İstanbul Ataşehir’de 50 yıllık baba mesleğini sürdüren ve 25
yıldır fiilen fırıncılık yapan Ferhat Öztürk, fırıncılık sektörünün karşı
karşıya olduğu büyük krizi çarpıcı sözlerle gözler önüne serdi. Artan un,
işçilik, elektrik, akaryakıt ve odun maliyetlerinin altından kalkamadıklarını
ifade eden Öztürk, mesleğin geleceğinin kalmadığını ve yok olma sürecine
girdiğini belirtti.
"Eski Fırıncılıkla Bugününkini Kıyaslamak Yanlış"
Eski dönemler ile günümüz şartlarının kıyaslanamayacağını
vurgulayan Ataşehirli fırıncı Öztürk, "Dünkü fırıncılıkla bugünkü
fırıncılığı yansıtmak, bir araya getirmek ya da aynı cümle içerisinde kullanmak
bile yanlış olur. Eskiden fırıncılıkta, ekmekte para kazanma işi vardı. Şimdi
tamamen her şey maliyete bağlı. Maliyetler bu kadar ağırken fırıncının para
kazanması mümkün değil. Fırıncılık gelebileceği kadar geldi, bu saatten sonra
yok olmaya gidiyor" dedi.
"Un, Elektrik ve Odun Fiyatlarına Yetişemiyoruz"
Maliyet artışlarının üretimi durdurma noktasına getirdiğini
dile getiren Ferhat Öztürk, girdi maliyetlerindeki zam baskısını şu sözlerle
özetledi: "Tezgahta sattığımız ekmek 20 lirayken bir yerden bir yere ekmek
getiriyoruz, yakıtı üstüne koyuyoruz; yakıt zaten dünya para. Odun almış başını
gidiyor, elemana ve uncuya vereceğimiz paraya yetişemiyoruz. Maliyetlerine
yetişemiyoruz arabaların; elektrik, un maliyeti, işçi maliyeti... Artık
yetişilecek gibi değil. Bir uncu ayda üç kere una zam yapar mı? Yaz geliyor
'odun kuruyacak' diye haftada üç defa zam yapıyorlar, 'kışınki masrafı
çıkaracağım' diye. Biz zaten kendi kendimizi mahvediyoruz."
"Ne Bayramımız var Ne İznimiz, Alttan Eleman Yetişmiyor"
Fırıncılık mesleğinin ağır çalışma şartları nedeniyle
gençlerin bu sektörü tercih etmediğini ve alttan eleman yetişmediğini belirten
Öztürk, mesleğin sosyal zorluklarına değindi: "Bayram yok, seyran yok,
cenaze yok, düğün yok... Bir yere gitme ihtimalimiz yok. İşçinin de ne bir gün
izni var ne de istirahat edebilme lüksü var. Vatandaşa anlatsan da umurunda
olmaz, herkes kendi derdinde. Alttan yetişen eleman bulamıyoruz, gençler bu işi
yapmak istemiyor. Haklılar da, devlet el atmadığı müddetçe fırıncı kazanamadıktan
sonra işçisine de veremiyor. Bu şartlarda kimse bu mesleği yapmaz."
"Siyasetçiler Seçimden Seçime Hatırlıyor"
Sektörün sorunlarına çözüm bulunamamasına ve siyasetçilerin
tutumuna tepki gösteren Öztürk, seçim dönemlerinde verilen vaatlerin
tutulmadığını belirterek, "Hiçbir beklentimiz yok. Seçim müddetince 'şöyle
yapacağız, böyle yapacağız' diyorlar, seçim bitiyor herkes kendi siyasetinin
peşinde koşuyor. Yıllardır bu işin içinde olduğumuz için alıştık"
ifadelerini kullandı.
"Mesleği Bilmeyen İsimler Bizi Anlayamaz"
Sektörün yönetiminde mesleği bilmeyen kişilerin yer almasını
eleştiren Öztürk, "Bu mesleğin içinden gelmeyen insanın orada durması bile
yanlış. Bu işi bilmeyen adamı başıma koyarsan beni anlayamaz, bana yardımcı
olamaz. Derdimizi Sayın Cumhurbaşkanımıza ya da devlet büyüklerimize anlatmaya
çalışırken 'yanlış anlaşılırım' diye çekiniyoruz, 'Silivri soğuktur' derim.
Zaten görüyorlar derdimizi, ama izlemekle yetiniyorlar" dedi.
"Fırıncılar Sesi Birlikte Duyurmalı"
Fırıncı esnafına da birlik olma çağrısında bulunan Ferhat
Öztürk, "Ekmeğin Sesi" gibi platformlarda daha fazla yayılmaları
gerektiğini söyledi. Öztürk, "Biz fırıncı milleti olarak kalabalayız. En
ufak bir yayının televizyonlara çıkması lazım ama kimse dönüp bakmıyor. Bir
köpeğin ayağına taş değse milyonlar duyuyor, biz yıllardır bağırıyoruz sesimizi
duyun diye, kimse oralı olmuyor. İzleyip geçmek yerine paylaşıp sesimizi
duyurmamız lazım" diyerek sözlerini tamamladı.







