Zonguldak’ta ekmek fiyatlarında yaşanan son düzenleme, fırıncı esnafının içinde bulunduğu ekonomik çıkmazı ve karşı karşıya kaldığı haksız rekabeti bir kez daha gözler önüne serdi. Artan un, maya ve enerji maliyetlerine rağmen ayakta kalmaya çalışan mahalle fırıncıları, halk ekmek büfelerinin yarattığı fiyat baskısı nedeniyle 20 TL olan ekmek fiyatını istemeyerek de olsa 15 TL’ye indirmek zorunda kaldı. Bu durum, fırıncı esnafının sadece geçim mücadelesi vermediğini, aynı zamanda devasa bir ekonomik baskıya karşı direndiğini kanıtlıyor.
Fırıncı Esnafı Vergi ve İstihdam Yüküyle BoğuşuyorBelediye destekli satış noktalarının aksine, mahalle fırınları kira, yüksek personel maaşları, SGK primleri ve ağır vergilerle üretim yapıyor. Halk ekmeğin piyasaya sunduğu düşük fiyatlı ürünler, fırıncı esnafı için sürdürülebilirliği imkansız hale getiriyor. Esnafın bu indirim kararı arkasındaki gerçekler şu şekilde sıralanıyor:
Mahalle fırıncısı her gün onlarca kişiye istihdam sağlarken, piyasadaki dengesiz fiyat politikaları işletmeleri kapanma noktasına getiriyor
Halk ekmeğin kamu desteğiyle yaptığı satışlar, serbest piyasada fırıncı esnafı aleyhine ciddi bir haksız rekabet ortamı oluşturuyor
Fırıncılar sadece ekmek üretmiyor; aynı zamanda yüksek vergi ve stopaj ödemeleriyle şehir ekonomisine doğrudan katkı sağlıyor
Esnaf, mahalle sakinlerini kaybetmemek adına kendi geçiminden ödün vererek zararına satış yapmayı göze alıyor
Haksız Rekabet Sektörün Geleceğini Tehdit EdiyorFırıncılar, ekmeğin fiyatını maliyetlerin altına çekmek zorunda kalırken, bu durumun uzun vadede sektörel bir krize yol açabileceği uyarısında bulunuyor. Kamu imkanlarıyla rekabet etmenin imkansız olduğunu belirten esnaf temsilcileri, fırınların birer birer kapanması durumunda şehrin taze ve kaliteli ekmek tedarikinde büyük sorunlar yaşanabileceğine dikkat çekiyor. Zonguldak fırıncısı, bugün yaptığı indirimle aslında bir nevi "hayatta kalma" hamlesi gerçekleştiriyor.
Esnafın Çığlığı: "Bizim de Bakmakla Yükümlü Olduğumuz Aileler Var"Zonguldak genelindeki fırın sahipleri, sadece bir ticari işletme değil, aynı zamanda mahallenin güven kapısı olduklarını hatırlatıyor. Vergi ödemeyen, kira yükü olmayan ve devlet desteğiyle rekabet eden mekanizmalar karşısında fırıncıların yalnız bırakılmaması gerektiği vurgulanıyor. Vatandaşların fırınlarına sahip çıkması istenirken, esnafın bu zorunlu indirimle aslında ne kadar büyük bir risk aldığına işaret ediliyor. Fırıncı esnafı, şartlar ne kadar zor olursa olsun üretimden vazgeçmemek için direnmeye devam ediyor.