Sektörün nabzını tutan Ekmeğin Sesi ekibinin gerçekleştirdiği röportaj, fırıncılık mesleğinin içinde bulunduğu derin krizi, yetiştirilemeyen eleman sorununu, katlanan faturaları ve meslek odalarına duyulan güvensizliği gözler önüne serdi.
"Devletin Gücü Yetiyorsa Un ve Maya Fiyatını Sabit Tutsa Ya!"
1994 yılından bu yana fırıncılık sektörünün içerisinde yer aldığını belirten emektar fırıncı Mehmet Ali Çelik, geçmiş dönemdeki fırıncılık ile günümüz koşulları arasında dağlar kadar fark olduğunu ifade etti. Eskiden un fiyatlarının istikrarlı olduğunu ve devletin destek (süspansiyon) sağladığını hatırlatan Çelik, mevcut tabloyu şu sert sözlerle eleştirdi:
"Bizim ekmeğimize devlet fiyat koymuş. Fabrikaya karışamıyor, mayacıya karışamıyor, poşetçiye karışamıyor... Gelip gariban fırıncının 20 liralık ekmeğine el koyuyor. Mademki devletimizi yönetenlerin gücü yetiyor; unun fiyatı yerinde dursun, ekmek 10 lira olsun, 5 lira olsun! Değirmenler istediği gibi zam yapıyor. Devlet ise bana ‘20 TL’ye satacaksın, zarar ediyorsan da devam edeceksin’ diyor. Böyle bir adalet var mı? Milletvekillerinin değirmenleri var, onlara hiç dokunulamıyor."
Görünmeyen Dev Giderler: Poşet, Maya, Kredi Kartı Komisyonu ve Fatura Yükü
Vatandaşın sadece una odaklandığını, ancak bir ekmeğin fırından çıkıp poşete girene kadar görünmeyen onlarca maliyet kaleminden geçtiğini vurgulayan fırıncı esnafı, fırınların üzerindeki ağır işletme yükünü kalem kalem sıraladı:
Enerji ve Fatura Yükü: Sadece elektrik, doğalgaz ve su giderlerinin aylık 200 bin lira seviyelerine ulaştığını belirten Çelik, tek başına elektrik ve doğalgaz faturasının 85’er bin lirayı bulduğunu aktardı.
Sarf Malzemesi ve Yan Giderler: Bir kilo poşetin 100 lira, bir ton poşetin 150-160 bin lira bandına dayandığına; 1 koli temizlik jeline (kolonya/jel) bin-bin yüz lira ödendiğine ve mayanın kolisinin 800 liraya çıktığına dikkat çekildi.
Aracı ve Kart Kesintileri: Müşterinin ekmeği kağıda sardırıp poşete koydurduktan sonra ödemeyi kredi kartıyla yapmasının bile banka komisyonları nedeniyle fırıncıya ayrı bir yük getirdiği ifade edildi.
"Alttan Eleman Yetişmiyor, İş Beğenilmiyor"
Sektörün geleceğini tehdit eden bir diğer büyük sorunun ise insan kaynağı olduğunu belirten esnaf, çırak ve eleman yetişmediğinin altını çizdi. Gençlerin iş beğenmediğini ve fırıncılık şartlarına göre çok yüksek ücretler talep ettiğini dile getiren Çelik, "Yeni gelen yok, kendi eski kadromuzla işi yürütmeye çalışıyoruz. Onlar da kendilerince haklı ama fırıncının da bu giderlerle o paraları ödeme gücü kalmadı" şeklinde konuştu.
"Artık Çalışmaktan Zevk Almıyoruz, Para Kazanma Olayı Bitti"
Artan vergi yükleri ve her geçen gün zorlaşan piyasa şartları karşısında mesleki heveslerini kaybettiklerini belirten tecrübeli fırıncı, fırını kapatma noktasına geldiklerini gizlemedi. Günlük yaşantısında sadece günü kurtarmaya çalıştığını belirterek; "Çalışmamızdan hiçbir zevk almıyoruz. Para kazanma olayı tamamen bitti. Devleti yönetenler piyasada kendi dursun bakayım ne kadar dayanabilecek?" sözleriyle sektörün tükenmişliğini özetledi.
Meslek Odalarına Eleştiri: "30 Yıldır Kapıma Bir Kağıt Gelmedi!"
İstanbul Ticaret Odası (İTO) ve İstanbul Fırıncılar Odası (İFO) gibi fırıncıyı temsil etmesi gereken kurumların tutumunu da sert bir dille eleştiren Çelik, 30 yıllık meslek hayatı boyunca yöneticilerin kendilerini ziyaret etmediğini ve sorunlarıyla ilgilenmediğini söyledi:
"Yönetimdekilerden şimdiye kadar ne gördük ki ne bekleyelim? Almışlar koltukları, oturmuşlar... Bana 30 senedir kapıma bir kağıt bile gelmedi. Bizi hiç kimse masaya oturtup ‘nasıl yaşıyorsunuz’ diye sormuyor. Durumlar gerçekten çok kötü."
Yaklaşan İTO Seçimleri İçin Esnaftan Açık Mesaj
Önümüzdeki İTO seçimleri öncesinde siyasilere ve adaylara çağrıda bulunan Çelik, oy tercihini fırıncının dertlerini dinleyen ve gerçekçi çözümler sunanlardan yana kullanacağını belirtti:
"Seçim yakın... Buraya AK Partili bir vekil veya aday gelse ona da açıkça anlatacağım: 'Bizim sırtımızdan elinizi çekin! Ben ekmeği 20 liraya satıyorum; kağıda sarıyorum, poşete koyuyorum, üstüne bir de kredi kartına çekiliyor. Gücünüz yetiyorsa unun, 800 liralık mayanın fiyatını sabit tutun bakalım!' diyeceğim. Fırıncı esnafı artık kendini gerçekten savunacak insanları yanında görmek istiyor."








Yorumlar 0
Bu habere henüz yorum yapılmadı. İlk görüşü siz paylaşın.