Ekmeğin Sesi

Ekmek fiyatı tartışmasına esnaftan yanıt: maliyetler sanıldığından ağır

Gündem

Kütahya’da son günlerde ekmek fiyatları üzerinden yürüyen tartışmalara, sektörün iç dinamiklerini bilen fırıncılar cephesinden farklı bir bakış açısı geliyor.

Emekliler Derneği Kütahya Şube Başkan Yardımcısı Yaşar Çakır’ın maliyet ve kâr marjlarına ilişkin açıklamaları kamuoyunda geniş yankı uyandırırken, fırıncılar bu hesaplamaların sahadaki gerçekleri tam olarak yansıtmadığını savunuyor.

Fırın işletmecilerine göre ekmek üretimi yalnızca un ve işçilikten ibaret değil; enerji, kira, bakım, lojistik ve fire gibi birçok kalem toplam maliyeti ciddi şekilde artırıyor.

Görünmeyen giderler maliyeti katlıyor

Fırıncılar, özellikle son dönemde artan enerji maliyetlerinin üretim üzerindeki etkisine dikkat çekiyor. Doğalgaz, elektrik ve su giderlerinin sürekli yükseldiğini belirten sektör temsilcileri, “Bir somun ekmeğin maliyeti hesaplanırken yalnızca un fiyatı baz alınamaz. Fırınların 24 saat çalışan sistemleri, yüksek ısıda çalışan ekipmanları ve personel giderleri var. Bunlar hesaba katıldığında ortaya çıkan tablo çok daha farklı oluyor” görüşünü dile getiriyor.

Ayrıca kira, vergi, SGK primleri ve ekipman amortismanı gibi kalemlerin de fiyatlara doğrudan etki ettiği ifade ediliyor.

“Kâr marjı abartıldığı kadar yüksek değil”

Kamuoyunda dile getirilen “yüksek kâr” iddialarına karşı çıkan fırıncılar, satış fiyatı ile maliyet arasındaki farkın büyük bölümünün sabit giderlere gittiğini belirtiyor. Sektör temsilcileri, “Kağıt üzerinde yüksek gibi görünen fark, aslında işletmenin ayakta kalmasını sağlayan giderleri karşılamak için kullanılıyor. Net kâr marjı düşünüldüğü kadar yüksek değil” açıklamasını yapıyor.

Bayat ekmek uygulaması zorunluluktan doğuyor

Eleştirilen bayat ekmek uygulamasına da açıklık getiren fırıncılar, bu sistemin israfı önlemek için uygulandığını vurguluyor. Günlük üretimin tamamen tüketilememesi durumunda elde kalan ürünlerin daha uygun fiyatla satıldığını belirten esnaf, “Bu uygulama olmasa her gün ciddi miktarda ekmek çöpe gider. Hem ekonomik hem de etik açıdan bu mümkün değil” ifadelerini kullanıyor.

Bakkal ve marketlere verilen fiyatlar farklı dinamiklere dayanıyor

Fırıncıların bakkal ve marketlere daha düşük fiyatla ürün vermesi de tartışma konusu olurken, sektör temsilcileri bu durumun ticari bir zorunluluk olduğunu belirtiyor. Toptan satışlarda farklı fiyatlandırma yapılmasının yaygın bir uygulama olduğunu ifade eden esnaf, “Perakende ile toptan satış aynı değerlendirilemez. Dağıtım ağı ve satış hacmi bu farkı oluşturuyor” diyor.

Un fiyatında avantaj sınırlı ve değişken

Un maliyetleri konusunda dile getirilen “fırıncılar daha ucuza alıyor” iddiasına da temkinli yaklaşan sektör temsilcileri, fiyatların bölgeye ve alım miktarına göre değiştiğini belirtiyor. Toplu alımın belirli avantajlar sağladığını kabul eden fırıncılar, bunun tüm maliyet artışlarını dengelemeye yetmediğini vurguluyor.

“Ekmek fiyatı sürdürülebilirlik için belirleniyor”

Fırıncılar, fiyatların keyfi değil, sürdürülebilir üretim için zorunlu olarak belirlendiğini ifade ediyor. Artan maliyetler karşısında fiyatların dengeli tutulmaya çalışıldığını belirten sektör temsilcileri, “Amaç yüksek kâr değil, işletmenin devamlılığıdır. Aksi halde birçok fırın ayakta kalamaz” görüşünü paylaşıyor.

Ortak çağrı: denge korunmalı

Sektör temsilcileri, hem vatandaşın alım gücünün hem de esnafın ayakta kalmasının gözetilmesi gerektiğini vurguluyor. Ekmek gibi temel bir gıdada fiyat tartışmalarının hassasiyetle ele alınması gerektiğine dikkat çekilirken, çözümün tüm paydaşların birlikte hareket etmesinden geçtiği ifade ediliyor.

Kütahya’da ekmek fiyatlarıyla ilgili tartışmalar sürerken, önümüzdeki süreçte hem üretici hem tüketici dengesini koruyacak yeni adımların gündeme gelmesi bekleniyor.

Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.