarak kayıt altına alırlarmış. Ekmekleri denize atarak deniz bakkal 50 ekmek gibi not almış. Bu arada ekmeğin parasını da kendi cebinden ödüyormuş. Bir gün patronu deniz bakkal ile tanışmak istemiş. İrfan baba da patronunu alıp deniz kenarına götürerek "işte deniz bakkal” demiş. </p>  <p>Şuan 76 yaşında olan İrfan baba halen dahafırınlarda dernek yöneticiliği yapmaya devam etiiğini ama bunu sağlıklı kalabilmek için yaptığını  söylüyor. Üstelik herkese tavsiye ediyor. <strong>”İnsanda hareket olmalı.”</strong></p> ]]></content:encoded>
      <guid>https://www.ekmeginsesi.com/roportaj/eski-firincilar-1980-yilindaki-firinciligi-anlatiyor-h322.html</guid>
      <pubDate>Tue, 24 Mar 2020 14:43:50 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.ekmeginsesi.com/images/haberler/2020/03/ONLAR-ANLATIYOR-resim.png" type="image/jpeg"/>
      <author>Ekmeğin Sesi</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Fırın sektöründe kadının farkı]]></title>
      <link>https://www.ekmeginsesi.com/roportaj/firin-sektorunde-kadinin-farki-h60.html</link>
      <description><![CDATA[Evde ekmeğin ustası kadın, mesleki olarak söz hakkına bile sahip değilmiş. Neyse ki günümüzde bu tezatı bozan, normalleştiren kadınlarımız var. Onlar ellerinin hamuruyla tam da kendi işlerine karışıyorlar.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[ <p>Fırıncılık mesleğinde kadın çalışanların az olması dikkatlerden kaçmayan bir durum. Bu meslekte kadın çalışan görmek herkesin fırına bakış açısını değiştiriyor. Öyle ki sırf kadın elaman çalıştırıyor diye o fırından ekmek alan insanlar bulunuyor. Çünkü kadınlar yapıları gereği titizler. Bu da insanlar tarafından tercih konusu oluyor.</p>  <p>Hamur işi kadının işi diye bilinir ama meslek olarak fırıncılık neredeyse ortaya çıktığı dönemden beri erkek egemenliğinde bir meslek. Dünyanın pek çok yerinde ortaya çıkan ekmekçi <strong>meslek birliklerinde yöneticiler, kural belirleyiciler hep erkek</strong> olmuş tarih boyunca. Mesleğin zorluğundan mı yoksa çalışma şartlarından mı bilinmez ama kadın genel olarak sadece evinde pişirmiş ekmeğini, ailesine yemek yapmak görevinin bir parçası olarak… Günümüzde tam tersini yaparak onlar, ellerinin hamuruyla tam da kendi işlerine karışıyorlar.</p> <!-- wp:heading {"style":{"color":{"text":"#1e2021"}}} --> <h2 class="has-text-color" style="color:#1e2021">İstanbul&#39;un Güçlü Kadınları</h2> <!-- /wp:heading --> <p>Fırıncılığa dair görüşlerine yer vermeden önce kadın fırıncılarımız tanıyalım. </p> <!-- wp:heading {"level":3} --> <h3>Kim bu güçlü kadınlar?</h3> <!-- /wp:heading --> <p>İstanbul’un güçlü kadınlarından ilki <strong>Tarihi Üsküdar Fırını Sahibi Asiye Sandıkçı. </strong></p> <!-- wp:image {"align":"center","id":62,"width":544,"height":299,"sizeSlug":"large"} --> <div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter size-large is-resized"><img src="http://ekmeginsesi.com/wp-content/uploads/2020/03/MG_3539-1920x1078.jpg" alt="" class="wp-image-62" width="544" height="299"/><figcaption>Asiye Sandıkçı</figcaption></figure></div> <!-- /wp:image --> <p><strong>“</strong>1982 İzmir Karşıyaka doğumluyum. Aslen Erzurumluyum. 20 yıllık evliyim, bir kızım var. Eşimle birlikte burayı işletmesini yapıyoruz. Turizm otelcilik mutfak mezunuyum."</p>  <p>Bir diğer güçlü kadınımız <strong>Aslıhan Yılmaz Undan Hayaller Fırını Sahibi</strong>. </p> <!-- wp:image {"align":"center","id":63,"width":542,"height":298,"sizeSlug":"large"} --> <div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter size-large is-resized"><img src="http://ekmeginsesi.com/wp-content/uploads/2020/03/MG_3505-1920x1078.jpg" alt="" class="wp-image-63" width="542" height="298"/><figcaption>Aslıhan Yılmaz </figcaption></figure></div> <!-- /wp:image --> <p>“4 yıllık bir bu sektörde geçmişimiz var. Ama aslında aslen öğretim görevlisiyim, yönetim doktoruyum. Ama birkaç şirketimizin dışında fırın sektöründe de yer almaya başladık.”</p>  <p><strong>Özlem Temiz Undan Hayaller Fırını</strong>nda yöneticilik yapıyor. </p> <!-- wp:image {"align":"center","id":64,"width":549,"height":302,"sizeSlug":"large"} --> <div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter size-large is-resized"><img src="http://ekmeginsesi.com/wp-content/uploads/2020/03/MG_3519-1920x1078.jpg" alt="" class="wp-image-64" width="549" height="302"/><figcaption>Özlem Temiz</figcaption></figure></div> <!-- /wp:image --> <p>“Yaklaşık 2 yıldır undan hayaller fırınında yöneticilik yapıyorum. Operasyon, sevkiyat A’dan Z’ye tüm işlerle ilgileniyorum diyebilirim.”</p>  <p> Son olarak <strong>Yıldız Fırın Sahibi Zeynep Yetimoğlu</strong> yer alıyor haberimizde. </p> <!-- wp:image {"align":"center","id":65,"width":300,"height":165,"sizeSlug":"large"} --> <div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter size-large is-resized"><img src="http://ekmeginsesi.com/wp-content/uploads/2020/03/MG_3560-1920x1078.jpg" alt="" class="wp-image-65" width="300" height="165"/><figcaption>Zeynep Yetimoğlu</figcaption></figure></div> <!-- /wp:image --> <p>“1974 Rize Kalkandere doğumluyum, 3 çocuk annesiyim. Daha önce 12 sene lokantacılık yaptım. 2 senedir fırın sektöründeyim.”</p> <!-- wp:heading --> <h2>"Kadınlar da fırıncı olmalı"</h2> <!-- /wp:heading --> <p>Bu kadınlar fırıncılık mesleğini nasıl seçti? Hepsinin ayrı hikayesi var. Kimisi aile mesleğini devam ettirdi, kimisi ideoloji olarak gördü bu mesleği. Mesela Asiye Sandıkçı kızı için girmiş mesleğe. “Pastacı olmak istiyorum” diyen kızı için fırın açmış, sonra meslek erbabı olmuş yıllar geçtikçe. Sebepleri farklı olsa da buluştukları en güzel nokta; meslekte kendilerini kanıtlamış isimler olmaları. Hepsinin ortak görüşü de şu; “<strong>Çalışanların çoğu erkek olduğu için erkek mesleği olarak değerlendiriliyor ama fırınlarda kadınlar da çalışmalı.”</strong></p> <!-- wp:quote --> <blockquote class="wp-block-quote"><p>“ Bu meslekte kadının çalışmasında bir zorluk görmüyorum açıkçası. Elbette her mesleğin zorluğu var o ayrı, <strong>hayatın kendisi zaten zor</strong>. Para kazanabilmek zor. O yüzden çalışmanın olduğu yerde kadın erkek ayrımı olmamalı.”</p><cite>Asiye Sandıkçı / Tarihi Üsküdar Fırını Sahibi </cite></blockquote> <!-- /wp:quote --> <!-- wp:quote --> <blockquote class="wp-block-quote"><p>“Bir mesleğin fiziki şartları çok farklı olmadığı sürece cinsiyet ayrımı yapılması yanlış. Ekmek dinen de kültürümüz gereği de çok önemli bir yerde. Temiz olması gerekir, düştüğünde öpüp başımıza koyarız, ekmeksiz doymayan bir toplumuz, tüm bunların açısından baktığımızda kadınların sektörde yer alması her açıdan olumlu. Ben kadın olarak bu sektörde olmanın faydalarını 4 yıldır görüyorum.” </p><cite>Aslıhan Yılmaz / Undan Hayaller Fırını Sahibi </cite></blockquote> <!-- /wp:quote --> <!-- wp:quote --> <blockquote class="wp-block-quote"><p>“Erkek egemen bakıldığı için sektöre kadın olarak zorlanıyorsun çünkü çalışanlar genelde erkek ama işini seviyorsan zorluk olarak görünmüyor gözüne. Başarıyorsun. Başta her fırında sonra her işletmede bir kadının olması şart. Özellikle fırın sektöründe hijyen çok önemlidir. Bir kadının fırında çalışması büyük avantaj.”  </p><cite>Zeynep Yetimoğlu / Yıldız Fırını Sahibi </cite></blockquote> <!-- /wp:quote --> <!-- wp:quote --> <blockquote class="wp-block-quote"><p>“Erkeklerin hakim olduğu bir iş olarak bakılıyor ve <strong>çalışanların %99’u da neredeyse erkek </strong>ama bayan olmanın avantajları da var. En azından davranışlarını ona göre şekillendiriyorlar. Daha dikkatli daha titiz yaklaşabiliyorlar.”</p><cite>Özlem Temiz / Undan Hayaller Fırını Yönetici   </cite></blockquote> <!-- /wp:quote --> <!-- wp:heading --> <h2>Fırınların Kadınlara ihtiyacı var</h2> <!-- /wp:heading --> <p>Kadınların fırınlarda daha çok olması gerektiğine vurgu yapan fırıncılarımız, Ekmeğin Sesi aracılığıyla çalışan ya da çalışmayı düşünen tüm kadınlara sesleniyorlar.</p> <!-- wp:quote --> <blockquote class="wp-block-quote"><p>Aslında ben daha çok isterim kadın çalışanlarımın olmasını ama bulmak kolay değil. Sektörde kadın olarak temizlikçi ya da tezgahtar bulabiliyorsun. Esas hamur işiyle uğraşacak ustalık gerektiren kollarda kadın ekibim olsa daha mutlu olurum. <strong>Mesela meslek liselerinde bu konuyla ilgili eğitim verilsin</strong> isterim. Yani birçok meslek ölüyor biliyorsunuz ama fırıncılık ölmemesi gereken ve kadınların daha çok fırının içerisinde çalışması gereken bir meslek diye düşünüyorum.”</p><cite> Zeynep Yetimoğlu / Yıldız Fırını Sahibi </cite></blockquote> <!-- /wp:quote --> <!-- wp:quote --> <blockquote class="wp-block-quote"><p> “İSMEK ve benzeri fırıncılıkla ilgili birçok kurs var ve bu kurslarda kadınlar da eğitim alıyor. Ama biz arıyoruz ulaşamıyoruz. Sizin vesilenizle buradan seslenmek isterim, bize ulaşsınlar. Bizimle beraber çalışsınlar. </p><cite>  Aslıhan Yılmaz / Undan Hayaller Fırını Sahibi  </cite></blockquote> <!-- /wp:quote --> <!-- wp:quote --> <blockquote class="wp-block-quote"><p>"Şuanda çok güzel eğitimler alan genç kızlarımız var. Gastronomi okuyan, fırıncılık ekmekçilik pastacılık adına eğitim alan genç kızlarımız var bunları görüyorum. Bunlar katılacak aramıza. Eğitimin kadınlara verdiği şanslarla, imkânlarla devam edecek bayanlar bu sektörde olmaya." </p><cite>Asiye Sandıkçı / Tarihi Üsküdar Fırını Sahibi </cite></blockquote> <!-- /wp:quote --> <!-- wp:heading --> <h2><strong>“Fırınların sektöründe kadının gücü”</strong></h2> <!-- /wp:heading --> <p> Peki, bir fırında kadın olmanın avantajları nedir? İşin aslına bakarsanız saymakla bitmez. Kadın fırıncılarımız avantaj konusunda şu noktalara değiniyor.  </p> <!-- wp:quote --> <blockquote class="wp-block-quote"><p>"Biz kadınlar biraz daha detaycı bakarız konulara. Erkeklere göre yönetim tarzımız da farklı, daha anaç daha aile ortamında yürütüyoruz işlerimizi dolayısıyla işler biraz daha emir komuta olmadan daha tatlı daha sevimli yürüyor diyebiliriz açıkçası. Kadınlar daha kontrollü de oldukları için biz yönetim kadememizde de ara kademelerimizde de kadınlarla çalışmayı daha  çok tercih ediyoruz. Tabi sırf kadın değil erkek de çalışmalı ama hani 3 ya da 5 erkek çalışanın yanına bir kadın çalışan koyduğunuzda işler daha disiplinli daha kontrollü oluyor." </p><cite> Aslıhan Yılmaz / Undan Hayaller Fırını Sahibi </cite></blockquote> <!-- /wp:quote --> <!-- wp:quote --> <blockquote class="wp-block-quote"><p>“Kadın olmak burada bir avantaj. Neden avantaj? Erkek çalışanlarımız kesinlikle saygıda kusur etmiyorlar. Bunu sağlamış olmak bana büyük bir avantaj veriyor.” </p><cite> Zeynep Yetimoğlu / Yıldız Fırını Sahibi  </cite></blockquote> <!-- /wp:quote --> <!-- wp:quote --> <blockquote class="wp-block-quote"><p>"Kadın, bir müşterinin ne istediğini, bir annenin bir çocuğun bir ailenin ne gerektirdiğini bilir. Bunu bildiği için de daha iyi hizmet verebileceğini düşünüyorum. Hatta kendi adıma ben erkeklerden bir adım daha öndeyim diyebilirim çünkü daha iyi kavrayabiliyorum daha iyi anlayabiliyorum. Özellikle de talepleri daha iyi değerlendirebiliyorum. Sabit değilim, empati yeteneğim gelişmiş. Bu özellikler kadının işinde ilerlemesini sağlar." </p><cite>Asiye Sandıkçı / Tarihi Üsküdar Fırını Sahibi </cite></blockquote> <!-- /wp:quote --> <!-- wp:quote --> <blockquote class="wp-block-quote"><p>"Genel olarak daha titiz çalışıyoruz, daha pratik olduğumuzu düşünüyorum. O yüzden daha çözüm odaklı çalıştığımızı düşünüyorum. Biz undan hayaller fırınında da genel olarak kadın ağırlıklı kadro kurmaya çalışıyoruz." </p><cite> Özlem Temiz / Undan Hayaller Fırını Yönetici</cite></blockquote> <!-- /wp:quote --> <!-- wp:heading --> <h2>Güçlü Kadınlardan Fırıncılara Mesajlar</h2> <!-- /wp:heading --> <p>Son olarak konuklarımızın erkek kadın ayrımı yapmadan tüm fırıncılara ortak mesajları var. <strong>Buluştukları nokta birlik olmak…</strong></p> <!-- wp:quote --> <blockquote class="wp-block-quote"><p>“Hani Eski Perihan Abla dizilerinde falan vardır ya. Sokakta herkes birbirine destek olur selam verir. Bizim sektörde bunun pek olmadığını görüyorum. Ben kendi adıma bu birlik ve beraberliği oluşturalım istiyorum. Sonuçta 7/24 emek verdiğimiz, kuruşlarla çalıştığımız bir meslek bu. Gecesi gündüzü yok. Görüyorum bazı fırıncı arkadaşlar diğer esnaf kardeşinin ekmeğini baltalıyor, fiyat kırarak. Yazıktır günahtır. Ben herkes birlik olarak hareket ederse hiç kimse zarar görmez diyorum. Ne müşteriler bu açıdan zarar görür ne çalışanların emekleri zayi olur. Hep birlikte takım halinde hareket etmeliyiz, biz böyle bir birliğe sonuna kadar varız.” </p><cite>Aslıhan Yılmaz / Undan Hayaller Fırını Sahibi </cite></blockquote> <!-- /wp:quote --> <!-- wp:quote --> <blockquote class="wp-block-quote"><p>“İşin aslına baktığımızda tüm fırıncılar olarak hepimiz aynı sıkıntıları yaşıyoruz. Aynı dili konuşan insanlar değil aynı duyguları paylaşan insanlar anlaşabilir. Sıkıntılarımız ortak. Derdimizi en iyi yine biz anlarız. Bundan dolayı bizden başka kimse bize çare olmaz, kendimizden başka kimseye derdimizi anlatamayız. O yüzden birlik olmak zorundayız.” </p><cite>Asiye Sandıkçı / Tarihi Üsküdar Fırını Sahibi </cite></blockquote> <!-- /wp:quote --> <!-- wp:quote --> <blockquote class="wp-block-quote"><p>"Vatandaşla da birlik içinde olmalıyız.Ekmek teknesi uygulaması var, tüm fırıncılar bilir bunu. Açıkçası ben fırıncı olmadan önce bilmiyordum, ilk öğrendiğimde çok tuhafıma gitmişti. Ne kadar doğru ve iyi bir uygulama olduğunu fırıncılıktan sonra öğrendim. Ekmek teknesi dediğimiz olay, parası olan vatandaşlar kendi ihtiyaçları dışında fazladan ekmek alıp fırına bırakıyorlar. İhtiyaç sahipleri de fırına gelip ücretsiz olarak ekmeklerini alıyorlar. O kadar ihtiyaç sahibi insan var ki… Bizim günde standart 25 kişimiz var, hiç eksiksiz gelir alırlar ekmeklerini. Tüm duyarlı insanlara buradan sesleniyorum, sebep olalım güzel şeylere, hem hayır işlemiş oluruz hem de ihtiyaç sahipleri bundan faydalanmış olur."</p><cite>Zeynep Yetimoğlu / Yıldız Fırını Sahibi </cite></blockquote> <!-- /wp:quote --> <p><strong>Ekmeğin Sesi olarak</strong> bizim de paylaşmak istediğimiz birkaç not var. Amacımız hem kadınlara destek olmak hem fırıncılara. Tüm röportajlarımızdan, gözlemlerimizden çıkardığımız şu: Bir fırında kadının çalışması fazlaca avantaja sahip. <strong>Kadınlara sağlanacak istihdamın ve ekonomik katkının dışında; </strong></p> <!-- wp:list {"className":"normal"} --> <ul class="normal"><li><strong>Bir işletmede bir kadın olması demek o işletmenin temiz olduğuna dair müşteri de fikir oluşturur.</strong> Erkeklere oranla daha titiz oldukları görüşü genel olarak ortak nokta diyebiliriz. Bu nokta müşterinin tercihini kadın çalışanı olan fırınlardan yana kullanmasını sağlar.</li><li>Kadının anaçlığı, içinde büyüdüğü Anadolu ekmek kültürü ile beraber yönlendirme becerisi tüketicide güven duygusu yaratır. <strong>Mesela bir anne çalışan</strong>, gelen müşterisine Rüşeymli ekmeğin bebekler için daha faydalı olduğunu söylediğinde <strong>erkek çalışana göre daha fazla güvenilir bulunur.</strong> </li><li>Erkeklere göre daha duygusal olan anaç yapıdaki<strong> kadın çalışan</strong>, müşterilere güler yüzlü davranmak ve içtenlikle müşteriyi ağırlayabilmek <strong>özellikleri bakımından tüketici tarafından tercih edilir. </strong></li><li>Özellikle toplumsal cinsiyet eşitliğine önem veren ve git gide sayısı artan kesimlerce, <strong>bir işletmede kadın çalışan görmek</strong> o kesim tarafından desteklenir ve <strong>tercih sebebi sayılır. </strong></li></ul> <!-- /wp:list -->]]></content:encoded>
      <guid>https://www.ekmeginsesi.com/roportaj/firin-sektorunde-kadinin-farki-h60.html</guid>
      <pubDate>Fri, 20 Mar 2020 19:06:45 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.ekmeginsesi.com/images/haberler/no_headline.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>Ekmeğin Sesi</author>
    </item>
  </channel>
</rss>
